bugün
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir8
- uçanyarrak317
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı8
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı3
- izmirin en güzel semtleri9
- akepe dönemi16
- fransa da sokağa çıkma yasakları9
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu13
- sözlüğün kerhaneye dönmesi2
- ben geldim naneler12
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- anın görüntüsü24
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- türkiyenin geleceği4
- la loba22
- kelle paça6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- teomancalmasur6
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- gürcü ile kürtçü6
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- hastane acil bölümü7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı4
- oktay saral3
- çorabın tekinin hep kaybolması4
- uefa şampiyonlar ligi5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- izmir de gece hayatı4
- eski yazarlar geri gelsin12
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- nasılsınız8
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- nerede ne yenir7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- menemen yiyen erkek13
- bir yapay geri zeka olarak kumru2
- ismet el kumandan pişdar ayn'ı calutevi vel suriya3
- you only get the best rap bu grubun adı nefret2
- öyle bir dünya yok5
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- hesabını gizleyen erkek yazar22
entry'ler (113)
neslimiz adem, bıyığımız badem.şeklindedir.
'yaşayan kamera' takma adına sahip otizmli birey.
o da bir 'otizm'li birey ve...
Stephen Wiltshire, 24 Nisan 1974;te Londrada dünyaya geldi. Annesi St. Lucia adası, babası da Barbados göçmeniydi. Kendisinden iki yaş daha büyük olan Anette isminde bir kız kardeşi vardı. Üç yaşındayken bir motosiklet kazasında babasını kaybetmişti.
Kendisine üç yaşındayken otistik tanısı konan Stephen, çocukluğu boyunca konuşmadı veya herhangi bir insanla iletişime girmiyordu. Tamamen kendi dünyasına kapalıydı ve kontrol edilemeyen nöbetler geçiriyordu.
Beş yaşındayken, Stephen kendisi gibi özel durumu olan çocukların gittiği Quensmill Okulu;na başladı ve burada resme ilgisi keşfedildi. Sonradan anlaşıldı ki resim çizmek, onun dünyayla olan iletişim biçimiydi. ilk resimlerinde de hayvanları, Londra otobüslerini ve binaları çiziyordu ve çizimleri teknik olarak kusursuzdu.
Sekiz yaşındayken, okulda bir kitapta gördüğü deprem sonrası fotoğraflarından etkilenerek, deprem yaşamış bir şehrin panoramasını, tamamen kafasından çizdi. Aynı zamanda da araba çizimlerine karşı yoğun tutkusu da ortaya çıkıyordu ve yine Londra;nın belli başlı sembol noktalarını çizmişti.
Queensmill School;daki öğretmenleri, onu konuşmaya zorlamak için çalışıyorlardı sürekli ve Stephen hayatındaki ilk kelimesi olan ^kağıt^ beş yaşındayken söylemişti. Dokuz yaşında ise konuşmayı öğrenmişti.
1987de BBC programı ;The Foolish Wise Ones;ta yetenekleri ingiltere;ye tanıtıldı. Kraliyet Akademisi;nin eski başkanı Sir Hugh Casson onu, ingiltere;deki en iyi çocuk ressam olarak göstermişti. Onun çalışmaları dünyadaki çeşitli TV programlarında da yer alıyordu. Stephen, çalışmaları çocukluğundan beri kaydedilmeye başlanan ilk ressam otistikti de aynı zamanda. Üçüncü kitabı ;Floating Citiese;, Sunday Times bestseller listesinde bir numaraya kadar yükselmişti.
Bu arada, Stephen;ın çalışmaları dünyanın çeşitli galerilerinde sergilenmeye devam ediyordu. 2001 yılında, bir başka BBC belgeseli olan ;Fragments of Genius”ta yer aldı. Stephen belgesel için bir helikoptere bindirilmiş ve şehrin üzerinde bir tur atılmıştı. Çizim tahtasının başına geçtiğinde Stephen, yedi kilometrekarelik alanı, her türlü ayrıntısıyla -ki 12 tarihi eser ve 200 önemli bina da içeriyordu bu resim- kusursuz biçimde çizmişti.
Ekim ve Kasım 2003;te, Stephenın Orleans House Galerideki sergisini görmeye binlerce kişi akın etti. Sergide 1983;ten 2003;e Stephen;ın 150 çizimi yer alıyordu.
