bugün
- şarapçı koala yalnız değildir8
- sarapci koala45
- fusya semsiyeli yabanci11
- uludağ sözlük size ne kattı5
- recep tayyip erdoğan7
- yazın anlamının kadın ayağı olması2
- hazret ktc2
- tik tok2
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- iktidarsız erkek2
- kıvırcık saç8
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i5
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- piercing takmanın zorluğu5
- bedelli askerlik yapan erkek erkek midir sorgusu2
- serhat kılıç20
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- kelebek saç kesimi4
- eksilenmekten aldığım tadı hiçbir şeyden almadım3
- yalnız ölmek5
- kurucu önder3
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği3
- seri eksicim kooooş3
- abd de valilik adayına silahlı saldırı3
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak2
- mesai ücretine çöken iş veren2
- biraderitasyon2
- tung tung tung sahur3
- mel mel bakan birine usulca sokulmak2
- çomarizasyon2
- bir bela geliyor11
- tai lung42
- yalnızlık edebiyatı13
- rüyada çaylak olduğunu görmek2
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- tulumba tatlısı6
- filenin sultanları7
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- en sevmediğin insan tipleri9
- akılda kalan film replikleri2
entry'ler (125)
Çamaşır asarken balkondan mandal düşürme konusunda resmen level atladım.artık yeni aldığım mandal paketini açmaya çalışırken komple paketi düşünüyorum. Alkış!
Antalya'da yaşıyorsa eğer kıçından bardak bardak ter dökülen kızdır.akıllara zarar.
henüz okumadığım ancak yorumlara bakılırsa çok şey kaçırmış olabileceğimi düşündürten kitap. bir an önce okumalıyım merak ettim şimdi.
televizyonda ne zaman denk gelse dümdüz sövdüğüm programımsı uyduruk yapım. ne macerası yaşıyor bu adam anlamadım lapır löpür tıkınırken. insanların yaşam koşullarının zor olduğu günümüzde pek çok eve et giremiyorken sunucu zât- ı muhteremin (!) kuzu çevirmeleri, kebapları ballandıra ballandıra şapır şupur onca insanın gözü önünde mideye indirmesini ahlaksızca buluyorum.
Bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta bıraktığı çukuru
Güveniyordum oysa ben sevgimize
vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi bir de annem terketmişti ki
göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukuru...(sunay akın)
başının yastıkta bıraktığı çukuru
Güveniyordum oysa ben sevgimize
vapur iskelesi ya da tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi bir de annem terketmişti ki
göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukuru...(sunay akın)
ülkemizin kültürel zenginliğinin en önemli göstergesidir. müziğiyle,yöreden yöreye değişen halk danslarıyla, yemekleriyle, gelenekleriyle ülkemiz tam bir mozaiktir.
öyle bir geçer zaman ki dizisinde büyük osman' ı oynayan gün koper' in annesidir.
Cem yılmaz'ın yabancı dil konusundaki tespitlerini çok yerinde bulduğum gösteridir. eğlencelidir, stresinizi alıp götürür.
kokusu gözle görülebilir hale gelmiş olan çoraptır. öyle kokar ki, kokunun hani çizgi filmlerdeki gibi yeşil bir sis bulutu şeklinde göründüğünün farkına varırsınız.
bazı yorumları okudukça biraz insan olun insan dediğim haberdir. herkes yaşadıklarından, yaşayacaklarından kendi sorumludur. sizi nasıl bir son beklediğini biliyor musunuz? ayrıca haber bir yangın haberi, sevişip sevişmediklerini bilemeyiz ama bu da zaten onları ilgilendirir. böyle vahim bir olayın ardından ucuz espriler yapmak ne büyük bir gaflettir!
içinde olmak istediğim oluşum. gün güçlerimizi birleştirme günüdür. Birlik olmak lazım tabi her zaman, ne demiş yunus emre "Gelin birlik olalim, isi kolay kılalim...sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz..." ya da başka bir deyişle:
(bkz: oğlum biz süperiz lan hiç ayrılmayalım)
(bkz: oğlum biz süperiz lan hiç ayrılmayalım)
aç olabilir. pis, midesiz herif, ıyyyyk!
millenium serisinin kitapları iyidir, sürükler...
buzdolabının kapağını açıp uzun uzun bakıp hiçbir şey almadan kapatmak.
ikisini de siktirediniz, zira bizim kebapçılarımız hepsine beş basar, o kadar!
