bugün
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi3
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni2
- 20 li yaşların çabuk geçmesi5
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- sigarayı tersten yakmak9
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- 12 saat çalışmak7
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- eşek sucuğu7
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu6
- türk müslümanlığı6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey7
- insan vahşi bir hayvandır6
- hep kendini suçlamak12
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay5
- çekyat kanepe kaplatma7
- milli maçı izlemeyen erkek25
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan5
- kıskanılmak vs kıskanmak6
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği8
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- kızını rahatsız eden şahsın kulağını kesen baba4
- havalar da ısındı10
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması4
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- üzerine kuma gelince sorun çıkartan kadın3
- futboldan anlamayan erkek3
- ışıktan daha hızlı olan şey2
- ameliyathane4
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- şiddet3
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- pizzanın kenarını yememek6
- daha 174
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- evlenmeyi başaramamış erkek7
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi2
- ona bir şey söyle19
entry'ler (21)
dostoyevskinin eğer bu kitabı 30 gün içerisinde yazmasaydı bir daha hiçbir kitabı basılmayacaktı. ama dostoyevski 25.günde bitirdi tüm kitabı.
BANA GÖZYAŞI BORCUN VAR !
Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
ikisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.
Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.
Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!
Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.
Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
diye bir şiirdi bu da.
Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
ikisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.
Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.
Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!
Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.
Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
diye bir şiirdi bu da.
Rivayete göre babasının yaklaşık 25 intihar denemesinin başarılı olamaması üzerine intihardan sonra cebinden çıkan kağıtta öyle değil böyle ölünür şeklinde bir yazı varmış.
secret ile aynı konuda olan yeryüzündeki herşeyi bir ruhu olduğunun gerçeğini ortaya koyan şahane bir kişisel gelişim kitaabı.
tarihin en büyük ustası kız tavlama kitabı ile beni kendisine hayran bırakmıştır.
her ne kadar aptülhamit(r.a.'da ne oluyorsa artık) tarafından kovulduğu iddia edilse de bu büyük bir yalandır! azcık kitap açıp okuduğumuz zaman bu kovulma hiçbir yerde görülmüyor. Eğer biraz okursanız aptülhamitin o sözü kimin aracılığı ile ilettiğini de göreceksiniz. ve aptülhamitle herzlin yalnızca bir kez görüştüğünün ve bu görüşme de neler konuşulduğunun farkına varırsınız!
ölmeden mutlaka ince mehmedi okuyun içinizdeki o isyan daha da alevlensin.
Afedersin biz küçükken farklı okullarda mıydık?
OKUMUŞ BiR iŞÇi SORUYOR
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtı ne kadar çok!
Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
Yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca Bizans’ta?
Atlantik’te, o masallar ülkesinde bile,
boğulurken insanlar
uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?
Nasıl yendiydi Galyalılar’ı Sezar?
E bir aşçı olsun yok muydu yanında?
ispanyalı Filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
Ondan başkası ağlamadı mı?
Yediyıl Savaşı’nı 2. Frederik kazanmış?
Yok muydu ondan başka kazanan?
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana
Ve bir sürü soru.
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtı ne kadar çok!
Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
Yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca Bizans’ta?
Atlantik’te, o masallar ülkesinde bile,
boğulurken insanlar
uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?
Nasıl yendiydi Galyalılar’ı Sezar?
E bir aşçı olsun yok muydu yanında?
ispanyalı Filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
Ondan başkası ağlamadı mı?
Yediyıl Savaşı’nı 2. Frederik kazanmış?
Yok muydu ondan başka kazanan?
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana
Ve bir sürü soru.
tek kelime ile mükemmel bir adam gerek anlatım tarzı gerek anlattıklarıyla.
söylediğine bakarım laf mı diye söyleyene bakarım adam mı diye.
pause F1 ve F2 dışındaki tüm F tuşlrı Alt ile Ctrl arasında kalan o tuş.
filmin ismini okuduğunuzda porno zanedebiliriz ama boşa sevinmeyin çünkü bir komedi filmi.
Ağlamak istiyorum Gültekin harika bir goldü.
Bir filminde diyor ki oruspu olacaksa bari okuyan oruspu olsun.
iki dakkalığına şampiyon olan tek takım.
Camiye gittim ama Allah bilir niye,
Ne namaz kılmaya ne dua etmeye,
Bir kilim çalmıştım camiden,
O eskidi gittim yenisini yürütmeye...
Ne namaz kılmaya ne dua etmeye,
Bir kilim çalmıştım camiden,
O eskidi gittim yenisini yürütmeye...
dam üstünde un eler tombul tombul memeler.
kadın ile erkeğin gerek yapılınca gerekse seyredince maksimum zevke ulaştığı olay.
duygu dolu yazar. eksik olmasın sözlükte.