bugün
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- falıma bakmak isteyen var mı28
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- türklerin medeniyet kuramama nedeni4
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi4
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- sözlüğün aptal kaynaması12
- filistin in ermeni soykırımını tanıması4
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması2
- ai ai ai diye bağıran yazar2
- türk halkını yermeye çalışan zigot terkler2
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- neden sevgilim yok4
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- japonya10
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- güney afrika7
- sözlüğün adalet terazisi3
- bir filmde ölüyü oynamak4
- brezilya5
- 2026 dünya kupası40
- futbol33
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- velvet43
- ilk uzun ilişki2
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması2
- göbeksiz erkek4
- türkiye12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
- herkesle iyi anlaşan insan18
- güney afrika kanada maçını kim kazanır2
- kanada4
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı4
- filmlerdeki sorgu sahneleri2
- forlove193
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- 29 haziran 20262
- 19 yaşında kızla yatmak15
- zalican4
- göz makyajı2
- sözlük içi konularda başlık açmayınız2
- shark gitar2
- görükle de heyecanla gezen dört erkek2
- sözlüte karı var mı3
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- ekonomi3
sevdiği entry'ler
bu tanıyı sadece psikologlar ve psikiyatristler koyabilir.
Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür. Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.
insanın hayatını alt üst eden bir hastalık.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
aslında hayatı, kendisine ördüğü duvar yüzünden zindan eden, kayıp ruhtur. dışarıdan cool ya da, burnu havada görünebilirler, mimikleri ve jestlerini az kullanırlar. ancak kendilerini çok güvende hissettikleri ortamlarda kendilerini ifade edebilirler. iyi de yaparlar çünkü iç dünyaları ziyadesiyle zengindir.* sanat ve bireysel ve soyut kreatiflik gerektiren mesleklerde başarılıdırlar. başkalarıyla kolay iletişim kuramamakla beraber, bunu gereksiz de görürler. güvendiği bir ortamda çok neşeli iken, başka bir ortamda aşırı soğuk, çekingen, insanlara yukarıdan bakan birisi oluverirler. fakat bunu bilinçli yapmamaları diğer kişilik yapılarından ayrılırlar. bunu dışında kendisine ilgi duyan insanları, ısrarla iterler bu haliyle kendi bedeninde tutsak, bir hayaleti andırırlar. şizofrenik vakaların önemli kısmının hikayesinde şizoid kişilik yapısı dikkat çeker.
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)