bugün
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- manifest dinleyen erkek7
- aşk acısı çekiyorum sözlük18
- plajda erkeklerin vücuduna dikkatle bakmak3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- yaz yemekleri5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- scooter'a 6 kişi binmek5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- taksici muhabbeti5
- gocu bay bey birader3
- spiderman mi döver batman mi5
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- can kolukısa4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- petrol4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- solcu dövmek2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gram altın3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- türkiye5
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- stres yönetimi6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres3
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- taksim delisi cenk2
- gulmekicinyaratilmis11
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung9
- fenerbahçe7
- yeni parti tüzüğü2
- 26000 entry2
- kuran ı kerim meali6
- rüşvet5
- almanya4
- mekke ortak savunma anlaşması2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- bilgesu erenus2
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
internette vakit öldürürken türkiye'den pasaportunun süresi dolduğu ve bunu yeniletmediği için sınırdışı edildiğini öğrendiğim hatun.
ekşi sözlükte de hır-gür olmuş tabii ki allahın emri. birisi diyor ki doğru yapılmış, basın kıçına tekmeyi tabi, öbürü de diyor ki böyle muamele mi olur. yıllardır burda yaşayan kadın çat diye sınırdışı mı edilir vs.
şimdi bunu iki yönlü düşünelim:
önce avrupa birliği sınırlarından türkiye'ye gelen insanların gözünden bakalım. ülkemize giriş yapan avrupa birliği pasaportlu kişilerin, vizesiz 3 ay kalma hakkı vardır. ülkemizde çalışmak için gelen yabancıların ise çalışma iznine ihtiyaçları vardır ki bu da bağlı oldukları kurumlar tarafından halledilir ve yasal bir şekilde 3 ay dolmadan bu yabancıların çalışma izinleri pasaportlarına eklenerek yasal bir şekilde ülkeye giriş çıkışları sağlanır. genellikle sınır dışı edilenler ise bu 3 aylık süreç içerisinde çalışma izni vs bulamamış olanlardır.
peki ülkemizden herhangi bir avrupa birliği ülkesine giderken ne mi oluyor?
3 aydan fazla kalacaksanız oturma iznine sahip olmalısınız. yoksa size schengen diye tabir edilen vize veriliyor. onu da verirken sizi kanırtıyorlar. yeşil pasaport ve daha üst kademe pasaport sahibi olan vatandaşlarımız birkaç ülke haricinde vizeye ihtiyaç duymazken, normal pasaport taşıyan vatandaşlarımızın analarından emdikleri süt burunlarından gelmektedir genellikle vize veya oturum izni beklerken. türlü türlü belge, banka hesabınızda cüzi miktar bir para, en taşaklısından bir adet sağlık sigortasına ihtiyaç duymaktasınız tabii ve bu belgeler de öyle ha deyince bir araya gelen şeyler değil. elçilik önlerinde, kuyruklarda, sinirden kendini sikecek mertebeye gelen vatandaşlarımızdan ise hiç bahsetmiyorum bile.
bir de yurt dışında yaşayan bir türk olarak kendi görüşüm var tabii ki:
finlandiya'da 3. yılımı dolduracağım bu sene. ilk oturma iznini ankaradaki elçilikten aldım. 1 ay kadar sürdü oturma izninin çıkması. paşalar nerdeyse ebemin kafa kağıdına kadar istediler, mal beyanı zart zurt şu bu derken son bir telefon açıldı ve bana hesabımda 6000 euro bulunması gerektiğini söylediler. kocaman bir oha çekerek bu parayı aile hesabından kendi hesabıma aktardım tamam iyi hoş, böylelikle de verdiler izni.
tabii izin 1 yıllık. ertesi sene fin polisinden gidip yeniletmek gerekiyor. polis merkezine bir gittim; somalisinden hintlisine, çinlisinden arabına kadar maşallah her memleketten adam bekliyor. tabii sabah uykumun tam tabiriyle amına koymak suretiyle kalkıp sabahın köründen kuyruğa girdim ki işlerim çabuk hallolsun. neyse çok mırın kırın etmedi polis, verdi 2 ayda izni.
bu sene ise büyük komedi başladı. öncelikle türkiye'de hesabımda olan 6000 euro'nun fin bankasında olması gerektiğini söylediler. yetmediği gibi bu sefer transkriptime taktılar. neymiş efendim az kredim varmış. anlatana kadar canım çıktı, konservatuar öğrencisi olarak ders bitmeden kredi vermiyolar diye. devamında 2 yıldır sorun çıkarmadan kabul ettikleri sağlık sigortamın yetersiz, dolayısıyla da geçersiz olduğunu söylediler. tutup isviçreli bir sigorta şirketine öküz gibi para bayılmak zorunda kaldım bunun yüzünden. her sene de evlat acısı gibi koyacak o ücret. ulan alt tarafı öğrenciyiz?
neyse daha fazla sinirlenmeden konuyu bağlıyorum. neticede avrupalı bizim iflahımızı sikiyor vizeydi oturma izniydi derken. dikkat etseydin abla... pasaportun süresi dolduysa, oturma/çalışma izni zaten bitmiştir demek bu. yenileteceksin paşalar gibi. bak ben şu geçtiğimiz 3 ay içerisinde 10 kere gittim nerdeyse. koşturacaksın peşinden. sonra da neymiş polis bana kötü davrandı, beni fahişelerle aynı yere koydular. koyarlar. aynısı es kaza bir türk vatandaşının avrupa birliği sınırları içerisinde başına gelse, bin beter ederler senin haberin yok.
ekşi sözlükte de hır-gür olmuş tabii ki allahın emri. birisi diyor ki doğru yapılmış, basın kıçına tekmeyi tabi, öbürü de diyor ki böyle muamele mi olur. yıllardır burda yaşayan kadın çat diye sınırdışı mı edilir vs.
şimdi bunu iki yönlü düşünelim:
önce avrupa birliği sınırlarından türkiye'ye gelen insanların gözünden bakalım. ülkemize giriş yapan avrupa birliği pasaportlu kişilerin, vizesiz 3 ay kalma hakkı vardır. ülkemizde çalışmak için gelen yabancıların ise çalışma iznine ihtiyaçları vardır ki bu da bağlı oldukları kurumlar tarafından halledilir ve yasal bir şekilde 3 ay dolmadan bu yabancıların çalışma izinleri pasaportlarına eklenerek yasal bir şekilde ülkeye giriş çıkışları sağlanır. genellikle sınır dışı edilenler ise bu 3 aylık süreç içerisinde çalışma izni vs bulamamış olanlardır.
peki ülkemizden herhangi bir avrupa birliği ülkesine giderken ne mi oluyor?
3 aydan fazla kalacaksanız oturma iznine sahip olmalısınız. yoksa size schengen diye tabir edilen vize veriliyor. onu da verirken sizi kanırtıyorlar. yeşil pasaport ve daha üst kademe pasaport sahibi olan vatandaşlarımız birkaç ülke haricinde vizeye ihtiyaç duymazken, normal pasaport taşıyan vatandaşlarımızın analarından emdikleri süt burunlarından gelmektedir genellikle vize veya oturum izni beklerken. türlü türlü belge, banka hesabınızda cüzi miktar bir para, en taşaklısından bir adet sağlık sigortasına ihtiyaç duymaktasınız tabii ve bu belgeler de öyle ha deyince bir araya gelen şeyler değil. elçilik önlerinde, kuyruklarda, sinirden kendini sikecek mertebeye gelen vatandaşlarımızdan ise hiç bahsetmiyorum bile.
bir de yurt dışında yaşayan bir türk olarak kendi görüşüm var tabii ki:
finlandiya'da 3. yılımı dolduracağım bu sene. ilk oturma iznini ankaradaki elçilikten aldım. 1 ay kadar sürdü oturma izninin çıkması. paşalar nerdeyse ebemin kafa kağıdına kadar istediler, mal beyanı zart zurt şu bu derken son bir telefon açıldı ve bana hesabımda 6000 euro bulunması gerektiğini söylediler. kocaman bir oha çekerek bu parayı aile hesabından kendi hesabıma aktardım tamam iyi hoş, böylelikle de verdiler izni.
tabii izin 1 yıllık. ertesi sene fin polisinden gidip yeniletmek gerekiyor. polis merkezine bir gittim; somalisinden hintlisine, çinlisinden arabına kadar maşallah her memleketten adam bekliyor. tabii sabah uykumun tam tabiriyle amına koymak suretiyle kalkıp sabahın köründen kuyruğa girdim ki işlerim çabuk hallolsun. neyse çok mırın kırın etmedi polis, verdi 2 ayda izni.
bu sene ise büyük komedi başladı. öncelikle türkiye'de hesabımda olan 6000 euro'nun fin bankasında olması gerektiğini söylediler. yetmediği gibi bu sefer transkriptime taktılar. neymiş efendim az kredim varmış. anlatana kadar canım çıktı, konservatuar öğrencisi olarak ders bitmeden kredi vermiyolar diye. devamında 2 yıldır sorun çıkarmadan kabul ettikleri sağlık sigortamın yetersiz, dolayısıyla da geçersiz olduğunu söylediler. tutup isviçreli bir sigorta şirketine öküz gibi para bayılmak zorunda kaldım bunun yüzünden. her sene de evlat acısı gibi koyacak o ücret. ulan alt tarafı öğrenciyiz?
neyse daha fazla sinirlenmeden konuyu bağlıyorum. neticede avrupalı bizim iflahımızı sikiyor vizeydi oturma izniydi derken. dikkat etseydin abla... pasaportun süresi dolduysa, oturma/çalışma izni zaten bitmiştir demek bu. yenileteceksin paşalar gibi. bak ben şu geçtiğimiz 3 ay içerisinde 10 kere gittim nerdeyse. koşturacaksın peşinden. sonra da neymiş polis bana kötü davrandı, beni fahişelerle aynı yere koydular. koyarlar. aynısı es kaza bir türk vatandaşının avrupa birliği sınırları içerisinde başına gelse, bin beter ederler senin haberin yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar