bugün
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- şu anda ne yapıyorsun13
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile2
- 30 lu yaşlar11
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- takıntılı biri olmak4
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- yaşamak üzerine2
- eşek sucuğu16
- insanların gözlem yapmaması7
- insanın bu hayattaki amacı17
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- kimseyi memnun edememek12
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- şirinevler8
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- maldivler6
- sigara içen erkek karizması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- kızartma yağından sabun yapmak8
- insanların gözleme yapmaması4
- flört edinmek7
- tuborg kırmızı seven kız4
- dünyanın en güzel omleti5
- biraderleri üst üste koymak7
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- kamp yapmayı seven kadın2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- allah6
- ankastre bozukluğu4
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- şeytan5
sevdiği entry'ler
Acaba daha yüzünü bile görmediğiniz bi insana sırf adı özge diye ikiyüzlü sıfatını nasıl yapıtırıyorsunuz çok merak ediyorum.
Dün, tv izlerken " kamu spotu" adı altında tanık olduğum, yay gibi gerilmeme neden olan çağrıdır...
Savaş, nerede, hangi topraklarda yaşanırsa yaşansın, en çok sivil halkın zarar gördüğü, sefalet çektiği, haksızlığa uğradığı bilinen bir gerçektir..
Dünyanın bu vehamete, gözlerini yummaması, duyarsız kalmaması, sivil halkı, korumak ve iyileştirmeye yönelik çalışmalarda bulunması da insan olmanın gereğidir elbette..
Lâkin bu yardımı yaparken, her ülke, kapasitesi, olanakları ve maddi gücü ölçüsünde davranmalı, kendi halkının güvenliğini ve mağdur olma durumunu gözardı etmemelidir...
Hem kendi halkını, hem de sığınmacıları mağdur etmemelidir...
Kapıları sonuna kadar açmak, hırlının, hırsızın, tecavüzcünün, teröristin ya da her türden insanın , sınırsız sayıda girişine imkan vermek marifet değildir...Ucuz kahramanlık gösterisinden öteye geçmez !
Dilenen, yarı aç, yarı tok gezen, ağzı burnu sümük içinde, aylardır banyosuz gezen insanları, insanca yaşamdan uzak bir yaşam sunmak doğru mudur, sevap mıdır, takdire şayan mıdır?!?!? Bu mudur, himaye etmek!
Kilis' i göreniniz var mı? Rezaletin tavanı yaşanmaktadır..Kaldırımlarda bile, yatak yorgan serilidir...Hırsızlığın, tacizin haddi hesabı yoktur..Yerli halk delirmek üzere!!!
Bu mudur adil olmak, duyarlı olmak?! .kapını şuursuzca açtığın, Abdullah' ta sefil, senin vatandaşın Ahmet efendi de...
Ben ancak, komşum Hanife teyzeye yardım edebiliyorum..Arasıra odununu alıyorum, bir tas çorba veriyorum... Helâl olsun..
Ama Hanife teyzenin bütün sülalesi fakir..Hepsine vaad veremiyorum..Gücüm buna yetmez..Umut vermek benim neyime..Ne haddime!!!
insanların, insanca yaşamaları gerektiğine inananlardanım...
insanlara umut verip, yüzüstü bırakılarak seyirci kalınmalarına gönlüm razı değil..
Ayrıca, bir de, sığınmacıların, ülkeme, esnafıma, evime, karıma kızıma göz dikmeye, istismar etmeye yeltenme hikayelerini duyunca, çıkıyorum zıvanadan..
Üzülüyorum sözlük...
Kontrolsüz güç, güç değildir!!!
Savaş, nerede, hangi topraklarda yaşanırsa yaşansın, en çok sivil halkın zarar gördüğü, sefalet çektiği, haksızlığa uğradığı bilinen bir gerçektir..
Dünyanın bu vehamete, gözlerini yummaması, duyarsız kalmaması, sivil halkı, korumak ve iyileştirmeye yönelik çalışmalarda bulunması da insan olmanın gereğidir elbette..
Lâkin bu yardımı yaparken, her ülke, kapasitesi, olanakları ve maddi gücü ölçüsünde davranmalı, kendi halkının güvenliğini ve mağdur olma durumunu gözardı etmemelidir...
Hem kendi halkını, hem de sığınmacıları mağdur etmemelidir...
Kapıları sonuna kadar açmak, hırlının, hırsızın, tecavüzcünün, teröristin ya da her türden insanın , sınırsız sayıda girişine imkan vermek marifet değildir...Ucuz kahramanlık gösterisinden öteye geçmez !
Dilenen, yarı aç, yarı tok gezen, ağzı burnu sümük içinde, aylardır banyosuz gezen insanları, insanca yaşamdan uzak bir yaşam sunmak doğru mudur, sevap mıdır, takdire şayan mıdır?!?!? Bu mudur, himaye etmek!
Kilis' i göreniniz var mı? Rezaletin tavanı yaşanmaktadır..Kaldırımlarda bile, yatak yorgan serilidir...Hırsızlığın, tacizin haddi hesabı yoktur..Yerli halk delirmek üzere!!!
Bu mudur adil olmak, duyarlı olmak?! .kapını şuursuzca açtığın, Abdullah' ta sefil, senin vatandaşın Ahmet efendi de...
Ben ancak, komşum Hanife teyzeye yardım edebiliyorum..Arasıra odununu alıyorum, bir tas çorba veriyorum... Helâl olsun..
Ama Hanife teyzenin bütün sülalesi fakir..Hepsine vaad veremiyorum..Gücüm buna yetmez..Umut vermek benim neyime..Ne haddime!!!
insanların, insanca yaşamaları gerektiğine inananlardanım...
insanlara umut verip, yüzüstü bırakılarak seyirci kalınmalarına gönlüm razı değil..
Ayrıca, bir de, sığınmacıların, ülkeme, esnafıma, evime, karıma kızıma göz dikmeye, istismar etmeye yeltenme hikayelerini duyunca, çıkıyorum zıvanadan..
Üzülüyorum sözlük...
Kontrolsüz güç, güç değildir!!!