bugün
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- velvet26
- karı kıza para yedirir misiniz3
- amedspor4
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- türklere vize serbestisi4
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- çay yapacak hatunun olmaması3
- o kızdan uzak dur diyen erkek3
- kendini değersizleştiren insan5
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun3
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- anın görüntüsü34
- evliliğin anlamı13
- jalapeno turşusu2
- evlilik balonunun patlaması2
- golden rose velvet matte ruj 202
- dünyanın en değerli şeyi5
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor2
- tinder2
- duygulandıran ingilizce şarkılar2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- pancar küspesi2
- ahmet baran yazgan12
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- sokakların mis gibi bok kokması2
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- nude var mı3
- halife olacağım7
- bronzlaşma2
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak2
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- the crow2
- ismet gürbüz8
- fenerbahçe15
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- yunus akgün3
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
1929 yılında bürüksel de, hollandalı aristokrat bir anne ve belçikalı bankacı bir babanın, ilerleyen yıllarda güzelliği, bakışları ve ruhu gibi ipince ve zarif bedeniyle tüm dünya erkeklerini kendine aşık edecek bir kızları olur.
masum hepburn ün doğal güzelliğinin, çetin hayat şartları ile mücadele ederek tıpkı bir granitin, en saf ve en büyüleyici formunu alması gibi şekillenmesi gerekmektedir.
henüz bir yaşındayken babasıyla annesi ayrılırlar. babasını bir daha asla görmeyecektir.
nazi işgali altındaki belçikadan üvey babası ile kaçmak zorunda kalır.
ilk filmi "Young Wives Tale"da (1951) rol aldığında 22 yaşındadır. tüm sinema camiasına bu tek film bile yetmiştir aslında. büyük bir hayranlıkla ardarda roller teklif eden yönetmen ve yapımcılarla başbaşa bulur kendini.
ardarada dört filmde rol alır;
Monte Carlo Baby, Lavender Hill Mob, Secret People ve roman holiday.
bunlar arasında roman holiday(1952) hepburn ün ilk başrol oynadığı filmdir. bir prensesi canlandırdığı filmde, hepburn ün rol arkadaşı Gregory Peck dir. bu filmdeki büyüleyici performansı ile En iyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazanır.
1954'de Humphrey Bogart ile birlikte rol aldığı Sabrina filmi ile oscar a tekrar aday gösterilir.
War And Peace, Funny Face, Love in the Afternoon, Green Mansions, The Unforgiven, My Fair Lady Breakfast at Tiffany's ve Wait Until Dark rol aldığı diğer filmleridir.
bu filmlerde gerard butler, gary cooper gibi hollywodun en başarılı jönleriyle başrolü paylaşmış ve istisnasız hepsini, yalnızca dişiliği ile değil, asaleti ve melek gibi karakteriyle de büyülemiştir.
uzun, dünyayı büyüleyen, aşk ve sevgi ile dolu bir ömre rağmen, daha birçok nesli yaşayan tanrıça olarak etkileyebilecekken, geride sadece asla eskimeyecek bir gülüş, siyahın en siyahı altında gizlenmiş, beyazdan da beyaz, meleksi bir dokunuş bırakarak 1994 yılında kolon kanseri nedeniyle hayata gözlerini kapatmıştır.
sarsıcı ve acı verici bir sonmuş gibi görünse de, tanrının en sanatkar tarafı ile ve en özenli fırça darbeleri ile yarattığı bu eşsiz güzelliğe, azrailin dahi acı çektirmeden, şefkatle ve özenle sokulduğuna ve tıpkı bir kuğunun süzülüşüne benzer huzur ile aslına yürüdüğüne inanmak istiyorum.
neden mi?
''Eğer güzel gözlerin olsun istiyorsan,
insanlara iyilikle bak.
