bugün
- bacılar çabuk bakın13
- kızlar bi bakın bişe göstercem10
- queen feristah12
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- her gün blazer ceket giyen kadın6
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası30
- ucan tekme atan hipopotam29
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum5
- neden yahudi intihar bombacısı yok5
- ulıdağ sözlük'ün geleceği18
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet13
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak4
- un kurabiyesi3
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- gece gece geçmişi düşünüp ağlamak4
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- mehir olarak yalı isteyen kız5
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin2
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- nervio'nun erkek olması30
- arabayla suya uçmak2
- iltica41
- nevresim değiştirmeye psikolojik olarak hazırlanma2
- yaz kış pencereyi açık tutan insan3
- fatma betül sayan kaya36
- akşam 9 da yanıyorum diye mesaj atan sekreter3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- meet joe black3
- geceye bir şarkı sözü bırak3
- ak partili ahlakı6
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- adidas'ın 8 bin tl lik timsah desenli samba modeli3
- fuck the police şarkısını dinleyen polis3
- aniden gelen üşüme hissi3
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- gunluklerim aylik olmus15
- gece saat 1 de çivi çakan komşu2
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor4
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- yarragi olan adam12
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- ali emre ballı4
- heyt bea10
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
entry'ler (3)
(bkz: monster porn) bunun da fanları varmış.
önemli olan 25 yaşında nei gösterdiğindir.
nedir benim olması gereken! öncelikle iyinin meselesi, sonra tanrı'nın, insanlığın, gerçeğin, özgürlüğün, hümanizmin ve adaletin; dahası halkımın, kralımın, anavatanımın; ve nihayet tinin ve binlercesinin. sadece benim meselem asla benim olmamalıdır. "yuh be, egoiste bakın, sadece kendini düşünüyor!"
meseleleri için çalışmamızı gerekli bulan, hatta canımızı feda etmemizi ve meselelerine hayranlık duymamızı bizden bekleyenlerin kendi meselelerini nasıl gerçekleştirdiklerine bakalım bir kez de.
tanrı hakkında köklüce şeyler müjdelemekte olan sizler binlerce yıl "tanrısallığı derinliklerine kadar incelediniz"; ve tanrı kalbine kadar uzanan sizler, meselesine hizmet etmekle vazifelendirildiğimiz o "tanrı'nın kendi meselesini" nasıl icra ettiğini pekala bize açıklayabilirsiniz. ve yaptıklarını da gizlemezsiniz. neymiş peki tanrı'nın meselesi? bize buyurduğu gibi yabancı bir meseleye mi tabidir, sevgi ve gerçeği kendisine mal etmiş midir? burada bir yanlış anlama söz konusudur, buysa sizi çıldırtıyor;
tanrı meselesinin sevgi ve gerçek olduğunu, dolayısıyla sevgi ve gerçeğin tanrı için yabancı bir mesele olamayacağını öğretmektesiniz. tanrı'nın yabancı bir işi kendine meslek etmiş olduğu varsayımı, dolayısıyla bizim gibi zavallı karıncalarla benzeş olması sizi çıldırtıyor. "tanrı gerçek demek olmasaydı gerçeğe sahip çıkar mıydı"? tanrı sadece kendinden yana yontuyor, çünkü o bir bütünlüktür, dolayısıyla her şey onun meselesidir! biz ama, biz bir bütünlük değiliz, dolayısıyla bizim meselemiz küçücük ve aşağılık bir iştir; işte bu nedenle de "yüce bir meseleye hizmet etmek zorundayız". şurası açıktırki, tanrı'yı sadece tanrı ilgilendiriyor, onun meşguliyeti sadece kendisidir, sadece kendisini düşünüyor ve kendi gözünde yine sadece kendisi var; vay haline tanrı'yı tatmin etmeyene. o, kendinden üstün herhangi bir varlığa hizmet etmiyor ve sadece kendisini tatmin ediyor. onun meselesi tam anlamıyla egoist bir meseledir.
peki ya insanlık, meselesini kendi meselemizmiş gibi görmemiz gereken o insanlık yüce bir varlığa mı hizmet etmektedir? onun meselesi bir başkasının meselesi midir? ve yüce bir meseleye mi hizmet etmektedir? hayır, insanlık kendinden başka kimseyi görmüyor, meselesi kendisidir ve sadece kendisine faydası vardır. amaçları ve istemleri uğruna halkları ve bireyleri acılara sürükleyip kullandıktan sonra, onlara teşekkür olsun diye tarihin çöplüğüne fırlatıyor. insanlığın da meselesi tam anlamıyla egoist bir mesele değil midir?
