bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye40
- benzine zam6
- bıyık bırakan erkek karizması5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- türbanlı kamuya giremezken cezaevine giremez oldu3
- recep tayyip erdoğan27
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- nervio15
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- fiziği güzel sözlük kızları47
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- abdülhamid han'ın zarif bir kişi olması3
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- leonidas7
- maledictory2
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- vexillarius the slayer6
- sibel kekilli6
- iltica7
- liberalizm2
- hz mevlana2
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- akp denince akla ilk gelenler6
- ibne11
- uludağ sözlük kekosu2
- nefse uyup 2 milyar tl tokatlamak3
- türkler balık hafızalıdır6
- cumhurbaşkanı olacak olmam4
- ups boobs'un yeni nicki7
- türbanlı erkeklerin çok itici olması2
- elma yiyen erkek4
- süresiz nafaka8
- sizde hiç utanma yok mu4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- kadın ayağı vs memesi6
- arap aksanı7
- muhammed peygambere ilk vahiy nasıl geliyor2
- cemal enginyurt4
- seviştikten sonra teşekkür etmekk10
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- memeleri kafam kadar kız21
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- simko314
- insanların sürekli aynı fikirleri tekrarlaması2
- yazarların akşama dair planları2
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- maldiv rufiyası2
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
sevdiği entry'ler
bu tanıyı sadece psikologlar ve psikiyatristler koyabilir.
Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür. Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.
insanın hayatını alt üst eden bir hastalık.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
aslında hayatı, kendisine ördüğü duvar yüzünden zindan eden, kayıp ruhtur. dışarıdan cool ya da, burnu havada görünebilirler, mimikleri ve jestlerini az kullanırlar. ancak kendilerini çok güvende hissettikleri ortamlarda kendilerini ifade edebilirler. iyi de yaparlar çünkü iç dünyaları ziyadesiyle zengindir.* sanat ve bireysel ve soyut kreatiflik gerektiren mesleklerde başarılıdırlar. başkalarıyla kolay iletişim kuramamakla beraber, bunu gereksiz de görürler. güvendiği bir ortamda çok neşeli iken, başka bir ortamda aşırı soğuk, çekingen, insanlara yukarıdan bakan birisi oluverirler. fakat bunu bilinçli yapmamaları diğer kişilik yapılarından ayrılırlar. bunu dışında kendisine ilgi duyan insanları, ısrarla iterler bu haliyle kendi bedeninde tutsak, bir hayaleti andırırlar. şizofrenik vakaların önemli kısmının hikayesinde şizoid kişilik yapısı dikkat çeker.
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)