bugün
- kadınların piç erkek tercihi16
- karı kıza para yedirir misiniz16
- şişman kızların çok neşeli olması6
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- 73 yaşındaki erkek sevgiliye alınabilecek hediye2
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak3
- osururken götten alev çıkması12
- seksli rüyalar görmek6
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- memeleri gösterme kanunu2
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- evlenilmeyecek kız tipi11
- en çok hoşa giden doğa olayı9
- elle yemek yemek4
- besle kargayı4
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- çöp yanında kitap bulma ilmi3
- türk ekonimisi harika5
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- 9 temmuz 2026 süper lig fikstür çekimi2
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- yön duygusuna sahip olmamak10
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- telefonun aşırı ısınması7
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- erkeklerin çok açık giyinmeye başlaması4
- güne azerbaycan türkçesi bir şarkı bırak3
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- zayıf erkeklerin agresif olması2
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- baş ağrısını geçiren ilginç tedaviler5
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- cemaat evinde maklube yememiş insan4
- karımın maaşına dokunmam diyen erkeğin kalmaması2
- sersem herif11
- kötü bir insan olmak5
- zihni göktay13
- 7 temmuz 20262
- tadelle'yi kim yiyor sorunsalı3
- elle yiyip şişeden içenler2
entry'ler (87)
ayaklarınızı sıcak suyun içerisinde bekletin. topuklarınız buruş buruş olup yumuşayınca topuk derinizden alabildiğiniz kadar deri parçası alın. sonra o deri parçasıyla kurabiye, kek ya da ne istiyorsanız yapıp erkeğe yedirin.
iğreç olan bu yöntemi deneyen var mı diye düşünmeyin, öyle böyle değil. açıklamaları daha da komik. bu yöntemle topuk derisi sayesinde kendi dna'larının karşı tarafa geçtiğini böylece sözüm ona "karşılıklı aşk" mefhumunu yaşadıklarını düşünüyorlar.
o ayıla bayıla yediğiniz kekler, kurabiyeler... işte bunlar hep aşk...
iğreç olan bu yöntemi deneyen var mı diye düşünmeyin, öyle böyle değil. açıklamaları daha da komik. bu yöntemle topuk derisi sayesinde kendi dna'larının karşı tarafa geçtiğini böylece sözüm ona "karşılıklı aşk" mefhumunu yaşadıklarını düşünüyorlar.
o ayıla bayıla yediğiniz kekler, kurabiyeler... işte bunlar hep aşk...
Anlatacak hikayelerim bitmedi henüz,
Anlaşacak dostlarım tükenmedi.
Yorgunluk, kırgınlık hepsi gelir geçer,
Her şeye rağmen yaşamak güzel
Anlaşacak dostlarım tükenmedi.
Yorgunluk, kırgınlık hepsi gelir geçer,
Her şeye rağmen yaşamak güzel
şikayet etme, sadece yapılması gerekeni yap!
göksel(erkek olanı)- gönüllü yazıldım.
Bu saatte süt kardeşler açtım izliyorum. Amacım çocukluğumu yad etmek. Şimdiki halimden memnun değilim sanırım ki bu ruh hali içindeyim. Sonra şey geldi aklıma, konudan konuya atlıyorum ama... Çocukken iftar saatine dakikalar kala terasa çıkar ve minarenin ışığının yanmasını beklerdim. Yaslanırdım korkuluklara, yüzüme hafif bir rüzgar vururdu. Derdim Allah'ım her şey çok güzel olsun. Bu kadardı tüm duam o zamanlar. Sonra basamaklara ayrıldı dualarım. O olsun, bu olsun, şu da olsun... Daha da sonra bıraktım dua etmeyi. Deist oldum bazen, bazen de ateist...içimde bir boşluk oldu hep bu dönemde. Hala tam olarak dolduramadığım bir boşluk. Allah ile kul arasındadır böyle şeyler, dillendirmek de bana göre değil ama uzun bir zaman sonra orucumu tuttum dün. Güzeldi, huzurluydu her şeyden öte. Bilmem devamını getirebilir miyim, bir garip insanım işte. Bir öyleyim bir böyle. Bir saçmalık yapıp da ucundan yakaladığım o manevi huzuru kaybetmem umarım.
Henüz 1 haftadır ikamet ettiğim ve önümüzdeki 2 yılımı geçireceğim Gebze'ye bağlı yerleşim yeridir. Yolunuz buralara düşerse ve birine adres sormaya kalkarsanız... sormayın siz. Zira anladığım kadarıyla bu muhitin insanının gözünde 3 km= 100 mt. Kime adres sorsam 100 mt ileride cevabını alıyorum. Ne hikmetse o yollar yürü yürü bitmiyor.
