bugün
- manisada okul saldırısı13
- true nickli yazar8
- atlet giymeyen insan6
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü4
- z kuşağı6
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- gocu bak bi7
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt3
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- evliliği ayakta tutan güçler6
- sözlükteki teroristler2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- baturay özdemir2
- mason greenwood6
- bugün ne oldu11
- drew barrymore4
- türkler ile moğollar kardeştir18
- orta asyadakilerin penis boyu3
- tavuk pilav yiyen erkek3
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- motorinin 100 lirayı görmesi4
- iş arayanların aslında para araması8
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- musa anter10
- entry girmek için entry girmek2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- tulumba tatlısı6
- claudian clouds43
- halk tv haberciliği2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- game of thrones taki kerhaneci17
- yapay zekaya porno aratmak4
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü26
- altı nesil boyunca köleliğin ekmeğini yemek2
entry'ler (13)
harbiden ressamım...35 sergim var kişisel... profesyonelim...tutkuluyum...
kendim kendimi öldürüyorsam...içerim...ölmeye cesaret edene kadar içerim.
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
bernard buffet çok genç yaşta, aniden ünlenmiş, çok kazanmış, bu nedenle hep dışlanmış,
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
aklın, insanın değerine ve onuruna, insanlığa olan inancı olarak tanımlayabileceğimiz hümanizm, insanı evrenin merkezine yerleştirir, eğitimini, erdemlerinin mükemmelleşmesini, özgürleşmesini, bilgi ve becerilerini arttırmasını, hedefler. insanın yalnızca bireysel gelişimini ve mutluluğunu gözetmek yerine toplumsal gelişme ve evrimleşme için yön göstericilik işlevini de insana yükler. doğanın içinde aklın temsilcisi ve en erdemli varlığı insandır ancak bir koşulun sağlanması gerekir; insancılık.
minimalizm terimi ilk kez 1961’de düşünür richard wolheim tarafından içerik olarak en aza indirgenmiş sanat anlamında kullanılmıştır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
muhlis berberoğlu
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
francisco de goya, el greco ve diego velázquez ile birlikte ispanyol resim geleneğiyle yetişmiş, david ile aynı kuşağı paylaşmış, en önemli ispanyol ressamıdır.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
cilası-törpüsü
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
1. sıfat saf, deneyimsiz
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
Hasret Gültekin'in çok sayıda sanatçının birlikte yorumladığı türküsüdür.
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
bir çok sanatçının ele aldığı evrensel bir temadır.
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
(d. 1940, üsküdar, istanbul), figüratif resim geleneğinin en önemli yapı taşlarından biridir.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.