bugün
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler16
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı3
- macaristan başbakanın macar tvsine ayarı3
- messi vs maradona6
- kiraz cicegi kolonyasi45
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- allah4
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- 2026 dünya kupası30
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması2
- gs renklerini birleştirince altın mı çıkar5
- misojini3
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat6
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız5
- fusya semsiyeli yabanci19
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- sersem herif14
- izlenilen ilk yabancı dizi12
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu3
- ateist3
- mehmet okuyan12
- yaprak yiyen kadın4
- kim kimin fakesi10
- türkiye4
- aynı anda üç kızla gezmek5
- avrupa birliği4
- çirkin kadını güzel gösteren şeyler4
- sevgiliyle film izlemek için sinema kapatan erkek3
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- gavurun kızı6
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- zall'a yazdığım mesaj7
- magnum4
- alttaki yazarın gerçek adını tahmin etme4
- bir şeyler söyle3
- meyveli soda içen erkek2
- fas13
- fransa10
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- örümcek adamın siyah simbiyot kostümünü giymek2
- lise arkadaşları4
- aşkom diyen erkek4
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı10
entry'ler (15)
Bile bile isteye isteye kavramlar karışıyor her gün gündem alt üst oluyor, daha biz birinciyi anlamaya çalışırken iki oluyor üç oluyor. biz de aynı anda gezi parkında ağaçları korurken bira içip reyhanlı'yı anıp thy grevine destek vermek zorunda kalıyoruz ve bu bile yetmiyor.Bırakalım şu şöyle yapmıştı bu böyle yapmıştıyı da ,artık özgürlüklerimizi kısıtlayanların ve buna izin vermeyecek bizlerin zamanı. bu yüzden GiDELiM gezi parkına; birleştikçe, ses çıkardıkça daha güçlü olacağımızı görün, hissedin. koydukları her yasakta, yaptıkları her kısıtlamada, özgürlüğümüze yaptıkları her saldırıda, insana, doğaya verdikleri her zararda karşılarında olacağımızı beraber gösterelim. UNUTMAYIN; Devlet hukuksuz hale geldiğinde ya da yozlaştığında ki her ikisi ayni şeydir, o zaman sivil itaatsizlik kutsal bir görev haline gelir.
http://www.youtube.com/watch?v=0R1jecPe6UU/ beirut - rhineland (heartland)
Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirerek ve bu yolla çağdaş insana, çağdaş topluma ulaşmak amacıyla 1989′da kuruldu; giderek, çağdaşlaşmaya engel olan tüm konular ve çevre sorunu da amaçlar arasına alındı. Paneller, büyük yürüyüşler (Nisan 1990: laikliğe saygı; ekim 1990: Bahriye Üçok, yürüyüşleri), yarışmalar düzenleyen dernek kitaplar da yayımladı.
Buraya kadarher şey güzel, hoş, yolundan sapmamış !Fakat 2012 yılında Dernek Genel Başkanı Aysel Çelikel, ilginç bir itirafta bulunarak, ÇYDD'nin imam hatip liselerinin önünü kesmek için kurulduğu imasında bulunması ilginç bir o kadar da ayırıcı!
Çelikel, "ÇYDD kurulduğunda, bir mücadele verirsek imam hatiplerin önü kesilir, çizgiye gelir, işte devlete bağlanır ümitlerimiz vardı. Şu anda böyle bir ümit taşımıyoruz. Çok fazla imam doktor, imam avukat, her türlü kadroları yetişti. Artık din kültürü ve ahlak dersi kaldırılmalı" dedi.
Devrim Yasaları´nın yürürlüğe girmesinin 88. yıl dönümü dolayısıyla, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), ÇYDD ve Eğitim-iş Sendikası Eskişehir Şubeleri tarafından panel düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğe, CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ve Eğitim-iş Genel Başkanı Veli Demir konuşmacı olarak katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen´in moderatörlüğünü üstlendiği paneli, Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, Tepebaşı belediye Başkanı Ahmet Ataç, Baro Başkanı Rıza Öztekin, gazeteci-yazar Emin Çölaşan da izledi.
Panelde konuşan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Aysel Çelikel, ÇYDD'nin imam hatip liselerinin önünü kapatmak için açıldığını ima ederek, dinin ise ulus kavramının önüne geçmesi halinde tehlike getiren bir unsur olduğunu iddia etti.
"Din önemli bir bağdır, önemli bir sosyal olaydır" diyen Çelikel, "Ama tek başına ulus kavramının, kimliğinin içine geçmeye gücü varsa da tehlikeyi de beraberinde getiren bir unsurdur. Bütün dünyada ulusal kimlik olayı, resmi tarihle birlikte oluşuyor. Biz Atatürk Cumhuriyeti olarak ulus devlet kurduk. Bu ulus devlet demokratik, insan haklarına, hukuk devletine saygılı, laik ve sosyal bir devlet olacak. Bundan asla vazgeçmeyiz. Bu bizim için ulusalcılıksa evet biz ulusalcıyız. Hiçbir ulus tarihine arka dönemez" diye konuştu.
ÇELiKEL'iN iTiRAFIi: "ÇYDD 23 yıl önce kurulduğu zaman, bir mücadele verirsek imam hatiplerin önü kesilir, çizgiye gelir, işte devlete bağlanır ümitlerimiz vardı. Şu anda böyle bir ümit taşımıyoruz. Çok fazla imam hatip liseleri var. Nedir, ne yapmıştır, amaçları nelerdir? Bilmiyoruz zaten. imam doktor, imam avukat, her türlü kadroları yetişti. Şimdi Anayasa yapılırken yeni bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda diri olmalıyız. Din Kültürü ve Ahlak öğretimi dersi 1982'de kondu. Bunun nasıl uygulandığını biliyoruz. Uygulamalı suni islam öğretildi. Camiye götürdüler. Bu dersin amacı bu değil aslında. Bu dersin mutlaka kaldırılması lazım."
imam hatiplerin üniversitelere girmesini kabullenemeyen Çelikel, "Meslek lisesi kapsamına alınmasıyla bütün meslek liselilere üniversiteye girebilir imkanı verildi. Böylelikle de birçok imam hatipli üniversiteli oldu. Hukuk fakültesinde görevli olduğum dönemlerde bile birçok imam hatipli bu okula kaydını yaptırdı" dedi.
Buraya kadarher şey güzel, hoş, yolundan sapmamış !Fakat 2012 yılında Dernek Genel Başkanı Aysel Çelikel, ilginç bir itirafta bulunarak, ÇYDD'nin imam hatip liselerinin önünü kesmek için kurulduğu imasında bulunması ilginç bir o kadar da ayırıcı!
Çelikel, "ÇYDD kurulduğunda, bir mücadele verirsek imam hatiplerin önü kesilir, çizgiye gelir, işte devlete bağlanır ümitlerimiz vardı. Şu anda böyle bir ümit taşımıyoruz. Çok fazla imam doktor, imam avukat, her türlü kadroları yetişti. Artık din kültürü ve ahlak dersi kaldırılmalı" dedi.
Devrim Yasaları´nın yürürlüğe girmesinin 88. yıl dönümü dolayısıyla, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), ÇYDD ve Eğitim-iş Sendikası Eskişehir Şubeleri tarafından panel düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğe, CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ve Eğitim-iş Genel Başkanı Veli Demir konuşmacı olarak katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen´in moderatörlüğünü üstlendiği paneli, Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, Tepebaşı belediye Başkanı Ahmet Ataç, Baro Başkanı Rıza Öztekin, gazeteci-yazar Emin Çölaşan da izledi.
Panelde konuşan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Aysel Çelikel, ÇYDD'nin imam hatip liselerinin önünü kapatmak için açıldığını ima ederek, dinin ise ulus kavramının önüne geçmesi halinde tehlike getiren bir unsur olduğunu iddia etti.
"Din önemli bir bağdır, önemli bir sosyal olaydır" diyen Çelikel, "Ama tek başına ulus kavramının, kimliğinin içine geçmeye gücü varsa da tehlikeyi de beraberinde getiren bir unsurdur. Bütün dünyada ulusal kimlik olayı, resmi tarihle birlikte oluşuyor. Biz Atatürk Cumhuriyeti olarak ulus devlet kurduk. Bu ulus devlet demokratik, insan haklarına, hukuk devletine saygılı, laik ve sosyal bir devlet olacak. Bundan asla vazgeçmeyiz. Bu bizim için ulusalcılıksa evet biz ulusalcıyız. Hiçbir ulus tarihine arka dönemez" diye konuştu.
ÇELiKEL'iN iTiRAFIi: "ÇYDD 23 yıl önce kurulduğu zaman, bir mücadele verirsek imam hatiplerin önü kesilir, çizgiye gelir, işte devlete bağlanır ümitlerimiz vardı. Şu anda böyle bir ümit taşımıyoruz. Çok fazla imam hatip liseleri var. Nedir, ne yapmıştır, amaçları nelerdir? Bilmiyoruz zaten. imam doktor, imam avukat, her türlü kadroları yetişti. Şimdi Anayasa yapılırken yeni bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda diri olmalıyız. Din Kültürü ve Ahlak öğretimi dersi 1982'de kondu. Bunun nasıl uygulandığını biliyoruz. Uygulamalı suni islam öğretildi. Camiye götürdüler. Bu dersin amacı bu değil aslında. Bu dersin mutlaka kaldırılması lazım."
imam hatiplerin üniversitelere girmesini kabullenemeyen Çelikel, "Meslek lisesi kapsamına alınmasıyla bütün meslek liselilere üniversiteye girebilir imkanı verildi. Böylelikle de birçok imam hatipli üniversiteli oldu. Hukuk fakültesinde görevli olduğum dönemlerde bile birçok imam hatipli bu okula kaydını yaptırdı" dedi.
Yaftala yaftala ne hale geldik. Ülkücülük adının kökenleri Ziya Gökalp'ın kullandığı "Millî mefkure (ülkü)"' ve Nihal Atsız ve Türkçülerin kullandıkları "Millî ülkü" terimlerine kadar uzanır. 1950 - 1953 yılları arasında Türk Milliyetçileri Derneği tarafından kullanılmıştır. Ülkü, kelime anlamı bakımından "ideal" demektir. Ülkücülük ise, "idealizm"in karşılığıdır.
Günümüzde ülkücüyüm diye geçinen ama ülkücülüğün ne demek olduğunu bile bilmeyen insanların eline biber gazı alan polis misali önüne gelen sol görüşlüye hayvansal egolarla yaklaşma, ülkücüyüm diye geçinen insanların bahsedilen idealizmi yanlış anlama durumudur.
Günümüzde ülkücüyüm diye geçinen ama ülkücülüğün ne demek olduğunu bile bilmeyen insanların eline biber gazı alan polis misali önüne gelen sol görüşlüye hayvansal egolarla yaklaşma, ülkücüyüm diye geçinen insanların bahsedilen idealizmi yanlış anlama durumudur.
Anı yaşayamaz efendim Üstüne bir de bugünün enerjisini tüketir.Yarının belirsizliği gibi bir durum varken geleceği düşünmek bugündekilerin kaybının nedenlerinden biridir efenim.
Zamanın ötesinde bir anlayış ister, şu başlıkla dalga geçenin beynini kalemiyle oyabilmek ister.
Her giitği yere, " aaaaa ben buraya daha önce gelmiştim bebeğim" diye miyavlayan, bir işin ucundan tutamamış tutsa da bağlanamamış , fellik fellik gezmekten bir bok öğrenememiş, ay bugün de şarap içmesem olmaz tadında kızlamızdandır kendileri.
Candır can. Önyargıları olmayan, başka başka pencerelerden bakabilen babadır.
Yaratım sürecine dair en ufak bir fikri dahi olmayan, çoğunlukla düşsel kaygıdan uzak kişilerin ben yaptım edasıyla ortalarda dolanmasına sebep olan ama aslında aralarında daha önce ilişki kurulmamış nesneler ya da düşünceler hakkında olmayanı özgün bir şekilde ortaya çıkarabilmeye verilen addır. Ülkemizde bu kavram sanat çevrelerince çok mu çok yanlış anlaşılmaktadır.
Biber gazı olmadan ağlatan tek Türk polis karakteri.
Aramızdan, 9 Ocak 1990da ayrılmış, hayatı boyunca kırka yakın ev değiştirmiş ve bu da hayatında bir adres sorununa yol açmıştır. Kendi ifadesiyle 13 değişik takma ad kullanmış, Sürgünlük, yatılı okullar, mesleği dolayısıyla sürdürdüğü göçebe hayat, değişen eşler, evlilikler ve hayatın pratik yanıyla ilgili acemiliği Cemal Süreyanın sürekli bir düzen kurmasına olanak vermemiştir. Zira imkansız aşklarını bu şiirde anlatmaya çalışmış;
Bu Bizimki
Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.
Bu Bizimki
Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.
Kişilik kavramının yitirilmişliğidir. Kendi değer ve yargıların olmaması durumudur.
Başkalarının seçimlerine göre yaşamaktır. Olması lazım geldiği için yaşar, sonra da zaten olması gerektiği gibi ölürsün.
Büyük Ortadoğu projesi ve kendi çıkarları uğruna ölene yallah, paraya allah diyen ordu!
Acaba yine gitsem yine kabul ederler mi diye düşşünen kuluçkadaki tip.