bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- silik sayınız7
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği6
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- terhis oluyorum sözlük21
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- fatma betül sayan kaya28
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fon vurgunu nedir3
- nasıl açık oylarız4
- akıllı telefon kullanan erkek9
- ne bu fon vurgunu3
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- acıktım ne yesem3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- gecenin şarkısı4
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- camilerdeki ayak kokusu11
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- 20078
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- victor osimhen9
- münafık11
- sözlük üzerinden alınan son dm2
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- hediyeleşme kültürü2
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- deveciolpeyy4
entry'ler (170)
ev alıp kiraya veririz. bünye fakir, hayaller fakir.
kısa film sektörüne yeni atılan, ilk işleri deneysel bir reklam olan ve tahminimce güzel işlere imza atacak isimleri cem yılmaz çakması yapım grubu.
olmasa da olur yazar.
(bkz: insan) arada bir olmak lazım.
http://www.onuron3.blogspot.com
şimdilik sadece blog ilerde blok, sonra bloklar artcak site olucaz, oturulan.
şimdilik sadece blog ilerde blok, sonra bloklar artcak site olucaz, oturulan.
tercih yapacak arkadaşlar için gidilmemesini önerdiğim okuldur. -mezunu olarak-
ikindiyi kılıyım ile kardeş olan sözdür.
ikici isimlerde tarhan'ın kazanacağı versustur. malum ülke-ülker bi harf fazlamız var.
gaz bombacıyan, rTe_53 gibi onlarca türetilebilecek isimlerdir.
durmaktır.
birazdan anlatacağım sınavdır.
sınav sabahından başlayayım, herkes heyecanlı olur ya. bende yine o yok, diyorum kendime çalıştım abi denemeler iyi ne sorabilirler ki, matematiği yeniden mi yaratacaklar sanki. çıktık yola annemle gittik okul bahçesine, bakıyorum arkadaşların gözlerine hepsinde bir umut ışığı var hepsi beklentili. ah diyorum ne güzel, gururlanıyorum. sonra almaya başladılar, annemi öptüm ve girdim. arandık, fotoğraflarımız belgelerimiz kontrol edildi ve çıktık sınıflara. çok resmi oluyor, sınav öncesi psikolojinizi yormaya bire bir durumlarla karşı karşıyasınız. son 15 dakikaya geliyorum saat 09:45, kitapçıkları veriliyor. 1800 haneli numarayı yazıyoruz optiğimize. ve artık poşeti açın arkadaşlar sesini duyuyoruz. tüm türkiye duyuyor. tüm nabızlar artıyor. kendime olan güvenimi o anda yıkıyorum, dağıtıyorum tüm hayalleri. kontrol için sayfaları çevirdikçe hiçbir sorunun çözdüğüm sorulara benzemediğini fark ediyorum, neyse diyorum allah'ım sen yardım et. artık 09:55 tüm okul susuyor, veliler bile susuyor bahçede. tek bir ses dahi yok, herkes farkında sanırım olacakların. ve 10:00 başlıyoruz sınava. ilk 7 soru güzel geçiyor bi boş bırakıyorum. sonra işlem sorusu, hatayı görüyorum oha diyorum hatta gözetmene sorasım bile geliyor. hala farkında değilim ahret furyası ne zaman başlayacak. 24e gelene kadar tabi. geliyor o polinom sorusu. 6-7 dakika uğraşıyorum çıkmıyor. ulan polinom ya diyorum yaparsın yerine yazacaksın "gerekli işlemleri(!)" yapınca sonuç çıkacak, ama çıkmıyor. geliyorum 27ye trigonometri çıkmıyor, dizi geliyor matris geliyor onlar da çıkmıyor. saatle göz göze geldik o an 20 dakikam olduğunu fısıldadı. ben daha 30 soru işaretlemiştim. 2-3 ay türev integral çalıştın hadi yaparsın diyerek aşıyorum 35. soruyu. 15 dakikam var. telaş basıyor tabi. sorulara çözmek için yaklaşamıyorum aa bu da zormuş vay amk böyle sorulur mu aa zormuş diye diye geçiyorum bi kaç tane sallıyorum. sonra çözebileceğim bi soru gözüme çarpıyor integral hacim sorusu, yapıyorum hemen. geçiyorum son soruya, seri sorusu zannettim ama bir baktım integral. e arkadaşım şu ülkede 50 milyon kişi integral işaretini bilmiyordur sen integral içinde seri mi soruyorsun bana? ya nerede toplam çarpım sembolün nerede güzel türev soruların? madem ygs'de benim ilk bölümümü ölçtün e şimdi bari kolay sorsana. meb kitaplarını bi kontrol et önce sen bu çocuğa ne öğretiyorsun? matematiği işkence gören bi nesile ne sorduğuna dikkat et, milyon kişinin girdiği sınavda nasıl hatalı sorun çıkar onu bi düşün önce orijinal soru yaratmak için götünü yırtacağına. 40 netin altına düşmeyen biri olarak 40 soru işaretleyip veriyorum 7-8 tane de sallayarak. ben bu değilim diyorum bi ben yapamadım zannediyorum rezil oluyor moralim. seneye hazırlansam ya diyip duruyorum kendime. geometri dağıtılırken çıkabilir miyim dedim, 15 dakika oturmam gerektiği söylendi. iyi bari bakalım dedim sorulara. o moralle kalmıyor zaten bi şey. abi 1 saat yaptın diye bu kasmanın manası ne ki. bi yere de açı yaz ya. her yer neden katı cisim? neden heryer ifadelerle dolu? ya integralde geometride neden paragraf var göt? çemberde açın yok mu senin? ne o herkes yapar diye korktun mu yoksa amk? tamam onu da ifade et ya biz anlardık. o matematiğe rağmen geometrinin daha zor olduğunu düşünüyorum, belki de o psikolojiyle. 12:17de verdim optiği ve çıktım. merdivenden iniyorum herkes omuzlarında kendi cesedini taşıyor gibi. aileleri gördüm umutla bekleyen. aradan annemi seçtim gittim yanına. o sırada bi kız fenalaştı ama nasıl bağırıyor, kendini imha edercesine feryat edip yere düşüyor ve yanı başında gözü yaşlı annesi. hakkıdır anne dedim, böyle sınav olmaz. karşılıklı sustuk annemle. taksiye bindik geldik eve, hala susuyoruz.
ama yazık. emeklere yazık, dershanelere, özel derslere, çözülen kitaplara, denemelere yazık. hayallere yazık. ne umutlar yeşeriyor, ne hayaller kuruluyor. adamlar tarihin en zor sınavını yapıyor ve her şey bok oluyor. türkiye ortalaması geçen sene için 19(mat geo toplam) olan bi sınavdan bahsediyoruz. ki eminim tüm arkadaşlarım çıkmış soruları rahatlıkla çözmüştür. ve yeni anladım, bu ülke ıstırap. tamam bilen adamı seç tabi onu al ama, bunu senin öğretmenlerin çözemez ki be abi haksız mıyım? bu sınava sadece istanbul'da ankara'da final,fem,sınav dershanelerinde hazırlananlar girmiyor ki. tüm türkiye giriyor artvindeki, muğladaki, biraz daha eksik kalmış(sizin yüzünüzden)doğudaki kardeşlerim de giriyor, hakkarideki adam da giriyor bu sınava. bi nesilin umutları ateşe verip o çocukları üzme hakkınız olduğunu sanmıyorum ben. o yolda ağlayan kızları görünce, o doğulu kardeşimin verdiği röportajda "abi benim matematiğim iyiydi kendim çalıştım hep ama hiç anlamamışım demekki, yapamadım" dediğini duyunca ben üzülüyorum. siz de üzülün tamam mı. he ali demir, haksız mıyım? emeğiniz emanetimizdir demekle olmuyor abicim. milyon tane hakka girip milyon tane ah aldınız. olan oldu kalan moralle #direnfizikkimyabiyoloji.