Mayıs 2005;te ise Tokyo üzerinde kısa bir turdan sonra, 10 metrelik bir tuval üzerine Stephen, şehrin ayrıntılı bir panoramasını resmetmişti. Bu çalışmanın ardından Stephen, Roma, Hong Kong ve Frankfurt;un da ayrıntılı resimlerini çizmeyi başarmıştı. Çizimlerindeki ayrıntıların başarısı, izleyenleri şaşkınlığa uğratıyor.
http://www.stephenwiltshire.co.uk/index.aspx
Stephen Wiltshire, 24 Nisan 1974;te Londrada dünyaya geldi. Annesi St. Lucia adası, babası da Barbados göçmeniydi. Kendisinden iki yaş daha büyük olan Anette isminde bir kız kardeşi vardı. Üç yaşındayken bir motosiklet kazasında babasını kaybetmişti.
Kendisine üç yaşındayken otistik tanısı konan Stephen, çocukluğu boyunca konuşmadı veya herhangi bir insanla iletişime girmiyordu. Tamamen kendi dünyasına kapalıydı ve kontrol edilemeyen nöbetler geçiriyordu.
Beş yaşındayken, Stephen kendisi gibi özel durumu olan çocukların gittiği Quensmill Okulu;na başladı ve burada resme ilgisi keşfedildi. Sonradan anlaşıldı ki resim çizmek, onun dünyayla olan iletişim biçimiydi. ilk resimlerinde de hayvanları, Londra otobüslerini ve binaları çiziyordu ve çizimleri teknik olarak kusursuzdu.
Sekiz yaşındayken, okulda bir kitapta gördüğü deprem sonrası fotoğraflarından etkilenerek, deprem yaşamış bir şehrin panoramasını, tamamen kafasından çizdi. Aynı zamanda da araba çizimlerine karşı yoğun tutkusu da ortaya çıkıyordu ve yine Londra;nın belli başlı sembol noktalarını çizmişti.
Queensmill School;daki öğretmenleri, onu konuşmaya zorlamak için çalışıyorlardı sürekli ve Stephen hayatındaki ilk kelimesi olan ^kağıt^ beş yaşındayken söylemişti. Dokuz yaşında ise konuşmayı öğrenmişti.
1987de BBC programı ;The Foolish Wise Ones;ta yetenekleri ingiltere;ye tanıtıldı. Kraliyet Akademisi;nin eski başkanı Sir Hugh Casson onu, ingiltere;deki en iyi çocuk ressam olarak göstermişti. Onun çalışmaları dünyadaki çeşitli TV programlarında da yer alıyordu. Stephen, çalışmaları çocukluğundan beri kaydedilmeye başlanan ilk ressam otistikti de aynı zamanda. Üçüncü kitabı ;Floating Citiese;, Sunday Times bestseller listesinde bir numaraya kadar yükselmişti.
Bu arada, Stephen;ın çalışmaları dünyanın çeşitli galerilerinde sergilenmeye devam ediyordu. 2001 yılında, bir başka BBC belgeseli olan ;Fragments of Genius”ta yer aldı. Stephen belgesel için bir helikoptere bindirilmiş ve şehrin üzerinde bir tur atılmıştı. Çizim tahtasının başına geçtiğinde Stephen, yedi kilometrekarelik alanı, her türlü ayrıntısıyla -ki 12 tarihi eser ve 200 önemli bina da içeriyordu bu resim- kusursuz biçimde çizmişti.
Ekim ve Kasım 2003;te, Stephenın Orleans House Galerideki sergisini görmeye binlerce kişi akın etti. Sergide 1983;ten 2003;e Stephen;ın 150 çizimi yer alıyordu.
Mayıs 2005;te ise Tokyo üzerinde kısa bir turdan sonra, 10 metrelik bir tuval üzerine Stephen, şehrin ayrıntılı bir panoramasını resmetmişti. Bu çalışmanın ardından Stephen, Roma, Hong Kong ve Frankfurt;un da ayrıntılı resimlerini çizmeyi başarmıştı. Çizimlerindeki ayrıntıların başarısı, izleyenleri şaşkınlığa uğratıyor.
http://www.stephenwiltshire.co.uk/index.aspx
Dünyada bu yıl şeker,kanser ve Aıds dahil olmak üzere bir çok hastalıktan daha fazla sayıda otizm teşhisi alınması öngörüldüğünden olsa gerek , farkındalığın önemi her geçen gün daha da fazlalaşmaktadır.
Sadece adı olsun diye yapılmış eylemlerden biri olsun düşüncesi ile ilan edilmeyen, sebebi , nedenleri bulunduğumuz yüzyılda dahi netleştirilememiş olan 'Otizm' için durmaksızın yapılan akademik ve bilimsel çalışmaların , bu günü sevgililer günü ile karıştırmış olsa gerekliğinden 'yapmacık' olduğunu düşünen bireylerin farkındalığını sağlamak amacı ile ilan edilen, bir gün de olsa dürten gündür efendim.
Günümüzde her 110 çocuktan birini etkileyerek,çocuklar arasında en hızlı yaygınlaşan nörolojik bozukluk olması ile dünya genelinde hızla yayılan bir hastalık olarak görülen 'Otizm' in farkında olmak gerektiğini hatırlatan sadece bir gün dür..
2 Nisan Birleşmiş Milletler tarafından 2008'de "Dünya Otizm Farkındalık Günü" ilan edilmiştir.
Nisan ayı 'otizm farkındalık ayı' olarak anılır o tarihten bu güne.
Nisan ayı 'otizm farkındalık ayı' olarak anılır o tarihten bu güne.
kadın - dırdır
kadın -alışveriş.
kadın -alışveriş.
son zamanlarda facebook ta fazlaca vakit geçirmek gündelik alışkanlıklarımda değişiklikler yapma isteğimi tetikliyor.en basitinden ;
entry im oylandığında bildirim olarak görünsün istedim bugün sözlük.
entry im oylandığında bildirim olarak görünsün istedim bugün sözlük.
Boş vakitlerimi geri verseler bana, yine sıkılırdım yine sıkılırdım.
yaşlanmaktır azizim...fiziken , ruhen yaşlanmak...
Kendisinin barbie bebek olmadığını anladığı an bu sanrının yanlışlığını da anlayan kızdır.
2000 yılına girerken lise öğrencisi iseniz;
-Kıyamet kopacak diyorlar vesvesesi ile her perşembe tövbe etmek , her cuma kıyametin kopmasını beklemek.
( ben değil bir arkadaş *)
-Kıyamet kopacak diyorlar vesvesesi ile her perşembe tövbe etmek , her cuma kıyametin kopmasını beklemek.
( ben değil bir arkadaş *)
''Amaaaan! Kocam mı var boşıcakkk, çoccuğum mu var bakıcakkk...Kıydım paraya ! '' mantığı ile alışverişin dibine vuran, o güzellik salonu senin bu güzellik salonu benim gezen travesti olsa gerek! bayanlığından utandırır bunlar insanı aman aman!
yaşandı bitti saygısızca...
29 çekmediği yıllarda şubattan nefret etme durumudur.kutlanmadığından değildir sanıldığı üzere...Doğum gününü kutlayacak insanların kaosa sebep olduğu durumdur.
anne: Şubatta doğdu Şubatın sonu işte 28 inde de olsa Şubat sonu,
baba: 28 Şubatta daha o doğmamıştı 1 mart 29 u yerine geçer,
arkadaşların yarısı: 28 inde kutladım ama erken mi bilemedim ki,
arkadaşların diğer yarısı :1 martta kutluyorum ama geç mi oldu ki....bir de bu durumun iş arkadaşları ,komşular,akrabalar kısmı var ki ona hiç girmiyorum!
anne: Şubatta doğdu Şubatın sonu işte 28 inde de olsa Şubat sonu,
baba: 28 Şubatta daha o doğmamıştı 1 mart 29 u yerine geçer,
arkadaşların yarısı: 28 inde kutladım ama erken mi bilemedim ki,
arkadaşların diğer yarısı :1 martta kutluyorum ama geç mi oldu ki....bir de bu durumun iş arkadaşları ,komşular,akrabalar kısmı var ki ona hiç girmiyorum!
gayet 29/02/....dir efenim.
-Eski Türk filmlerinde bir telefonla eve gelip, yaralıyı kurşundan kurtaran ağzı sıkı doktorların artık kalmadığını...kalmadı tabi öyle insanlar...