bugün
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu11
- recep tayyip erdoğan12
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- mhp akp iyi anahtar bbp ittifakı4
- laik teyzelerin fenotipi34
- seçime 40 gün kala ayakkabı ile seccadeye basmak3
- yavuz ağıralioğlu7
- dem partili yazar7
- beşiktaş11
- milliyetçi hareket partisi4
- günün yazar kavgası bahisleri3
- amın arasına giren mayo3
- honore de balzac4
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir4
- cumhuriyet halk partisi6
- selahattin demirtaş4
- tarihci76 ya bir şiir yaz2
- ekrem imamoğlu8
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- 3 numara saç kirli sakal5
- yokluğuyla dünyayı cezalandırma düşüncesi2
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- geceye bir şiir bırak4
- kitap okumaya geç başlamak4
- vincenzo italiano5
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- haydi güzelim şeker ezelim4
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- müzikten soğumak3
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- mansur yavaş11
- özgür özel2
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- zamanda geriye gitmek2
- islam barış dinidir13
- huzursuz insan4
- abdülhamid'in sanat zevki3
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- hamam oğlanı3
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği2
- kendiyle barışık olan insan3
- anayurt oteli2
- pişman olmak2
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
entry'ler (44)
yayın politikasındaki iğrençlik çalışanlarına da sirayet etmiş kanal. her biri birbirini yer, dedikodudan, ayak oyunlarından geçilmez bir mekan. Allah kimsenin yolunu düşürmesin.
90'lardan kalan ibiş güruhundandır. kazağını üzerine giymez, onun yerine kolları gössünde olacak şekilde sırtına asar. ibiş gibi göründüğünün farkında değildir. hatta kendisini iyi bir bok yapıyormuş sanır. tam dayaklıktır. millet kendisiyle taşşak geçerken o artist artist ortalıkta gezinmeye devam eder.
ne şerefli bir an...
ios 6.0 ve 6.0.1'e unthethered jailbreak yapılamaması nedeniyle "jailbreak dönemi kapanıyor mu" dememe neden olan iphone modifikasyonu. sürüm 5.1.1'de takıldılar kaldılar. thethered işi zor be.
eski sevgiliden kalan hatıra varsa o "eski sevgili" olmamıştır henüz.
hetretürk'ün özlü sözü.
kuşbaşılı kaşarlı sampi pidesi.
zor ancak imkansız değil. ben yaptım. askerliğimi yaptığım nizamiyede her sabah dönemin en sakıncalı gazeteleri olan taraf ve radikal okudum her sabah.
dün gece başıma gelen olay. rüyamda başbakanla aynı arabada seyahat ediyorduk. yanımızda beyaz ve şu an hatırlamadığım popüler bir kadın daha vardı. onlardan ayrıldıktan sonra uğur dündar'la bir masa başında sohbet etmeye başladık. neye yormak lazım?
bırakmaya çalışanlara bir tavsiye: ginseng, b vitamini ve balık yağı kombinasyonu.
bu üçünü sabah kahvaltısından sonra içiyorsunuz. internetten çok araştırıp sigarayı bırakmaya yardımcı olduğuna dair hiçbir şey bulamasam da ilk aldığım günlerde sigarayı kolay bırakabilme iradesini gördüm kendimde. sigaraya elim gidiyor ancak içerken çok fazla keyif alamıyor ve yarıda söndürüyordum. ilk günlerde yaşadığım etkiler yavaş yavaş azaldı. şu anda günde bir buçuk pakete devam ediyorum.
bırakabildim mi? hayır. ama belki ilk günler yaşadığım psikoloji bazı arkadaşlarda daha olumlu etki yapar ve onlar bırakabilir. denemekten zarar gelmez.
bu üçünü sabah kahvaltısından sonra içiyorsunuz. internetten çok araştırıp sigarayı bırakmaya yardımcı olduğuna dair hiçbir şey bulamasam da ilk aldığım günlerde sigarayı kolay bırakabilme iradesini gördüm kendimde. sigaraya elim gidiyor ancak içerken çok fazla keyif alamıyor ve yarıda söndürüyordum. ilk günlerde yaşadığım etkiler yavaş yavaş azaldı. şu anda günde bir buçuk pakete devam ediyorum.
bırakabildim mi? hayır. ama belki ilk günler yaşadığım psikoloji bazı arkadaşlarda daha olumlu etki yapar ve onlar bırakabilir. denemekten zarar gelmez.
işten çıkarttığı ya da kendi isteğiyle ayrılan personelinin açtığı davalar sonrası dünyanın tazminatı ödeyen, o güne kadar deli dumrul gibi astığı astık kestiği kestik, o saatten sonra kuzu kesilmiş medya kuruluşu. fazla mesai bile ödüyorlar artık. bir de duydum ki saat 18:00'i bir dakika geçtiğinde mesai ödememek için çalışanlarını evine postalıyormuş.
