bugün
- piercing takmanın zorluğu5
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- bir kızın aşkı size naptırabilir4
- kıvırcık saç8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kelebek saç kesimi4
- hiçbir şeyin tat vermemesi2
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i3
- sigara içmeyenleri anlamamak2
- serhat kılıç20
- ak çomarların tartışmada fetöcü ilan etme eşiği2
- çomarların herkesi pkk lı yapması2
- kredi kartı ile ödeme almayan esnaf2
- akılda kalan film replikleri2
- bir bela geliyor11
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- melissa vargas'dan tokat yemek2
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- abd de valilik adayına silahlı saldırı2
- kalite tesadüf değildir2
- 2020'lilerin okula başlaması2
- rennie4
- filenin sultanları7
- sağlıklı beslenmek2
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- en sevmediğin insan tipleri9
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- deccal internetten çıkacak10
- ikinci defa askere gitmek8
- tung tung tung sahur2
- italyan mutfağı2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- kurusıkı3
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- claudian clouds22
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
entry'ler (113)
neslimiz adem, bıyığımız badem.şeklindedir.
'yaşayan kamera' takma adına sahip otizmli birey.
o da bir 'otizm'li birey ve...
Stephen Wiltshire, 24 Nisan 1974;te Londrada dünyaya geldi. Annesi St. Lucia adası, babası da Barbados göçmeniydi. Kendisinden iki yaş daha büyük olan Anette isminde bir kız kardeşi vardı. Üç yaşındayken bir motosiklet kazasında babasını kaybetmişti.
Kendisine üç yaşındayken otistik tanısı konan Stephen, çocukluğu boyunca konuşmadı veya herhangi bir insanla iletişime girmiyordu. Tamamen kendi dünyasına kapalıydı ve kontrol edilemeyen nöbetler geçiriyordu.
Beş yaşındayken, Stephen kendisi gibi özel durumu olan çocukların gittiği Quensmill Okulu;na başladı ve burada resme ilgisi keşfedildi. Sonradan anlaşıldı ki resim çizmek, onun dünyayla olan iletişim biçimiydi. ilk resimlerinde de hayvanları, Londra otobüslerini ve binaları çiziyordu ve çizimleri teknik olarak kusursuzdu.
Sekiz yaşındayken, okulda bir kitapta gördüğü deprem sonrası fotoğraflarından etkilenerek, deprem yaşamış bir şehrin panoramasını, tamamen kafasından çizdi. Aynı zamanda da araba çizimlerine karşı yoğun tutkusu da ortaya çıkıyordu ve yine Londra;nın belli başlı sembol noktalarını çizmişti.
Queensmill School;daki öğretmenleri, onu konuşmaya zorlamak için çalışıyorlardı sürekli ve Stephen hayatındaki ilk kelimesi olan ^kağıt^ beş yaşındayken söylemişti. Dokuz yaşında ise konuşmayı öğrenmişti.
1987de BBC programı ;The Foolish Wise Ones;ta yetenekleri ingiltere;ye tanıtıldı. Kraliyet Akademisi;nin eski başkanı Sir Hugh Casson onu, ingiltere;deki en iyi çocuk ressam olarak göstermişti. Onun çalışmaları dünyadaki çeşitli TV programlarında da yer alıyordu. Stephen, çalışmaları çocukluğundan beri kaydedilmeye başlanan ilk ressam otistikti de aynı zamanda. Üçüncü kitabı ;Floating Citiese;, Sunday Times bestseller listesinde bir numaraya kadar yükselmişti.
Bu arada, Stephen;ın çalışmaları dünyanın çeşitli galerilerinde sergilenmeye devam ediyordu. 2001 yılında, bir başka BBC belgeseli olan ;Fragments of Genius”ta yer aldı. Stephen belgesel için bir helikoptere bindirilmiş ve şehrin üzerinde bir tur atılmıştı. Çizim tahtasının başına geçtiğinde Stephen, yedi kilometrekarelik alanı, her türlü ayrıntısıyla -ki 12 tarihi eser ve 200 önemli bina da içeriyordu bu resim- kusursuz biçimde çizmişti.
Ekim ve Kasım 2003;te, Stephenın Orleans House Galerideki sergisini görmeye binlerce kişi akın etti. Sergide 1983;ten 2003;e Stephen;ın 150 çizimi yer alıyordu.
