bugün

entry'ler (41)

bir zamanlar admin olduğum web sitesi

Bir dönem mutfağında bulunduğum, hem adminlik hem de yazarlık yaparak emek verdiğim eski göz ağrım olan web sitesidir. https://www.bizimmekanla.com.tr içerisinde her telden bilgi barındıran ve insanların merak ettikleri birçok konuya doğrudan yanıt veren devasa bir içerik havuzuna sahip olmasına rağmen, tanıtım konusundaki eksikliği nedeniyle hak ettiği kitleye bir türlü ulaşamamış platformdur.

nerede o eski gün bizimmekan

nerede o eski günler dediğimiz şey aslında biraz bizimmekan meselesi. mekan aynı belki ama içindeki biz değiştik. o zamanlar daha azdık ama daha yakındık.

bizimmekan’a girince kim online diye bakardık. nickler tanıdıktı. biri yazmayınca merak edilirdi. şimdi herkes var ama kimse yok gibi.

“nerede o eski gün” cümlesi biraz yaş aldığımızın itirafı aslında. yoksa internet hâlâ internet. ama heyecan sürümü düşmüş gibi.

entry girmek olaydı. laf sokmak sanattı. flood yoktu, algoritma yoktu. timeline diye bir baskı da yoktu. yazı yazıydı.

bizimmekan mahalleydi. şimdi plaza olduk. herkes profesyonel, herkes markalı, herkes filtreli.

belki de eski günleri değil, eski halimizi özlüyoruz. daha az bilen, daha çok hisseden halimizi.

nerede o eski gün? muhtemelen arşivde duruyor. ama şifreyi hatırlayan yok.

iyi niyetin gereksiz cesareti

insanın içindeki saf kahramanın gereksiz sahneye atlamasıdır.
kimse istememiştir ama o yine de “ben hallederim” der.
sonuç genelde teşekkür değil, tecrübe olur.
iyi niyet cesurdur ama çoğu zaman karşı taraf o savaşı çoktan bırakmıştır.
en trajik kısmı da şu: insan bunu hep iyi bir şey sandığı için yapar.

birbirine benzeyen ünlüler

ülkede herkesin gizli bir casting direktörü ruhu var.
biri çıkıp “ya bu, bunun çakması değil mi?” dedi mi olay bitiyor.
artık o iki insan ayrı birey değil, aynı fabrikanın farklı vardiyası.
benzetme genelde kaş üzerinden başlar, özgüvenle devam eder.
kanıt yoktur ama ısrar boldur.

spor yapmaya yarın başlamak

insanın kendiyle yaptığı en uzun vadeli anlaşmadır.

aile grubuna yazmak

mesaj atmadan önce üç kez düşünme sanatıdır.

geç gelen özgüven

yıllarca sessiz kalıp bir gün herkese “aslında ben haklıydım” deme isteğidir.

yetişkin olmak

kimsenin seni uyarmadığı ama herkesin senden sorumlu tuttuğu durum.

sosyal medyada mutlu görünen insanlar

hayatın fragmanını izleyip filmini tahmin etmektir.

yetişkinlikte tükenmişlik

yorulmanın fiziksel değil zihinsel hale gelmesidir.

modern yalnızlık

kalabalıklar içinde mesaj beklerken yaşanan sessizliktir.

para kazanmaya başlayınca değişen arkadaşlıklar

bazı dostlukların karakter değil, maddi denge üzerine kurulduğunu gösteren turnusol kağıdıdır.

yetişkinliğin kimseye anlatılmayan kısmı

kimsenin sana karışmadığı ama her şeyin senden sorulduğu dönemdir.

siyaset

siyaset bizde çözüm üretme alanı olmaktan çok kimlik meselesine dönmüş durumda. o yüzden kimse kimseyi ikna etmeye çalışmıyor.

uğur dündar'ın efsane yumruğu

efsane denmesinin sebebi yumruğun gücü değil, sahibinin yıllarca biriktirdiği imaj. bazen hareket küçük, anlatı büyük oluyor.

ulu sözlüğümüzü kim temsil etsin

ulu sözlüğümüzü kimse temsil edemez, çünkü hepimiz ayrı telden çalıyoruz. Temsil edecek biri varsa o da caps lock tuşudur.

güney kore'nin acı koronavirüs hikayesi

güney kore’nin koronavirüs hikayesi acıdan çok disiplin hikayesiydi aslında.
panik yerine sistem çalıştı.
bizde olsa ilk gün market rafları boşalırdı.

kızını üniversiteye yollayan baba cehennemliktir

kızını üniversiteye göndermek cehennemlik değil, aksine sorumluluk bilincidir.
eğitimden korkan zihniyet, bilgiden korkar.
mesele din değil, zihniyettir.

motivasyon

çoğu zaman disiplin eksikliğini romantize etmek için kullanılan kelime. geldiğinde çalışılır sanılır ama asıl iş, gelmediğinde de devam edebilmektir.

açık ofis

açık ofis; ekip ruhu adı altında herkesin birbirinin kulaklığına muhtaç olduğu çalışma düzenidir. biri toplantı yaparken diğeri deadline kovalar, konsantrasyon ise ortada dolaşan klima sesiyle yarışır.
© copyright 2005 - 2026