videosu rezalet derece kötü, kendisi iyi olan parça.
içişleri bakanı'nın verdiği sevindirici haber. dün itibariyle 10 gündür kırmızı bültenle aranıyormuş kendisi. bakan da olayın üzerine hassasiyetle gidildiğini ve kendisinin de süreci yakından takip ettiğini duyurdu...
bir nevi ülkere "uludağ sözlük'e reklam ver" çağrısıdır. desteklenmesi gereken bir slogandır, tabi ki algida reklam vermeyi teklif edene kadar.
özel harekattan ergenekon'a bulaşmış bazılarının kontrgerilla taktikleriyle şeytanın aklına gelmeyecek yerlere gömdükleri koca mühimmatı, el bombalarını, lav silahlarını bir çırpıda buluveren devletin saklandığı yerden çıkartmakta zorlandığı şey...
fare gibi girdiği delikten çıkırtılmasını istediğim, çıkartılması istenilen...
yakalanması adalete olan güveni perçinleyecek şey...
fare gibi girdiği delikten çıkırtılmasını istediğim, çıkartılması istenilen...
yakalanması adalete olan güveni perçinleyecek şey...
sabah akşam dışişleri bakanlığı ve ab genel sekreterliği haberlerini takip eden, gece resepsiyon resepsiyon gezen muhabir profilidir. "monşer" diye çağırır genelde vakit geçirdikleri yerler nedeniyle piyasanın diğer alanlarına bakan gazetecileri bu alana bakan habercileri. zaman zaman bazılarının bu ünvanı hak edecek şekilde davrandıklarıysa çok doğru bir saptama olacaktır.
olmaması gereken insan tipidir. şöyle ki:
büroda bilgisayarınızın başına geçmiş çalışmaktasınız, ya da keyif değil mi kardeşim, sözlüğe entry'ler döşüyorsunuz ya da okuyursunuz. işte tam o anda sözü geçen mal arkanıza gelir. aslında büro içinde mal mal volta atarken seri bir şekilde sıra sizin bilgisayarınıza gelmiştir ve bakar da mal mal. o anda monitörü alıp kafasında parçalayasınız gelir, sinirleriniz bozulur. şöyle bir dönüp bakarsınız anlamaz hatasını. kolunuzu koltuğun üstüne atarsınız "eeee aga naber, keyifli mi bari yaptıklarıma bakmak, ne mal mal bakıyorsun bilader bi siee..." der gibi bakarsınız. gecikmeli olarak aksak beyni yerine gelir ve yavaş yavaş bilgisayarınızın başından uzaklaşır. bir dahaki tacizine kadar rahat edersiniz. ancak o beyinsiz herkesi kendisi gibi sandığından unutacağınızı sanır. ya da gerizekalı gerçekten bunun yaşandığını hemen unutuverir. birkaç gün geçer ve yine damlayıverir...
büroda bilgisayarınızın başına geçmiş çalışmaktasınız, ya da keyif değil mi kardeşim, sözlüğe entry'ler döşüyorsunuz ya da okuyursunuz. işte tam o anda sözü geçen mal arkanıza gelir. aslında büro içinde mal mal volta atarken seri bir şekilde sıra sizin bilgisayarınıza gelmiştir ve bakar da mal mal. o anda monitörü alıp kafasında parçalayasınız gelir, sinirleriniz bozulur. şöyle bir dönüp bakarsınız anlamaz hatasını. kolunuzu koltuğun üstüne atarsınız "eeee aga naber, keyifli mi bari yaptıklarıma bakmak, ne mal mal bakıyorsun bilader bi siee..." der gibi bakarsınız. gecikmeli olarak aksak beyni yerine gelir ve yavaş yavaş bilgisayarınızın başından uzaklaşır. bir dahaki tacizine kadar rahat edersiniz. ancak o beyinsiz herkesi kendisi gibi sandığından unutacağınızı sanır. ya da gerizekalı gerçekten bunun yaşandığını hemen unutuverir. birkaç gün geçer ve yine damlayıverir...
dünyanın en mutsuz personelidir. çalışır, çalışır ve çalışır ama bilir ki maaşının yatacağı gün meçhuldür. kredi kartlarının son ödeme tarihi geçer, faturaları dersen faizleri almış başını gitmiştir ama o bekler, yine bekler, yine bekler. ümittir onu ayakta tutan.
dehşete düşen bir ifadenin ardından büyük pişmanlıkların dile getirildiği yakarıştır.