bugün
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- merhabalarr3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde5
- gratisin içini merak etmek7
- arda güler2
- merfulu5
- her yerde sümkürebilen insan2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- spor olsun diye her yere yürüyen insan2
- mekke anlaşması14
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi3
- 40 hadis3
- arkadaşlar nasılsınız11
- kavalali mehmet ali pasa4
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- halk başkanlık sistemini istiyor2
- cansever18
- simko317
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- futbol24
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kendine bir soru sor5
- insan sevmemek6
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- hewal ebo9
- sözlüğün kırbacı5
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- anın görüntüsü10
- sarapci koala7
- günlük tutan erkek13
- victor osimhen9
- tavuk pilav4
- ümit özdağ6
- kafamın içindeki sesler4
- tai lung16
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- pazar günü evde oturan insan4
- komik biri olmak2
entry'ler (21)
dostoyevskinin eğer bu kitabı 30 gün içerisinde yazmasaydı bir daha hiçbir kitabı basılmayacaktı. ama dostoyevski 25.günde bitirdi tüm kitabı.
BANA GÖZYAŞI BORCUN VAR !
Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
ikisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.
Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.
Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!
Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.
Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
diye bir şiirdi bu da.
Adam genç kadına seslendi:
- Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
- Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı;
- Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi.
Ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.
ikisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine;
- Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam
- Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca.
Adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.
Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu.
Çaresizliğini ördü sırasıra.
Sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.
Yetmedi, gizli düğüm attı... Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice.
Adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu.
Genç kadının gözlerinin içine baktı;
- Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.
- Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı
- Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın.
Elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi.
Adam son kez seslendi;
- Bana can borcun var!
Kadın irkildi;
- Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam;
- Evet... Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni!
Hoşuna gitti sözler kadının
- Peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı;
- Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu
kadının titreyen dudaklarına.
- Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi;
- Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam, şaşırdı;
- Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi;
- Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın.
Adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.
- Ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...
Genç kadın sümbülleri aldı:
- Merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini!
Adam sevindi:
- Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,
- Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı.
Kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
diye bir şiirdi bu da.
Rivayete göre babasının yaklaşık 25 intihar denemesinin başarılı olamaması üzerine intihardan sonra cebinden çıkan kağıtta öyle değil böyle ölünür şeklinde bir yazı varmış.
secret ile aynı konuda olan yeryüzündeki herşeyi bir ruhu olduğunun gerçeğini ortaya koyan şahane bir kişisel gelişim kitaabı.
tarihin en büyük ustası kız tavlama kitabı ile beni kendisine hayran bırakmıştır.
her ne kadar aptülhamit(r.a.'da ne oluyorsa artık) tarafından kovulduğu iddia edilse de bu büyük bir yalandır! azcık kitap açıp okuduğumuz zaman bu kovulma hiçbir yerde görülmüyor. Eğer biraz okursanız aptülhamitin o sözü kimin aracılığı ile ilettiğini de göreceksiniz. ve aptülhamitle herzlin yalnızca bir kez görüştüğünün ve bu görüşme de neler konuşulduğunun farkına varırsınız!
ölmeden mutlaka ince mehmedi okuyun içinizdeki o isyan daha da alevlensin.
Afedersin biz küçükken farklı okullarda mıydık?
OKUMUŞ BiR iŞÇi SORUYOR
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtı ne kadar çok!
Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
Yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca Bizans’ta?
Atlantik’te, o masallar ülkesinde bile,
boğulurken insanlar
uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?
Nasıl yendiydi Galyalılar’ı Sezar?
E bir aşçı olsun yok muydu yanında?
ispanyalı Filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
Ondan başkası ağlamadı mı?
Yediyıl Savaşı’nı 2. Frederik kazanmış?
Yok muydu ondan başka kazanan?
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana
Ve bir sürü soru.
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtı ne kadar çok!
Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
Yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca Bizans’ta?
Atlantik’te, o masallar ülkesinde bile,
boğulurken insanlar
uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
Hindistan’ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
Tek başına mı aldıydı orayı?
Nasıl yendiydi Galyalılar’ı Sezar?
E bir aşçı olsun yok muydu yanında?
ispanyalı Filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
Ondan başkası ağlamadı mı?
Yediyıl Savaşı’nı 2. Frederik kazanmış?
Yok muydu ondan başka kazanan?
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana
Ve bir sürü soru.
tek kelime ile mükemmel bir adam gerek anlatım tarzı gerek anlattıklarıyla.
söylediğine bakarım laf mı diye söyleyene bakarım adam mı diye.
pause F1 ve F2 dışındaki tüm F tuşlrı Alt ile Ctrl arasında kalan o tuş.
filmin ismini okuduğunuzda porno zanedebiliriz ama boşa sevinmeyin çünkü bir komedi filmi.
Ağlamak istiyorum Gültekin harika bir goldü.
Bir filminde diyor ki oruspu olacaksa bari okuyan oruspu olsun.
iki dakkalığına şampiyon olan tek takım.
Camiye gittim ama Allah bilir niye,
Ne namaz kılmaya ne dua etmeye,
Bir kilim çalmıştım camiden,
O eskidi gittim yenisini yürütmeye...
Ne namaz kılmaya ne dua etmeye,
Bir kilim çalmıştım camiden,
O eskidi gittim yenisini yürütmeye...
dam üstünde un eler tombul tombul memeler.
kadın ile erkeğin gerek yapılınca gerekse seyredince maksimum zevke ulaştığı olay.
duygu dolu yazar. eksik olmasın sözlükte.