bugün
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi12
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- yazarların en sevdiği sözler7
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 10 temmuz 20265
- mantra grubu6
- fas11
- fransa8
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- kürdistan5
- corona sonrası dünya düzeni4
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- söylemek istenilenler4
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı13
- 2026 dünya kupası24
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- netanyahu'nun f 35 paniği2
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ayakseverlik5
- 1000 liralık boxer giymek4
- gram altın3
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- menemen4
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı7
- futbol21
- gina'yı kulaklarından tutup tavana asmak2
- woke kültürü terörü2
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- ciguli kral20
- tabağında yemek bırakan erkek5
- oğlum donat şu masayı4
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- yazarların en sevdiği meyve3
- johnny sinsin araba vurdurması3
- kadın yazarların kavga etmesi11
- velvet38
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- düşün ki o bunu okuyor6
- arapça da ben ene diye mi ana diye mi okunur3
- kuran da namazın olmaması21
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı10
entry'ler (40)
(bkz: niyetimiz zarar vermek değil video çekip gidicez)
(bkz: can geri dönelim can)
(bkz: abi o ses neydi ya)
(bkz: abi bunu bana açıklar mısın)
(bkz: evliya çarpsın ilk defa böyle bir şey oluyo)
(bkz: can geri dönelim can)
(bkz: abi o ses neydi ya)
(bkz: abi bunu bana açıklar mısın)
(bkz: evliya çarpsın ilk defa böyle bir şey oluyo)
troll olduğunu bile bile buraya sayfalarca yazı dökecek kadar utandığım başlıktır, ancak şu var ki, babasına karşı değil sevgi; içgüdüsü bile olmayan adama kitap yazsan fayda etmeyecektir.
4-5 gündür 50 mg lığına yarım olarak başladığım ilaç. bu süre zarfında çok iyiydim, nedense bu akşam gerçek hislerimi bastırmama engel olamadı, ağlamama engel olamadı bugün. Bendeki tek olumsuz yanı çok dalgınlık, unutkanlık yapıyor. onun haricinde getirisi götürüsünden fazla olduğu için şu sıralar kullanıma devam edeceğim ilaç.
(bkz: yazarların sen sevdiği kan grubu)
(bkz: insanlarda favori ten renginiz)
(bkz: ideal hava sıcaklığı sorunsalı)
(bkz: insanlarda favori ten renginiz)
(bkz: ideal hava sıcaklığı sorunsalı)
oyuncak bebeğin dişlerine "fırçalarken inandırıcı olsun" diye çikolata sürmek, sonra fırçalayamadan banyoda unutmak. ardından gece görünce "bu bok yemiş" diye ağlamak...
gelmiş geçmiş sevdiğim tek şiir olabilir, ilk defa bir anlam yükleyebildiğim şiirdir. iyi rüzgarlar estirdiğine inanılan albatros kuşunu öldüren yaşlı bir gemicinin lanetlenmesiyle alakalıdır. ölmek isteyen ama ölemeyen insanı anlatır. şu dizesi çok önemlidir "su, her yer su, içecek tek bir damla yok." kısacası yaşam bu adama göre bir cezadır. çaresizliği bu kadar güzel anlatan başka bir şiir bilmem. hatta başka bir şiir bilmem. ayrıca şarkısı da en sevdiğim şarkılardan birisidir.
aklımdan çıkarmaya çalıştığım kişi rüyalarımda bana sarılıp saçlarımı kokluyorsa, uyumak dışında her şey mubahtır.
komik olmaktan öte iğrenç olan söylemdir.
ben en çok kendimi seviyorum, ve de doğal olarak kendimi özlüyorum. beni ben olmaktan alıkoyan şeylerdense bir şekilde nefret ediyorum. aslında insanlar kendilerini olumsuz yönde değiştiren şeylerden nefret eder ya; bana fark etmiyor, bugün iyi değiştirenin yarın kötü değiştirmeyeceği de aşikar değil. mesele kötülükte değil zaten; kötüsüz yaşam mı olur?
bir şeye çok kapılmayı sevmiyorum bu sebeple. dünyaya ait olan her şey gidecektir ve hiç bir şey elimde değildir. elimde olan yegane şey ben'im, ben ise sadece kendim olabildiğim zaman anlamlıyım. dolayısıyla kendimi özletecek her şeyi hayatımdan çıkarmayı da akıl kârı buluyorum.
bir şeye çok kapılmayı sevmiyorum bu sebeple. dünyaya ait olan her şey gidecektir ve hiç bir şey elimde değildir. elimde olan yegane şey ben'im, ben ise sadece kendim olabildiğim zaman anlamlıyım. dolayısıyla kendimi özletecek her şeyi hayatımdan çıkarmayı da akıl kârı buluyorum.
korkmaktan korkma.
kendim adına, ders çalıştığım masanın çekmecesinde gıdaya dair ne var ne yok silip süpürmekle baş gösteren yan etkidir.
(bkz: şurup rutinim)
(bkz: sözlük yazarlarının favori oyuncakları)
(bkz: ağlamadan dediğini yaptırma yolları)
(bkz: annen mi baban mı yoksa cedric mi)
(bkz: sözlük yazarlarının favori oyuncakları)
(bkz: ağlamadan dediğini yaptırma yolları)
(bkz: annen mi baban mı yoksa cedric mi)
her sınavda yanlış okuyan hocanın kağıtları okuması ardından kağıdıma baktım, bir sürü yanlış var. senin ben hoca diye kalktım yerimden. adamın da sınav kağıdımı kendi kontrol edeceği tuttu, ve 40 sorunun birinde bile hata çıkmadı. ardından tüm devamsızlığımı kullanıp 1 ay dersine gitmemiştim. trendy dergisi yayınlansa utandıran anlar köşesine kesin yollardım.
sanki celal babanın hüküm sürdüğü bir ülkede yaşıyormuşuz gibi, elini kolunu sallayan insanların yaşamına böyle müdahale edebiliyor. gerçekten yazık, ilgili mercilerin ilgisizliklerine daha da yazık.
tam mutluluğu bulmuşken elinden kaçıran bir platonik.
acıyı öğreniyorsun, hayatın o şımarıklıktan ibaret olmadığını öğreniyorsun. can yakarsan canının yanabileceğini öğreniyorsun. ve bir şansın daha olsa kaybetmemek için neleri verebileceğini gözden geçiriyorsun. iğrençleşmediği için de aslında ne kadar önemli bi insanı kaybettiğini anlıyorsun.
"o" nunla. konuşmak yok, oturalım yeter.
edite gerek olmadan, entry olarak söylediğim önerme, öldüm sözlük. gömülmemiş olmak yaşadığımız anlamına gelmez.
takıntılı olmaları diye bildiğim özellik.