bugün
- insanın bu hayattaki amacı15
- kimseyi memnun edememek8
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi9
- heyt bea5
- çok güzel seven kadın5
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi8
- intihar etmek7
- ışıktan daha hızlı olan şey7
- haşmetmeap zall2
- hayata dair iç burkan detaylar4
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- iha ve siha ile övünmek3
- fevzi kurtuluş2
- akademisyen egosu4
- aşık yorguni2
- yeni sevgilide olması istenen özellikler6
- türkiye maçı için abd'ye gitmek3
- sözlüğe gelince alınan koku7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması9
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği2
- rahmi saltuk3
- bu maçta şike var2
- destur zall hazretleri2
- erikli su5
- daha 176
- idealist yakışıklı çok zeki güvenilir3
- güne bir şarkı bırak8
- huzurevine gitmek2
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- vasiyet yazmak2
- teoman duralı3
- anın görüntüsü18
- sedat pekmez18
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- sistemin bizi paralı köle yaptığı gerçeği3
- erkek ısrarı2
- gulmekicinyaratilmis3
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi4
- açlık grevi2
- murat kurum3
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak3
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı3
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi3
- idare etme aynen iade et2
- yaya geçidinde yayaya yol vermemek2
- peş peşe iki aracın çarptığı 4 yaşındaki çocuk2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- ona bir şey söyle20
entry'ler (12)
dalgalı deniz gibidir. ne zaman kime vuracağı belli olmaz.
“karanlık, aydınlığa ulaşmanın en kısa yoludur.”
xlendir
xlendir
ego, süperego ve id kavramlarının iç içe geçtiği bir sarmal. akıl yürütebilen her canlı işin özünde kendisine aşıktır.
karşımızdaki kişidr bize çekici gelen kavramların pek çoğu beynimizin derinliklerinde hapsolmuş imgelerle ilintilidir. farkında olmadan beynimizde bizim gibi olan birilerini arar dururuz.
karşımızdaki kişidr bize çekici gelen kavramların pek çoğu beynimizin derinliklerinde hapsolmuş imgelerle ilintilidir. farkında olmadan beynimizde bizim gibi olan birilerini arar dururuz.
aldatmanın cinsiyeti, sebebi, nedeni olmaz, olamaz. aldatmak esasında başlı başına kişinin karşısındakinden öte kendisine saygısını kaybetmesidir. karakteri oturmuş, özgüveni yerinde, sağlıklı düşünebilen, otokontrol sahibi bir birey eşini ya da partnerini aldatmaz. kendine saygısı olmayan kısaca karakter yoksunu, özgüvensiz bir birey aldatma yoluna gider ancak.
gelecek nesillere özenle korunarak aktarılması gereken dünya mirası. kuretler caddesinden, celsus kütüphanesine, yamaç evlerde bulunan yanyana duran ev düzenlerine geçmişten günümüze o dönemi anlatan yaşayan birer vesika niteliğinde her biri. taşa işlenmiş ruh.
kültürlenmek. söylenişinde bile bir kinaye, bir alay yok mu bunun. kültürlenmek, hani böyle bir kemik gözlük, bir çalakalem yazılan notlar sağa sola, biraz kahve, biraz bohem bir eda. entelektüel bir duruşdan bile rahatsız olma hali, salt hallerden çıkarım yaparak birilerini aşağılama. hani eskiden okuyup ta ne yapacaksın derlerdi ya bazı büyükler okuma hevesinde olanlara, deyiverirlerdi gözlerindeki hayalleri bile göremeden: tamirci çırağı ol boşver, boş iş bunlar diye. çağımızın modern alay biçimi de bu olmuş: iki kitap okuyunca adam oldular başımıza
keşke herkes iki kitap okusa da, öyle adam olsalar ya başımıza. memleket okumamış ukaladan geçilmiyor ona ne yapacağız gerçekten hiç bilmiyorum.
keşke herkes iki kitap okusa da, öyle adam olsalar ya başımıza. memleket okumamış ukaladan geçilmiyor ona ne yapacağız gerçekten hiç bilmiyorum.
insan ne ister?
asıl sorulması gereken soru bu değil mi?
kim teninin rengini, atasını soyunu, boyunu posunu, saçının gözünün rengini, cinsiyetini daha doğmadan belirliyebiliyor ki.
insan olmak, iyi bir insan olmak, çevresine doğaya dünyaya duyarlı, kendisini olumlayabilen bir insan olmak değil mi yoksa amaç. yeni şeyler öğrenip o öğrediklerini hayatta uygulayıp diğer insanlara rehber olabilmek değil mi aslolan. aslolan şu hayat yarışında birilerinin elini tutup biraz daha ileri gidebilmek değil mi? evet asıl soru şu:
insan ne ister?
asıl sorulması gereken soru bu değil mi?
kim teninin rengini, atasını soyunu, boyunu posunu, saçının gözünün rengini, cinsiyetini daha doğmadan belirliyebiliyor ki.
insan olmak, iyi bir insan olmak, çevresine doğaya dünyaya duyarlı, kendisini olumlayabilen bir insan olmak değil mi yoksa amaç. yeni şeyler öğrenip o öğrediklerini hayatta uygulayıp diğer insanlara rehber olabilmek değil mi aslolan. aslolan şu hayat yarışında birilerinin elini tutup biraz daha ileri gidebilmek değil mi? evet asıl soru şu:
insan ne ister?
atalar boşuna dememiş kara sevda diye. gerçekten sevenin gözü artık başka bir şey görmez olur, kör olur vesselam. ki sevdanın rengi olmaz, tadı olur...
the reason la kendilerine hayran bırakan grup.