bugün
- seni onaracağım diyen kadın16
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- gençler iş beğenmiyor10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak9
- geri zekalı demek hakaret mi21
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- youtube'dan izlenerek halledilen en son iş3
- bence her evde bir vibratör olmalı3
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar3
- israil basınından türkiye itirafı3
- bir kadının ensemi okşaması9
- olacak o kadar4
- her şeye sarımsak koyan insan12
- aşk aşısı2
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması4
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- yeşilçamın acı kaderi2
- penis boyu takıntısı14
- 11 temmuz 2026 fenerbahçe pogon szczecin maçı2
- tek suçu kur an'ı uygurcaya tercüme etmekti2
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- arjantin milli futbol takımı9
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- marmaris datça yolu11
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek2
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- zeynep sude oktay2
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- şarjlı diş fırçası4
- evlenmek için para biriktirmek8
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- hazret ktc7
- seks'in icadı6
- çomarların osmanlıya özlem duyma sebebi3
- cevabı bilinmeyen sorular12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak7
- mason greenwood mason mudur sorunsalı3
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- ben geldim4
- körler nasıl duyuyor sorunsalı2
- beyaz ekmek2
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak7
sevdiği entry'ler
En çok ihtiyacım olan şey.
Ne de güzel anlatmış Cemal Süreya.
"Ama izmir... izmir'de hayat beklenmez, kovalanmaz da. O zaten sizinle beraberdir. Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. Mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez.
Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız. Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur. Hafta sonları denize doğru bir göç başlar. "Ey hayat, biz Çeşme'ye gidiyoruz sen de arkadan gel" der izmirliler muzipçe. Ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.
Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan IZM harflerine sevgiyle bakıyorum. Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar."
"Ama izmir... izmir'de hayat beklenmez, kovalanmaz da. O zaten sizinle beraberdir. Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. Mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez.
Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız. Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur. Hafta sonları denize doğru bir göç başlar. "Ey hayat, biz Çeşme'ye gidiyoruz sen de arkadan gel" der izmirliler muzipçe. Ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.
Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan IZM harflerine sevgiyle bakıyorum. Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar."
evet bu gece de aklıma bu takıldı. konuşalım, tartışalım istedim.
öncelikle birkaç sorum olacak;
- aşk nedir?
- insanlar neden genelde fiziksel ve bilgi birikim, statü bakımından dengi olarak gördüğü kişilere aşık olur?
- en önemlisi insan hayatı boyunca kaç kişiye aşık olabilir?
siz bunlara kendinizce cevaplar verirken ben de kendimce bir açıklama getireyim;
bir insan ne kadar sosyal olursa olsun hayatı boyunca takriben, maksimum 3-4 bin insanla yüz göz olabilir. bu da dünya geneline vurduğumuzda toplam insan sayısının 2 milyonda 1'ine tekabül ediyor.
buna rağmen herkes hayatı boyunca 1 defa dahi olsa aşık olur ve kendine vazgeçilmez bir kutsal yaratır. bu aşk onun gözünü o kadar kör eder ki insanın sadece hayatta 1 defa, 1 kişiye aşık olabileceğini düşünür. hiç aşık olmadan da bunu savunan insanlar yok değildir.
olayı bu şekilde formülize ettiğimizde herkesin, ne büyük tesadüftür ki 2 milyonda 1'lik bir dilim içerisinden o şanslı kişiyi bulup aşık olduğunu düşünmemiz gerekir.
doğru mudur? asla.
bizim yere göğe sığdıramadığımız, o çok ulvi duygunun gerçeklikle örtüştüğü bir tanım yapacak olursak;
aşk: fiziksel beğeni + sosyal statü + biraz da çeneye bakıyor.
aşk diye yücelttiğimiz yere göğe sığdıramadığınmız şey bunlardan ibaret işte.
eğer karşımızdaki insan bunlara sahipse ve kafa yapılarımızda birazcık uyuşuyorsa, birlikte geçireceğimiz güzel zamanların yarattığı mutluluk ve alışkanlık duygusuyla, kör kütük aşık olduğumuzu sanıyoruz.
e oldu ki ayrıldık. 3 ay sonra aynı kriterleri sağlayan başka bir insana aşık olabiliyoruz.
örneğin;
hanginiz cahil bir insana aşık oldu bugüne kadar? ya da hanginiz size göre 2-3 gömlek daha çirkin bir insanı sevdi? sevemez.
donanım olarak size en yakın hatta mümkünse daha yukarıda olan insanların peşinden koştunuz hep. bu da ortalama bir güzelliğe ve kültürel birikime sahipseniz ülkenin neredeyse 3'te birini sizin potansiyel sevgili adayınız yapıyor. o olmasa da iki gün sonra başkası olacaktı yani. oluyor da nitekim. ayrılıyorsunuz 3-5 ay sonra hoop başkası geliyor.
eyyorlamam bu kadar genşler.
üşenmeyip okuyan arkadaşların görüşlerini ve eleştirilerini bekliyorum.
öncelikle birkaç sorum olacak;
- aşk nedir?
- insanlar neden genelde fiziksel ve bilgi birikim, statü bakımından dengi olarak gördüğü kişilere aşık olur?
- en önemlisi insan hayatı boyunca kaç kişiye aşık olabilir?
siz bunlara kendinizce cevaplar verirken ben de kendimce bir açıklama getireyim;
bir insan ne kadar sosyal olursa olsun hayatı boyunca takriben, maksimum 3-4 bin insanla yüz göz olabilir. bu da dünya geneline vurduğumuzda toplam insan sayısının 2 milyonda 1'ine tekabül ediyor.
buna rağmen herkes hayatı boyunca 1 defa dahi olsa aşık olur ve kendine vazgeçilmez bir kutsal yaratır. bu aşk onun gözünü o kadar kör eder ki insanın sadece hayatta 1 defa, 1 kişiye aşık olabileceğini düşünür. hiç aşık olmadan da bunu savunan insanlar yok değildir.
olayı bu şekilde formülize ettiğimizde herkesin, ne büyük tesadüftür ki 2 milyonda 1'lik bir dilim içerisinden o şanslı kişiyi bulup aşık olduğunu düşünmemiz gerekir.
doğru mudur? asla.
bizim yere göğe sığdıramadığımız, o çok ulvi duygunun gerçeklikle örtüştüğü bir tanım yapacak olursak;
aşk: fiziksel beğeni + sosyal statü + biraz da çeneye bakıyor.
aşk diye yücelttiğimiz yere göğe sığdıramadığınmız şey bunlardan ibaret işte.
eğer karşımızdaki insan bunlara sahipse ve kafa yapılarımızda birazcık uyuşuyorsa, birlikte geçireceğimiz güzel zamanların yarattığı mutluluk ve alışkanlık duygusuyla, kör kütük aşık olduğumuzu sanıyoruz.
e oldu ki ayrıldık. 3 ay sonra aynı kriterleri sağlayan başka bir insana aşık olabiliyoruz.
örneğin;
hanginiz cahil bir insana aşık oldu bugüne kadar? ya da hanginiz size göre 2-3 gömlek daha çirkin bir insanı sevdi? sevemez.
donanım olarak size en yakın hatta mümkünse daha yukarıda olan insanların peşinden koştunuz hep. bu da ortalama bir güzelliğe ve kültürel birikime sahipseniz ülkenin neredeyse 3'te birini sizin potansiyel sevgili adayınız yapıyor. o olmasa da iki gün sonra başkası olacaktı yani. oluyor da nitekim. ayrılıyorsunuz 3-5 ay sonra hoop başkası geliyor.
eyyorlamam bu kadar genşler.
üşenmeyip okuyan arkadaşların görüşlerini ve eleştirilerini bekliyorum.