bugün
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi9
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması5
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- hala akp diyenler6
- gözyaşı kapıları3
- dusan vlahovic6
- haftanın gammazları listesi4
- çerçeve yasa35
- perdeyi açarken caarrrt diye yırtılması2
- liderimiz recep tayyip erdoğandır5
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin6
- zorunlu eğitim12
- yeni partinin kürt meselesine yaklaşımı3
- akpkk4
- siber istihbaratta analatik olgunluk2
- sadece 4 kez sakso çekmiş kızla evlenilir mi2
- vatanseverleri cezalandıran haindir2
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek5
- 13 ağustos 2026 motorine kademeli ötv düzenlemesi2
- solaklar günü2
- türk düşmanı partiler2
- bir şeyler söyle3
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı6
- sosyal olarak başarısız insanlar6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- dolar3
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- bardak ticareti7
- durduk yere akıla gelen şey3
- arkadaşlar iyi geceler7
- russell westbrook2
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- hakan altun4
- türbede dua etmenin şirk olması13
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- kale3112'nin gece de artılaması5
- whatsapp grupları2
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- ev erkeği2
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- nervio4
- hazret ktc2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
sevdiği entry'ler
bu tanıyı sadece psikologlar ve psikiyatristler koyabilir.
Şizoid kişilik bozukluğu sosyal ilişkilere karşı ilgisizlik, soğukluk ve duygusuzluk olarak ifade edilebilir. Bu hastalık ergenliğin başında duygusal ve sosyal olarak kişinin başkaları ile iletişim kuramaması ile kendini göstermeye başlar. Bu kişiler günlük hayatta normal insanlar gibi yaşamlarını sürdürebilirler ama başkaları ile anlamlı ilişkiler kuramazlar. Bütün hayatları boyunca yalnız yaşarlar, sürekli hayal kurarlar ve çoğunlukla hayvanlara aşırı bağlanma gösterirler. Başka insanların tahammül edemediği ve yalnız olmalarını gerektiren işlerde çalışabilirler. Tartışmalı olmakla birlikte bazı araştırmalar Şizoid kişilik bozukluğunun şizofreni başlangıcı olabileceği öne sürülmüştür. Şizoid kişiliği Şizofreniden ayrıran en önemli etken, bu kişilerin gerçek ile bağlantılarının kopmamış olmasıdır.
insanın hayatını alt üst eden bir hastalık.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
insana konuşmasını unutturuyor. konuşurken konudan konuya atlatıyor bu bozukluk.
herkesin vereceği basit tepkileri bile unutuyorsun. Mesela nerde ne zaman teşekkür edilir gibisinden.
arkadaş mı? işleri düşünce facede mesaj atanlar işte başka olmuyor. kimse sana durduk yere selam bile demiyor.
ruh gibi geziyorsun. hayatın sözlük, wikipedia, ve değerli bulduğun kitaplar olmuş ve durumdan da şikayetçi değilsin.
kendi kendine cümleleri tamamlıyorsun, kendi kendine gülüyorsun.
en zevkli bulduğun işlerden biri -kimsenin okumayacağını bildiğin halde- sözlükte entry girmek oluyor.
kız arkadaş kelimesini zaten unutuyorsun bi kere. yok öyle bir şey onu unut tamam mı?
kimseyle konuşurken göz kontağı falan yapmıyorsun. kimsenin gözüne bakmak yok.
karşıdaki uzun bir şey anlatıyorsa kesinlikle dinlemiyorsun çünkü kafan zaten uçmuş oluyor başka bir yere.
bir çok insanı katlanmaz buluyorsun.
korkağın önde gideni oluyorsun, öyle şurdan atlayamazsın korkak falan değil bir şeye girişmeye, yeni bir şeyler yapmaya korkarsın.
yaratıcı fikirlerin olabilir, ama o ya yok olur ya da başkasına söylersin ve o sahiplenir.
zaten en fazla 2-3 arkadaşın vardır onlarla bile de pek yakın değilsindir.
ya böyle olursa diye kurduğun hayallerin hiçbiri olmaz ama o hayalleri kurmanın zevkini başka hiçbir şey vermez.
duyguların soğuk olur, konuşmalar kopuk kopuk.
aslında hayatı, kendisine ördüğü duvar yüzünden zindan eden, kayıp ruhtur. dışarıdan cool ya da, burnu havada görünebilirler, mimikleri ve jestlerini az kullanırlar. ancak kendilerini çok güvende hissettikleri ortamlarda kendilerini ifade edebilirler. iyi de yaparlar çünkü iç dünyaları ziyadesiyle zengindir.* sanat ve bireysel ve soyut kreatiflik gerektiren mesleklerde başarılıdırlar. başkalarıyla kolay iletişim kuramamakla beraber, bunu gereksiz de görürler. güvendiği bir ortamda çok neşeli iken, başka bir ortamda aşırı soğuk, çekingen, insanlara yukarıdan bakan birisi oluverirler. fakat bunu bilinçli yapmamaları diğer kişilik yapılarından ayrılırlar. bunu dışında kendisine ilgi duyan insanları, ısrarla iterler bu haliyle kendi bedeninde tutsak, bir hayaleti andırırlar. şizofrenik vakaların önemli kısmının hikayesinde şizoid kişilik yapısı dikkat çeker.
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)
belirgin duygusal dalgalanmalar göstermezler; sevinçleri, öfkeleri, üzüntüleri dışardan kolay belli olmaz. entelektüel eğilimleri genelinin vardır.
ceteris pribus erkek vakalar yatakta iyidirler. çünkü bunların çocukluğuna inildiğinde; ailede istenmeyen çocuk olmak benzeri hikayeler vardır. bu yüzden kısıtlı eylemlerinin itici gücü anneyi memnun etmek olarak gelişmiştir. bunun yansımasını freudcu yaklaşımla ele alırsak;
cinsel hayata kendisinden, ziyade partnerini memnun etmeye odaklıdır, yani kadını tatmin edip, onun takdirini kazanmak önceliklidir.
garip varlıklardır. kendisi dışında her şeye yabancıdırlar. dışardan bakıldığında; eğer eş güdümlü başka kişilik bozukluklarına sahip değillerse şayet; yarak gibi adam izlenimi uyandırsalar , özünde çoğu kral adamlardır.
toplumda görülme sıklığı %1 civarı iken sözlük popülasyonunda bu oran % 5 - 6' lara çıkabilir.
buna kişilik bozukluğu dediğimize bakmayın, zaten insanların yüzde 95' indan fazlası çoğu zaman farkına varmadığı, yadsıdığı bir takım kişilik bozukluklarına sahiptir. bu tanımlama tıbbi raconudur. günlük hayatta muhattab olduğumuz her insan; paranoid, şizotipal, antisosyal, borderline, histrionik, bağımlı, narsisit, avoidant* , obsesif- kompulsif, pasif- agresif, sado-mazoist vb. kişilik bozukluklarının birini veya birkaçını bünyesinde barındırır.
,
(bkz: acı gerçekler)