Düşünmeden söylenmiş bir söz öbeğidir. Püf noktası burda işte "düşünmemek". Oysaki dikkatli bakıldığında, düşünüldüğünde Allah evrende her yarattığıyla kendini sürekli göstermektedir, görebilene.
Aşağıda vereceğim alıntı hikaye tam da bu başlığa cuk diye oturuyor.
Adamın biri her zaman yaptıgı gibi saç ve sakal trası olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete basladılar.Degisik konular üzerinde konustular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...
Berber: " Bak adamım, ben senin söyledigin gibi Allah'ın varlıgına inanmıyorum."
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dısarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eger Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çektirmez, birbirini üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin verecegini sanmıyorum..."
Adam bir an durdu ve düsündü, ama gereksiz bir tartısmaya girmek istemedigi için cevap vermedi. Berber isini bitirdikten sonra adam dısarıya çıktı. Tam o anda caddede uzunsaçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dagınık göründügüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmisti. Adam berberin dükkanına geri döndü.
Adam: Biliyor musun ne var, bence berber diye birsey yok! Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."
Adam: " Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber: " Hımmm... Berber diye birsey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle dogru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Iste dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"
anlayana...
edit: imlâ
Aşağıda vereceğim alıntı hikaye tam da bu başlığa cuk diye oturuyor.
Adamın biri her zaman yaptıgı gibi saç ve sakal trası olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete basladılar.Degisik konular üzerinde konustular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...
Berber: " Bak adamım, ben senin söyledigin gibi Allah'ın varlıgına inanmıyorum."
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dısarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eger Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çektirmez, birbirini üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin verecegini sanmıyorum..."
Adam bir an durdu ve düsündü, ama gereksiz bir tartısmaya girmek istemedigi için cevap vermedi. Berber isini bitirdikten sonra adam dısarıya çıktı. Tam o anda caddede uzunsaçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dagınık göründügüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmisti. Adam berberin dükkanına geri döndü.
Adam: Biliyor musun ne var, bence berber diye birsey yok! Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."
Adam: " Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber: " Hımmm... Berber diye birsey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle dogru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Iste dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"
anlayana...
edit: imlâ
22 kasım- 21 aralık tarihleri arasında doğan, benim de dahil olduğum sözlük yazarları grubudur.
sık sık başıma gelen durumdur. hatta bir keresinde tüm aramalarıma rağmen bulamayınca onu dolmuşta çaldırmış ya da düşürmüş olabileceğim aklıma geldi. imei miydi neydi işte seri numarasını biliyordum polise bildireyim, belki sinyalinden bulurlar dedim (bak bak akla bak, polisin başka işi gücü yok çünkü ). neyse efendim, alarmı çaldı sabah da öyle buldum telefonumu. çekyatın arasına sıkışmış kerata. bu da böyle bir anımdır.
ülkemizin en büyük ayıplarından birisidir. milli eğitimin abidik kubidik zırvalıklarla uğraşacağına çözmesi gereken öncelikli probleminin bu olduğu kanaatindeyim. emeklililik koşulları cazip hâle getirilip, süresi dolan kişiler emekli edilirse boşalan kadrolara taze kanlar gelir. ülkenin ekonomisi, bütçesi elvermez yetmez diye de düşünmüyorum. zirâ bu ülkede başbakanın danışmanı olan kızına 52000 tl maaş verilebiliyorsa bilmediğimiz nerelere ne harcamalar yapılıyordur allah bilir. eğitim bir ülkenin geleceğidir ve genç öğretmenlerin yolu açılmalıdır.
edit: imlâ
edit: imlâ
· adını feriha koyduğum
· kadınları itici yapan detaylar
· kadınları itici yapan detaylar