bugün
- komik olmayan komedyen2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- manifest dinleyen erkek11
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- sudekiray3
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- berrak tüzünataç3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- mesele ne senin benden ayrılman3
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- taşak sütyeni2
- türkiye7
- mohamed salah ghaly13
- tofaş2
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- insan zamandan ibarettir3
- trabzonspor7
- yaz yemekleri5
- gocu4
- mauro icardi3
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- birleşik krallık3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- spiderman mi döver batman mi5
- gulmekicinyaratilmis11
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- stres yönetimi6
- almanya5
- ona bir şey söyle7
- dost2
- ispanya7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- gocu bay bey birader3
- elalem ne der4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
entry'ler (13)
harbiden ressamım...35 sergim var kişisel... profesyonelim...tutkuluyum...
kendim kendimi öldürüyorsam...içerim...ölmeye cesaret edene kadar içerim.
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
yok öyle ölmüyorsam ve azcık bi vaktim varsa bi el sallarım hayata...
bernard buffet çok genç yaşta, aniden ünlenmiş, çok kazanmış, bu nedenle hep dışlanmış,
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
örselenmiş, onu miserabilizm semsiyesinin altına alan, gruber'in mirasçısı konumuna
sokan çok satılan resimlerini tekrar tekrar üreten paragöz biri olduğu yargılarına tümden
karsı çıkmamız gereken, varsıllığının dramatik algısını hiç engellemediği, inandıklarını
sonsuza kadar resmetmek olanağını bulan, bulamadığında da son derece trajik sonunu
kendi elleriyle getiren onurlu ve üretken sanatçı.
aklın, insanın değerine ve onuruna, insanlığa olan inancı olarak tanımlayabileceğimiz hümanizm, insanı evrenin merkezine yerleştirir, eğitimini, erdemlerinin mükemmelleşmesini, özgürleşmesini, bilgi ve becerilerini arttırmasını, hedefler. insanın yalnızca bireysel gelişimini ve mutluluğunu gözetmek yerine toplumsal gelişme ve evrimleşme için yön göstericilik işlevini de insana yükler. doğanın içinde aklın temsilcisi ve en erdemli varlığı insandır ancak bir koşulun sağlanması gerekir; insancılık.
minimalizm terimi ilk kez 1961’de düşünür richard wolheim tarafından içerik olarak en aza indirgenmiş sanat anlamında kullanılmıştır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
1960’lı yıllarda newyork’ta boyasal soyut dışavurumculuk’a karşı gelişmiş, kurumları ve ideolojileriyle desteklenmiş, terminolojide bazen abc sanatı, bazen soğuk sanat (cool art), birincil kurgular (prımary structures), bazen süreç sanatı (art ın process) olarak isimlendirilmiş, abd’de pop sanat’ın popüler günlerini yaşadığı bir dönemde görsel sanatların bir kitle kültürü olarak başka bir yüzü, bir dönemi, bir akımı olarak ortaya çıkmıştır. başlangıçta üç boyutlu çalışmalar ve heykeller için kullanılan terim, 1960’lardan başlayarak amerika’da yaygınlaşan sanat anlayışı kapsamındaki resim sanatını da tanımlamaktadır.
muhlis berberoğlu
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
"hemdem" albümüyle hemhal olduğum, parmaklarına, çalışına, tavrına, duyarlılığına hayran olduğum, müptela olduğum, dinlemeden gün geçiremediğim, tanışmadığım ama oğlum kadar sevdiğim, beraber çaldıklarını gönendiren, ısrarla "kaytağı" çalmasını beklediğim gencecik sanatçımız...
(bkz: https://www.youtube.com/w...?v=590ldAqnot8&t=708s)
francisco de goya, el greco ve diego velázquez ile birlikte ispanyol resim geleneğiyle yetişmiş, david ile aynı kuşağı paylaşmış, en önemli ispanyol ressamıdır.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
başlangıçta ispanyol halkının gündelik yaşam sahnelerini avcılık, ve balıkçılık sahnelerini neşeli bir şekilde ele alıyor.
tarihsel ve siyasi olayları, kişiselliğin vurgulandığı portreleri, hicveden fantastik kompozisyonları resmediyor.
ispanyol krallarından çok fransız devrimi’nin ilkelerinden yana olan devrimci bir ressamdır. bunu aç gözlü, çirkin ve kof saraylıların portrelerini yaparkenki acımasız eleştirel yaklaşımından da anlıyoruz.
eleştirel düş gücünü ve hislerini alabildiğine özgür kılarak dışavurumunu hicve çeviriyor, bunun, çoğalttığı baskılarıyla toplumda yaygınlaşmasını sağlıyor.
ironiyi kullanarak ve akıl ve imgelem arasındaki kutupsallıktan yola çıkarak, toplumda yerleşik hurafelerin ve cehaletin üzerine gidiyor.
savaşın bütün dehşetini anlattığı “2 mayıs ” ve “3 mayıs” resimlerinde kutsalın simgesel referanslarını dünyasal olarak kullanıyor.
cilası-törpüsü
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
sevgilisi-nefreti
kucağı- tekmesi
sığınağı-kapı önü
tadı- yavanı
dayanağı- depremi
gülü- dikeni
güneşi-karanlığı
ruhu olur, bedeni olur, parçası olur, canı olur, cananı olur...
hayat bu, insan bu...hepsine eyvallahım var...hepsi kıymetlim...
1. sıfat saf, deneyimsiz
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
"kıskanabileceği kadınların varlığını göğüsleyemeyecek kadar naif biri değildi." - r. mağden
2. isim güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı
3. isim kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı
4. acemice yapılan
"bu özbeöz istanbul efendisi, makalelerini, romanlarını kendine özgü naif resimlerle süslerdi." - h. taner
Gümrükçü Rousseau'yu takdimimdir.
Hasret Gültekin'in çok sayıda sanatçının birlikte yorumladığı türküsüdür.
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
https://www.youtube.com/watch?v=pkUTyCpe0r4
bir çok sanatçının ele aldığı evrensel bir temadır.
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
george clausen,
kathe kollwitz,
james sant
edward munch
(d. 1940, üsküdar, istanbul), figüratif resim geleneğinin en önemli yapı taşlarından biridir.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.
1990-2008 yılları arasında mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar fakültesi resim bölümü'nde öğretim üyeliği yapmış, öğrencisi olmaktan gurur duyduğum ressamımız.