bugün
- jaws filmindeki sikko balik10
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- iltica19
- atatürk ün hataları3
- sözlüğün kralı8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- yalnız yaşamak6
- fetöcü ünlüler2
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- asansörde konuşmama kuralı3
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- doğru don seçimi4
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- oktay saral6
- haftanın gammazlarında birinci olan user2
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- moralin çok bozuk olması4
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- betray me7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- el clasico da real madrid'in barcelona'yı yenmesi2
- forma7
- sözlüğün kraliçesi5
- metamfetamin7
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- ırak5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- salçalı makarna10
- gece gece kokoreç gömmek7
- evlenmek3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- çin9
- umman4
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- ilhan irem dinleyen erkek6
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- nemlendirici krem20
entry'ler (652)
kemalistlerin şarladığı ama genelde kendilerinin yaptığı muhabbettir. sözcü gazetesi konuyla ilgili muhteşem bir kaynaktır. gülmekten karın kası yapmak isteyenlere önerilir.
asla bir levi's olamayacak olan marka.
yüreklerimizi burkan acı olaydır. ruhları şad olsun..
''...bu prensipler gökten indiği sanılan kitaplar ile bir tutulmamalıdır. biz ilhamımızı gökten değil, doğrudan hayatın kendisinden alıyoruz.'' (1937-Son meclis konuşması)
din konusunda muhteremin son sözleri bunlardır, zaten kısa bir zaman sonra hastalanmış ve bir yıl sonra ölmüştür. din konusunda söylediği pozitif şeyleri henüz tek adam olamadan, koltuğu garantileyemeden önce, pek tınlanmayan bir adamken söylemiştir ve bu sayede halkın gözünde daha iyi bir konuma oturtmuştur kendini.
tanım: olmayan din anlayışıdır, çünkü kendisi -en salak insanın bile yukarıdaki alıntıdan anlayabileceği üzere- dinsizdir.
din konusunda muhteremin son sözleri bunlardır, zaten kısa bir zaman sonra hastalanmış ve bir yıl sonra ölmüştür. din konusunda söylediği pozitif şeyleri henüz tek adam olamadan, koltuğu garantileyemeden önce, pek tınlanmayan bir adamken söylemiştir ve bu sayede halkın gözünde daha iyi bir konuma oturtmuştur kendini.
tanım: olmayan din anlayışıdır, çünkü kendisi -en salak insanın bile yukarıdaki alıntıdan anlayabileceği üzere- dinsizdir.
Doğru olan şeydir, yurt dışında da bu şekilde bilinir. Bir kişi ülkeyi muhalefetsiz yönetiyorsa diktatördür. Bizim mal kemalistlere göre kişinin diktatör olabilmesi için kıyım falan yapması gerekmektedir, ama öyle bir şey yoktur.
Hayatının hiçbir döneminde muhalefete izin vermeyen, kanun çıkararak siyasi partileri kapatan ve tek adam olarak ölmeyi garantileyen, kendisini en ufak bir şekilde eleştirmeye kalkan arkadaşlarına da nutuk ta hakaretler yağdıran, yönettiği savaşların yarısını kaybeden, sadece büyük taarruzun başarıya ulaşmasından ötürü hakkında 'askeri deha' zırvaları uydurulan ortalama liderdir. Büyük taarruzun planlarını da mareşal fevzi çakmak hazırlamıştır, atatürk değil. işin kötüsü bazıları bunun bokunu çıkararak ''en iyi komutan'' falan filan diyerek sıçıp sıvamaktadır.
Bunların haricinde direk avrupanın kanunlarını getirerek nispeten iyi birşey yapmıştır.
Bunların haricinde direk avrupanın kanunlarını getirerek nispeten iyi birşey yapmıştır.
The New York Trilogy adlı kitabını tavsiye edeceğim yazardır.
sebepsiz yere güldürmüş tespittir.
mütercim tercümanlık bölümünü kazandığım üniversitedir. kayıtlarda bir bokluk çıkmazsa da üniversitem olacaktır. mutluyum, gururluyum. since 1453 yani..
gelmeyecek gündür. yüzde 50 değil, koalisyon olarak bile iktidar olamayacaktır. bugünkü dünya düzeni demokrasiyi gerektirmektedir ve kemalizmin demokrasiyle alakası yoktur. kendi haricindeki partileri bahanelerle kapatan, ''tüm basın yayın kuruluşları, partiler ve örgütlerin yasaklanması ve kapatılması yetkisi devletindir'' diye kanun çıkartan, halka cahil diye hakaret eden(bu arada kendi genel başkan yardımcıları da lise mezunu bir garson olan) bir partinin iktidara gelebilmesi için tek yol darbedir. artık tsk içindeki kara üzümler de ayıklanmaya başladığı ve ordu olması gerektiği gibi sivil iradenin denetimine girdiği için de bu imkansızdır. yani chp için geriye kalan tek seçenek muhalefet olmaktır.
chp nin yüzde 50 ile iktidara gelmesinden daha büyük bir olasılığa sahip olan gündür.
çok konuşup hiçbir şey demeyen adamdır. sürekli konuşur, ama aradan kaydadeğer bir cümle çıkmaz. bir de ses tonu acayip iticidir, karşılıklı oturup konuşsak sinir hastası olurdum herhalde.
halihazırda elimde bulunan hesaptır. cillop gibi 0 kilometre ekşi sözlük yazarlığı 500 tl dir efenim. ilgilenenler özel atabilir.
https://www.youtube.com/watch?v=28I663fkh_8
elektrik faturasının fazlalığından yakınan bir öğrenci, saz eşliğinde şarkı söylemeye başlar.
yorum: sizin canınız çok sıkılmış size birer doz yarak yazıyorum.
elektrik faturasının fazlalığından yakınan bir öğrenci, saz eşliğinde şarkı söylemeye başlar.
yorum: sizin canınız çok sıkılmış size birer doz yarak yazıyorum.
eskisi gibi siklenmemelerinden kaynaklanan olaydır. en sosyal aktivitesi 22 saat sözlükte takılmak olan insanlar başka nasıl dikkat çekip adını duyuracak?
aynı klasmanda olmasa da fazıl say gibi düşünebilirsiniz. adam yıllarca 'ben dünya sanatçısıyım, beni tüm dünya tanıyor bik bik'' diye ortalıkta dolaşıp istediği gündemi yapamadı, şimdi 2 twit, hooop 1 nolu gündem maddesi. türkiye de isim duyurmak da böyle bir şey. adam gündemini yapar, sen ben de mal gibi birbirimizi yer dururuz.
aynı klasmanda olmasa da fazıl say gibi düşünebilirsiniz. adam yıllarca 'ben dünya sanatçısıyım, beni tüm dünya tanıyor bik bik'' diye ortalıkta dolaşıp istediği gündemi yapamadı, şimdi 2 twit, hooop 1 nolu gündem maddesi. türkiye de isim duyurmak da böyle bir şey. adam gündemini yapar, sen ben de mal gibi birbirimizi yer dururuz.
hala, hala ve hala aynı saçma argümanlarla meşrulaştırılmaya çalışan gerçektir. atatürkçü gençlik olmakla övünen, aklın ve bilimin önderliğinde yürüyen gençliğin akıl dolu argümanlarına bakalım;
- bütün mal varlığını devlete bağışladı
(peki ya ne yapacaktı zeki insanlar? olmayan çocuklarına mı bırakacaktı, yoksa firavunlar gibi mezarına kendisiyle birlikte gömülmesini falan mı isteyecekti? peki madem bağışlamaya o kadar meraklıydı, niçin bağışlamak için ölmeyi bekledi diye sormazlar mı adama? hayattayken niçin bağışlamamış? o zaman siz bana boğazda bir yalı, bir aston martin, bir uçak, bir yat, 100 milyon dolar da para verin, bak söz ölürken bağışlayacam ben de devlete, vallahi billahi.)
- o ülkeyi kurtardı, haketti.
(ülkeyi sadece o değil, aynı zamanda onunla birlikte hareket eden bir yığın silah arkadaşı ve hepsinden önemlisi varını yoğunu bırakıp cepheye koşan kahraman halk kurtardı. peki neden savaştan sonra kendisi saraylarda zevk sefa içinde yaşarken millet yoksulluktan, açlıktan geberiyordu? atatürk halkını seven, kendini onlarla her konuda eşit gören biri değil miydi?)
- ben hakkımı helal ediyorum, anasının ak sütü gibi helal para, çekemeyenlere girsin
(bu argüman falan bile değil, söyleyecek sözü olmayınca çamur yapan standart kemalist sıçmığı.)
- en azından bazıları gibi oğluna gemicik almadı, onlar gibi ülkeyi soyup soğana çevirmedi.
(bu da aynı sıçmıklardan, söyleyecek söz bulamayınca başkasına bok atarak konu saptırmak ve aklınca haklı çıkmak gibi zavallı bir zihniyet. iki yanlışın bir doğru etmeyeceğini belirtelim öncelikle. bazılarının kötü şeyler yapması, diğerinin yaptıklarını temize çıkarmaz.)
- siz kimsiniz ki onu eleştiriyorsunuz?
(bu bizzat atatürkün kendi programı değil mi? akıl ve bilim, yani şüphecilikle hareket etmek. tamam işte şüpheleniyoruz, acaba bize ilkokuldan beri dünyanın en büyük, en cömert, en mütevazı, en eşitlikçi insanı olarak anlatılan atatürk, niçin bu kadar mal varlığına sahipti? acaba bize anlatılan tarihin bazı çatlak noktaları falan mı var? ateş olmayan yerden duman çıkar mı, eğer yoksa niçin belgeler çıkıyor, niçin bu konular bu dönemlerde konuşulmaya başlanıyor? bir zamanlar postalların yönettiği çağdaş(!)zamanlarda, atatürk e gık demeye kalkan birinin vatan haini ilan edilmesini müteakip linç edilmeye çalışılmasıyla alakalı olabilir mi acep?)
- bunlar şakirt ve yobaz
(düşünmeye bile gerek yok, gülüp geçilir.)
- bütün mal varlığını devlete bağışladı
(peki ya ne yapacaktı zeki insanlar? olmayan çocuklarına mı bırakacaktı, yoksa firavunlar gibi mezarına kendisiyle birlikte gömülmesini falan mı isteyecekti? peki madem bağışlamaya o kadar meraklıydı, niçin bağışlamak için ölmeyi bekledi diye sormazlar mı adama? hayattayken niçin bağışlamamış? o zaman siz bana boğazda bir yalı, bir aston martin, bir uçak, bir yat, 100 milyon dolar da para verin, bak söz ölürken bağışlayacam ben de devlete, vallahi billahi.)
- o ülkeyi kurtardı, haketti.
(ülkeyi sadece o değil, aynı zamanda onunla birlikte hareket eden bir yığın silah arkadaşı ve hepsinden önemlisi varını yoğunu bırakıp cepheye koşan kahraman halk kurtardı. peki neden savaştan sonra kendisi saraylarda zevk sefa içinde yaşarken millet yoksulluktan, açlıktan geberiyordu? atatürk halkını seven, kendini onlarla her konuda eşit gören biri değil miydi?)
- ben hakkımı helal ediyorum, anasının ak sütü gibi helal para, çekemeyenlere girsin
(bu argüman falan bile değil, söyleyecek sözü olmayınca çamur yapan standart kemalist sıçmığı.)
