bugün
- kadir inanır10
- seri gizli artı oy veren melek7
- yeni tanışılan kızdan istemek5
- yazarların iyi olduğu konular9
- pringles 12 tl oldu kimsenin umrunda değil3
- ciguli kral4
- true nun çaylak olması9
- ekepe dönemindeki suç artışının sebebi3
- türk soyu ve arap soyu birdir4
- ana dilimiz kürtçe olsun kampanyası4
- feminist sloganı2
- neden herkes evleniyor hala2
- türklere devşirme diye laf atan kürt5
- kürtçülerin algıları5
- kürtçülük5
- velvet26
- kadir inanır'ın 58 yıllık kariyeri2
- sedat pekmez21
- aile evinde yaşamak13
- savcı ile sevgili olan mafya2
- barda şişenin üstüne oturmuş kız görmek2
- salak erkek neden bu kadar çok7
- kemalist vs ot yiyen köpek4
- kemalist dünya19
- artık şaşırmıyorum2
- amigo kızı olan sözlük kızları2
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- ebu muhammed el culani4
- ktç abinin çaylak olması5
- dedehatun'un elleri2
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- yapay zeka asistanlarının samimiyet sorunsalı3
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- galatasaray lobisi11
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- ingiliz aksanı6
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar4
- herzevekil'in biraz şey olması6
- 2026 dünya kupası25
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- türk devrimi neden başarısız oldu2
- birader yazar olmak13
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- tavuk iskender4
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar5
- bir sözlük kızının balık ekmeğinize göz dikmesi2
o kadar berbat, boktan ve sefil bir haldeyim ki kaybedecek hiçbir şeyim yok. madem kaybedecek hiçbir şeyim yok, o zaman neden risk alamıyorum? neden rahat, geniş bir şekilde içimden geldiği gibi yaşayamıyorum?
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar