bugün
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- gocu nerede6
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu'nun heykeli4
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- true namussuzdur2
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- allah varsa beni milli yapsın4
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- true'nun maaşı2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak2
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- balık ekmek2
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- oğuzhan uğur7
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- regl dönemi dengesizlikleri4
- deniz göktaş2
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- ruhi çenet2
- memecoin2
- tron coin2
- türklerin ileri olduğu konular21
- dünya fenerbahçeliler günü3
- ezgi dalgıç2
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- haluk levent bahis yazışmaları3
- ekrem imamoğlu3
entry'ler (122)
Şu an yaptığım eylemin yazıya dökülmüş hali.
Itiraf ediyorum Hüseyin'imiz çok seviyorum.
Derdin bana derman imiş gibi Anlamsız isimler.
Bir 27 değil tabi.
Dakka bir gol bir. Hayran kalmamak na mümkün.
Temmuz içinde Bulunduğumuz yaz Ay'ı. Aklıma nerden geldiyse.Türk ve Altay mitolojisine de Tamız (Tamus, Tammus, Tamıs, Dumuz, Dumıs) Han olarak geçmiştir. Sümer kökenlidir. Türk coğrafyasının büyük kısmında adı yaz aylarından birisine verilir; Temmuz, Tamız, Tamıs gibi… Çoğu zaman Ahır hayvanlarının ve/veya Çobanların ya da kırsal hayatın, ekinlerin ve hasadın koruyucusu olarak görülür. Damızlık sözcüğü, Damız (ahır) sözcüğüyle olduğu kadar bu isimle de bağlantılıdır ve Tamız Han için ayrılan hayvan demektir. Sümer mitolojisinde çoban görünümlü olarak betimlenir.
Katipzade yakalamış . Maşallah takipdeyim.
Bambaşka yani metaformozluk bir durumu yaşıyorum. Kendimi tanıyamadım. Öyle böyle değil. Çok özlemişim.
Hüseyin ,benim için. O da biliyor zaten. Evleniyoruz sözlük duyurulur.
alt eğo benzetmesi laf.
Aşkı isteme sözlerinin sesli olarak söylenip Vücutta bulunan noktalara vurularak tekrarlanan bir teknik uygulamadır. Mesaj niteliği bilinçaltına gider. Zaten bütün meditasyonlarda amaç bilinçaltını kodlamaktır.
Çok naifsiniz. Hayran kalmamak namümkün.
Weldceller. New elysıum. Burn baby burn.
Dişil enerjinin kullanılmasıyla ortaya çıkan muazzam bir kıpraşma diyelim.
Her kafası karışık insanın yaptığı iki yolculuk vardır; gitmediğin yolları keşif ve yüzündeki nemsiz arazileri ıslatma ilerleyişleri...
Yorulmuştur kadın, yolun kenarında durup karşıdan gelen ilk adamı durdurur tam önünde. Ayaklarının uçları birbirine değecek kadar yaklaşır adamın suretine, konuşacak hiçbir şeyi yoktur. Söyleyecek hiçbir kelime kalmamıştır, her iki yolculuğunu da yarılamıştır ancak. Kaşif bilginliği ve ağlamanın verdiği dinginlikle sığınmıştır işte tanımadığı bir yabancının sözcüklerine. Ondan bir söz bekler, yüzüne bile bakmadan kendisini tanıdığını duymak, birkaç satır kelam etmek ister.
Adam şaşkındır, ayaklarına dayanan bir çift rugan pabucun sahibine bakmaktadır. Başı önde, dudakları titreyen, gözünün yaşını yeni silmiş bir kadın durmaktadır karşısında. Kadın sustukça, konuşası gelir, kadın anlatmadıkça kendini anlatası. Ama nasıl başlanır ki söze, yarım kalmış bir keşfin ortasında?
Kadın çekinerek kaldırır yüzünü, adam başladığı her kelimenin ilk hecesinde vazgeçerken söyleyeceklerinden kadın konuşmadan anlatır düşündüklerini. Yalnızım der, sadece durdum, hayatta, yolculukta, ağlamakta, susmakta hep yarım kaldım. Bak, sussam da konuşuyorum hala…
Adam anlar, kadın yalnızdır, onca yolculukta hep yarım kalmıştır. Oysa kendisi de bilmez tamamlanmanın ne demek olduğunu, kadının dudakları ne kadar kapalıysa gözleri o derece konuşkandır. Adamın cesareti yoktur konuşmaya, ne ileri ne geri gitmeye…
Kadın gözlerini kaçırır birden, önce sesini, sonra rugan pabuçlarını alır ilerler… Geride yarılanmış bir yol, sessiz bir konuşma ve parmak uçlarına değen sıcaklığı soğutan bir rüzgar bırakarak keşfetmeye devam eder.
Adam gecenin bir vakti gördüğü kadının bir rüya olmasından şüphelenerek silkinir, arkasına bakar, kimse yoktur. Ayakkabısının ucunda bir leke dışında hiçbir izi kalmamıştır giden kadından.
Kadın görmüş, susmuş, sessizce konuşmuş, adama dayanıp güç almış, karşılık bulamayınca yoluna devam etmiştir. Adam ayakkabısının ucunda kalan bir lekeden başka gördüğünün gerçek olduğuna inanmayarak düşünü hayra yormuş, aklının bir köşesinde ‘onu anladığını bir türlü anlatamadığı’ bir kadın resmiyle bakışmıştır uzunca.
Sonunda yeni rüzgarlar geçmiştir ikisinin de hayatından, yollar da yaşlar da hep kaşif kalmış, her zaman adımlanmamış bir kara parçası bırakmıştır yollarında. Kimi gece, kimi gündüz onlarca anı kalmıştır geçti dedikleri onca düşün sabahında. Yarım kalmış rüyalar hep hayra yorulmuştur, yarım kalmış yolculuklar yeni yollara, dilekler tamamına…
Yorulmuştur kadın, yolun kenarında durup karşıdan gelen ilk adamı durdurur tam önünde. Ayaklarının uçları birbirine değecek kadar yaklaşır adamın suretine, konuşacak hiçbir şeyi yoktur. Söyleyecek hiçbir kelime kalmamıştır, her iki yolculuğunu da yarılamıştır ancak. Kaşif bilginliği ve ağlamanın verdiği dinginlikle sığınmıştır işte tanımadığı bir yabancının sözcüklerine. Ondan bir söz bekler, yüzüne bile bakmadan kendisini tanıdığını duymak, birkaç satır kelam etmek ister.
Adam şaşkındır, ayaklarına dayanan bir çift rugan pabucun sahibine bakmaktadır. Başı önde, dudakları titreyen, gözünün yaşını yeni silmiş bir kadın durmaktadır karşısında. Kadın sustukça, konuşası gelir, kadın anlatmadıkça kendini anlatası. Ama nasıl başlanır ki söze, yarım kalmış bir keşfin ortasında?
Kadın çekinerek kaldırır yüzünü, adam başladığı her kelimenin ilk hecesinde vazgeçerken söyleyeceklerinden kadın konuşmadan anlatır düşündüklerini. Yalnızım der, sadece durdum, hayatta, yolculukta, ağlamakta, susmakta hep yarım kaldım. Bak, sussam da konuşuyorum hala…
Adam anlar, kadın yalnızdır, onca yolculukta hep yarım kalmıştır. Oysa kendisi de bilmez tamamlanmanın ne demek olduğunu, kadının dudakları ne kadar kapalıysa gözleri o derece konuşkandır. Adamın cesareti yoktur konuşmaya, ne ileri ne geri gitmeye…
Kadın gözlerini kaçırır birden, önce sesini, sonra rugan pabuçlarını alır ilerler… Geride yarılanmış bir yol, sessiz bir konuşma ve parmak uçlarına değen sıcaklığı soğutan bir rüzgar bırakarak keşfetmeye devam eder.
Adam gecenin bir vakti gördüğü kadının bir rüya olmasından şüphelenerek silkinir, arkasına bakar, kimse yoktur. Ayakkabısının ucunda bir leke dışında hiçbir izi kalmamıştır giden kadından.
Kadın görmüş, susmuş, sessizce konuşmuş, adama dayanıp güç almış, karşılık bulamayınca yoluna devam etmiştir. Adam ayakkabısının ucunda kalan bir lekeden başka gördüğünün gerçek olduğuna inanmayarak düşünü hayra yormuş, aklının bir köşesinde ‘onu anladığını bir türlü anlatamadığı’ bir kadın resmiyle bakışmıştır uzunca.
Sonunda yeni rüzgarlar geçmiştir ikisinin de hayatından, yollar da yaşlar da hep kaşif kalmış, her zaman adımlanmamış bir kara parçası bırakmıştır yollarında. Kimi gece, kimi gündüz onlarca anı kalmıştır geçti dedikleri onca düşün sabahında. Yarım kalmış rüyalar hep hayra yorulmuştur, yarım kalmış yolculuklar yeni yollara, dilekler tamamına…
Bunun tersi var. Bi de bu olsun.
Teşekkür ederim.
Başlamıştır. Hayırlı olsun dediğim durumdur.
Allah rahmet eylesin denen kişidir.
Hüseyin Canımmm.