bugün
- kolye117
- pıtı atma4
- var olmak için ne yaptınız12
- lale8
- brezilya7
- z kusagi3
- gül7
- at2
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek3
- kötüyü alaşağı etmek3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- kaplan17
- gece gece sinirlenmek2
- aslan15
- kırgızistan3
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- evi ev yapan şeyler14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nick vermeden bir yazara seslen9
- muz2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- zebra7
- amerika birleşik devletleri6
- elektrik2
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- güne psikolojik bir tespit bırak2
- ankara8
- misafir döngüsü2
- bileklik19
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- ona bir şey söyle10
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- timsah9
- futbol18
- fenerbahçe18
- papatya5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
entry'ler (403)
bir katilin günlüğünden alınmış olması muhtemel cümle.
idefiksin en çok satanlar bölümünde görüp aldığım, kitabın iç kapağında Ertuğrul özkök tarafından şiddetle tavsiye edildiğini görerek şevkle okumaya başladığım patti smith tarafından yazılmı bomboş bir kitap. o kadar boş ki Fetullah GÜLEN'in abartılı otobiyografisini okurken bile bu kadar sıkılmamıştım. ne edebi bir anlatım ne de doyurucu olaylar. ilkokul çocuklarının günlüklerini okumak bile daha zevkli. hayatımda okuduğum istisnasız en sıkıcı kitap. almadıysanız sakın almayın. şişirilmiş demek hafif kalır.
hep kötü tarafından bakmamak lazım. devlet dairelerindeki bu nürokratik işlemler zaman zaman da güldürmüştür bizi. komedi filmleri de yer verdi bu işlemlere. hayata ait detaylar bunlar. ben rahatsız olmuyorum. navigasyon cihazından hoşlanmamak gibi bir şey bu da. Yolda nereye nasıl gideceğimi tarif eden mekanik bir ses yerine arabanın camını açıp yoldan geçenlere sormak ve "şu kasap var ya onu geç, karşına bakkal çıkacak ordan dön, sor. kime sorsan gösterir" biçiminde tamamen türk usulü adres almak bana daha insani gelmiştir.
eskisi gibi bürokrasi de kalmadı ayrıca. neredeyse tüm işleri internet vasıtasıyla yapacak duruma geldik. iyi veya kötü insanlarla iletişimde olmanın tadını çıkaralım bence.
eskisi gibi bürokrasi de kalmadı ayrıca. neredeyse tüm işleri internet vasıtasıyla yapacak duruma geldik. iyi veya kötü insanlarla iletişimde olmanın tadını çıkaralım bence.
bana engerek yılanını hatılatan emir kipindeki cümle.
maalesef başlık altında yazılanların pek çoğu yanlış. öncelikle bimer recep tayyip erdoğan'ın değil, başbakanlığın özel bir hizmeti. açılımı da başbakanlık iletişim merkezi şeklinde. internetten veya 150 numaralı telefon ile müracaatta bulunabiliyorsunuz ve aldığınız başvuru numarası ile başvurunuzu takip edebiliyorsunuz. sanılanın aksine başvurular başbakana değil, başvurunun ilgili olduğu valiliğe, oradan da konunun muhatabı olan kuruma gidiyor ve başvurunuzu takip ettiğinizde hakikaten çok olumlu sonuçlara ulaşabiliyorsunuz. ciddi işleyen, siyasete asla alet olmayan bir sistem ve eğer hükümetle ilgili sıkıntılarınız varsa lütfen bu birimi meşgul etmeden akp'ye bildirin. hükümete çok karşı olanlardan birisiyim lakin aynı zamanda da kurulduğundan beri bimer yetkilisiyim. çarpıtmadan herkesin hakkını vermek lazım.
türk değildir efendim.
Bir yerli hayvan üreticisinin avrupa yakasına hayvan geçişinin yasak olması ile ilgili gayet içten söylediği söz. Sözlükte aynı havayı oluşturması mümkün değil fakat televizyondaki bu masumane isyan beni çok güldürdü.
çoğu zaman kendimi bariz salak bulmuşumdur. evet bu benim.
çok küçükken yaptığım eylem. şeffaf cam bilyenin içindeki renkli bölümlere bakıp, bunu içine nasıl koymuşlar diye düşünürdük çocuk aklımızla.
