bugün

aşk

üstünüzde özensiz kıyafetleriniz, dağınık saçlarınız, aynaya bakmadığınız yüzünüz ile güvenle, bir battaniye içinde dışarıda kara kış ortalığı götürürken sıcak evde otururken güzel olandır.

size sarılan bir çift dünyanın en güzel eli ile, hayatınızın en önemli insanı yanı başınızda nefes alırken, hemen yanınızda atan kalbinin size ait olduğunu bilirken güzeldir.

soğuk günlerde sizin elinizi ısıtmaya çalışırken güzeldir. beraber gülerken, sarılıp ağlarken, yemek yaparken, kitap okurken, mobilya katoloğu incelerken güzeldir.

seni seviyorum derken, gerçekten sevdiğine inanırken, uzaktan gördüğünüzde "bu benim" diyebildiğiniz günlerde, gülüşü içinizi ısıtırken, sizi çok sevdiği için kızdığında güzeldir.

sizin için birşeyler yaparken, sizi düşünürken, iyiliğinizi isterken, planlarında siz varken güzeldir...

ama gün gelip gözlerindeki ışık solduğunda,
aranızdaki mesafe sade gözlerle yok denecek kadar azken ayrı dünyalarda yaşamaya başladığınızda,
artık duyduğunuz hissin mutluluk değil telaş, korku olduğunu anladığınızda,
hayranı olduğunuz her şeyin bir başka vücudun olacağını bildiğinizde
sizden başka her şeyi düşündüğünü gördüğünüzde
göremediğiniz, sesini duyamadığınızda
o ellerin başkasını tutacağını, bir zamanlar sesini dinlediğiniz kalbin artık başkası için attığını kabullenmeye çalıştığınızda;

vücudunuzun orta yerinde görmediğiniz bir boşluk açılır durmadan acıyan, gece gündüze karışır. içinizde bir telaş, aklınızda binlerce düşünce, en çok da kaçmaya çalıştığınız anılarınızla oluşan bir cehenneme düşersiniz. bileklerinizden kan fışkıracak gibi, elleriniz cansız, yüzünüz solgun...

cehennem ve cenneti aynı anda içinde barındırır aşk ki birindeyken diğerini görmezsiniz. ne zaman cehennem, ne zaman cennet olacağını kimse bilmez. bir rüyaya dalar, bir kabusta açarsınız gözlerinizi.
© copyright 2005 - 2026