"Ya ne olacaktı?" dediğim durumdur. aynı zamanda biraz önce facebook'ta bir arkadaşımın iletisiyle doğru orantılı olan durumdur. kendi derdimdeyim uzun süredir; sözlüklerden mi alıntıdır, kim demiş bilmiyorum ancak her şeyi açıklar nitelikte bu ileti.
"Facebook'tan, Twitter'dan terör protesto edilmez. Türk Milleti, sen protesto fırsatını Kasım 2002'de, Temmuz 2007'de, Haziran 2011'de kaçırdın."
"Facebook'tan, Twitter'dan terör protesto edilmez. Türk Milleti, sen protesto fırsatını Kasım 2002'de, Temmuz 2007'de, Haziran 2011'de kaçırdın."
okan'ın yaptığı en kaliteli programdır fikrimce. tanımdan sonra sadede gelirsem eğer; tabii ki çocuk pornosuna karşıyım. tabii ki internetin zararları da mevcut. ancak yapılacak kısıtlamaların çocuk istismarını, vs.'yi sonlandıracağını düşünmek ne büyük bir saçmalıktır! eğer bir adamın zihninde çocuklara yönelik cinsel anlamda bir zaaf var ise bunun nedeni internet değildir hak verirsiniz ki. adam zaten hasta, beyninin büyük bir bölümü hasarlı. dilediğiniz kadar sansür getirin, o yapacaklarından geri kalmayacaktır.
garip şeyler bunlar. kaç yıldır internet kullanıyorum. bir adet bile çocuk pornosuna denk gelmedim. bu demek değildir ki çocuk istismarı yapılmıyor ya da internette çocuk pornoları yok. tabii ki vardır. ancak o videoları izlemeyecek kadar sağlıklı görüyorum kendimi. özel olarak bu videoları izleyen bir adamın zihniyetini üç beş güvenlik paketiyle düzeltebileceğini düşünen insanların varlığı ayrı bir konu.olaylar çocuk pornosu üzerinde ilerlediği için entrym de bu yönde oldu. sonuç olarak evet internetime dokunmayın!
garip şeyler bunlar. kaç yıldır internet kullanıyorum. bir adet bile çocuk pornosuna denk gelmedim. bu demek değildir ki çocuk istismarı yapılmıyor ya da internette çocuk pornoları yok. tabii ki vardır. ancak o videoları izlemeyecek kadar sağlıklı görüyorum kendimi. özel olarak bu videoları izleyen bir adamın zihniyetini üç beş güvenlik paketiyle düzeltebileceğini düşünen insanların varlığı ayrı bir konu.olaylar çocuk pornosu üzerinde ilerlediği için entrym de bu yönde oldu. sonuç olarak evet internetime dokunmayın!
tanımlanamayan bir cismi -adını ece gürsel koymuşlar- konuk adı altında barındıran program. o ne korkunç bir tip allahım! onun iticiliği yetmezmiş gibi esra balamiri de konuk almış okan. atiye fazlasıyla olgunlaşmış. gerçi elini kolunu sağa sola sallayıp dans ediyorum diye gezmese ortalıkta iyi ama yine de şu an tahammül edilebilir konuklardan birisi.
akşam akşam canımın kalamar istemesine sebep olan yazar. hoşgelmiştir.
itin duası kabul olsa gökten kemik yağardı şeklinde cevap verilmesi gereken medyum. cin olmadan adam çarpmaya kalkışması cehaletindendir.
"üç kere beş kaç eder evladım?" şeklinde devam eden anlamsız sorudur. cevabınız ne olursa olsun size yöneltilen soru matematikle alakalı olur.
uzun bir aradan sonra yarın izleyebileceğimiz dizidir. olayların blair üzerinden ilerleyecek olmasına memnun oldum. sabırsızlıkla bekliyorum!
her haftasonu matkap ve çekiç eşliğinde başınızı şişiren ama en ufak bir gürültünüzde kapınıza dayanan komşudur. güzel bir tespittir. kocası yalnızca haftasonu evde olduğundan işleri ona yaptırmak isteyen bir kadının varlığı, sorunun ana sebebi olabilir. garip bir cümle oldu ama anlayın işte.
bir zamanlar beş yaşında olan yeğenimle aramda geçen diyalogtur;
yeğenim: tatlım evlenmek boşanmak mıdır?
ben: o nerden çıktı prenses?
yeğenim: evlenince boşanmıyorlar mı?
ben: herkes için geçerli değil bitanem, bazen insanlar... şöyle böyle, falan feşmekan...
yeğenim: evlilik kötü bir şey yani.
iç sesim sürekli onu doğrularken yanlış bir şey söylememeye özen göstermeye çalışıyordum.
yeğenim: babam da annemden boşanacakmış.
şoklardayım.
ben: yok tatlım, yok öyle bir şey.
yeğenim: boşanırlarsa beni sen al olur mu?
küçücük çocuğun kafasında kurduğu şeyler, ebeveynlerin yerli yersiz tartışmaları, benim cevap verememem, sadece ona sıkıca sarılmam... bu benim için ibretlik bir diyalogtur. neticede ablam ve eniştem hala evliler. ancak o dönemde yeğenimin üzerindeki baskıyı henüz doğmamış çocuklarıma yaşatmamak için elimden geleni yapacağım.
yeğenim: tatlım evlenmek boşanmak mıdır?
ben: o nerden çıktı prenses?
yeğenim: evlenince boşanmıyorlar mı?
ben: herkes için geçerli değil bitanem, bazen insanlar... şöyle böyle, falan feşmekan...
yeğenim: evlilik kötü bir şey yani.
iç sesim sürekli onu doğrularken yanlış bir şey söylememeye özen göstermeye çalışıyordum.
yeğenim: babam da annemden boşanacakmış.
şoklardayım.
ben: yok tatlım, yok öyle bir şey.
yeğenim: boşanırlarsa beni sen al olur mu?
küçücük çocuğun kafasında kurduğu şeyler, ebeveynlerin yerli yersiz tartışmaları, benim cevap verememem, sadece ona sıkıca sarılmam... bu benim için ibretlik bir diyalogtur. neticede ablam ve eniştem hala evliler. ancak o dönemde yeğenimin üzerindeki baskıyı henüz doğmamış çocuklarıma yaşatmamak için elimden geleni yapacağım.
adı ali rıza (a.rıza) olan hocamıza arıza derdik. öyleydi de biraz. çok severim o ayrı.
yeğenimdir,semina'mdır. onu bu kadar delicesine özlerken ve severken ikinci bir yeğenin hasreti de kapıda. o da doğunca hasretten yorgun düşeceğe benziyorum.
şahane oyundur. insanların ne kadar farklı hayal gücüne ve kafa yapısına sahip olduğunu gösterir. oynamaya doyamadığımdır.
balıkesir üniversitesi, bitmiştir çok şükür. (balıkesir'de üniversite mi var demeyin lütfen, sıkıldım)
kızgınım sözlük. benim son yıllarda yaşadığım tüm olumsuzlukların sebebi olan kişiye kızgınım. babama kızgınım.
hiç anlaşamazdık zaten onunla. ortak bir noktada buluşmayı geçtim tartışamazdık bile. kaçtım ondan. delicesine uzaklaşmak istedim. ama hiç de kıyamadım ona.içten içe keşke beni anlasa, keşke bu kadar gaddar olmasa diye o kadar dua ettim ki. ama düzelmedi. çok bekledim, çok uğraştım ama olmadı. yaşadığım en zor anlarda " babam var benim, o bana yardım eder, ona sığınırım" gibi cümlelerim olmadı benim. bana destek olabilme ihtimali olan kişiler hep başkalarıydı. arkadaşım, dostum belki de tam olarak tanımadığım başka birileri. yaşadığım her şey senin suçun baba. ve ben bunu senin yüzüne karşı söyleyemeyecek kadar saygı duyuyorum hala sana. kim bilir belki bir gün anlarsın beni. çünkü ben seni anlamayı bırakalı çok oldu.
hiç anlaşamazdık zaten onunla. ortak bir noktada buluşmayı geçtim tartışamazdık bile. kaçtım ondan. delicesine uzaklaşmak istedim. ama hiç de kıyamadım ona.içten içe keşke beni anlasa, keşke bu kadar gaddar olmasa diye o kadar dua ettim ki. ama düzelmedi. çok bekledim, çok uğraştım ama olmadı. yaşadığım en zor anlarda " babam var benim, o bana yardım eder, ona sığınırım" gibi cümlelerim olmadı benim. bana destek olabilme ihtimali olan kişiler hep başkalarıydı. arkadaşım, dostum belki de tam olarak tanımadığım başka birileri. yaşadığım her şey senin suçun baba. ve ben bunu senin yüzüne karşı söyleyemeyecek kadar saygı duyuyorum hala sana. kim bilir belki bir gün anlarsın beni. çünkü ben seni anlamayı bırakalı çok oldu.