sınav sabahından başlayayım, herkes heyecanlı olur ya. bende yine o yok, diyorum kendime çalıştım abi denemeler iyi ne sorabilirler ki, matematiği yeniden mi yaratacaklar sanki. çıktık yola annemle gittik okul bahçesine, bakıyorum arkadaşların gözlerine hepsinde bir umut ışığı var hepsi beklentili. ah diyorum ne güzel, gururlanıyorum. sonra almaya başladılar, annemi öptüm ve girdim. arandık, fotoğraflarımız belgelerimiz kontrol edildi ve çıktık sınıflara. çok resmi oluyor, sınav öncesi psikolojinizi yormaya bire bir durumlarla karşı karşıyasınız. son 15 dakikaya geliyorum saat 09:45, kitapçıkları veriliyor. 1800 haneli numarayı yazıyoruz optiğimize. ve artık poşeti açın arkadaşlar sesini duyuyoruz. tüm türkiye duyuyor. tüm nabızlar artıyor. kendime olan güvenimi o anda yıkıyorum, dağıtıyorum tüm hayalleri. kontrol için sayfaları çevirdikçe hiçbir sorunun çözdüğüm sorulara benzemediğini fark ediyorum, neyse diyorum allah'ım sen yardım et. artık 09:55 tüm okul susuyor, veliler bile susuyor bahçede. tek bir ses dahi yok, herkes farkında sanırım olacakların. ve 10:00 başlıyoruz sınava. ilk 7 soru güzel geçiyor bi boş bırakıyorum. sonra işlem sorusu, hatayı görüyorum oha diyorum hatta gözetmene sorasım bile geliyor. hala farkında değilim ahret furyası ne zaman başlayacak. 24e gelene kadar tabi. geliyor o polinom sorusu. 6-7 dakika uğraşıyorum çıkmıyor. ulan polinom ya diyorum yaparsın yerine yazacaksın "gerekli işlemleri(!)" yapınca sonuç çıkacak, ama çıkmıyor. geliyorum 27ye trigonometri çıkmıyor, dizi geliyor matris geliyor onlar da çıkmıyor. saatle göz göze geldik o an 20 dakikam olduğunu fısıldadı. ben daha 30 soru işaretlemiştim. 2-3 ay türev integral çalıştın hadi yaparsın diyerek aşıyorum 35. soruyu. 15 dakikam var. telaş basıyor tabi. sorulara çözmek için yaklaşamıyorum aa bu da zormuş vay amk böyle sorulur mu aa zormuş diye diye geçiyorum bi kaç tane sallıyorum. sonra çözebileceğim bi soru gözüme çarpıyor integral hacim sorusu, yapıyorum hemen. geçiyorum son soruya, seri sorusu zannettim ama bir baktım integral. e arkadaşım şu ülkede 50 milyon kişi integral işaretini bilmiyordur sen integral içinde seri mi soruyorsun bana? ya nerede toplam çarpım sembolün nerede güzel türev soruların? madem ygs'de benim ilk bölümümü ölçtün e şimdi bari kolay sorsana. meb kitaplarını bi kontrol et önce sen bu çocuğa ne öğretiyorsun? matematiği işkence gören bi nesile ne sorduğuna dikkat et, milyon kişinin girdiği sınavda nasıl hatalı sorun çıkar onu bi düşün önce orijinal soru yaratmak için götünü yırtacağına. 40 netin altına düşmeyen biri olarak 40 soru işaretleyip veriyorum 7-8 tane de sallayarak. ben bu değilim diyorum bi ben yapamadım zannediyorum rezil oluyor moralim. seneye hazırlansam ya diyip duruyorum kendime. geometri dağıtılırken çıkabilir miyim dedim, 15 dakika oturmam gerektiği söylendi. iyi bari bakalım dedim sorulara. o moralle kalmıyor zaten bi şey. abi 1 saat yaptın diye bu kasmanın manası ne ki. bi yere de açı yaz ya. her yer neden katı cisim? neden heryer ifadelerle dolu? ya integralde geometride neden paragraf var göt? çemberde açın yok mu senin? ne o herkes yapar diye korktun mu yoksa amk? tamam onu da ifade et ya biz anlardık. o matematiğe rağmen geometrinin daha zor olduğunu düşünüyorum, belki de o psikolojiyle. 12:17de verdim optiği ve çıktım. merdivenden iniyorum herkes omuzlarında kendi cesedini taşıyor gibi. aileleri gördüm umutla bekleyen. aradan annemi seçtim gittim yanına. o sırada bi kız fenalaştı ama nasıl bağırıyor, kendini imha edercesine feryat edip yere düşüyor ve yanı başında gözü yaşlı annesi. hakkıdır anne dedim, böyle sınav olmaz. karşılıklı sustuk annemle. taksiye bindik geldik eve, hala susuyoruz.
ama yazık. emeklere yazık, dershanelere, özel derslere, çözülen kitaplara, denemelere yazık. hayallere yazık. ne umutlar yeşeriyor, ne hayaller kuruluyor. adamlar tarihin en zor sınavını yapıyor ve her şey bok oluyor. türkiye ortalaması geçen sene için 19(mat geo toplam) olan bi sınavdan bahsediyoruz. ki eminim tüm arkadaşlarım çıkmış soruları rahatlıkla çözmüştür. ve yeni anladım, bu ülke ıstırap. tamam bilen adamı seç tabi onu al ama, bunu senin öğretmenlerin çözemez ki be abi haksız mıyım? bu sınava sadece istanbul'da ankara'da final,fem,sınav dershanelerinde hazırlananlar girmiyor ki. tüm türkiye giriyor artvindeki, muğladaki, biraz daha eksik kalmış(sizin yüzünüzden)doğudaki kardeşlerim de giriyor, hakkarideki adam da giriyor bu sınava. bi nesilin umutları ateşe verip o çocukları üzme hakkınız olduğunu sanmıyorum ben. o yolda ağlayan kızları görünce, o doğulu kardeşimin verdiği röportajda "abi benim matematiğim iyiydi kendim çalıştım hep ama hiç anlamamışım demekki, yapamadım" dediğini duyunca ben üzülüyorum. siz de üzülün tamam mı. he ali demir, haksız mıyım? emeğiniz emanetimizdir demekle olmuyor abicim. milyon tane hakka girip milyon tane ah aldınız. olan oldu kalan moralle #direnfizikkimyabiyoloji.
birazdan anlatacağım sınavdır.
sınav sabahından başlayayım, herkes heyecanlı olur ya. bende yine o yok, diyorum kendime çalıştım abi denemeler iyi ne sorabilirler ki, matematiği yeniden mi yaratacaklar sanki. çıktık yola annemle gittik okul bahçesine, bakıyorum arkadaşların gözlerine hepsinde bir umut ışığı var hepsi beklentili. ah diyorum ne güzel, gururlanıyorum. sonra almaya başladılar, annemi öptüm ve girdim. arandık, fotoğraflarımız belgelerimiz kontrol edildi ve çıktık sınıflara. çok resmi oluyor, sınav öncesi psikolojinizi yormaya bire bir durumlarla karşı karşıyasınız. son 15 dakikaya geliyorum saat 09:45, kitapçıkları veriliyor. 1800 haneli numarayı yazıyoruz optiğimize. ve artık poşeti açın arkadaşlar sesini duyuyoruz. tüm türkiye duyuyor. tüm nabızlar artıyor. kendime olan güvenimi o anda yıkıyorum, dağıtıyorum tüm hayalleri. kontrol için sayfaları çevirdikçe hiçbir sorunun çözdüğüm sorulara benzemediğini fark ediyorum, neyse diyorum Allah'ım sen yardım et. artık 09:55 tüm okul susuyor, veliler bile susuyor bahçede. tek bir ses dahi yok, herkes farkında sanırım olacakların. ve 10:00 başlıyoruz sınava. ilk 7 soru güzel geçiyor bi boş bırakıyorum. sonra işlem sorusu, hatayı görüyorum oha diyorum hatta gözetmene sorasım bile geliyor. hala farkında değilim ahret furyası ne zaman başlayacak. 24e gelene kadar tabi. geliyor o polinom sorusu. 6-7 dakika uğraşıyorum çıkmıyor. ulan polinom ya diyorum yaparsın yerine yazacaksın "gerekli işlemleri(!)" yapınca sonuç çıkacak, ama çıkmıyor. geliyorum 27ye trigonometri çıkmıyor, dizi geliyor matris geliyor onlar da çıkmıyor. saatle göz göze geldik o an 20 dakikam olduğunu fısıldadı. ben daha 30 soru işaretlemiştim. 2-3 ay türev integral çalıştın hadi yaparsın diyerek aşıyorum 35. soruyu. 15 dakikam var. telaş basıyor tabi. sorulara çözmek için yaklaşamıyorum aa bu da zormuş vay amk böyle sorulur mu aa zormuş diye diye geçiyorum bi kaç tane sallıyorum. sonra çözebileceğim bi soru gözüme çarpıyor integral hacim sorusu, yapıyorum hemen. geçiyorum son soruya, seri sorusu zannettim ama bir baktım integral. e arkadaşım şu ülkede 50 milyon kişi integral işaretini bilmiyordur sen integral içinde seri mi soruyorsun bana? ya nerede toplam çarpım sembolün nerede güzel türev soruların? madem ygs'de benim ilk bölümümü ölçtün e şimdi bari kolay sorsana. MEB kitaplarını bi kontrol et önce sen bu çocuğa ne öğretiyorsun? matematiği işkence gören bi nesile ne sorduğuna dikkat et, milyon kişinin girdiği sınavda nasıl hatalı sorun çıkar onu bi düşün önce orijinal soru yaratmak için götünü yırtacağına. 40 netin altına düşmeyen biri olarak 40 soru işaretleyip veriyorum 7-8 tane de sallayarak. ben bu değilim diyorum bi ben yapamadım zannediyorum rezil oluyor moralim. seneye hazırlansam ya diyip duruyorum kendime. geometri dağıtılırken çıkabilir miyim dedim, 15 dakika oturmam gerektiği söylendi. iyi bari bakalım dedim sorulara. o moralle kalmıyor zaten bi şey. abi 1 saat yaptın diye bu kasmanın manası ne ki. bi yere de açı yaz ya. her yer neden katı cisim? neden heryer ifadelerle dolu? ya integralde geometride neden paragraf var göt? çemberde açın yok mu senin? ne o herkes yapar diye korktun mu yoksa amk? tamam onu da ifade et ya biz anlardık. o matematiğe rağmen geometrinin daha zor olduğunu düşünüyorum, belki de o psikolojiyle. 12:17de verdim optiği ve çıktım. merdivenden iniyorum herkes omuzlarında kendi cesedini taşıyor gibi. aileleri gördüm umutla bekleyen. aradan annemi seçtim gittim yanına. o sırada bi kız fenalaştı ama nasıl bağırıyor, kendini imha edercesine feryat edip yere düşüyor ve yanı başında gözü yaşlı annesi. hakkıdır anne dedim, böyle sınav olmaz. karşılıklı sustuk annemle. taksiye bindik geldik eve, hala susuyoruz.
ama yazık. emeklere yazık, dershanelere, özel derslere, çözülen kitaplara, denemelere yazık. hayallere yazık. ne umutlar yeşeriyor, ne hayaller kuruluyor. adamlar tarihin en zor sınavını yapıyor ve her şey bok oluyor. türkiye ortalaması geçen sene için 19(mat geo toplam) olan bi sınavdan bahsediyoruz. ki eminim tüm arkadaşlarım çıkmış soruları rahatlıkla çözmüştür. ve yeni anladım, bu ülke ıstırap. tamam bilen adamı seç tabi onu al ama, bunu senin öğretmenlerin çözemez ki be abi haksız mıyım? bu sınava sadece istanbul'da ankara'da final,fem,sınav dershanelerinde hazırlananlar girmiyor ki. tüm türkiye giriyor artvindeki, muğladaki, biraz daha eksik kalmış(sizin yüzünüzden)doğudaki kardeşlerim de giriyor, hakkarideki adam da giriyor bu sınava. bi nesilin umutları ateşe verip o çocukları üzme hakkınız olduğunu sanmıyorum ben. o yolda ağlayan kızları görünce, o doğulu kardeşimin verdiği röportajda "abi benim matematiğim iyiydi kendim çalıştım hep ama hiç anlamamışım demekki, yapamadım" dediğini duyunca ben üzülüyorum. siz de üzülün tamam mı. he ali demir, haksız mıyım? emeğiniz emanetimizdir demekle olmuyor abicim. milyon tane hakka girip milyon tane ah aldınız. olan oldu kalan moralle #direnfizikkimyabiyoloji.
sınav sabahından başlayayım, herkes heyecanlı olur ya. bende yine o yok, diyorum kendime çalıştım abi denemeler iyi ne sorabilirler ki, matematiği yeniden mi yaratacaklar sanki. çıktık yola annemle gittik okul bahçesine, bakıyorum arkadaşların gözlerine hepsinde bir umut ışığı var hepsi beklentili. ah diyorum ne güzel, gururlanıyorum. sonra almaya başladılar, annemi öptüm ve girdim. arandık, fotoğraflarımız belgelerimiz kontrol edildi ve çıktık sınıflara. çok resmi oluyor, sınav öncesi psikolojinizi yormaya bire bir durumlarla karşı karşıyasınız. son 15 dakikaya geliyorum saat 09:45, kitapçıkları veriliyor. 1800 haneli numarayı yazıyoruz optiğimize. ve artık poşeti açın arkadaşlar sesini duyuyoruz. tüm türkiye duyuyor. tüm nabızlar artıyor. kendime olan güvenimi o anda yıkıyorum, dağıtıyorum tüm hayalleri. kontrol için sayfaları çevirdikçe hiçbir sorunun çözdüğüm sorulara benzemediğini fark ediyorum, neyse diyorum Allah'ım sen yardım et. artık 09:55 tüm okul susuyor, veliler bile susuyor bahçede. tek bir ses dahi yok, herkes farkında sanırım olacakların. ve 10:00 başlıyoruz sınava. ilk 7 soru güzel geçiyor bi boş bırakıyorum. sonra işlem sorusu, hatayı görüyorum oha diyorum hatta gözetmene sorasım bile geliyor. hala farkında değilim ahret furyası ne zaman başlayacak. 24e gelene kadar tabi. geliyor o polinom sorusu. 6-7 dakika uğraşıyorum çıkmıyor. ulan polinom ya diyorum yaparsın yerine yazacaksın "gerekli işlemleri(!)" yapınca sonuç çıkacak, ama çıkmıyor. geliyorum 27ye trigonometri çıkmıyor, dizi geliyor matris geliyor onlar da çıkmıyor. saatle göz göze geldik o an 20 dakikam olduğunu fısıldadı. ben daha 30 soru işaretlemiştim. 2-3 ay türev integral çalıştın hadi yaparsın diyerek aşıyorum 35. soruyu. 15 dakikam var. telaş basıyor tabi. sorulara çözmek için yaklaşamıyorum aa bu da zormuş vay amk böyle sorulur mu aa zormuş diye diye geçiyorum bi kaç tane sallıyorum. sonra çözebileceğim bi soru gözüme çarpıyor integral hacim sorusu, yapıyorum hemen. geçiyorum son soruya, seri sorusu zannettim ama bir baktım integral. e arkadaşım şu ülkede 50 milyon kişi integral işaretini bilmiyordur sen integral içinde seri mi soruyorsun bana? ya nerede toplam çarpım sembolün nerede güzel türev soruların? madem ygs'de benim ilk bölümümü ölçtün e şimdi bari kolay sorsana. MEB kitaplarını bi kontrol et önce sen bu çocuğa ne öğretiyorsun? matematiği işkence gören bi nesile ne sorduğuna dikkat et, milyon kişinin girdiği sınavda nasıl hatalı sorun çıkar onu bi düşün önce orijinal soru yaratmak için götünü yırtacağına. 40 netin altına düşmeyen biri olarak 40 soru işaretleyip veriyorum 7-8 tane de sallayarak. ben bu değilim diyorum bi ben yapamadım zannediyorum rezil oluyor moralim. seneye hazırlansam ya diyip duruyorum kendime. geometri dağıtılırken çıkabilir miyim dedim, 15 dakika oturmam gerektiği söylendi. iyi bari bakalım dedim sorulara. o moralle kalmıyor zaten bi şey. abi 1 saat yaptın diye bu kasmanın manası ne ki. bi yere de açı yaz ya. her yer neden katı cisim? neden heryer ifadelerle dolu? ya integralde geometride neden paragraf var göt? çemberde açın yok mu senin? ne o herkes yapar diye korktun mu yoksa amk? tamam onu da ifade et ya biz anlardık. o matematiğe rağmen geometrinin daha zor olduğunu düşünüyorum, belki de o psikolojiyle. 12:17de verdim optiği ve çıktım. merdivenden iniyorum herkes omuzlarında kendi cesedini taşıyor gibi. aileleri gördüm umutla bekleyen. aradan annemi seçtim gittim yanına. o sırada bi kız fenalaştı ama nasıl bağırıyor, kendini imha edercesine feryat edip yere düşüyor ve yanı başında gözü yaşlı annesi. hakkıdır anne dedim, böyle sınav olmaz. karşılıklı sustuk annemle. taksiye bindik geldik eve, hala susuyoruz.
ama yazık. emeklere yazık, dershanelere, özel derslere, çözülen kitaplara, denemelere yazık. hayallere yazık. ne umutlar yeşeriyor, ne hayaller kuruluyor. adamlar tarihin en zor sınavını yapıyor ve her şey bok oluyor. türkiye ortalaması geçen sene için 19(mat geo toplam) olan bi sınavdan bahsediyoruz. ki eminim tüm arkadaşlarım çıkmış soruları rahatlıkla çözmüştür. ve yeni anladım, bu ülke ıstırap. tamam bilen adamı seç tabi onu al ama, bunu senin öğretmenlerin çözemez ki be abi haksız mıyım? bu sınava sadece istanbul'da ankara'da final,fem,sınav dershanelerinde hazırlananlar girmiyor ki. tüm türkiye giriyor artvindeki, muğladaki, biraz daha eksik kalmış(sizin yüzünüzden)doğudaki kardeşlerim de giriyor, hakkarideki adam da giriyor bu sınava. bi nesilin umutları ateşe verip o çocukları üzme hakkınız olduğunu sanmıyorum ben. o yolda ağlayan kızları görünce, o doğulu kardeşimin verdiği röportajda "abi benim matematiğim iyiydi kendim çalıştım hep ama hiç anlamamışım demekki, yapamadım" dediğini duyunca ben üzülüyorum. siz de üzülün tamam mı. he ali demir, haksız mıyım? emeğiniz emanetimizdir demekle olmuyor abicim. milyon tane hakka girip milyon tane ah aldınız. olan oldu kalan moralle #direnfizikkimyabiyoloji.
biz orospu cocuguyuz dedikleri sinavdir.
göte girecek sınavdır.
türkiyenin kendi petrolünü işleyememesi.
gidilesi bölümdür.
günün galatasarylı söylemi.
kaypaklıkla çalınabilir, oyuncu karaktersizse 5e gider.
şakirttir.
beethoven 9. senfoni.