Mayıs 2005;te ise Tokyo üzerinde kısa bir turdan sonra, 10 metrelik bir tuval üzerine Stephen, şehrin ayrıntılı bir panoramasını resmetmişti. Bu çalışmanın ardından Stephen, Roma, Hong Kong ve Frankfurt;un da ayrıntılı resimlerini çizmeyi başarmıştı. Çizimlerindeki ayrıntıların başarısı, izleyenleri şaşkınlığa uğratıyor.
http://www.stephenwiltshire.co.uk/index.aspx
Stephen Wiltshire, 24 Nisan 1974;te Londrada dünyaya geldi. Annesi St. Lucia adası, babası da Barbados göçmeniydi. Kendisinden iki yaş daha büyük olan Anette isminde bir kız kardeşi vardı. Üç yaşındayken bir motosiklet kazasında babasını kaybetmişti.
Kendisine üç yaşındayken otistik tanısı konan Stephen, çocukluğu boyunca konuşmadı veya herhangi bir insanla iletişime girmiyordu. Tamamen kendi dünyasına kapalıydı ve kontrol edilemeyen nöbetler geçiriyordu.
Beş yaşındayken, Stephen kendisi gibi özel durumu olan çocukların gittiği Quensmill Okulu;na başladı ve burada resme ilgisi keşfedildi. Sonradan anlaşıldı ki resim çizmek, onun dünyayla olan iletişim biçimiydi. ilk resimlerinde de hayvanları, Londra otobüslerini ve binaları çiziyordu ve çizimleri teknik olarak kusursuzdu.
Sekiz yaşındayken, okulda bir kitapta gördüğü deprem sonrası fotoğraflarından etkilenerek, deprem yaşamış bir şehrin panoramasını, tamamen kafasından çizdi. Aynı zamanda da araba çizimlerine karşı yoğun tutkusu da ortaya çıkıyordu ve yine Londra;nın belli başlı sembol noktalarını çizmişti.
Queensmill School;daki öğretmenleri, onu konuşmaya zorlamak için çalışıyorlardı sürekli ve Stephen hayatındaki ilk kelimesi olan ^kağıt^ beş yaşındayken söylemişti. Dokuz yaşında ise konuşmayı öğrenmişti.
1987de BBC programı ;The Foolish Wise Ones;ta yetenekleri ingiltere;ye tanıtıldı. Kraliyet Akademisi;nin eski başkanı Sir Hugh Casson onu, ingiltere;deki en iyi çocuk ressam olarak göstermişti. Onun çalışmaları dünyadaki çeşitli TV programlarında da yer alıyordu. Stephen, çalışmaları çocukluğundan beri kaydedilmeye başlanan ilk ressam otistikti de aynı zamanda. Üçüncü kitabı ;Floating Citiese;, Sunday Times bestseller listesinde bir numaraya kadar yükselmişti.
Bu arada, Stephen;ın çalışmaları dünyanın çeşitli galerilerinde sergilenmeye devam ediyordu. 2001 yılında, bir başka BBC belgeseli olan ;Fragments of Genius”ta yer aldı. Stephen belgesel için bir helikoptere bindirilmiş ve şehrin üzerinde bir tur atılmıştı. Çizim tahtasının başına geçtiğinde Stephen, yedi kilometrekarelik alanı, her türlü ayrıntısıyla -ki 12 tarihi eser ve 200 önemli bina da içeriyordu bu resim- kusursuz biçimde çizmişti.
Ekim ve Kasım 2003;te, Stephenın Orleans House Galerideki sergisini görmeye binlerce kişi akın etti. Sergide 1983;ten 2003;e Stephen;ın 150 çizimi yer alıyordu.
Mayıs 2005;te ise Tokyo üzerinde kısa bir turdan sonra, 10 metrelik bir tuval üzerine Stephen, şehrin ayrıntılı bir panoramasını resmetmişti. Bu çalışmanın ardından Stephen, Roma, Hong Kong ve Frankfurt;un da ayrıntılı resimlerini çizmeyi başarmıştı. Çizimlerindeki ayrıntıların başarısı, izleyenleri şaşkınlığa uğratıyor.
http://www.stephenwiltshire.co.uk/index.aspx
Dünyada bu yıl şeker,kanser ve Aıds dahil olmak üzere bir çok hastalıktan daha fazla sayıda otizm teşhisi alınması öngörüldüğünden olsa gerek , farkındalığın önemi her geçen gün daha da fazlalaşmaktadır.
