bugün

entry'ler (113)

akp nin atadığı memurların bıyığı

neslimiz adem, bıyığımız badem.şeklindedir.

stephen wiltshire

'yaşayan kamera' takma adına sahip otizmli birey.

stephen wiltshire

o da bir 'otizm'li birey ve...

Stephen Wiltshire, 24 Nisan 1974;te Londrada dünyaya geldi. Annesi St. Lucia adası, babası da Barbados göçmeniydi. Kendisinden iki yaş daha büyük olan Anette isminde bir kız kardeşi vardı. Üç yaşındayken bir motosiklet kazasında babasını kaybetmişti.

Kendisine üç yaşındayken otistik tanısı konan Stephen, çocukluğu boyunca konuşmadı veya herhangi bir insanla iletişime girmiyordu. Tamamen kendi dünyasına kapalıydı ve kontrol edilemeyen nöbetler geçiriyordu.

Beş yaşındayken, Stephen kendisi gibi özel durumu olan çocukların gittiği Quensmill Okulu;na başladı ve burada resme ilgisi keşfedildi. Sonradan anlaşıldı ki resim çizmek, onun dünyayla olan iletişim biçimiydi. ilk resimlerinde de hayvanları, Londra otobüslerini ve binaları çiziyordu ve çizimleri teknik olarak kusursuzdu.

Sekiz yaşındayken, okulda bir kitapta gördüğü deprem sonrası fotoğraflarından etkilenerek, deprem yaşamış bir şehrin panoramasını, tamamen kafasından çizdi. Aynı zamanda da araba çizimlerine karşı yoğun tutkusu da ortaya çıkıyordu ve yine Londra;nın belli başlı sembol noktalarını çizmişti.

Queensmill School;daki öğretmenleri, onu konuşmaya zorlamak için çalışıyorlardı sürekli ve Stephen hayatındaki ilk kelimesi olan ^kağıt^ beş yaşındayken söylemişti. Dokuz yaşında ise konuşmayı öğrenmişti.

1987de BBC programı ;The Foolish Wise Ones;ta yetenekleri ingiltere;ye tanıtıldı. Kraliyet Akademisi;nin eski başkanı Sir Hugh Casson onu, ingiltere;deki en iyi çocuk ressam olarak göstermişti. Onun çalışmaları dünyadaki çeşitli TV programlarında da yer alıyordu. Stephen, çalışmaları çocukluğundan beri kaydedilmeye başlanan ilk ressam otistikti de aynı zamanda. Üçüncü kitabı ;Floating Citiese;, Sunday Times bestseller listesinde bir numaraya kadar yükselmişti.

Bu arada, Stephen;ın çalışmaları dünyanın çeşitli galerilerinde sergilenmeye devam ediyordu. 2001 yılında, bir başka BBC belgeseli olan ;Fragments of Genius”ta yer aldı. Stephen belgesel için bir helikoptere bindirilmiş ve şehrin üzerinde bir tur atılmıştı. Çizim tahtasının başına geçtiğinde Stephen, yedi kilometrekarelik alanı, her türlü ayrıntısıyla -ki 12 tarihi eser ve 200 önemli bina da içeriyordu bu resim- kusursuz biçimde çizmişti.

Ekim ve Kasım 2003;te, Stephenın Orleans House Galerideki sergisini görmeye binlerce kişi akın etti. Sergide 1983;ten 2003;e Stephen;ın 150 çizimi yer alıyordu.

Mayıs 2005;te ise Tokyo üzerinde kısa bir turdan sonra, 10 metrelik bir tuval üzerine Stephen, şehrin ayrıntılı bir panoramasını resmetmişti. Bu çalışmanın ardından Stephen, Roma, Hong Kong ve Frankfurt;un da ayrıntılı resimlerini çizmeyi başarmıştı. Çizimlerindeki ayrıntıların başarısı, izleyenleri şaşkınlığa uğratıyor.

http://www.stephenwiltshire.co.uk/index.aspx

2 nisan dünya otizm farkındalık günü

Dünyada bu yıl şeker,kanser ve Aıds dahil olmak üzere bir çok hastalıktan daha fazla sayıda otizm teşhisi alınması öngörüldüğünden olsa gerek , farkındalığın önemi her geçen gün daha da fazlalaşmaktadır.

2 nisan dünya otizm farkındalık günü

Sadece adı olsun diye yapılmış eylemlerden biri olsun düşüncesi ile ilan edilmeyen, sebebi , nedenleri bulunduğumuz yüzyılda dahi netleştirilememiş olan 'Otizm' için durmaksızın yapılan akademik ve bilimsel çalışmaların , bu günü sevgililer günü ile karıştırmış olsa gerekliğinden 'yapmacık' olduğunu düşünen bireylerin farkındalığını sağlamak amacı ile ilan edilen, bir gün de olsa dürten gündür efendim.

2 nisan dünya otizm farkındalık günü

Günümüzde her 110 çocuktan birini etkileyerek,çocuklar arasında en hızlı yaygınlaşan nörolojik bozukluk olması ile dünya genelinde hızla yayılan bir hastalık olarak görülen 'Otizm' in farkında olmak gerektiğini hatırlatan sadece bir gün dür..

2 nisan dünya otizm farkındalık günü

2 Nisan Birleşmiş Milletler tarafından 2008'de "Dünya Otizm Farkındalık Günü" ilan edilmiştir.
Nisan ayı 'otizm farkındalık ayı' olarak anılır o tarihten bu güne.

en iyi ikililer

kadın - dırdır
kadın -alışveriş.

işi bırakıp evhanımı olan kadın

yoğun ve stresli iş temposunun bazı anlarında özenilen , ama bu temponun sonucunda başarılı olunca da yok yeaa böyle iyi denilen eskiden iş kadını olan ev hanımı modelidir.

sözlük yazarlarının itirafları

son zamanlarda facebook ta fazlaca vakit geçirmek gündelik alışkanlıklarımda değişiklikler yapma isteğimi tetikliyor.en basitinden ;
entry im oylandığında bildirim olarak görünsün istedim bugün sözlük.

sözlük yazarlarının itirafları

Boş vakitlerimi geri verseler bana, yine sıkılırdım yine sıkılırdım.

gazeteyi okuyup otobüste bırakmak

amme hizmetiyapmaktır.

zamanın çare olamadığı şeyler

yaşlanmaktır azizim...fiziken , ruhen yaşlanmak...

barbie bebegin hayati gibi hayati olacak sanan kiz

Kendisinin barbie bebek olmadığını anladığı an bu sanrının yanlışlığını da anlayan kızdır.

liseden akılda kalanlar

2000 yılına girerken lise öğrencisi iseniz;

-Kıyamet kopacak diyorlar vesvesesi ile her perşembe tövbe etmek , her cuma kıyametin kopmasını beklemek.
( ben değil bir arkadaş *)

bir kızdan daha güzel olabilen travesti

''Amaaaan! Kocam mı var boşıcakkk, çoccuğum mu var bakıcakkk...Kıydım paraya ! '' mantığı ile alışverişin dibine vuran, o güzellik salonu senin bu güzellik salonu benim gezen travesti olsa gerek! bayanlığından utandırır bunlar insanı aman aman!

günün tek cümlelik özeti

yaşandı bitti saygısızca...

doğum gününün 29 şubat olması

29 çekmediği yıllarda şubattan nefret etme durumudur.kutlanmadığından değildir sanıldığı üzere...Doğum gününü kutlayacak insanların kaosa sebep olduğu durumdur.
anne: Şubatta doğdu Şubatın sonu işte 28 inde de olsa Şubat sonu,
baba: 28 Şubatta daha o doğmamıştı 1 mart 29 u yerine geçer,
arkadaşların yarısı: 28 inde kutladım ama erken mi bilemedim ki,
arkadaşların diğer yarısı :1 martta kutluyorum ama geç mi oldu ki....bir de bu durumun iş arkadaşları ,komşular,akrabalar kısmı var ki ona hiç girmiyorum!

sözlük yazarlarının doğum günleri

gayet 29/02/....dir efenim.

kavak yelleri sayesinde öğrenilenler

-Eski Türk filmlerinde bir telefonla eve gelip, yaralıyı kurşundan kurtaran ağzı sıkı doktorların artık kalmadığını...kalmadı tabi öyle insanlar...
© copyright 2005 - 2026