bugün
- kol saati8
- bik bik 218
- ne bikbikmiş beee3
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- idiocracy3
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- cumartesi günü ayılamamak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- ertuğrul dursun önkuzu2
- ahmed yesevi2
- islam3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- teomancalmasur23
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı2
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- msn kullanan efsane nesil4
- noodle6
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- insan doğuştan iyi midir17
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- gay olduğunu saklayan erkek4
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- simko38
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ak partiyi savunan dayılar9
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
o kadar berbat, boktan ve sefil bir haldeyim ki kaybedecek hiçbir şeyim yok. madem kaybedecek hiçbir şeyim yok, o zaman neden risk alamıyorum? neden rahat, geniş bir şekilde içimden geldiği gibi yaşayamıyorum?
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...
o kadar mükemmel, harika bir şeyim ki toplumda en saygı duyulan, en sevilen, en çok istenen kişi ben olmalıyım. o kadar kusursuzum ki kendimi yere göğe sığdıramıyorum. küçümsenmeyi hiçbir koşulda hak etmiyorum. çünkü mükemmelim.
gururumla ördüğüm duvarların arasına hapsetmek zorundayım kendimi. içimden gelse de, küçük düşme ihtimalini göze almamalıyım. gururumu riske atmamalıyım. her anlamda harika bilmeli insanlar beni. bana her koşulda saygı duymalılar. sadece göstermelik bir saygı değil; içlerinden gelerek duymalılar bu saygıyı, beni hem içleriyle, hem dışlarıyla yüceltmeliler. benim üstünlüğüm karşısında boyun eğmeli ve kusursuzluğum karşısında kendilerini aciz hissetmeliler. işte bu yüzden içimden gelse bile, onların gözleri önünde küçük düşme ihtimali doğuran şeyler yapmamalıyım. kendi sınırlarımı çizmeliyim. gururumu ve yüceliğimi riske atmamalıyım.
ama dur bi dakika, madem o kadar mükemmelim, riske atacak neyim olabilir ki?...
eğer düşündüğüm kadar mükemmelsem, ne yaparsam yapayım insanlar her koşulda bana tapacaktır.
eğer saklayacak şeylerim varsa ve bunları sırf mükemmelliğin ardına sığınmak için gizlemeye devam ediyorsam, hatta bunun için büyük çabalar gösterip kendi ellerimle hayatımı acıya dönüştürüyorsam, düşündüğüm kadar mükemmel değilim demektir. değil mi?
yani belki de, mükemmellik beni özgürleştirmekten ziyade; sınırlandıran, mahrum bırakan, beni zorlayan, hatta hayatımı zindana çeviren lanet olasıca bir safsatadan başka bir şey değil?
belki de artık bu takıntıdan kurtulmam; aslında ne kadar da berbat, aciz, sefil bir halde olduğumu kabul etmem ve istediğim her türlü riski alarak, heyecanla yaşamaya başlamam gerek şu hayatı?
tıpkı kaybedecek hiçbir şeyi olmayan ve bunun farkında olan o güçlü, aziz insanlar gibi; artık rahat, geniş ve özgür bir şekilde, içimden geldiği gibi yaşamalıyım?...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar