bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlüğün yeni tasarımı22
- opel vectra b4
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- tinto brass12
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- masterchef 20262
- uludede ile hacca gitmek3
- aponun villası8
- italyan arabaları2
- sense and sensibility2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kötü bir insan mıyım ben5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- galatasaray amed operasyonu3
- paranın mutluluk getirmemesi7
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- belediye ruhsat birimi3
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- hababam sınıfı3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- küfürlü atasözleri4
- kaçak akım rölesi3
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kendi yanağından makas almak3
- kasım ayı indirimleri2
- kafayı kıran geliyor3
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- günaydın kızlar4
- terhis oluyorum sözlük21
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- fatma betül sayan kaya28
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
internette vakit öldürürken türkiye'den pasaportunun süresi dolduğu ve bunu yeniletmediği için sınırdışı edildiğini öğrendiğim hatun.
ekşi sözlükte de hır-gür olmuş tabii ki allahın emri. birisi diyor ki doğru yapılmış, basın kıçına tekmeyi tabi, öbürü de diyor ki böyle muamele mi olur. yıllardır burda yaşayan kadın çat diye sınırdışı mı edilir vs.
şimdi bunu iki yönlü düşünelim:
önce avrupa birliği sınırlarından türkiye'ye gelen insanların gözünden bakalım. ülkemize giriş yapan avrupa birliği pasaportlu kişilerin, vizesiz 3 ay kalma hakkı vardır. ülkemizde çalışmak için gelen yabancıların ise çalışma iznine ihtiyaçları vardır ki bu da bağlı oldukları kurumlar tarafından halledilir ve yasal bir şekilde 3 ay dolmadan bu yabancıların çalışma izinleri pasaportlarına eklenerek yasal bir şekilde ülkeye giriş çıkışları sağlanır. genellikle sınır dışı edilenler ise bu 3 aylık süreç içerisinde çalışma izni vs bulamamış olanlardır.
peki ülkemizden herhangi bir avrupa birliği ülkesine giderken ne mi oluyor?
3 aydan fazla kalacaksanız oturma iznine sahip olmalısınız. yoksa size schengen diye tabir edilen vize veriliyor. onu da verirken sizi kanırtıyorlar. yeşil pasaport ve daha üst kademe pasaport sahibi olan vatandaşlarımız birkaç ülke haricinde vizeye ihtiyaç duymazken, normal pasaport taşıyan vatandaşlarımızın analarından emdikleri süt burunlarından gelmektedir genellikle vize veya oturum izni beklerken. türlü türlü belge, banka hesabınızda cüzi miktar bir para, en taşaklısından bir adet sağlık sigortasına ihtiyaç duymaktasınız tabii ve bu belgeler de öyle ha deyince bir araya gelen şeyler değil. elçilik önlerinde, kuyruklarda, sinirden kendini sikecek mertebeye gelen vatandaşlarımızdan ise hiç bahsetmiyorum bile.
bir de yurt dışında yaşayan bir türk olarak kendi görüşüm var tabii ki:
finlandiya'da 3. yılımı dolduracağım bu sene. ilk oturma iznini ankaradaki elçilikten aldım. 1 ay kadar sürdü oturma izninin çıkması. paşalar nerdeyse ebemin kafa kağıdına kadar istediler, mal beyanı zart zurt şu bu derken son bir telefon açıldı ve bana hesabımda 6000 euro bulunması gerektiğini söylediler. kocaman bir oha çekerek bu parayı aile hesabından kendi hesabıma aktardım tamam iyi hoş, böylelikle de verdiler izni.
tabii izin 1 yıllık. ertesi sene fin polisinden gidip yeniletmek gerekiyor. polis merkezine bir gittim; somalisinden hintlisine, çinlisinden arabına kadar maşallah her memleketten adam bekliyor. tabii sabah uykumun tam tabiriyle amına koymak suretiyle kalkıp sabahın köründen kuyruğa girdim ki işlerim çabuk hallolsun. neyse çok mırın kırın etmedi polis, verdi 2 ayda izni.
bu sene ise büyük komedi başladı. öncelikle türkiye'de hesabımda olan 6000 euro'nun fin bankasında olması gerektiğini söylediler. yetmediği gibi bu sefer transkriptime taktılar. neymiş efendim az kredim varmış. anlatana kadar canım çıktı, konservatuar öğrencisi olarak ders bitmeden kredi vermiyolar diye. devamında 2 yıldır sorun çıkarmadan kabul ettikleri sağlık sigortamın yetersiz, dolayısıyla da geçersiz olduğunu söylediler. tutup isviçreli bir sigorta şirketine öküz gibi para bayılmak zorunda kaldım bunun yüzünden. her sene de evlat acısı gibi koyacak o ücret. ulan alt tarafı öğrenciyiz?
neyse daha fazla sinirlenmeden konuyu bağlıyorum. neticede avrupalı bizim iflahımızı sikiyor vizeydi oturma izniydi derken. dikkat etseydin abla... pasaportun süresi dolduysa, oturma/çalışma izni zaten bitmiştir demek bu. yenileteceksin paşalar gibi. bak ben şu geçtiğimiz 3 ay içerisinde 10 kere gittim nerdeyse. koşturacaksın peşinden. sonra da neymiş polis bana kötü davrandı, beni fahişelerle aynı yere koydular. koyarlar. aynısı es kaza bir türk vatandaşının avrupa birliği sınırları içerisinde başına gelse, bin beter ederler senin haberin yok.
ekşi sözlükte de hır-gür olmuş tabii ki allahın emri. birisi diyor ki doğru yapılmış, basın kıçına tekmeyi tabi, öbürü de diyor ki böyle muamele mi olur. yıllardır burda yaşayan kadın çat diye sınırdışı mı edilir vs.
şimdi bunu iki yönlü düşünelim:
önce avrupa birliği sınırlarından türkiye'ye gelen insanların gözünden bakalım. ülkemize giriş yapan avrupa birliği pasaportlu kişilerin, vizesiz 3 ay kalma hakkı vardır. ülkemizde çalışmak için gelen yabancıların ise çalışma iznine ihtiyaçları vardır ki bu da bağlı oldukları kurumlar tarafından halledilir ve yasal bir şekilde 3 ay dolmadan bu yabancıların çalışma izinleri pasaportlarına eklenerek yasal bir şekilde ülkeye giriş çıkışları sağlanır. genellikle sınır dışı edilenler ise bu 3 aylık süreç içerisinde çalışma izni vs bulamamış olanlardır.
peki ülkemizden herhangi bir avrupa birliği ülkesine giderken ne mi oluyor?
3 aydan fazla kalacaksanız oturma iznine sahip olmalısınız. yoksa size schengen diye tabir edilen vize veriliyor. onu da verirken sizi kanırtıyorlar. yeşil pasaport ve daha üst kademe pasaport sahibi olan vatandaşlarımız birkaç ülke haricinde vizeye ihtiyaç duymazken, normal pasaport taşıyan vatandaşlarımızın analarından emdikleri süt burunlarından gelmektedir genellikle vize veya oturum izni beklerken. türlü türlü belge, banka hesabınızda cüzi miktar bir para, en taşaklısından bir adet sağlık sigortasına ihtiyaç duymaktasınız tabii ve bu belgeler de öyle ha deyince bir araya gelen şeyler değil. elçilik önlerinde, kuyruklarda, sinirden kendini sikecek mertebeye gelen vatandaşlarımızdan ise hiç bahsetmiyorum bile.
bir de yurt dışında yaşayan bir türk olarak kendi görüşüm var tabii ki:
finlandiya'da 3. yılımı dolduracağım bu sene. ilk oturma iznini ankaradaki elçilikten aldım. 1 ay kadar sürdü oturma izninin çıkması. paşalar nerdeyse ebemin kafa kağıdına kadar istediler, mal beyanı zart zurt şu bu derken son bir telefon açıldı ve bana hesabımda 6000 euro bulunması gerektiğini söylediler. kocaman bir oha çekerek bu parayı aile hesabından kendi hesabıma aktardım tamam iyi hoş, böylelikle de verdiler izni.
tabii izin 1 yıllık. ertesi sene fin polisinden gidip yeniletmek gerekiyor. polis merkezine bir gittim; somalisinden hintlisine, çinlisinden arabına kadar maşallah her memleketten adam bekliyor. tabii sabah uykumun tam tabiriyle amına koymak suretiyle kalkıp sabahın köründen kuyruğa girdim ki işlerim çabuk hallolsun. neyse çok mırın kırın etmedi polis, verdi 2 ayda izni.
bu sene ise büyük komedi başladı. öncelikle türkiye'de hesabımda olan 6000 euro'nun fin bankasında olması gerektiğini söylediler. yetmediği gibi bu sefer transkriptime taktılar. neymiş efendim az kredim varmış. anlatana kadar canım çıktı, konservatuar öğrencisi olarak ders bitmeden kredi vermiyolar diye. devamında 2 yıldır sorun çıkarmadan kabul ettikleri sağlık sigortamın yetersiz, dolayısıyla da geçersiz olduğunu söylediler. tutup isviçreli bir sigorta şirketine öküz gibi para bayılmak zorunda kaldım bunun yüzünden. her sene de evlat acısı gibi koyacak o ücret. ulan alt tarafı öğrenciyiz?
neyse daha fazla sinirlenmeden konuyu bağlıyorum. neticede avrupalı bizim iflahımızı sikiyor vizeydi oturma izniydi derken. dikkat etseydin abla... pasaportun süresi dolduysa, oturma/çalışma izni zaten bitmiştir demek bu. yenileteceksin paşalar gibi. bak ben şu geçtiğimiz 3 ay içerisinde 10 kere gittim nerdeyse. koşturacaksın peşinden. sonra da neymiş polis bana kötü davrandı, beni fahişelerle aynı yere koydular. koyarlar. aynısı es kaza bir türk vatandaşının avrupa birliği sınırları içerisinde başına gelse, bin beter ederler senin haberin yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com