bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar10
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- evlenmekten korkmak8
- hayat pahalılığının giderek artması3
- izlenmiş en kusursuz film5
- pandela38
- alttaki yazara aşık ol11
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- canımın hamburger çekmesi3
- gerdek namazı10
- sokuk yazarlar2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- normal sozluk2
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- amerika israil arası kızışma7
- sözlüğün kahve olması12
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- senegal6
- deniz göktaş17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- yapay zeka sevgili2
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- antalya2
- 2026 dünya kupası36
- çırılçıplak uyumak4
- cumhurbaşkanlığı sistemi2
- futbol31
- anal istanbul4
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- dünya16
- amedspor3
- intihar eden adama ne denir3
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- erkek yazar entrysi4
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- kıraç ı sevme nedenleri4
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
entry'ler (3)
kalbimi üç artı bire böldüğüm bir vakaydı, keşke öyle olmasaydı.
keşke bir markette rastlasaydım sana, aynı raftan bi şeyler bakıyo olsaydık ardından sırtlarımızı dönseydik birbirimize. kasanın yolunu birbirimize sapmadan bulsaydık. o zaman sahip olamamanın ne demek olduğunu bu kadar yedirmezdim kendime.
keşke birbirimizden habersiz, aynı anda aynı yerden geçseydik. yanlışlıkla çarpsaydık birbirimize kalabalığın arasında. fakat hiç bakmasaydık birbirimize tüm kabalığımızla ettiğimiz küfürleri karıştırsaydık birbirine. o zaman kokunun yokluğunun felaketini hissetmezdim.
keşke aynı otobüs durağında saatlerce bekleseydik. ben gelecek ilk otobüse, sen taksiye binseydin. gideceğimiz yollar birden ters istikamete düşseydi, daha dönemeseydik birbirimize. o zaman yanlışlıkla göz göze gelmenin ne demek olduğunu bilmezdim.
keşke ailendeki küçük çocukların yanlışlıkla bastığı numaralardan çıkan kişi olsaydım. bikaç saniye sesini duyup bunun rahatsız edici bi şey olduğunu söyleseydim ve keşke ardından yüzüne kapatabilseydim. o zaman eksik kelimelerinin her zerresine muhtaç olmak nedir, bilmezdim.
keşke şehirler arası yolculukta aynı koltuğu iki kez satan firmanın gazabına uğrasaydık. dakikalarca ben oturucam tartışması yapıp ikimizden birinin boş koltuğa geçişiyle bitirseydik. belki o zaman sana çıkan yolların tek kişilik koltuğa sığdığını bilirdim.
keşke sabah saat 5:45 civarlarında sahil kenarında satılan son simiti almanın derdine düşseydik. ardından farklı martıların kahvaltısı yapsaydık elimizdeki simitleri. belki o zaman anlardım farklı aitliklere sahipliğimizi.
ve keşke aynı gökyüzüne ait olmasaydık. belki o zaman bu paragrafın sonunda olmazdım.
keşke bir markette rastlasaydım sana, aynı raftan bi şeyler bakıyo olsaydık ardından sırtlarımızı dönseydik birbirimize. kasanın yolunu birbirimize sapmadan bulsaydık. o zaman sahip olamamanın ne demek olduğunu bu kadar yedirmezdim kendime.
keşke birbirimizden habersiz, aynı anda aynı yerden geçseydik. yanlışlıkla çarpsaydık birbirimize kalabalığın arasında. fakat hiç bakmasaydık birbirimize tüm kabalığımızla ettiğimiz küfürleri karıştırsaydık birbirine. o zaman kokunun yokluğunun felaketini hissetmezdim.
keşke aynı otobüs durağında saatlerce bekleseydik. ben gelecek ilk otobüse, sen taksiye binseydin. gideceğimiz yollar birden ters istikamete düşseydi, daha dönemeseydik birbirimize. o zaman yanlışlıkla göz göze gelmenin ne demek olduğunu bilmezdim.
keşke ailendeki küçük çocukların yanlışlıkla bastığı numaralardan çıkan kişi olsaydım. bikaç saniye sesini duyup bunun rahatsız edici bi şey olduğunu söyleseydim ve keşke ardından yüzüne kapatabilseydim. o zaman eksik kelimelerinin her zerresine muhtaç olmak nedir, bilmezdim.
keşke şehirler arası yolculukta aynı koltuğu iki kez satan firmanın gazabına uğrasaydık. dakikalarca ben oturucam tartışması yapıp ikimizden birinin boş koltuğa geçişiyle bitirseydik. belki o zaman sana çıkan yolların tek kişilik koltuğa sığdığını bilirdim.
keşke sabah saat 5:45 civarlarında sahil kenarında satılan son simiti almanın derdine düşseydik. ardından farklı martıların kahvaltısı yapsaydık elimizdeki simitleri. belki o zaman anlardım farklı aitliklere sahipliğimizi.
ve keşke aynı gökyüzüne ait olmasaydık. belki o zaman bu paragrafın sonunda olmazdım.
kendisinden daha çok sevdiği biriyle geçirdiği tüm zamanın yalan olduğunu öğrenmek. ve kimseyle omuzlarına düşmüş sevilmeme hissinin ağırlığını hafifletememek.
tıp mühendisliği bugün ki biyomedikal mühendislerinden çok ayrı bir noktada yer almaktadır. biyomedikal mühendisleri üretim aşamasında değilken tıp mühendisleri üretim aşamasındadırlar. insan sağlığında uygulanan mühendisliktir. akut veya kronik rahatsızlıkla ilgili tanı-tedavi teknolojilerinin araştırma ve geliştirilmesinde uygulanırlar. arge, imalatçılarda, resmi kurumlarda, tıp merkezlerinde yahut akademisyen olarak meslek hayatına devam edebilirler. tubitak ve enstitülerde de yer alabilirler. protez üretimi, tasarımı yahut herhangi bi tıbbi cihazın geliştirilmesi yeni cihazların üretilmesi tıp mhendislerinin elindedir. önü kapalı gibi gözükse de ülkemizde önceden yer etmediği için söylenilen zırvalıklardır bunlar. bu sayfada da insanlara bu şekilde dayatma yapılmamalıdır. aldığı eğitim biyomedikal mühendislerinden daha ağır olup onlarla kıyaslanması söz konusu dahi değildir. hep tıp hem mühendislik eğitimi alınmaktadır. yurt dışında popüler bir meslektir. aylığı 14.000 tlden çalışan meslektaşlarımız dahi vardır. ki ülkemizde de araştırmalarımız doğrultusunda -hastane müdürleriyle söyleşi sonucu - gayet yerimizin şu an bile hazır olduğu bildirilmiştir.