kendi meselesini bizim meselemizmiş gibi gösteren ve bizim çıkarlarımızdan dem vuran herkese tüm meselesinin sadece kendisinde düğümlendiğini açıklamama gerek yok. bir kez olsun diğer kavramları da gözden geçirin. hakikat, özgürlük, hümanizm, adalet, sizden kendilerine hayran olmanız ve hizmet etmeniz dışında başka bir şey istiyorlar mı?
tüm bunlar sizden gayretle boyun eğmenizi bekliyor. sadık yurtseverlerce savunulan şu halka bakın bir kez de. halk için kanlı savaşlarda ölen ya da açlık ve sefaleti göze alarak savaşan yurtseverler, halkı ne derece ilgilendiriyor? halk onların bok yığınına dönüşen cesetleri arasında "yeşeren halk" oluyor! bireyler, "halkın büyük meselesi için" ölürken, halk onlara arkalarından teşekkür yolluyor ve kadavralarından kendine kàr payı çıkarıyor. buna ben okkalı bir egoizm derim.
şimdi de "benim" dediği şeyleri şefkatle koruyan sultana bakalım. sultan tam bir özgeci değil midir ve onun olan şeyler için yaşamını daima adamamış mıdır? evet, "onun olanlar" için, tabii. sen ona değil, kendine ait olduğunu göstermeye çalış ve bunu bir kez olsun dene: onun egoizmini reddetmekle zindanı boylayabilirsin. sultanın meselesi kendisidir: o bir bütünlüktür ve kendisi için biriciktir ve "onun" olmak istemeyen birini tahammül edemez.
bu parlak önerilerden egoistin çok daha iyi hareket ettiğini anlayamıyor musunuz? ben, kendi adıma bundan bir ders alıyor ve bu büyük egoistlere özgeci davranıp hizmet edeceğime, kendim egoist oluyorum.
tanrı'nın da, insanlığın da işi kendilerine dayanmaktadır, kendileridir. benim meselem de benim. tanrı gibi her şey ve hiçim, biriciğim.
eğer tanrı ve insanlık, sizlerin de doğruladığı gibi, bir bütünlük iseler, benim de onlardan eksik bir yanım yok ve "boş" olduğuma dair bir şikayetim de yok. ben hiçim derken, boş olduğumu söylemiyorum, bizzat yaratıcı bir hiçim, bir yaratıcı olarak her şeyi yaratan bir hiç.
tepeden tırnağa kadar benim olmayan her işe uğurlar olsun! sizce benim işim en azından "iyi bir iş" olmalıdır? nedir iyi iş, kötü iş! işim demek zaten ben demek'im. ve ben ne iyiyim, ne de kötü. iyinin de kötünün de benim için hiçbir anlamı yoktur.
tanrı'nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.
hiçbir şey benden üstün değildir!
meseleleri için çalışmamızı gerekli bulan, hatta canımızı feda etmemizi ve meselelerine hayranlık duymamızı bizden bekleyenlerin kendi meselelerini nasıl gerçekleştirdiklerine bakalım bir kez de.
tanrı hakkında köklüce şeyler müjdelemekte olan sizler binlerce yıl "tanrısallığı derinliklerine kadar incelediniz"; ve tanrı kalbine kadar uzanan sizler, meselesine hizmet etmekle vazifelendirildiğimiz o "tanrı'nın kendi meselesini" nasıl icra ettiğini pekala bize açıklayabilirsiniz. ve yaptıklarını da gizlemezsiniz. neymiş peki tanrı'nın meselesi? bize buyurduğu gibi yabancı bir meseleye mi tabidir, sevgi ve gerçeği kendisine mal etmiş midir? burada bir yanlış anlama söz konusudur, buysa sizi çıldırtıyor;
tanrı meselesinin sevgi ve gerçek olduğunu, dolayısıyla sevgi ve gerçeğin tanrı için yabancı bir mesele olamayacağını öğretmektesiniz. tanrı'nın yabancı bir işi kendine meslek etmiş olduğu varsayımı, dolayısıyla bizim gibi zavallı karıncalarla benzeş olması sizi çıldırtıyor. "tanrı gerçek demek olmasaydı gerçeğe sahip çıkar mıydı"? tanrı sadece kendinden yana yontuyor, çünkü o bir bütünlüktür, dolayısıyla her şey onun meselesidir! biz ama, biz bir bütünlük değiliz, dolayısıyla bizim meselemiz küçücük ve aşağılık bir iştir; işte bu nedenle de "yüce bir meseleye hizmet etmek zorundayız". şurası açıktırki, tanrı'yı sadece tanrı ilgilendiriyor, onun meşguliyeti sadece kendisidir, sadece kendisini düşünüyor ve kendi gözünde yine sadece kendisi var; vay haline tanrı'yı tatmin etmeyene. o, kendinden üstün herhangi bir varlığa hizmet etmiyor ve sadece kendisini tatmin ediyor. onun meselesi tam anlamıyla egoist bir meseledir.
peki ya insanlık, meselesini kendi meselemizmiş gibi görmemiz gereken o insanlık yüce bir varlığa mı hizmet etmektedir? onun meselesi bir başkasının meselesi midir? ve yüce bir meseleye mi hizmet etmektedir? hayır, insanlık kendinden başka kimseyi görmüyor, meselesi kendisidir ve sadece kendisine faydası vardır. amaçları ve istemleri uğruna halkları ve bireyleri acılara sürükleyip kullandıktan sonra, onlara teşekkür olsun diye tarihin çöplüğüne fırlatıyor. insanlığın da meselesi tam anlamıyla egoist bir mesele değil midir?
kendi meselesini bizim meselemizmiş gibi gösteren ve bizim çıkarlarımızdan dem vuran herkese tüm meselesinin sadece kendisinde düğümlendiğini açıklamama gerek yok. bir kez olsun diğer kavramları da gözden geçirin. hakikat, özgürlük, hümanizm, adalet, sizden kendilerine hayran olmanız ve hizmet etmeniz dışında başka bir şey istiyorlar mı?
tüm bunlar sizden gayretle boyun eğmenizi bekliyor. sadık yurtseverlerce savunulan şu halka bakın bir kez de. halk için kanlı savaşlarda ölen ya da açlık ve sefaleti göze alarak savaşan yurtseverler, halkı ne derece ilgilendiriyor? halk onların bok yığınına dönüşen cesetleri arasında "yeşeren halk" oluyor! bireyler, "halkın büyük meselesi için" ölürken, halk onlara arkalarından teşekkür yolluyor ve kadavralarından kendine kàr payı çıkarıyor. buna ben okkalı bir egoizm derim.
şimdi de "benim" dediği şeyleri şefkatle koruyan sultana bakalım. sultan tam bir özgeci değil midir ve onun olan şeyler için yaşamını daima adamamış mıdır? evet, "onun olanlar" için, tabii. sen ona değil, kendine ait olduğunu göstermeye çalış ve bunu bir kez olsun dene: onun egoizmini reddetmekle zindanı boylayabilirsin. sultanın meselesi kendisidir: o bir bütünlüktür ve kendisi için biriciktir ve "onun" olmak istemeyen birini tahammül edemez.
bu parlak önerilerden egoistin çok daha iyi hareket ettiğini anlayamıyor musunuz? ben, kendi adıma bundan bir ders alıyor ve bu büyük egoistlere özgeci davranıp hizmet edeceğime, kendim egoist oluyorum.
tanrı'nın da, insanlığın da işi kendilerine dayanmaktadır, kendileridir. benim meselem de benim. tanrı gibi her şey ve hiçim, biriciğim.
eğer tanrı ve insanlık, sizlerin de doğruladığı gibi, bir bütünlük iseler, benim de onlardan eksik bir yanım yok ve "boş" olduğuma dair bir şikayetim de yok. ben hiçim derken, boş olduğumu söylemiyorum, bizzat yaratıcı bir hiçim, bir yaratıcı olarak her şeyi yaratan bir hiç.
tepeden tırnağa kadar benim olmayan her işe uğurlar olsun! sizce benim işim en azından "iyi bir iş" olmalıdır? nedir iyi iş, kötü iş! işim demek zaten ben demek'im. ve ben ne iyiyim, ne de kötü. iyinin de kötünün de benim için hiçbir anlamı yoktur.
tanrı'nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.
hiçbir şey benden üstün değildir!