bugün
- yeni biriyle tanışmak5
- hep kendini suçlamak12
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- son 20 yılın en gıcık lafı14
- winamp msn messenger half life windows 983
- hangi manifest kızısın10
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması5
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- yks'ye öylesine girmek2
- ona bir şey söyle18
- hazır mantı6
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- havalar da ısındı9
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- devlet bahçeli4
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek3
- yalnız yaşamak12
- güne bir şarkı bırak6
- sigarayı tersten yakmak4
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- ergenlikten kişilik analizi2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- true'ya arkadan sahip olmak16
- araplaşmış türkler3
- kuran-ı kerim2
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- türkçe ezana kuduran türk3
- şapka2
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- götü büyük kadın3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- baygın koku2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- güne bir söz bırak2
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- çelenk2
- paşa gönlüm bilir2
- sadece bayan entrylerini okumak4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- uysaljakoben11
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
entry'ler (7)
küçüklüğümden itibaren yavaş yavaş geliştirdiğim (bkz: fetiş) fetiş. Temelinde kişinin kalbini tıpkı bir cinsel organ gibi özelliştirilmesi ya da mahremleştirilmesi yatıyor. Buna Cardiophilia, Cardiophile ya da Türkçesi ile Kalp fetişi deniyor.
hayatının erken dönemlerinden itibaren cardiophilia'ya sahip olan biri olarak size bunun bana nasıl hissettirdiğinden bahsedeceğim. Özellikle karşı cinsin kalbiyle ilgileniyorum ama hemcinsleriminkine karşı da tam anlamıyla boş değilim. Karşı cinsten kişilerin kalplerinden bahsetmeleri beni tahrik ediyor. mesela ''kalbim yavaş atıyor, kalbim çok hızlı atıyor...'' vesaire.
ayrıca ellerine göğsüne koymaları, birinin kalbini dinlemeleri ya da nabzını ölçmeleri de beni aynı şekilde etkiliyor.
o hissi tarif edemem. tam olarak tahrik olmak gibi değil. biraz beyin orgazmına benziyor. karşı cinsten çekici bulduğum biri kalbinden bahsederse sanki arabayla tümsekten hızlıca geçmişiz gibi karın bölgemde değişik bir his hissediyorum. benim için tahrik olmak bu şeyi hissetmektir. sadece erekte olmaktan ibaret değildir. zaten o his yeterince yoğun değilse hemen erekte olmuyorum.
cinsel yönü dışında bu durum beni bazı sosyal durumlara karşı çekingen kılıyor. mesela sarılmak, doktora gitmek ya da kalp kelimesini söylemek. ayrıca yakın aile bireylerinin ya da benden çok yaşlı kişilerin kalplerinden asla etkilenmiyorum. böyle bir duruma maruz kalırsam aşırı derecede rahatsız olmuş hissediyorum.
peki bu fetişe sahip olduğumu nasıl mı fark ettim? ergenlik yıllarımda karşı cinslerim sınıfta oyun oynuyordu. birden elini göğsüne koydu ve ''kalbim sıkıştıı'' dedi. belimden aşağı soğuk su dökülmüş gibi bir şey hissettim. eve gidince gece yatarken o anı tekrar tekrar düşünüp durdum. bu sefer cinsel organımın tahrik olduğunu fark ettim. o zamanlarda da kalp kelimesine karşı neden tuhaf hissettiğimi bilmiyordum bu yüzden bunun sahip olduğum garip bir şey olduğunu düşündüm. bu anılarımdan sadece birisi. o dönemler tahrik olduğumu bile anlamamıştım oysa. bunun bir fetiş olduğunu ise tahrik olmamla bağdaştığını farkettiğimde anladım.
hayatının erken dönemlerinden itibaren cardiophilia'ya sahip olan biri olarak size bunun bana nasıl hissettirdiğinden bahsedeceğim. Özellikle karşı cinsin kalbiyle ilgileniyorum ama hemcinsleriminkine karşı da tam anlamıyla boş değilim. Karşı cinsten kişilerin kalplerinden bahsetmeleri beni tahrik ediyor. mesela ''kalbim yavaş atıyor, kalbim çok hızlı atıyor...'' vesaire.
ayrıca ellerine göğsüne koymaları, birinin kalbini dinlemeleri ya da nabzını ölçmeleri de beni aynı şekilde etkiliyor.
o hissi tarif edemem. tam olarak tahrik olmak gibi değil. biraz beyin orgazmına benziyor. karşı cinsten çekici bulduğum biri kalbinden bahsederse sanki arabayla tümsekten hızlıca geçmişiz gibi karın bölgemde değişik bir his hissediyorum. benim için tahrik olmak bu şeyi hissetmektir. sadece erekte olmaktan ibaret değildir. zaten o his yeterince yoğun değilse hemen erekte olmuyorum.
cinsel yönü dışında bu durum beni bazı sosyal durumlara karşı çekingen kılıyor. mesela sarılmak, doktora gitmek ya da kalp kelimesini söylemek. ayrıca yakın aile bireylerinin ya da benden çok yaşlı kişilerin kalplerinden asla etkilenmiyorum. böyle bir duruma maruz kalırsam aşırı derecede rahatsız olmuş hissediyorum.
peki bu fetişe sahip olduğumu nasıl mı fark ettim? ergenlik yıllarımda karşı cinslerim sınıfta oyun oynuyordu. birden elini göğsüne koydu ve ''kalbim sıkıştıı'' dedi. belimden aşağı soğuk su dökülmüş gibi bir şey hissettim. eve gidince gece yatarken o anı tekrar tekrar düşünüp durdum. bu sefer cinsel organımın tahrik olduğunu fark ettim. o zamanlarda da kalp kelimesine karşı neden tuhaf hissettiğimi bilmiyordum bu yüzden bunun sahip olduğum garip bir şey olduğunu düşündüm. bu anılarımdan sadece birisi. o dönemler tahrik olduğumu bile anlamamıştım oysa. bunun bir fetiş olduğunu ise tahrik olmamla bağdaştığını farkettiğimde anladım.
hiç mi kadın yoktur hayatında? annesi bile mi? eğer öyleyse kadınlara karşı güvensizliği olabileceğini düşündüğüm biridir.
hatce, fatma, müzeyyen, emine, şuküfe, huriye, nuriye, fahrihye... bunlar benim tanıdığım teyzoşlar.
bu kişiler anladığım kadarıyla nabızlarına, kalplerine ve kalp sağıklarına obsesif bir şekilde takıntılı kişilerdir. altında yatan sebep bir travma ya da belki okb olabilir.
feminenlik ve cinsel yönelim bambaşka şeylerdir. davranışları ve konuşma tarzı feminen olan biri illa gay olacak diye bir şey yok. hem olsa da size ne? siz mi becereceksiniz?
avm'de gezerken babamın ''onlar ne içiyomuş böyle'' demesine üzülüp kendim bir kere bile içmemiş olmama rağmen annemle babama ''size de alıyım babişim'' demiştim. sonuç olarak kabul etmediler. çünkü fakirdim.
sağlık ocağında benden iki tüp kan alınmıştı. midem bulanmaya başlayınca bana şeker verip sedyeye yatırdılar. ayağa kalkarsam bayılıp düşeceğim yoksa. teyzenin biri içeri girdi nedense yattığım sedyeye bakma gereksinimi duydu. bakmasıyla yüzünü eliyle kapatıp gitmesi bir oldu. oysa sadece tansiyonum düşmüştü.