bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- depresyon6
- ölümden korkuyor musunuz24
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- her biji amed8
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- habire1219
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- türk düşmanı piçler9
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- konuşmak istemiyorum4
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- anın görüntüsü23
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 719
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sıfır atık vakfı11
- house of bijan2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- incir2
- borsa istanbul daki fon krizi7
- vedat muriqi5
- tinder'ın eşleşme algoritması3
- 20213
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- ne mutlu türküm diyene3
- sarışın kızlar4
- flört döneminde atılacak şarkılar2
- muhteşem yüzyıl3
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- duygusal dalgalanma2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- delilik3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- true ile sevişmek5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
entry'ler (7)
küçüklüğümden itibaren yavaş yavaş geliştirdiğim (bkz: fetiş) fetiş. Temelinde kişinin kalbini tıpkı bir cinsel organ gibi özelliştirilmesi ya da mahremleştirilmesi yatıyor. Buna Cardiophilia, Cardiophile ya da Türkçesi ile Kalp fetişi deniyor.
hayatının erken dönemlerinden itibaren cardiophilia'ya sahip olan biri olarak size bunun bana nasıl hissettirdiğinden bahsedeceğim. Özellikle karşı cinsin kalbiyle ilgileniyorum ama hemcinsleriminkine karşı da tam anlamıyla boş değilim. Karşı cinsten kişilerin kalplerinden bahsetmeleri beni tahrik ediyor. mesela ''kalbim yavaş atıyor, kalbim çok hızlı atıyor...'' vesaire.
ayrıca ellerine göğsüne koymaları, birinin kalbini dinlemeleri ya da nabzını ölçmeleri de beni aynı şekilde etkiliyor.
o hissi tarif edemem. tam olarak tahrik olmak gibi değil. biraz beyin orgazmına benziyor. karşı cinsten çekici bulduğum biri kalbinden bahsederse sanki arabayla tümsekten hızlıca geçmişiz gibi karın bölgemde değişik bir his hissediyorum. benim için tahrik olmak bu şeyi hissetmektir. sadece erekte olmaktan ibaret değildir. zaten o his yeterince yoğun değilse hemen erekte olmuyorum.
cinsel yönü dışında bu durum beni bazı sosyal durumlara karşı çekingen kılıyor. mesela sarılmak, doktora gitmek ya da kalp kelimesini söylemek. ayrıca yakın aile bireylerinin ya da benden çok yaşlı kişilerin kalplerinden asla etkilenmiyorum. böyle bir duruma maruz kalırsam aşırı derecede rahatsız olmuş hissediyorum.
peki bu fetişe sahip olduğumu nasıl mı fark ettim? ergenlik yıllarımda karşı cinslerim sınıfta oyun oynuyordu. birden elini göğsüne koydu ve ''kalbim sıkıştıı'' dedi. belimden aşağı soğuk su dökülmüş gibi bir şey hissettim. eve gidince gece yatarken o anı tekrar tekrar düşünüp durdum. bu sefer cinsel organımın tahrik olduğunu fark ettim. o zamanlarda da kalp kelimesine karşı neden tuhaf hissettiğimi bilmiyordum bu yüzden bunun sahip olduğum garip bir şey olduğunu düşündüm. bu anılarımdan sadece birisi. o dönemler tahrik olduğumu bile anlamamıştım oysa. bunun bir fetiş olduğunu ise tahrik olmamla bağdaştığını farkettiğimde anladım.
hayatının erken dönemlerinden itibaren cardiophilia'ya sahip olan biri olarak size bunun bana nasıl hissettirdiğinden bahsedeceğim. Özellikle karşı cinsin kalbiyle ilgileniyorum ama hemcinsleriminkine karşı da tam anlamıyla boş değilim. Karşı cinsten kişilerin kalplerinden bahsetmeleri beni tahrik ediyor. mesela ''kalbim yavaş atıyor, kalbim çok hızlı atıyor...'' vesaire.
ayrıca ellerine göğsüne koymaları, birinin kalbini dinlemeleri ya da nabzını ölçmeleri de beni aynı şekilde etkiliyor.
o hissi tarif edemem. tam olarak tahrik olmak gibi değil. biraz beyin orgazmına benziyor. karşı cinsten çekici bulduğum biri kalbinden bahsederse sanki arabayla tümsekten hızlıca geçmişiz gibi karın bölgemde değişik bir his hissediyorum. benim için tahrik olmak bu şeyi hissetmektir. sadece erekte olmaktan ibaret değildir. zaten o his yeterince yoğun değilse hemen erekte olmuyorum.
cinsel yönü dışında bu durum beni bazı sosyal durumlara karşı çekingen kılıyor. mesela sarılmak, doktora gitmek ya da kalp kelimesini söylemek. ayrıca yakın aile bireylerinin ya da benden çok yaşlı kişilerin kalplerinden asla etkilenmiyorum. böyle bir duruma maruz kalırsam aşırı derecede rahatsız olmuş hissediyorum.
peki bu fetişe sahip olduğumu nasıl mı fark ettim? ergenlik yıllarımda karşı cinslerim sınıfta oyun oynuyordu. birden elini göğsüne koydu ve ''kalbim sıkıştıı'' dedi. belimden aşağı soğuk su dökülmüş gibi bir şey hissettim. eve gidince gece yatarken o anı tekrar tekrar düşünüp durdum. bu sefer cinsel organımın tahrik olduğunu fark ettim. o zamanlarda da kalp kelimesine karşı neden tuhaf hissettiğimi bilmiyordum bu yüzden bunun sahip olduğum garip bir şey olduğunu düşündüm. bu anılarımdan sadece birisi. o dönemler tahrik olduğumu bile anlamamıştım oysa. bunun bir fetiş olduğunu ise tahrik olmamla bağdaştığını farkettiğimde anladım.
hiç mi kadın yoktur hayatında? annesi bile mi? eğer öyleyse kadınlara karşı güvensizliği olabileceğini düşündüğüm biridir.
hatce, fatma, müzeyyen, emine, şuküfe, huriye, nuriye, fahrihye... bunlar benim tanıdığım teyzoşlar.
bu kişiler anladığım kadarıyla nabızlarına, kalplerine ve kalp sağıklarına obsesif bir şekilde takıntılı kişilerdir. altında yatan sebep bir travma ya da belki okb olabilir.
feminenlik ve cinsel yönelim bambaşka şeylerdir. davranışları ve konuşma tarzı feminen olan biri illa gay olacak diye bir şey yok. hem olsa da size ne? siz mi becereceksiniz?
avm'de gezerken babamın ''onlar ne içiyomuş böyle'' demesine üzülüp kendim bir kere bile içmemiş olmama rağmen annemle babama ''size de alıyım babişim'' demiştim. sonuç olarak kabul etmediler. çünkü fakirdim.
sağlık ocağında benden iki tüp kan alınmıştı. midem bulanmaya başlayınca bana şeker verip sedyeye yatırdılar. ayağa kalkarsam bayılıp düşeceğim yoksa. teyzenin biri içeri girdi nedense yattığım sedyeye bakma gereksinimi duydu. bakmasıyla yüzünü eliyle kapatıp gitmesi bir oldu. oysa sadece tansiyonum düşmüştü.