Dikkat çekmeyi sevmeyen insanlardır. ille de kategorize etmek lüzumsuz. Ağıbaşlı olabilir, oynamayı beceremiyor olabilir, kendine güveni olmayabilir, bir sıkıntısı olabilir vs.vs. Düğüne niçin gittiğinize bağlı biraz da. çok yakınınız olmasa da değer verdiğiniz birisinin düğünüdür, onu mutlu etmek namına katılmışsınızdır. zaten çok oynamak, çok dağıtmak gibi samimiyet gerektiren mevzular düğünlerden ziyade az katılımlı arkadaş toplantılarında yapılmalı.
Kadınlara hitap etmenin en nazik şekli hanımefendidir.
defalarca çeşitli starbucks işletmelerinin yanından geçmiş olmama rağmen hiç girip oturmuşluğum yoktur. Bu başlığı görene kadar içeri girmek fikri aklıma bile gelmemiştir. ilgi alanı ile alakalı herhalde.
Bu kadar kaba ifade edileceğini sanmıyorum ancak girdiğiniz işletmenin hitap ettiği kesimin çizgilerinin dışında bir çizgiye sahipseniz ve bunu tezgahtar sezmişse ki genelde yanılmazlar, sorduğunuz sorulara gönülsüz cevap vererek, sizinle ilgilenmeyerek bu hissi uyandırır sizde.
Anketimsi başlıklara yazmayı hiç sevmiyorum lakin numaram çok güzeldi yazmam lazım:66
özellikle tandık bir esnafsa herhangi bir ürünün fiyatını sorduğunuzda aldığınız cevap.
-bu kazak ne kadar?
-o mu? hallediriz hallederiz.
-Hallederiz deme abi ya ayın sonu, kredi kartları dolu. Ne kadar söyle sen.
-Hallederiz dedik ya abicim. senden para isteyen mi var?Hallederiz. sen al kazağı.
o sırada başka bir müşteri gelir esnaf abimiz onunla ilgilenmeye başlar siz de elinizde kazak kasada size bakarak gülümseyen, çok hoş, hep beğendiğiniz kasiyerle başbaşa kalırsınız. barkot okunur. 150 lira. süper.harika
-bu kazak ne kadar?
-o mu? hallediriz hallederiz.
-Hallederiz deme abi ya ayın sonu, kredi kartları dolu. Ne kadar söyle sen.
-Hallederiz dedik ya abicim. senden para isteyen mi var?Hallederiz. sen al kazağı.
o sırada başka bir müşteri gelir esnaf abimiz onunla ilgilenmeye başlar siz de elinizde kazak kasada size bakarak gülümseyen, çok hoş, hep beğendiğiniz kasiyerle başbaşa kalırsınız. barkot okunur. 150 lira. süper.harika
Yerinde yapıldığında çok hoş olabilecekken O ses türkiyedeki "kfc" yerleştirilmesi gibi alakasız ve göze batırıcı olduğunda çok itici oluyor. her işte olduğu gibi bu işte de emek ve kaabiliyet gerekiyor.
tekerlektir.
Böyle şeyleri okudukça andımızın her resmi dairenin önünde de gür sesle okunması gerektiğine inanıyorum. and içmek istemeyen zavallılar da mensubu oldukları milletlere ait "azınlık" okullarında okusunlar. kendi vatanımızda bir de böyle haddini bilmezlerle mi uğraşacağız? beğenmeyen gitsin efendim. biz de kendilerine bayılmıyoruz.
yağmur, çamur demeden her sabah demiş bir de yazarımız. kendisi ilköğretim okumadı herhalde. okumuş olsaydı bayrak törenlerinin bile yağmurlu havalarda ya okulların içinde yapıldığını yada yapılmadığını bilirdi. maksat çamur atmak olsun. Türkler kadar kafanıza taş düşsün inşallah.
yağmur, çamur demeden her sabah demiş bir de yazarımız. kendisi ilköğretim okumadı herhalde. okumuş olsaydı bayrak törenlerinin bile yağmurlu havalarda ya okulların içinde yapıldığını yada yapılmadığını bilirdi. maksat çamur atmak olsun. Türkler kadar kafanıza taş düşsün inşallah.
600 kişi öldüğü için cumhuriyet bayramını kutlamamak; Ülkemizde siyasi iktidarın kürtlere yaptığı yalakalığın son raddesidir(inşallah tabi). Cumhriyetin ilanı için hiç mi şehit vermedik? Senede bir gün anılsalar ne olur? amaç inşallah sadece ve sadece depremde ölenlerle ilgilidir.