bugün
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- velvet25
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- kendini değersizleştiren insan3
- dünyanın en değerli şeyi5
- the crow2
- amedspor2
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- nude var mı3
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- evliliğin anlamı13
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- cehalet mutluluktur2
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- bana onu sormayin7
- neden bu kadar yakışıklıyım2
- sözlük yetkilisi2
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- halife olacağım7
- unfollow2
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- mehdi cennet vatanda3
- ismet gürbüz8
- her şeyden anlayan adam edası5
- selahattin eyyubi türktü4
- peugeot 404 ile total benzinliğine girmek2
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- anın görüntüsü33
- 2000 yıl önce doğsan ne olurdun2
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- tarım teknolojisinin gerekliliği2
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- fenerbahçe15
- hilafet gelsin mi6
- 0 0 72
- tarım teknolojisi2
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- golden rose velvet matte ruj 162
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
sevdiği entry'ler
Ali'nin Sekiz Günü Filminde adamın son parasıyla sigara alıp çakmak isteyip yakması ve sigaranın dumanını içine çektikten sonra ağzından dökülen cümlelerin başlangıcı.
"Özür dilerim. Size bir şey sorabilir miyim?
Hayat neden bu kadar zalim?
insanlar! insanlar neden bu kadar zalim? Yaşamak neden bu kadar zor ve neden bu kadar güzel? Ve vazgeçilmez? Peki, insanların birbirini anlamamak için bu büyük çabası neden?
Karım!
Karım bana çok kızıyor. Ona istediği gibi bir hayat sunamadığım için. istediği gibi bir adam olamadığım için.
Çocuklarım!
Çocuklarım da bana çok kızıyor. Onlara bilgisayar, elbise, ayakkabı alamadığım için.
Patronum.
Patronum sürekli alaycı bakışlarla beni izleyerek ne kadar işe yaramaz bir adam olduğumu günün her saatinde bana hatırlatıyor. O da bana çok kızıyor. Çünkü ona çok para kazandıramadığım için.
Dostlarım, akrabalarım, arkadaşlarım! Beni adam yerine bile koymuyorlar. Onlar da bana kızıyor. Onların istediği gibi bir adam olmadığım için. Onları yemeğe götürmediğim için, onlara borç veremediğim için. Onlara ayak bağı olduğum için. Onların eğlendiği gibi eğlenemediğim için.
Devlet!
Devlet de bana kızıyor. Daha çok vergi veremediğim için. Arada bir "Ne oluyor?" diye sorduğum için. Yanlış partiye oy verdiğim için.
Biliyor musun? Her tarafım kanıyor. Acılar içindeyim. Düşünüyorum, onların istediği gibi bir adam olmak istiyorum ama beceremiyorum.
Dostlarıma, akrabalarıma, patronuma, karıma, çocuklarıma, "Üzgünüm" diyorum, "Sizin istediğiniz gibi bir adam olamadığım için özür dilerim" diyorum, duymuyorlar. Acılarımı, sıkıntılarımı, kederlerimi anlatıyorum, dinlemiyorlar.
Ben... Ben, "bana yardım edin" diyorum, kaçıyorlar. "Gelin biraz konuşalım" diyorum, masayı terk ediyorlar. "Ölüyorum ben" diyorum, "Ne zaman öleceksin" diye soruyorlar.
Lütfen bana söyler misin? Ne oldu? Bize ne oldu? Eskiden böyle değildi. Şimdi ne oldu? Neden insanların artık birtakım duygulara ve düşüncelere prim verecek zamanları yok? Neden bu kadar hızla koşuyorlar? Neden bir an bile olsun durup, hayatın, insanın, evrenin anlamı üzerine düşünmüyorlar? Ben acılarımı, sıkıntılarımı, kederlerimi onlara anlatırken neden beni dinlemiyorlar? Benim bütün bu düşlerim, arzularım, hayata dair imdat çığlığım onlara neden sahte geliyor? Sahici gelmiyor, samimim gelmiyor, neden? Neden? Neden, söyle bana. Neden? Ne olur bana yardım et. Yardım et bana. Lütfen... Lütfen...
Neden beni bu halimle kabul edip, aralarına almıyorlar? Neden beni sevmeleri için inanmadığım halde sürekli onların ilgisini çekip onlarla konuşmak zorundayım? Neden onların arasında bencil olmak zorundayım? Neden var olabilmek için rekabet etmek zorundayım?
Lütfen... Lütfen bana yardım et. Bana hayatta yaşamın sırrını söyle. Bak, biliyorsan o yolu, bana göster, lütfen. Çünkü ben artık yalnız yaşamak istemiyorum. Bana hayatta yaşayabilmem için güç ver. Neden ben hayatta yaşamayı beceremiyorum, lütfen bana yardım et.
Özür dilerim, inanın özür dilerim. Beni bağışlayın. Kendi derdimle sizi üzdüm. Özür dilerim... Özür dilerim... Özür dilerim...
https://www.youtube.com/watch?v=ufzvBppafD0
"Özür dilerim. Size bir şey sorabilir miyim?
Hayat neden bu kadar zalim?
insanlar! insanlar neden bu kadar zalim? Yaşamak neden bu kadar zor ve neden bu kadar güzel? Ve vazgeçilmez? Peki, insanların birbirini anlamamak için bu büyük çabası neden?
Karım!
Karım bana çok kızıyor. Ona istediği gibi bir hayat sunamadığım için. istediği gibi bir adam olamadığım için.
Çocuklarım!
Çocuklarım da bana çok kızıyor. Onlara bilgisayar, elbise, ayakkabı alamadığım için.
Patronum.
Patronum sürekli alaycı bakışlarla beni izleyerek ne kadar işe yaramaz bir adam olduğumu günün her saatinde bana hatırlatıyor. O da bana çok kızıyor. Çünkü ona çok para kazandıramadığım için.
Dostlarım, akrabalarım, arkadaşlarım! Beni adam yerine bile koymuyorlar. Onlar da bana kızıyor. Onların istediği gibi bir adam olmadığım için. Onları yemeğe götürmediğim için, onlara borç veremediğim için. Onlara ayak bağı olduğum için. Onların eğlendiği gibi eğlenemediğim için.
Devlet!
Devlet de bana kızıyor. Daha çok vergi veremediğim için. Arada bir "Ne oluyor?" diye sorduğum için. Yanlış partiye oy verdiğim için.
Biliyor musun? Her tarafım kanıyor. Acılar içindeyim. Düşünüyorum, onların istediği gibi bir adam olmak istiyorum ama beceremiyorum.
Dostlarıma, akrabalarıma, patronuma, karıma, çocuklarıma, "Üzgünüm" diyorum, "Sizin istediğiniz gibi bir adam olamadığım için özür dilerim" diyorum, duymuyorlar. Acılarımı, sıkıntılarımı, kederlerimi anlatıyorum, dinlemiyorlar.
Ben... Ben, "bana yardım edin" diyorum, kaçıyorlar. "Gelin biraz konuşalım" diyorum, masayı terk ediyorlar. "Ölüyorum ben" diyorum, "Ne zaman öleceksin" diye soruyorlar.
Lütfen bana söyler misin? Ne oldu? Bize ne oldu? Eskiden böyle değildi. Şimdi ne oldu? Neden insanların artık birtakım duygulara ve düşüncelere prim verecek zamanları yok? Neden bu kadar hızla koşuyorlar? Neden bir an bile olsun durup, hayatın, insanın, evrenin anlamı üzerine düşünmüyorlar? Ben acılarımı, sıkıntılarımı, kederlerimi onlara anlatırken neden beni dinlemiyorlar? Benim bütün bu düşlerim, arzularım, hayata dair imdat çığlığım onlara neden sahte geliyor? Sahici gelmiyor, samimim gelmiyor, neden? Neden? Neden, söyle bana. Neden? Ne olur bana yardım et. Yardım et bana. Lütfen... Lütfen...
Neden beni bu halimle kabul edip, aralarına almıyorlar? Neden beni sevmeleri için inanmadığım halde sürekli onların ilgisini çekip onlarla konuşmak zorundayım? Neden onların arasında bencil olmak zorundayım? Neden var olabilmek için rekabet etmek zorundayım?
Lütfen... Lütfen bana yardım et. Bana hayatta yaşamın sırrını söyle. Bak, biliyorsan o yolu, bana göster, lütfen. Çünkü ben artık yalnız yaşamak istemiyorum. Bana hayatta yaşayabilmem için güç ver. Neden ben hayatta yaşamayı beceremiyorum, lütfen bana yardım et.
Özür dilerim, inanın özür dilerim. Beni bağışlayın. Kendi derdimle sizi üzdüm. Özür dilerim... Özür dilerim... Özür dilerim...
https://www.youtube.com/watch?v=ufzvBppafD0
Muhabbet ederiz iyi olur da dertle gelmeyin bana sonra uyuyamıyorum.