bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması23
- roman düğünleri 354
- tai lung4
- her evde bulunan efes pilsen bardağı9
- gizli oylayan melek3
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması5
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- konuşan karga2
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi3
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz2
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek3
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- anın görüntüsü26
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle32
- artemis3
- eksi oy alınca ağlayarak günlüğüne yazmak2
- evde cilt beyazlatma yöntemleri2
- 34 beden pembe sçmıklı kezo2
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak2
- kader adamım3
- sabah sabah kavga edecek enerjiyi bulmak2
- umursamaz insan2
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan3
- sözlük draması2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- bugün aradığım aşkı bulacağım gün2
- ona bir şey söyle9
- eski evini rüyada görmek2
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
- sözlükte tribünlere oynamak3
- afrodit2
- deniz göktaş8
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- velvet43
- sözlüğün aptal kaynaması13
- 2026 dünya kupası35
- futbol32
- roketsan tayfun blok 42
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- yazarlara gelen son mesaj6
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- muhittin böcek'in ifade vermesi2
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- herkesle iyi anlaşan insan18
- takip ediliyorum hissi2
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela7
- türklerin mal olduğunun ispatı2
entry'ler (847)
yaşlı, aciz, bunak anlamlarında kullanılan eski bir argo veya halk dili tabiridir.
ikame edilebilirlik kavramının üretici yönünden değerlendirilmesidir. Bu kavram, bir ürünün piyasa fiyatında yaşanan ufak ve kalıcı artışlar karşısında üreticilerin ciddi ek maliyet ve ticari risklere katlanmadan üretimini yapabildikleri bir başka ürünü ifade etmektedir.
Konu başlığının içerdiği zeka pırıltısının cazibesi neticesinde geçerken uğradım.
"gibi"nin üstlendiği role istinaden;
(bkz: tespitimsi)
(bkz: tespitimsi)
Kusma, gaseyan etme, kay etme.
bakış açıları;
içinde bulunulan ân ve içtimai, iktisadi şartları muhakeme ve mukayese gibi iki temel dayanaktan yoksun, safsata ekolü ile hayata tutunanlarca apır sapır cümleler eşliğinde tezvirat ile tevil bağlamında ortama istifrağ ile cevap verebilenlere matuf başlık...
https://twitter.com/Genel...tatus/1461624401913339908
içinde bulunulan ân ve içtimai, iktisadi şartları muhakeme ve mukayese gibi iki temel dayanaktan yoksun, safsata ekolü ile hayata tutunanlarca apır sapır cümleler eşliğinde tezvirat ile tevil bağlamında ortama istifrağ ile cevap verebilenlere matuf başlık...
https://twitter.com/Genel...tatus/1461624401913339908
daha ziyade folkloriktir.
kendini ikna edemiyordur.
(bkz: bu sen misin)
bazen yazılı, bazen yazısız olan yasa, örf, adet, töre gibi adlarla anılan ve mecazi ya da gerçek anlamlarda olan kitaptır.
kişilere göre esnetilebilen veya katılaşabilen kurallar kişileri tedbir almaya zorlar.
eğer bir işi arkadan dolanarak yaparsan adına kitabına uydurmak denir.
genel anlamda ahlaklı ya da kafası az çalışan bir tipse mümkün olduğu kadar kitaba uyar.
kişilere göre esnetilebilen veya katılaşabilen kurallar kişileri tedbir almaya zorlar.
eğer bir işi arkadan dolanarak yaparsan adına kitabına uydurmak denir.
genel anlamda ahlaklı ya da kafası az çalışan bir tipse mümkün olduğu kadar kitaba uyar.
kasabalıdır.
kurt bir akşam acıkmıştı
dağlarda ava çıkmıştı
bakınarak sağa sola
geldi en işlek bir yola
dedi:”bu çok güzel bir yer,
bir kısmetim varsa eğer,
ayağıma gelir kendi.”
seçtiği yeri beğendi.
geçti öyle hayli zaman
bir katır çıktı uzaktan
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
katır dedi: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
etim pek tatlı bir ettir
fakat kemiklerim serttir
getireyim sana bir satır,
kemiğimi onunla kır..
mademki son demimdeyim,
böyle bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
-peki. .git de çabuk gel..”
kurdu aldattı bir satır
getireyim diye katır.
geçti yine hayli zaman
bir at göründü uzaktan
kişneyerek şahlanıyor
dağı kimsesiz sanıyor..
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
at dedi ki: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
bilmiyorsun ne cinstenim,
öğren aslım nedir benim
getireyim berâtımı
bildiğin arap atı mı,
yoksa huysuz bir beygir mi
bilinmeyen şey yenir mi?
mademki son demimdeyim,
büyük bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
”-peki, git de çabuk gel..”
getireyim diye berat,
kurdu aldatıp gitti at…
geçti yine hayli zaman
bir koyun çıktı uzaktan
titrek sesiyle meliyor
güle oynaya geliyor
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
koyun dedi: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
ne oyunlar bilirim ben,
bir kere gör de, neşelen
eski sevincin azalmış,
belli, gönülcüğün dalmış
bir kederli düşünceye
yiyeceksen neşeyle ye..
mademki son demimdeyim,
böyle bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
”-haydi, oyna güzel güzel..”
kurt aldandı bu oyunda,
kaçıp kurtuldu koyun da.
artık sular kararmıştı
gece etrafı sarmıştı
tenha, sessiz bütün yollar,
ne gelen var, ne giden var..
zavallı kurdun karnı aç,
bir lokmaya bile muhtaç..
akıtıyor gözyaşını,
artık akılsız başını
keskin taşlara vuruyor,
şöyle söylenip duruyor:
”bulmuştun bir âlâ katır,
ye, düşünme gönül hatır..
nene lâzım senin satır,
kasap mıydın behey sersem?
bana lâyıktır gebersem..
”bulmuştun bir semiz at,
ye etini sırt üstü yat..
nene lâzım senin berat?
kadı mıydın behey sersem?
bana lâyıktır gebersem..
”bulmuştun bir âlâ koyun,
ye de, uzan yüzükoyun
nene lâzım senin oyun?
köçek miydin behey sersem?
bana lâyıktır gebersem…”
kurt, zavallı, bütün gece
inleyip durdu delice..
gün doğarken işi bitti,
açlığından ölüp gitti…
(bkz: Orhan Seyfi Orhon)
dağlarda ava çıkmıştı
bakınarak sağa sola
geldi en işlek bir yola
dedi:”bu çok güzel bir yer,
bir kısmetim varsa eğer,
ayağıma gelir kendi.”
seçtiği yeri beğendi.
geçti öyle hayli zaman
bir katır çıktı uzaktan
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
katır dedi: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
etim pek tatlı bir ettir
fakat kemiklerim serttir
getireyim sana bir satır,
kemiğimi onunla kır..
mademki son demimdeyim,
böyle bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
-peki. .git de çabuk gel..”
kurdu aldattı bir satır
getireyim diye katır.
geçti yine hayli zaman
bir at göründü uzaktan
kişneyerek şahlanıyor
dağı kimsesiz sanıyor..
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
at dedi ki: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
bilmiyorsun ne cinstenim,
öğren aslım nedir benim
getireyim berâtımı
bildiğin arap atı mı,
yoksa huysuz bir beygir mi
bilinmeyen şey yenir mi?
mademki son demimdeyim,
büyük bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
”-peki, git de çabuk gel..”
getireyim diye berat,
kurdu aldatıp gitti at…
geçti yine hayli zaman
bir koyun çıktı uzaktan
titrek sesiyle meliyor
güle oynaya geliyor
titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstünde durdu.
koyun dedi: ”kurt arkadaş!
öyle uzak durma, yanaş..
bilirim ne diyeceksin,
açsın, beni yiyeceksin..
ye, âfiyet olsun ama,
bak bir şey geldi aklıma
ne oyunlar bilirim ben,
bir kere gör de, neşelen
eski sevincin azalmış,
belli, gönülcüğün dalmış
bir kederli düşünceye
yiyeceksen neşeyle ye..
mademki son demimdeyim,
böyle bir iyilik edeyim
sana ölümümden evvel..”
”-haydi, oyna güzel güzel..”
kurt aldandı bu oyunda,
kaçıp kurtuldu koyun da.
artık sular kararmıştı
gece etrafı sarmıştı
tenha, sessiz bütün yollar,
ne gelen var, ne giden var..
zavallı kurdun karnı aç,
bir lokmaya bile muhtaç..
akıtıyor gözyaşını,
artık akılsız başını
keskin taşlara vuruyor,
şöyle söylenip duruyor:
”bulmuştun bir âlâ katır,
ye, düşünme gönül hatır..
nene lâzım senin satır,
kasap mıydın behey sersem?
bana lâyıktır gebersem..
”bulmuştun bir semiz at,
ye etini sırt üstü yat..
nene lâzım senin berat?
kadı mıydın behey sersem?
bana lâyıktır gebersem..
”bulmuştun bir âlâ koyun,
ye de, uzan yüzükoyun
nene lâzım senin oyun?
köçek miydin behey sersem?
bana lâyıktır gebersem…”
kurt, zavallı, bütün gece
inleyip durdu delice..
gün doğarken işi bitti,
açlığından ölüp gitti…
(bkz: Orhan Seyfi Orhon)
Soyutlama yeteneği, farkındalığı düşük yada olmayan, irdelemeyen, neye ve niçin inandığını bilmeyen kişidir.
bu durum günümüz müslümanları dahil geçerlidir. Nitekim dininin kendine sunduğu görev ve sorumlulukları yerine getirmeyişi başka ne ile izah edilebilir?
bu durum günümüz müslümanları dahil geçerlidir. Nitekim dininin kendine sunduğu görev ve sorumlulukları yerine getirmeyişi başka ne ile izah edilebilir?