Sadece adı olsun diye yapılmış eylemlerden biri olsun düşüncesi ile ilan edilmeyen, sebebi , nedenleri bulunduğumuz yüzyılda dahi netleştirilememiş olan 'Otizm' için durmaksızın yapılan akademik ve bilimsel çalışmaların , bu günü sevgililer günü ile karıştırmış olsa gerekliğinden 'yapmacık' olduğunu düşünen bireylerin farkındalığını sağlamak amacı ile ilan edilen, bir gün de olsa dürten gündür efendim.
Günümüzde her 110 çocuktan birini etkileyerek,çocuklar arasında en hızlı yaygınlaşan nörolojik bozukluk olması ile dünya genelinde hızla yayılan bir hastalık olarak görülen 'Otizm' in farkında olmak gerektiğini hatırlatan sadece bir gün dür..
2 Nisan Birleşmiş Milletler tarafından 2008'de "Dünya Otizm Farkındalık Günü" ilan edilmiştir.
Nisan ayı 'otizm farkındalık ayı' olarak anılır o tarihten bu güne.
Nisan ayı 'otizm farkındalık ayı' olarak anılır o tarihten bu güne.
kadın - dırdır
kadın -alışveriş.
kadın -alışveriş.
son zamanlarda facebook ta fazlaca vakit geçirmek gündelik alışkanlıklarımda değişiklikler yapma isteğimi tetikliyor.en basitinden ;
entry im oylandığında bildirim olarak görünsün istedim bugün sözlük.
entry im oylandığında bildirim olarak görünsün istedim bugün sözlük.
Boş vakitlerimi geri verseler bana, yine sıkılırdım yine sıkılırdım.
yaşlanmaktır azizim...fiziken , ruhen yaşlanmak...
Kendisinin barbie bebek olmadığını anladığı an bu sanrının yanlışlığını da anlayan kızdır.
2000 yılına girerken lise öğrencisi iseniz;
-Kıyamet kopacak diyorlar vesvesesi ile her perşembe tövbe etmek , her cuma kıyametin kopmasını beklemek.
( ben değil bir arkadaş *)
-Kıyamet kopacak diyorlar vesvesesi ile her perşembe tövbe etmek , her cuma kıyametin kopmasını beklemek.
( ben değil bir arkadaş *)
''Amaaaan! Kocam mı var boşıcakkk, çoccuğum mu var bakıcakkk...Kıydım paraya ! '' mantığı ile alışverişin dibine vuran, o güzellik salonu senin bu güzellik salonu benim gezen travesti olsa gerek! bayanlığından utandırır bunlar insanı aman aman!
yaşandı bitti saygısızca...
29 çekmediği yıllarda şubattan nefret etme durumudur.kutlanmadığından değildir sanıldığı üzere...Doğum gününü kutlayacak insanların kaosa sebep olduğu durumdur.
anne: Şubatta doğdu Şubatın sonu işte 28 inde de olsa Şubat sonu,
baba: 28 Şubatta daha o doğmamıştı 1 mart 29 u yerine geçer,
arkadaşların yarısı: 28 inde kutladım ama erken mi bilemedim ki,
arkadaşların diğer yarısı :1 martta kutluyorum ama geç mi oldu ki....bir de bu durumun iş arkadaşları ,komşular,akrabalar kısmı var ki ona hiç girmiyorum!
anne: Şubatta doğdu Şubatın sonu işte 28 inde de olsa Şubat sonu,
baba: 28 Şubatta daha o doğmamıştı 1 mart 29 u yerine geçer,
arkadaşların yarısı: 28 inde kutladım ama erken mi bilemedim ki,
arkadaşların diğer yarısı :1 martta kutluyorum ama geç mi oldu ki....bir de bu durumun iş arkadaşları ,komşular,akrabalar kısmı var ki ona hiç girmiyorum!
gayet 29/02/....dir efenim.
-Eski Türk filmlerinde bir telefonla eve gelip, yaralıyı kurşundan kurtaran ağzı sıkı doktorların artık kalmadığını...kalmadı tabi öyle insanlar...