bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri25
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir9
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak8
- victor osimhen9
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi9
- terhis oluyorum sözlük17
- hesabını gizliye alan yazar4
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- 1 2 saat önce kaza yapmış olmam5
- trafik kurallarına uymayan trafik polisi2
- fatma betülüm yapmaz13
- almanyaya işçi yazılmak5
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- deniz altında nasıl nefes alınır4
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- arif sefa özdemir3
- akıllı telefon kullanan erkek4
- münafık9
- trafikte korna çalmanın işlevi3
- dursun özbek3
- fatma betül sayan kaya27
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- bir şeyler söyle7
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- 6 kasım 2026 gaziantep kasımpaşa maçı3
- traveler of secret'in cuma vakti entry girmemesi2
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- grup vitamin5
- kaç gammaz var9
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- et ete değecek2
- şabat kitabı3
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar4
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- sivasli bey'in sivaslı olması2
- kağıt çöpü ve plastik çöpü ayrılmalı3
- köln ford fabrikası2
- sözlük yazarlarının lolipopları2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- sözlük açacak olsanız8
- aşk14
- 6 kasım 20025
entry'ler (13)
harbiden ressamım...35 sergim var kişisel... profesyonelim...tutkuluyum...
kendim kendimi öldürüyorsam...içerim...ölmeye cesaret edene kadar içerim.
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
bernard buffet çok genç yaşta, aniden ünlenmiş, çok kazanmış, bu nedenle hep dışlanmış,
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
aklın, insanın değerine ve onuruna, insanlığa olan inancı olarak tanımlayabileceğimiz hümanizm, insanı evrenin merkezine yerleştirir, eğitimini, erdemlerinin mükemmelleşmesini, özgürleşmesini, bilgi ve becerilerini arttırmasını, hedefler. insanın yalnızca bireysel gelişimini ve mutluluğunu gözetmek yerine toplumsal gelişme ve evrimleşme için yön göstericilik işlevini de insana yükler. doğanın içinde aklın temsilcisi ve en erdemli varlığı insandır ancak bir koşulun sağlanması gerekir; insancılık.
minimalizm terimi ilk kez 1961’de düşünür richard wolheim tarafından içerik olarak en aza indirgenmiş sanat anlamında kullanılmıştır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
muhlis berberoğlu
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
francisco de goya, el greco ve diego velázquez ile birlikte ispanyol resim geleneğiyle yetişmiş, david ile aynı kuşağı paylaşmış, en önemli ispanyol ressamıdır.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
cilası-törpüsü
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
1. sıfat saf, deneyimsiz
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
Hasret Gültekin'in çok sayıda sanatçının birlikte yorumladığı türküsüdür.
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
bir çok sanatçının ele aldığı evrensel bir temadır.
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
(d. 1940, üsküdar, istanbul), figüratif resim geleneğinin en önemli yapı taşlarından biridir.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.