- en azından bazıları gibi oğluna gemicik almadı, onlar gibi ülkeyi soyup soğana çevirmedi.
(bu da aynı sıçmıklardan, söyleyecek söz bulamayınca başkasına bok atarak konu saptırmak ve aklınca haklı çıkmak gibi zavallı bir zihniyet. iki yanlışın bir doğru etmeyeceğini belirtelim öncelikle. bazılarının kötü şeyler yapması, diğerinin yaptıklarını temize çıkarmaz.)
- siz kimsiniz ki onu eleştiriyorsunuz?
(bu bizzat atatürkün kendi programı değil mi? akıl ve bilim, yani şüphecilikle hareket etmek. tamam işte şüpheleniyoruz, acaba bize ilkokuldan beri dünyanın en büyük, en cömert, en mütevazı, en eşitlikçi insanı olarak anlatılan atatürk, niçin bu kadar mal varlığına sahipti? acaba bize anlatılan tarihin bazı çatlak noktaları falan mı var? ateş olmayan yerden duman çıkar mı, eğer yoksa niçin belgeler çıkıyor, niçin bu konular bu dönemlerde konuşulmaya başlanıyor? bir zamanlar postalların yönettiği çağdaş(!)zamanlarda, atatürk e gık demeye kalkan birinin vatan haini ilan edilmesini müteakip linç edilmeye çalışılmasıyla alakalı olabilir mi acep?)
- bunlar şakirt ve yobaz
(düşünmeye bile gerek yok, gülüp geçilir.)
piyasayı alevlendirmek için belli aralıklarla basına yansıyan ve her biri ''böyle olduğu sanılmakta, böyle olduğundan şüpheleniliyor, muhtemelen böyle böyle oldu, flaş flaş bilim adamları kayıp halkayı bulmuş olabilir'' tarzında kesinlik içeremeyen fosil haberlerinden bıkmışlardır. bir de bunların kesinlik içermemesine rağmen ve bilim adamlarının bu konuda fikir birliğinde olmamalarına rağmen, bu hususu kanıtlanmış gerçek olarak kabul etmezler.
mit, bölgedeki teröristler hakkında tam 32 adet uyarıyı yaparken neredeydiniz diye sorduran olaydır.
muhteşem ötesi adalet sistemimizin, suçluya 70 tl ağır para cezası verip evine yollayacağı olay.
üniversiteler tarafından kayıt zamanı istenen bir belgedir ancak bu yıl e-devlet sistemi sayesinde düzenleme getirilmiştir. pek çok üniversitenin sitesinde ''e-devlet sisteminde askerlik şubesine başvurunuz yazmayan adaylardan belge istenmeyecektir'' yazmaktadır. merak edilen husus ise şudur;
internette bilgi kirliliği çok fazla olduğundan, bazıları bu haberi doğrularken bazıları da ''89 ve daha büyüklerden istiyorlar'' falan demiş. ama muhtemelen 89 ve daha büyüklerin e-devlet sisteminde zaten ''askerlik şubesine başvurunuz'' yazdığından, doğal olarak bu arkadaşlar da belge için askerlik şubelerine sevkedildiğinden kendi başlarına gelen olayı herkes için geçerli sanıyorlar.
bu konuda ayrıntılı bilgi sahibi olanların öm den ulaşması durumunda müteşekkir olurum.
internette bilgi kirliliği çok fazla olduğundan, bazıları bu haberi doğrularken bazıları da ''89 ve daha büyüklerden istiyorlar'' falan demiş. ama muhtemelen 89 ve daha büyüklerin e-devlet sisteminde zaten ''askerlik şubesine başvurunuz'' yazdığından, doğal olarak bu arkadaşlar da belge için askerlik şubelerine sevkedildiğinden kendi başlarına gelen olayı herkes için geçerli sanıyorlar.
bu konuda ayrıntılı bilgi sahibi olanların öm den ulaşması durumunda müteşekkir olurum.