Eğer saçların güzel olsun istiyorsan,
bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından.
ince bir bedense isteğin,
ekmeğini açlarla bölüş.
ve güzel dudaklara sahip olmak için,
sadece güzel sözler söyle!..''
bu kadar güzel, yüce ve iyinin klavuzluğunda bir hayat felsefesine sahip olan audrey hepburn aslında bu sözleri ile kendisine hayran milyonlarca kadına ve erkeğe, temsil ettiği kapitalist dünyanın değil, asil ve ütopik bir dünyanın yolunu işaret etmiştir.
içinde bulunduğu makinenin dişlileri arasında asla solmayan gonca bir güldür audrey hepburn.
dünya üzerinde nefes almış her erkeğin, en yüce duygularla elini öpmesi gereken, gerçek bir hanımefendi, bir ilahedir, audrey hepburn.
masum hepburn ün doğal güzelliğinin, çetin hayat şartları ile mücadele ederek tıpkı bir granitin, en saf ve en büyüleyici formunu alması gibi şekillenmesi gerekmektedir.
henüz bir yaşındayken babasıyla annesi ayrılırlar. babasını bir daha asla görmeyecektir.
nazi işgali altındaki belçikadan üvey babası ile kaçmak zorunda kalır.
ilk filmi "Young Wives Tale"da (1951) rol aldığında 22 yaşındadır. tüm sinema camiasına bu tek film bile yetmiştir aslında. büyük bir hayranlıkla ardarda roller teklif eden yönetmen ve yapımcılarla başbaşa bulur kendini.
ardarada dört filmde rol alır;
Monte Carlo Baby, Lavender Hill Mob, Secret People ve roman holiday.
bunlar arasında roman holiday(1952) hepburn ün ilk başrol oynadığı filmdir. bir prensesi canlandırdığı filmde, hepburn ün rol arkadaşı Gregory Peck dir. bu filmdeki büyüleyici performansı ile En iyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazanır.
1954'de Humphrey Bogart ile birlikte rol aldığı Sabrina filmi ile oscar a tekrar aday gösterilir.
War And Peace, Funny Face, Love in the Afternoon, Green Mansions, The Unforgiven, My Fair Lady Breakfast at Tiffany's ve Wait Until Dark rol aldığı diğer filmleridir.
bu filmlerde gerard butler, gary cooper gibi hollywodun en başarılı jönleriyle başrolü paylaşmış ve istisnasız hepsini, yalnızca dişiliği ile değil, asaleti ve melek gibi karakteriyle de büyülemiştir.
uzun, dünyayı büyüleyen, aşk ve sevgi ile dolu bir ömre rağmen, daha birçok nesli yaşayan tanrıça olarak etkileyebilecekken, geride sadece asla eskimeyecek bir gülüş, siyahın en siyahı altında gizlenmiş, beyazdan da beyaz, meleksi bir dokunuş bırakarak 1994 yılında kolon kanseri nedeniyle hayata gözlerini kapatmıştır.
sarsıcı ve acı verici bir sonmuş gibi görünse de, tanrının en sanatkar tarafı ile ve en özenli fırça darbeleri ile yarattığı bu eşsiz güzelliğe, azrailin dahi acı çektirmeden, şefkatle ve özenle sokulduğuna ve tıpkı bir kuğunun süzülüşüne benzer huzur ile aslına yürüdüğüne inanmak istiyorum.
neden mi?
''Eğer güzel gözlerin olsun istiyorsan,
insanlara iyilikle bak.
Eğer saçların güzel olsun istiyorsan,
bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından.
ince bir bedense isteğin,
ekmeğini açlarla bölüş.
ve güzel dudaklara sahip olmak için,
sadece güzel sözler söyle!..''
bu kadar güzel, yüce ve iyinin klavuzluğunda bir hayat felsefesine sahip olan audrey hepburn aslında bu sözleri ile kendisine hayran milyonlarca kadına ve erkeğe, temsil ettiği kapitalist dünyanın değil, asil ve ütopik bir dünyanın yolunu işaret etmiştir.
içinde bulunduğu makinenin dişlileri arasında asla solmayan gonca bir güldür audrey hepburn.
dünya üzerinde nefes almış her erkeğin, en yüce duygularla elini öpmesi gereken, gerçek bir hanımefendi, bir ilahedir, audrey hepburn.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar