bugün
- true'nin libidosu neden yüksek7
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim7
- putin türkmüş9
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- true'nin acile kaldırılması9
- mahalle kültürünün yok olması4
- tek adam4
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- türk vatandaşları türktür8
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler5
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- dinci şairler4
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci7
- giysi fiyatlarının uçması3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- türkiyeli olmak3
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- osuruktan şiirler41
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- kill bill vol 33
- ilk öpüştüğüm kız6
- vexillarius the slayer3
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- adana kebap10
- mokv öldü mü2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- aslan gibi adam11
- gut hastalığı2
- rus milfi3
- burası instagram değil sözlük4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- amca diyen bokolog2
- bebek katili4
- dünya asla vazgeçme günü4
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ince memed3
- aleksey batrakov13
- haftanın gammazları listesi26
- ben geldim kerkenezler18
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- gogo yubari ile okul gezisinde yanyana düşmek2
- claudian clouds22
- kanal ayarlama 1500 lira11
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- rusya'dan ingiltere'ye iha tehdidi2
XXVII
Ve altı yıl geçip gitti bile. Bu öyküyü kimseye anlatmadım. Döndüğümde beni karşılayan dostlarım beni hayatta gördüklerinden dolayı mutluydular. Ben üzgündüm, ama onlara, "Yorgunum," dedim.
Üzüntüm biraz hafifledi artık. Yani tümüyle geçmedi. Ama onun gezegenine döndüğünü biliyorum, çünkü gün doğduğunda gövdesini bulamadım. Öyle, çok ağır değildi ki... Ve geceleri yıldızları dinlemeyi çok seviyorum. Sanki beş yüz milyon çan gibiler.
Yalnız hâlâ aklıma takılan bir şey var. Koyunu için ağızlık çizdiğimde ağızlığı bağlayacak kayışları çizmeyi unutmuşum. Ağızlığı koyunun ağzına asla bağlayamayacak. Bu yüzden orada neler olduğunu çok merak ediyorum. Belki de koyun çiçeği yedi...
Bazen kendi kendime, "Tabii ki, hayır," diyorum. "Küçük prens her gece çiçeğinin üzerine cam fanusu kapatıyor, gündüzleri de koyununa göz kulak oluyordur..." O zaman mutlu oluyorum. Yıldızların gülüşleri çok hoş geliyor.
Ama bazen de diyorum ki:
"Herhangi bir gün dalgınlığına gelse, yeter! Bir akşam fanusu kapatmayı unutsa, ya da koyun bir gece sessizce kalksa ve..." işte o zaman küçük çanlar gözyaşlarına dönüşüyorlar...
işte bu büyük bir sır. Küçük prensi benim kadar seven sizler için de, benim için de hiç bilmediğimiz bir yerlerde, hiç göremediğimiz, bir koyunun bir gülü yediği ya da yemediği (acaba hangisi?) öyle çok şeyi değiştirir ki...
Gökyüzüne bakın. Kendi kendinize sorun: Yedi mi? Yemedi mi? Ne kadar çok şeyin değiştiğini göreceksiniz...
Hiçbir büyük bunun ne kadar önemli bir sorun olduğunu anlayamaz!
Ve altı yıl geçip gitti bile. Bu öyküyü kimseye anlatmadım. Döndüğümde beni karşılayan dostlarım beni hayatta gördüklerinden dolayı mutluydular. Ben üzgündüm, ama onlara, "Yorgunum," dedim.
Üzüntüm biraz hafifledi artık. Yani tümüyle geçmedi. Ama onun gezegenine döndüğünü biliyorum, çünkü gün doğduğunda gövdesini bulamadım. Öyle, çok ağır değildi ki... Ve geceleri yıldızları dinlemeyi çok seviyorum. Sanki beş yüz milyon çan gibiler.
Yalnız hâlâ aklıma takılan bir şey var. Koyunu için ağızlık çizdiğimde ağızlığı bağlayacak kayışları çizmeyi unutmuşum. Ağızlığı koyunun ağzına asla bağlayamayacak. Bu yüzden orada neler olduğunu çok merak ediyorum. Belki de koyun çiçeği yedi...
Bazen kendi kendime, "Tabii ki, hayır," diyorum. "Küçük prens her gece çiçeğinin üzerine cam fanusu kapatıyor, gündüzleri de koyununa göz kulak oluyordur..." O zaman mutlu oluyorum. Yıldızların gülüşleri çok hoş geliyor.
Ama bazen de diyorum ki:
"Herhangi bir gün dalgınlığına gelse, yeter! Bir akşam fanusu kapatmayı unutsa, ya da koyun bir gece sessizce kalksa ve..." işte o zaman küçük çanlar gözyaşlarına dönüşüyorlar...
işte bu büyük bir sır. Küçük prensi benim kadar seven sizler için de, benim için de hiç bilmediğimiz bir yerlerde, hiç göremediğimiz, bir koyunun bir gülü yediği ya da yemediği (acaba hangisi?) öyle çok şeyi değiştirir ki...
Gökyüzüne bakın. Kendi kendinize sorun: Yedi mi? Yemedi mi? Ne kadar çok şeyin değiştiğini göreceksiniz...
Hiçbir büyük bunun ne kadar önemli bir sorun olduğunu anlayamaz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar