bugün
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim9
- seni ne mutlu eder5
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı14
- atm'ye ateme diyen hanzo9
- evleneceği kızı burcuna göre seçen erkek4
- boğa burcu erkeği4
- burçlara inanmak4
- burçlara inanan erkek4
- saraca finch house19
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi6
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması5
- öğle yemeği saati4
- heyt bea6
- 40 yaş altı sözlük bebeleri12
- yoğurt3
- aykolik moderatör olsun kampanyası3
- evde hiç sıkılmadan vakit geçirebilen insanlar4
- hayal kurmak3
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın3
- yazarların dinlediği en duygusal şarkılar3
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- sadece arkadaşlarını oylayan yazar2
- iki dakikalık iş denen şeyin iki dakika sürmemesi2
- her şeyi psikolojik bir sebebe bağlama3
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- bir sözlük kızına şiir yazmak2
- 26 yaşında intihar etmek3
- barış akarsu öldü mü öldürüldü mü sorunsalı2
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- işimizin başındayız uludağ sözlük3
- habire122
- ona bir şey söyle13
- ben kararımı verdim5
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- annenin ölmesi6
- yazarlara gelen son mesaj2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- arkadaşlarla tatile gitmek3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- villa alınabilecek yerler2
- yazın cep sorunu3
- larisalisa3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı13
- birden çok boşanmış biriyle evlenilir mi sorunsalı2
- besle kargayı7
- bir erkeği markete yollamak4
- 2026 dünya kupası24
sevdiği entry'ler
insanlara dayatılmaya çalışan yalandır. artık medya tarafsız değil, gerçekler bizim çocukluğumuzdaki gibi ortaya konmuyor. gösterilmek istendiği gibi gösteriliyor.
o kadar net hatırlıyorum bak, altı sıfır atılmadan önce otuz yumurtayı üç milyona alıyorduk. tam üç milyon. annem on milyon ile pazara gidiyordu. üç kilosu bir milyondan patates alabiliyorduk çünkü.
fetö mesela. seneler önce beraber masaya oturduklarında da önünde eğilip elini öptüklerinde de bu adamlar aynı işi yapıyorlardı, şimdi darbe yapmaya çalıştıklarında da. hiç bir şey değişmedi. hani bazen ortaklıklar bozulur ya, iki taraf ortak hareket ederken birbirine vurmaya başlar. aynı durum.. sen hiç mi bulaşmadın diyenlere, bulaşmadım arkadaşlar. iyi ya da kötü niyetle o oluşumla temas etmemiş nadir insanlardan biriyim sanırım.
teröre gelince. ben siyasetten çok anlamam. ama en azından gördüğümü yazacak cesareti de gösteremezsem ilerde çocuklarımın yüzüne bakamam. biz henüz çocukken bırak o imralıdaki orospu çocuğunun adını bağırıp yaşasın diyerek halay çekmeyi bayrak sallamayı adını anarken tereddüt ederdi insanlar. o bahsedilen sözde ülkenin başına "sözde" sıfatı eklenmeyince konuşan kendini suçlu hissederdi. ne değişti? hükümet değişti arkadaşlar. inanın bana ahmet necdet sezer hangi partiden cumhurbaşkanı oldu onu bile bilmiyorum. benim hatırladığım en eski cumhurbaşkanı olduğu için ancak o dönemle kıyaslayabiliyorum. fanatik ya da körü körüne kendisine diretilenleri yine aynı şekilde etrafa haykıranlardan da değilim.
hükümet değişti ve pkk destekileri meclise girdi. değişen şey bu. bana babam söylemişti pkk parti kurmuş diye. dedim ya anlamam siyasetten diye, ona rağmen ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum. bırak böyle sosyal medyaları pkk propagandası için kullanmayı dedim ya konuşurken yanlış anlaşılmaktan korkardı insanlar.
yine biz çocukken bi yerde patlama olunca ya da doğudan şehit haberi gelince nasıl desem şimdiki kadar sukunetle karşılayamazdık. bu kadar sık olmazdı çünkü. her hafta olmazdı. şehit anası babası yine vatan sağolsun derdi ama.
şimdi benim kafamda şu soru var; birileri o askerlerin o belediye otobüsüne bineceğini bilirken senin istihbarat teşkilatın nasıl bu eylemden haberdar olmaz? ya da bir hafta önce birileri tam o noktada polislerimizin toplanacağını o kadar net bilebiliyorken senin kulağına hiç mi çalınmıyor onların planları? en azından bi dikkat edin diye birimlerini uyaramayacak kadar mı duyamıyorsunuz? hadi bunu duyamıyorsunuz, fetö yü o kadar kısa sürede nasıl temizlediniz? siz terörü bitirmek istemiyorsunuz. ama başa geçerken vaad ettiklerinizden biri de buydu. unuttu insanlar..
benim derdim ne hükümetle ne herhangi bir partiyle. benim derdim kaç yaşına gelmesine rağmen hala polislik yapan babamın eve sağlam gelmesi. belki seneye askere gidecek olan kardeşimin canının sağlığı. ben şehit yakını olmak istemiyorum, ben babamın ve kardeşimin mezuniyetimi, nikahımı, çocuklarımın doğumunu, onların mezuniyetlerini görmelerini istiyorum. ve sizin aksinize ben bunu herkesin ailesi sevdikleri için isteyecek kadar gani gönüllüyüm. yapamadın işi yapabilecek birine devretmek erdemdir. oturduğunuz koltuktan kalkınca da yaşayabilrsiniz.
o kadar net hatırlıyorum bak, altı sıfır atılmadan önce otuz yumurtayı üç milyona alıyorduk. tam üç milyon. annem on milyon ile pazara gidiyordu. üç kilosu bir milyondan patates alabiliyorduk çünkü.
fetö mesela. seneler önce beraber masaya oturduklarında da önünde eğilip elini öptüklerinde de bu adamlar aynı işi yapıyorlardı, şimdi darbe yapmaya çalıştıklarında da. hiç bir şey değişmedi. hani bazen ortaklıklar bozulur ya, iki taraf ortak hareket ederken birbirine vurmaya başlar. aynı durum.. sen hiç mi bulaşmadın diyenlere, bulaşmadım arkadaşlar. iyi ya da kötü niyetle o oluşumla temas etmemiş nadir insanlardan biriyim sanırım.
teröre gelince. ben siyasetten çok anlamam. ama en azından gördüğümü yazacak cesareti de gösteremezsem ilerde çocuklarımın yüzüne bakamam. biz henüz çocukken bırak o imralıdaki orospu çocuğunun adını bağırıp yaşasın diyerek halay çekmeyi bayrak sallamayı adını anarken tereddüt ederdi insanlar. o bahsedilen sözde ülkenin başına "sözde" sıfatı eklenmeyince konuşan kendini suçlu hissederdi. ne değişti? hükümet değişti arkadaşlar. inanın bana ahmet necdet sezer hangi partiden cumhurbaşkanı oldu onu bile bilmiyorum. benim hatırladığım en eski cumhurbaşkanı olduğu için ancak o dönemle kıyaslayabiliyorum. fanatik ya da körü körüne kendisine diretilenleri yine aynı şekilde etrafa haykıranlardan da değilim.
hükümet değişti ve pkk destekileri meclise girdi. değişen şey bu. bana babam söylemişti pkk parti kurmuş diye. dedim ya anlamam siyasetten diye, ona rağmen ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum. bırak böyle sosyal medyaları pkk propagandası için kullanmayı dedim ya konuşurken yanlış anlaşılmaktan korkardı insanlar.
yine biz çocukken bi yerde patlama olunca ya da doğudan şehit haberi gelince nasıl desem şimdiki kadar sukunetle karşılayamazdık. bu kadar sık olmazdı çünkü. her hafta olmazdı. şehit anası babası yine vatan sağolsun derdi ama.
şimdi benim kafamda şu soru var; birileri o askerlerin o belediye otobüsüne bineceğini bilirken senin istihbarat teşkilatın nasıl bu eylemden haberdar olmaz? ya da bir hafta önce birileri tam o noktada polislerimizin toplanacağını o kadar net bilebiliyorken senin kulağına hiç mi çalınmıyor onların planları? en azından bi dikkat edin diye birimlerini uyaramayacak kadar mı duyamıyorsunuz? hadi bunu duyamıyorsunuz, fetö yü o kadar kısa sürede nasıl temizlediniz? siz terörü bitirmek istemiyorsunuz. ama başa geçerken vaad ettiklerinizden biri de buydu. unuttu insanlar..
benim derdim ne hükümetle ne herhangi bir partiyle. benim derdim kaç yaşına gelmesine rağmen hala polislik yapan babamın eve sağlam gelmesi. belki seneye askere gidecek olan kardeşimin canının sağlığı. ben şehit yakını olmak istemiyorum, ben babamın ve kardeşimin mezuniyetimi, nikahımı, çocuklarımın doğumunu, onların mezuniyetlerini görmelerini istiyorum. ve sizin aksinize ben bunu herkesin ailesi sevdikleri için isteyecek kadar gani gönüllüyüm. yapamadın işi yapabilecek birine devretmek erdemdir. oturduğunuz koltuktan kalkınca da yaşayabilrsiniz.