bugün
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek5
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı8
- insanı yoran duygular6
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- şeffaf ayakkabı5
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- uyudun mu2
- queen ravenna ve cinleri14
- izmir yanıyor5
- sözlüğün en masum yazarları18
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması2
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- uludağ sözlük deli istilası4
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- tavuğun neden kanatları var11
- sonbahar depresyonu4
- yaşlanma belirtileri2
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- kadınların cinsel cinsel konuşması3
- televizyon açıkken uyuyakalmak2
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- pandela 39
- taliban7
- başlıklar benimle mi ilgili hissi3
- kuru patlıcan dolması4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- içsel huzursuzluk karanlık gölgeden gelir3
- kollektif bilinçaltı2
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- sözlüğe bilgilendirici entry girmek2
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- çok sıkıcısın be sözlük4
- çomarların tartışamaması3
- ilişkilerde sessizlik3
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- izmir4
- mutfaktan emekli olmak2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- büyü yapmak4
- kendi hayatının figüranı olmak4
- evin kokması2
- devlet bahçeli9
- zamdan önce gelen petrol gaz haberleri3
- affetmek2
iletişimde en önemli sözcüklerden birisidir, hayır...
Anne babamızdan öğrendiklerimiz, yetiştirilme tarzımız kendi ihtiyaçlarımızdan çok başkaları tarafından sevilmek ve önemsenmek ihtiyacı ile onları memnun etmeye yönelik davranmamıza sebep olmuştur. Çevremizdeki ilişkide olduğumuz kişilerle çatışırsak; onların fikirlerine karşı çıkarsak bize kızacaklarına, bizden uzaklaşacaklarına inanırız ki bu durum bazen gerçekleşir. Kimi zaman risk altına girmek yerine duygularımız, seçimlerimiz, haklarımız konusunda diğerleriyle uyum içinde olmak daha kolay bir yol olarak görülür. Eğer insanlarla iyi geçinirsek, uyumlu olursak, değer verileceğimizi, sevileceğimizi düşünürüz. Ancak kendimizi, insanları devamlı memnun etmeye çalışan, davranışlarıyla onları doğru-yanlış sürekli onaylayan konumda bulduğumuzda da, taşıdığımız yüklerden şikayet etmeye başlarız. Kendimiz için talepte bulunmamak bu yaşamda değersiz olduğumuzu hissetmemize ve haklarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi savunamaz hale gelmemize yol açar.
Girişken, atılgan bir birey olarak kendimizi öne çıkarıp; kim olduğumuzu, ne istediğimizi, yaşantıladığımız ilişki kalıplarında neye ihtiyacımız olduğunu karşı tarafa bildirdiğimiz zaman kendimizle barışma, kendimizi değerli hissetme yoluna girmişiz demektir. Bu tutum agresiflik, iticilik ve karşı tarafı reddetme anlamına gelmez.
Öncelikle;
Bu kadar iyi olmayı bırakın.
Gerçekte ne hissediyorsanız ve ne düşünüyorsanız söyleyin.
Gerçek, açık ve dürüst olmak diğer insanların sizden beklediklerini düşünüp ona uygun davranmaktan çok daha basit ve kolaydır.
Diğer insanların da aynı sizin gibi karşı fikirlere sahip olmaya ve bunları açıkça
ifade etmeye hakları vardır
Kendinize, katılmadığınız bir fikire ve bunu açıklıkla söylemeye, kendiniz için gerektiğinde karşı çıkmaya izin verin. Ve aynı hakkı karşınızdakine de tanıyın. Bu varolmanın, gerçek ve sağlıklı bir ilişkinin altın kurallarındandır.
Eğer kendinizi seviyorsanız ve saygı duyuyorsanız, bir diğer anlamda ben diyebiliyorsanız; bu ilişkilerinizin sağlıklı devam etmesinde de yeterli olacaktır. Sizi seven insanlar, sizi gerçekten tanıyan ve kabul eden insanlardır. Bu ilişkilerde çok büyük çatışmalar yaşanmaz, yaşansa da çözümlenebilir. Çünkü ancak gerçek kişilikler gerçek çözümlere yol alabilir.
Atılgan ve girişimci olun; kendiniz için bir şeyler yapın. Şimdi buradasınız ve gerçeksiniz. Dünyanın bunu bilmesine izin verin. Hayır diyemeyen insanların ihtiyaçları ve yapmalarının gerekli olduğunu düşündükleri şeylerle ilgili kafaları çok karışıktır. Bu tür insanlar için Hayır kötü, çirkin bir kelimedir. Eğer hayır derlerse diğer insanların onları sevmeyeceklerine, reddedeceklerine inanırlar. Oysa ki hayır diyebilmek kendimize duyduğumuz saygının net bir ifadesidir. Bunu yapabilmek kendi ihtiyaçlarımızı göz önüne alabildiğimizi gösterir.
Hayır diyemeyen kişiler diğerlerinin komutuyla dans etmektedirler; müziği kendi içlerinde duymaz, hissetmezler. Figürleri başkalarının istediği figürlerdir. Başkalarının çizdiği sınırlı alanda dans etmeye çalışırlar. Hayır diyemeyen kişiler de diğerlerinin kendi kafalarından geçen müzikle dans etmelerini beklerler. Ancak bu mümkün değildir. Kendi ihtiyaçlarımızı ancak biz belirleyebilir, biz talep edebilir ve biz karşılayabiliriz.
Kafanızın içindeki ezgiyle dans edin. Duyduğunuz müziğe sahip çıkın.
Sizden istenen şeyi yapmak istemiyorsanız net olarak Hayır deyin.
Evet dediğinizde gerçekten bunu istediğinizden ve karşılığında bir şeyler beklemediğinizden emin olun.
Hayır diyemeyenler saygı görmezler. Diğerleri bu kişilere önemsiz, değersiz davranırlar. insanlar kimi zaman Hayır kimi zaman da Evet cevabı aldıklarında Hayırı saygıyla karşılar ve bu cevapları gerçek istekler olarak algılarlar.
Duygularınızı net ve açıkca ifade edin. Açık ve net bir Hayıra insanların ne denli saygı göstereceğine şaşıracaksınız ve kendinizi çok daha değerli ve iyi hissedeceksiniz...
Anne babamızdan öğrendiklerimiz, yetiştirilme tarzımız kendi ihtiyaçlarımızdan çok başkaları tarafından sevilmek ve önemsenmek ihtiyacı ile onları memnun etmeye yönelik davranmamıza sebep olmuştur. Çevremizdeki ilişkide olduğumuz kişilerle çatışırsak; onların fikirlerine karşı çıkarsak bize kızacaklarına, bizden uzaklaşacaklarına inanırız ki bu durum bazen gerçekleşir. Kimi zaman risk altına girmek yerine duygularımız, seçimlerimiz, haklarımız konusunda diğerleriyle uyum içinde olmak daha kolay bir yol olarak görülür. Eğer insanlarla iyi geçinirsek, uyumlu olursak, değer verileceğimizi, sevileceğimizi düşünürüz. Ancak kendimizi, insanları devamlı memnun etmeye çalışan, davranışlarıyla onları doğru-yanlış sürekli onaylayan konumda bulduğumuzda da, taşıdığımız yüklerden şikayet etmeye başlarız. Kendimiz için talepte bulunmamak bu yaşamda değersiz olduğumuzu hissetmemize ve haklarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi savunamaz hale gelmemize yol açar.
Girişken, atılgan bir birey olarak kendimizi öne çıkarıp; kim olduğumuzu, ne istediğimizi, yaşantıladığımız ilişki kalıplarında neye ihtiyacımız olduğunu karşı tarafa bildirdiğimiz zaman kendimizle barışma, kendimizi değerli hissetme yoluna girmişiz demektir. Bu tutum agresiflik, iticilik ve karşı tarafı reddetme anlamına gelmez.
Öncelikle;
Bu kadar iyi olmayı bırakın.
Gerçekte ne hissediyorsanız ve ne düşünüyorsanız söyleyin.
Gerçek, açık ve dürüst olmak diğer insanların sizden beklediklerini düşünüp ona uygun davranmaktan çok daha basit ve kolaydır.
Diğer insanların da aynı sizin gibi karşı fikirlere sahip olmaya ve bunları açıkça
ifade etmeye hakları vardır
Kendinize, katılmadığınız bir fikire ve bunu açıklıkla söylemeye, kendiniz için gerektiğinde karşı çıkmaya izin verin. Ve aynı hakkı karşınızdakine de tanıyın. Bu varolmanın, gerçek ve sağlıklı bir ilişkinin altın kurallarındandır.
Eğer kendinizi seviyorsanız ve saygı duyuyorsanız, bir diğer anlamda ben diyebiliyorsanız; bu ilişkilerinizin sağlıklı devam etmesinde de yeterli olacaktır. Sizi seven insanlar, sizi gerçekten tanıyan ve kabul eden insanlardır. Bu ilişkilerde çok büyük çatışmalar yaşanmaz, yaşansa da çözümlenebilir. Çünkü ancak gerçek kişilikler gerçek çözümlere yol alabilir.
Atılgan ve girişimci olun; kendiniz için bir şeyler yapın. Şimdi buradasınız ve gerçeksiniz. Dünyanın bunu bilmesine izin verin. Hayır diyemeyen insanların ihtiyaçları ve yapmalarının gerekli olduğunu düşündükleri şeylerle ilgili kafaları çok karışıktır. Bu tür insanlar için Hayır kötü, çirkin bir kelimedir. Eğer hayır derlerse diğer insanların onları sevmeyeceklerine, reddedeceklerine inanırlar. Oysa ki hayır diyebilmek kendimize duyduğumuz saygının net bir ifadesidir. Bunu yapabilmek kendi ihtiyaçlarımızı göz önüne alabildiğimizi gösterir.
Hayır diyemeyen kişiler diğerlerinin komutuyla dans etmektedirler; müziği kendi içlerinde duymaz, hissetmezler. Figürleri başkalarının istediği figürlerdir. Başkalarının çizdiği sınırlı alanda dans etmeye çalışırlar. Hayır diyemeyen kişiler de diğerlerinin kendi kafalarından geçen müzikle dans etmelerini beklerler. Ancak bu mümkün değildir. Kendi ihtiyaçlarımızı ancak biz belirleyebilir, biz talep edebilir ve biz karşılayabiliriz.
Kafanızın içindeki ezgiyle dans edin. Duyduğunuz müziğe sahip çıkın.
Sizden istenen şeyi yapmak istemiyorsanız net olarak Hayır deyin.
Evet dediğinizde gerçekten bunu istediğinizden ve karşılığında bir şeyler beklemediğinizden emin olun.
Hayır diyemeyenler saygı görmezler. Diğerleri bu kişilere önemsiz, değersiz davranırlar. insanlar kimi zaman Hayır kimi zaman da Evet cevabı aldıklarında Hayırı saygıyla karşılar ve bu cevapları gerçek istekler olarak algılarlar.
Duygularınızı net ve açıkca ifade edin. Açık ve net bir Hayıra insanların ne denli saygı göstereceğine şaşıracaksınız ve kendinizi çok daha değerli ve iyi hissedeceksiniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar