bugün
- damarsız tüysüz manisa yaprağı10
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi20
- tutmayan başlık açma rehberi6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- sırrı süreyya önder28
- askerlik anıları5
- elinin içine hapşıran insan5
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı3
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması2
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlükteki linç tayfa6
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- silver ile evlenecek erkek53
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- deccaliyet çağı6
- sözlükteki linç kültürü12
- uykusuzluk2
- büyük boy çilekli milkshake 85 tl2
- herkesin kendini zeki sanması4
- dün gece ne oldu12
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- popüler olanı eleştiren ezik entel2
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- ad hominem icat oldu mertlik bozuldu2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- sarapci koala59
- alman turistlere turist rehberliği4
- sedef hastalığı4
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- insan olmaya çeyrek kala8
- güne bir şarkı bırak3
- supernatural3
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- isa2
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- gocu35
- insan olmaya ceyrek kala4
entry'ler (1906)
viceroy. kazanan mı kaybeden mi duruma göre değişebilir tabi.
http://www.yesilist.com/ linkine tıklayarak erişebileceğiniz, size yeşil rehberlik edecek; ederken de " aman canım dünyayı biz mi kurtaracağız " dedirtmeyecek, hayatınıza dokunabilecek oluşum.
ölümdür.
o insanların öfkesini bilmeden, anlamadan yorum yapılmaması gerektiğini düşündüğüm eylem.
turizmin fıtratında olan şeydir.
iki yüz küsür insanın ölümünü normalleştirebilen kafaların huzurudur. insan o kafayla zaten bir şey takmaz kafasına. oh ne güzel hayat.
bir daha düşününce sinirlendiren cümle. sen kimsin ki bir insanın hayatının bitmesine ya da sakatlık sonucu toptan değişmesine normal gözüyle bakabilirsin; sen o soğuk hava deposunun önünde babanı,kardeşini,eşini,dostunu bekledin mi de normalleştirmeyi kendinde hak görüyorsun, nasıl bir insansın da "kaza" derken işaret ettiğin şey topu arabanın altına kaçırmakmış gibi davranıyorsun?
http://galeri.uludagsozlu...ak-diye-bir-%C5%9Fey-yok/ kendini şuradaki insanların yerine koymadan konuşamazsın.
http://galeri.uludagsozlu...ak-diye-bir-%C5%9Fey-yok/ kendini şuradaki insanların yerine koymadan konuşamazsın.
bazen konuşmamanın konuşmaktan daha iyi olduğunu gösteren cümle.
başbakanca konuşmak gerekirse on dokuzuncu yılda da olmuştu böyle şeyler.olağan şeyler.
sözlüğün hallerini görünce acıyıp üzülüyorum sözlük. vicdan sorgulamıyorum, özveri sorgulamıyorum. sadece içimiz ezilmişken, bu kadar acı bi şeyle karşılaşmışken ottan boktan başlıklara entry girmeden de yaşanabileceğini düşünüyorum sadece.üzülüyorum, insanlara güvenemiyorum.o kadar.
morali bozuk, beyni allak bullak, on beş günde bir yeni bir travmayla karşılaşıp ne yapacağını bilemeyen insanın en haklı serzenişi.
özel sektörle devletin içli dışlı ilişkisinden sebeptir.
şu "devlet malına zarar" lafını duyduğumda tüylerim diken diken oluyor, içimdeki hissi de çok rahat nitelendirebiliyorum artık: öfke. o "devlet" dediğiniz şey sayısız insanı öldürdü bugüne dek; konu "zarar vermek" se zararın daniskasını verdi, veriyor, verecek. ha demek istediğim "kısasa kısas hadi bakalım" değil. ama geziden bu yana,ortada "ölüm" kadar ciddi bir şey varken sikko sikko kaldırım taşlarını, billboardları, zevkten estetikten yoksun boyaları duvarları düşünmek bana pek sağlıklı bir ruh hali gibi gelmiyor. bunun yanında da bilinçli bir sinir bozma yöntemi olarak seçildiğini düşünüyorum artık. iki yüz otuz iki kişi öldü.iki yüz otuz iki. iki yüz otuz iki kaldırım taşı daha değerli olduğu için, iki yüz otuz iki daireli bukle bukle kuleler daha değerli olduğu için öldü bu insanlar. kaldırım taşlarının daha değerli olduğunu bildiği için çizmelerimi çıkarayım dedi o adamcağız da.
ahmet ümit' in kötü kitabı. net bir şekilde kötü hem de. sığ cümleler, sıradan betimlemeler.. kendini "polisiye roman yazarı" olarak gören birinin çıkaramayacağı kadar basit bir iş çıkmış ortaya. yanı sıra iyi polis-kötü polis konusu üzerinden gidersek de klişe bir "rıza baba" olmaktan öteye gidememiş. daha önce ahmet ümit okumadım, polisiye türünü de sevmedim sevemedim bugüne dek ama önyargılı bakmadığım kanaatindeyim çünkü edebi olarak da hoş bir şeyler bulamadım kitapta. genel olarak ahmet ümit sevenler de aynı şeyi düşünmekte. arada bir tane de vasat bir şey ekleyeyim demiş sanıyorum ki ahmet ümit. yahur paraya sıkışmış da olabilir.
candır kandır. " çok eğleniyoruuzz " diye kasmamış içinden geleni yapmış insandır.
(bkz: rojavadakatliamvar)
mirkelam