bugün
- yagmurcu çık açıkla6
- queen ravennanın aşırı güzel olması7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı17
- camgöz balık ekmek4
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- yazarların akşama dair planları7
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- doların 50 tl olması7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- yagmurcu3
- iskilipli atıf hoca20
- topla topla topla2
- kablosuz mouse12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- true niye hala çaylak5
- favlayan yazarın asıl amacı12
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- ahmet3
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- sözlükteki kuzucuklarım6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- sözlük kürdü55
- ne oldu2
- somali de türk bayrağı yakılması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- emre belözoğlu3
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- yogartiksen6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- esra'yı aç esra'yı9
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal17
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
Umut Altınçağ'ın yitirilen isimli şiirindede geçen ve şiiri dahada güzelleştiren sözdür (Kaç mevsimsiz kar düştü benim topragıma)
olaki yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
unutmaki tek aşk olduğum sensin
aşık olduğum değil
karanlıkla süzülüyor içime yıkım
dur diyorum yıkılıyorum
uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
okşuyorum saçlarını rüzgarda
sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime
gitme diyorum gitme düşüyorum
sonra beni soruyorlar bana
tanımıyorum diyorum
daha hiç karşılaşmadık
aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
ben sustukca
yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
önce bir bir, sonra hepsi
sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar
verilen herşey borçmus gibi alınıyor
önce bir bir, sonra hepsi
sonra mı bir ben kalıyorum, birde yalnızlık
uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
yatıyoruz yan yana
öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta
herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor
tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
telli, kanlı düğün işte
üşüyor saçlar biliyorum dargınmısın
bu baharda mayısta bıraktığım gibi misin hala
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
hala kaçıyormusun zamansız
gözlerini bırakarak birilerinde
hala ellerinden tutup sevgileri
dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
kendin kadar aklımdasın
hala öyle savruk bir gök
hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
ve aşkını şaşırmış bir tanrı
çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
öyle bıraktığım gibi misin
gerceği yakmada hala usta mısın
yoksa çırak mı yanarken yalanda
saçlarıma dolanan aydınlığımsın
somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde
anlattıkça eksilen tek anlam
anlattıkça eksilen tek anlam
hala bıraktığım gibi misin
yoksa beni bıraktığın gibi mi
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
hala bıraktığım gibi misin..?
olaki yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
unutmaki tek aşk olduğum sensin
aşık olduğum değil
karanlıkla süzülüyor içime yıkım
dur diyorum yıkılıyorum
uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
okşuyorum saçlarını rüzgarda
sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime
gitme diyorum gitme düşüyorum
sonra beni soruyorlar bana
tanımıyorum diyorum
daha hiç karşılaşmadık
aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
ben sustukca
yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
önce bir bir, sonra hepsi
sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar
verilen herşey borçmus gibi alınıyor
önce bir bir, sonra hepsi
sonra mı bir ben kalıyorum, birde yalnızlık
uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
yatıyoruz yan yana
öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta
herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor
tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
telli, kanlı düğün işte
üşüyor saçlar biliyorum dargınmısın
bu baharda mayısta bıraktığım gibi misin hala
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
hala kaçıyormusun zamansız
gözlerini bırakarak birilerinde
hala ellerinden tutup sevgileri
dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
kendin kadar aklımdasın
hala öyle savruk bir gök
hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
ve aşkını şaşırmış bir tanrı
çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
öyle bıraktığım gibi misin
gerceği yakmada hala usta mısın
yoksa çırak mı yanarken yalanda
saçlarıma dolanan aydınlığımsın
somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde
anlattıkça eksilen tek anlam
anlattıkça eksilen tek anlam
hala bıraktığım gibi misin
yoksa beni bıraktığın gibi mi
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
hala bıraktığım gibi misin..?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar