bugün
- salak erkek neden bu kadar çok6
- sedat pekmez21
- velvet27
- ktç abinin çaylak olması3
- true nun çaylak olması4
- pekmez bey biraderin birader yazar bey olması3
- aile evinde yaşamak12
- ebu muhammed el culani4
- kemalist dünya19
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- tavuk iskender4
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- çomar putu4
- kadir inanır3
- ingiliz aksanı6
- yazarların iyi olduğu konular4
- galatasaray lobisi11
- beşar esad2
- kürtçülük2
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- herzevekil'in biraz şey olması6
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar3
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar5
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- anıtkabir i yıkıp yerine cami yapmak2
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- dincilerin ingiltere sevdası5
- beynin güzelce yıkanması3
- kemalist tokatlamak2
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- bir gecede cahil kaldık5
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- fight club4
- merhabalar biraderler4
- akplilerin akpye oy verme nedenleri4
- birader yazar olmak13
- maklube4
- sözlük yazarlarının yemek menüleri4
- üniversitelerin gereksiz olması10
- biz dededen chp liyiz deyip kk'ye oy verecek tip3
- hızlı para kazanmanın yolları14
- şeyh olup milleti söğüşleme işi3
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- allah9
- yazarların ilk kedileri3
- aylık 315 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim5
sevdiği entry'ler
o kadar berbat, boktan ve sefil bir haldeyim ki kaybedecek hiçbir şeyim yok. madem kaybedecek hiçbir şeyim yok, o zaman neden risk alamıyorum? neden rahat, geniş bir şekilde içimden geldiği gibi yaşayamıyorum?
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...