bugün
- evli bir adama aşık oldum sözlük18
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- from gold from dust28
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- fiziği güzel sözlük kızları56
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı9
- birine aşık olup kafayı yemek9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı8
- senin aklini alirim9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- sözlüğün manyak dolu olması4
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- fatma betül sayan kaya70
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- kadının en öpülesi yeri11
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- şampuan yerine saç kremi almak6
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- kuran da namazın olmaması12
- sydney sweeney'in memeleri6
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- memeleri kafam kadar kız24
- sabahın köründe işe giden ezik13
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- adalet ve kalkınma partisi7
- gecenin şarkısı5
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- uğurcan çakır8
- belçika attı5
- balkonda oturan kalmaması3
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- görsel yükleme problemi5
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi7
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- recep tayyip erdoğan30
- koç burcu insanları7
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
XVII
Doğrusu insan sözün ucunu biraz kaçırınca ister istemez gerçeklerden biraz uzaklaşıyor. Fenerciler hakkında anlattıklarım tümüyle doğru değildi. Üstelik bilmeyenlere gezegenim hakkında yanlış bir fikir verme tehlikesine de düşüyorum. insanlar Dünya'da çok az bir yer kaplarlar. iki milyar insanın tümünü ayakta tıpkı açık hava toplantılarındaki gibi bir araya toplasanız, hepsi hepsi ancak eni boyu otuzar kilometre olan bir alana sığarlar. Yani tüm insanlığı pasifikteki küçük bir adaya sığdırabilirsiniz.
Tabii, büyükler bunu söylediğinizde inanmazlar. Çok daha geniş bir yer kapladıklarını sanırlar. Baobap ağaçları gibi önemserler kendilerini. Aynı hesabı kendilerinin de yapmalarını önermelisiniz. Rakamları çok sevdikleri için bundan hoşlanacaklardır. Ama siz bunun için zaman harcamayın. Gereksiz. Bana güvendiğinizi biliyorum.
Küçük prens Dünya'ya geldiğinde hiç kimseyi görememesine çok şaşırdı. Yanlış. gezegene geldiğini düşünüyordu ki, kumun üzerinde altın gibi parıldayan ayışığı rengindeki yılanı gördü.
"iyi akşamlar," dedi nazikçe.
"iyi akşamlar," dedi yılan.
"Bu geldiğim gezegenin adı ne?" diye sordu küçük prens.
"Dünya," diye yanıtladı yılan. "Burası da Afrika."
"Ya! Demek Dünya'da hiç insan yaşamıyor?"
"Burası çöl. Çölde insan olmaz. Dünya çok büyüktür," dedi yılan. Küçük prens bir taşın üstüne oturdu, bakışlarını gökyüzüne çevirdi.
"Acaba," diye söze başladı. "Günün birinde hepimiz kendi yıldızımızı bulalım diye mi hepsi böyle birbirinden uzak. Örneğin, şu benim gezegen. Tam üstümüzde, ama ne kadar uzak!"
"Çok güzel," dedi yılan. "Seni buralara getiren nedir?"
"Bir çiçekle sorunlarım vardı," dedi küçük prens.
"Ya!" dedi yılan.
ikisi de sustular. Sonunda küçük prens, "insanlar nerede?" diye söze başladı. "Çölde insan çok yalnız hissediyor kendini..."
"insanların arasında da yalnızdır insan," dedi yılan.
Küçük prens uzun uzun ona baktı.
"Sen komik bir hayvansın," dedi. "Parmağım kadar kalınlığın..."
"Ama bir kralın parmağından bile daha güçlüyüm," dedi yılan.
Küçük prens gülümsedi.
Sen komik bir hayvansın. Parmağım kadar kalınlığın...
"Pek güçlü değilsin. Ayakların bile yok. Yürüyemiyorsun."
"Seni gemilerin götürebileceğinden daha uzaklara götürebilirim istersen," dedi yılan.
Küçük prensin ayak bileğine sarıldı, altın bir bilezik gibi.
"Kime dokunursam, onu geldiği dünyaya geri gönderirim," dedi yine. "Ama sen masum ve içten bir çocuksun. Bir yıldızdan geliyorsun..."
Küçük prens bir şey söylemedi.
"Senin için üzülüyorum. Bu granitten yapılmış Dünya'da ne kadar güçsüzsün," dedi yılan. "Sana yardım edebilirim. Eğer bir gün kendi gezegenini çok özlersen, ben..."
"Oo, seni anlıyorum," dedi küçük prens. "Ama niçin hep bilmece gibi konuşuyorsun?"
"Hepsini çözerim ben," dedi yılan.
ikisi de sustular sonra.
Doğrusu insan sözün ucunu biraz kaçırınca ister istemez gerçeklerden biraz uzaklaşıyor. Fenerciler hakkında anlattıklarım tümüyle doğru değildi. Üstelik bilmeyenlere gezegenim hakkında yanlış bir fikir verme tehlikesine de düşüyorum. insanlar Dünya'da çok az bir yer kaplarlar. iki milyar insanın tümünü ayakta tıpkı açık hava toplantılarındaki gibi bir araya toplasanız, hepsi hepsi ancak eni boyu otuzar kilometre olan bir alana sığarlar. Yani tüm insanlığı pasifikteki küçük bir adaya sığdırabilirsiniz.
Tabii, büyükler bunu söylediğinizde inanmazlar. Çok daha geniş bir yer kapladıklarını sanırlar. Baobap ağaçları gibi önemserler kendilerini. Aynı hesabı kendilerinin de yapmalarını önermelisiniz. Rakamları çok sevdikleri için bundan hoşlanacaklardır. Ama siz bunun için zaman harcamayın. Gereksiz. Bana güvendiğinizi biliyorum.
Küçük prens Dünya'ya geldiğinde hiç kimseyi görememesine çok şaşırdı. Yanlış. gezegene geldiğini düşünüyordu ki, kumun üzerinde altın gibi parıldayan ayışığı rengindeki yılanı gördü.
"iyi akşamlar," dedi nazikçe.
"iyi akşamlar," dedi yılan.
"Bu geldiğim gezegenin adı ne?" diye sordu küçük prens.
"Dünya," diye yanıtladı yılan. "Burası da Afrika."
"Ya! Demek Dünya'da hiç insan yaşamıyor?"
"Burası çöl. Çölde insan olmaz. Dünya çok büyüktür," dedi yılan. Küçük prens bir taşın üstüne oturdu, bakışlarını gökyüzüne çevirdi.
"Acaba," diye söze başladı. "Günün birinde hepimiz kendi yıldızımızı bulalım diye mi hepsi böyle birbirinden uzak. Örneğin, şu benim gezegen. Tam üstümüzde, ama ne kadar uzak!"
"Çok güzel," dedi yılan. "Seni buralara getiren nedir?"
"Bir çiçekle sorunlarım vardı," dedi küçük prens.
"Ya!" dedi yılan.
ikisi de sustular. Sonunda küçük prens, "insanlar nerede?" diye söze başladı. "Çölde insan çok yalnız hissediyor kendini..."
"insanların arasında da yalnızdır insan," dedi yılan.
Küçük prens uzun uzun ona baktı.
"Sen komik bir hayvansın," dedi. "Parmağım kadar kalınlığın..."
"Ama bir kralın parmağından bile daha güçlüyüm," dedi yılan.
Küçük prens gülümsedi.
Sen komik bir hayvansın. Parmağım kadar kalınlığın...
"Pek güçlü değilsin. Ayakların bile yok. Yürüyemiyorsun."
"Seni gemilerin götürebileceğinden daha uzaklara götürebilirim istersen," dedi yılan.
Küçük prensin ayak bileğine sarıldı, altın bir bilezik gibi.
"Kime dokunursam, onu geldiği dünyaya geri gönderirim," dedi yine. "Ama sen masum ve içten bir çocuksun. Bir yıldızdan geliyorsun..."
Küçük prens bir şey söylemedi.
"Senin için üzülüyorum. Bu granitten yapılmış Dünya'da ne kadar güçsüzsün," dedi yılan. "Sana yardım edebilirim. Eğer bir gün kendi gezegenini çok özlersen, ben..."
"Oo, seni anlıyorum," dedi küçük prens. "Ama niçin hep bilmece gibi konuşuyorsun?"
"Hepsini çözerim ben," dedi yılan.
ikisi de sustular sonra.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar