bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi23
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- özgür özel7
- s'i l v'e r m'i s t29
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- mazotun litresi 90 lira13
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- niğde de restorana girip dayak yemek10
- parti tüzüğü okumak8
- otuzlarında ilk milyon dolarını kazanamamış olmak5
- yeni parti tüzüğü5
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir6
- mel mel bakan adama gülümsemek3
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı3
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek4
- gammaz çetesi11
- şizofrenik hikayeler5
- kürtlerin işlerinde hep bi dalavere olmasi2
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi3
- kahve yemek4
- sarı torba11
- eylülde tatil yapmak7
- türkiye iran savaşı7
- edip akbayram2
- edip akbayram caddesi2
- ecevit ekonomisi4
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- yalancı su böreği10
- ne mutlu türküm diyene4
- ahmet davutoğlu4
- eğitimde fırsat eşitliği3
- ama yeni parti tüzüğü13
- türkiye iran'a bedel ödetmemize yardımcı oluyor3
- afd'ye oy veren türkler3
- kargalar4
- dhktç3
- pkklıların kürdü türk'e karşı kışkırtmaları4
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- yeni türkiye yi bir görselle özetle4
- biraderin koşturmaya başlaması2
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- kıçın yarısı açıkta bikinilerin berbatlığı3
- 4 eylül 20262
- jd vance3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
entry'ler (90)
Eleştiri okumayanlar, kötü eserler arasında ömür tüketir. (Doğan hızlan "edebiyat daima")
Mustafa Şerif Onaran senelerce Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Önce Şiir Vardı başlığı altında her ay farklı bir konuda şiir üzerine denemeler yazmıştır. Ayrıca çok ünlü bir şiir eleştirmenidir.
Ağızdan çıktığı an "Hamile misin?" sorusu ile karşılaşılan cümledir..
7 hristiyan bir danaya girmedikçe bu gerçeğe inanmam..
Hz. isa (a.s.) bir duasında Muhammed (a.s.)'in ümmeti olmayı dilemiştir. Mehdi ortaya çıktıktan sonra isa yeryüzüne tekrar gönderilecek ve bu sayede duası kabul olmuş olacak, Ümmet-i Muhammed'den biri olarak yeniden dönecek.
isa peygamber tanrı'nın çocuğu değildir. Biz müslümanlar isa peygamberi sizin muhammed a.s.'ı reddettiğiniz gibi reddetmiyoruz. kur'an-ı kerim'de isa (a.s.)'dan bahsedilir. bu da sizin islamiyeti kabullenmeniz için bir gerekçedir aslında. islam'ı kabullenmiyor olsanız bile Muhammed (a.s.)'ı hayali arap tanrısı gibi çirkin yakıştırmalarla dışlayamazsınız.
ayrıca allah sizin babanız da değildir! bu ne cüret? isa peygamber allah'ın kudretini gösterme şekli olarak mucizevi şekilde dünyaya geldi. kur'an-ı kerim'de aynen şöyle yazar;
"Allah nezdinde isa'nın durumu, Âdemin durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi."
isa'ya allah'ın oğku demeniz için meryem'e allah'ın karısı sıfatını takmış olmanız gerekir. bu da apaçık hakarettir.
kutsal üçlemeye inanacak olursak, meryem'in tanrı annesi olduğuna inanmamız gerekir. şunu unutmayın ki tanrı tektir. eşi benzeri ortağı yoktur. isa'yı tanrı kabul ederseniz allah'ın birliğini reddetmiş olursunuz ki bu da şirk koşmaktır. şu ayeti dikkate almanızı öneririm;
Şüphesiz Allah, Meryem'in oğlu isa'dır' diyenler, andolsun ki kâfir olmuşlardır . (Mâide Sûresi, 17)
ve en önemli kanıt ihlas suresi'dir. De ki: Allah ahad'tir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur. (ihlas Suresi)
allah'ın yarattığı isa'ya inanacak kadar biraz akıl fikir varsa sizde, allah'ın diğer kitaplarına da saygı gösterirsiniz. müslüman olmak zorunda değilsiniz. ama aynı tanrı'ya inandığımızı gözardı edemezsiniz. isa'yı yaratan da Allah, Muhammed Mustafa (s.a.v.)'i yaratan da allah.. biraz size bahşedilen beyni kullanmayı deneyin. doğru yolu bulabilirsiniz..
isa peygamber tanrı'nın çocuğu değildir. Biz müslümanlar isa peygamberi sizin muhammed a.s.'ı reddettiğiniz gibi reddetmiyoruz. kur'an-ı kerim'de isa (a.s.)'dan bahsedilir. bu da sizin islamiyeti kabullenmeniz için bir gerekçedir aslında. islam'ı kabullenmiyor olsanız bile Muhammed (a.s.)'ı hayali arap tanrısı gibi çirkin yakıştırmalarla dışlayamazsınız.
ayrıca allah sizin babanız da değildir! bu ne cüret? isa peygamber allah'ın kudretini gösterme şekli olarak mucizevi şekilde dünyaya geldi. kur'an-ı kerim'de aynen şöyle yazar;
"Allah nezdinde isa'nın durumu, Âdemin durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi."
isa'ya allah'ın oğku demeniz için meryem'e allah'ın karısı sıfatını takmış olmanız gerekir. bu da apaçık hakarettir.
kutsal üçlemeye inanacak olursak, meryem'in tanrı annesi olduğuna inanmamız gerekir. şunu unutmayın ki tanrı tektir. eşi benzeri ortağı yoktur. isa'yı tanrı kabul ederseniz allah'ın birliğini reddetmiş olursunuz ki bu da şirk koşmaktır. şu ayeti dikkate almanızı öneririm;
Şüphesiz Allah, Meryem'in oğlu isa'dır' diyenler, andolsun ki kâfir olmuşlardır . (Mâide Sûresi, 17)
ve en önemli kanıt ihlas suresi'dir. De ki: Allah ahad'tir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur. (ihlas Suresi)
allah'ın yarattığı isa'ya inanacak kadar biraz akıl fikir varsa sizde, allah'ın diğer kitaplarına da saygı gösterirsiniz. müslüman olmak zorunda değilsiniz. ama aynı tanrı'ya inandığımızı gözardı edemezsiniz. isa'yı yaratan da Allah, Muhammed Mustafa (s.a.v.)'i yaratan da allah.. biraz size bahşedilen beyni kullanmayı deneyin. doğru yolu bulabilirsiniz..
Lisede 6 ayda 150 kitap okuyarak "kitap okuma yarışması"nda 1. olmuştum. liseden sonra da sadece evdeki kitaplarımı okudum. az önce saydım, toplam 87 adet. bu başlıkla son 6 yılda kitap okumak konusunda ne kadar tembelleştiğimi hatırladım. hemen başlıyorum ve yakında 500. kitabımın adını buraya yazıyorum..
Dehşet-ül vahşet bir gece.. züpperim
Sadece erkeğini gerçekten seven kadın geyşalık yapabilir. Hem eş, hem sevgili, hem anne, hem arkadaş, hem erkek arkadaş. Eşinin ruh haline ve o anki durumuna göre rolünü bunlardan biri olarak profesyonel şekilde değiştiren demektir. Tek amacı erkeğini her anlamda mutlu etmektir. Erkek ne derece mutlu olursa bunun yansımasından mutluluk çıkarabilecektir. Evli olduğu adamın aslında ufak bi çocuktan farkı olmadığını aklından çıkarmaz. Bu yüzden ne yaparsa yapsın ne derse desin affeder, şefkat gösterir, anlayışlı davranır. Canı sıkılıyorsa onu eğlendirmenin değişik yollarını bulur. Yemeğini özenle yapar, gerekirse eliyle besler. Yatakta öncelik onun istekleri ve mutluluğu olur. Tabi bunları yapması demek kendini ezdirdiği anlamına gelmez. Aksine o bunda istikrarlı oldukça erkeği onu yüceltir zaten. Örneğin erkek eve gelmeden önce ev temizlenir, yemek hazır olur, duş alınır, en güzel kıyafetler giyilir, erkeğinin en sevdiği koku sürülür. O kapıdan girdiği an yorgunsa duşa sokulur, elleriyle yıkar, sonra giydirir, sonra yemek yenir. Sonra hala yorgunluğunu atamamışsa güzel bir masaj yapılır. Uykuya huzurlu ve dinlenmiş dalması önemlidir çünkü sabah huzurlu uyanması geyşanın amaçlarından biridir.
erkek evde kendi isteği dışında hiçbir şeye elini sürmez. playstation oynamayı seviyorsa eşi de öğrenmek zorunda hisseder, sevdiği sporlara ilgi duymalı onunla aynı keyfi almaya çalışmalıdır. kısaca erkeğin o eve koşa koşa gelmesini sağlayacak neler varsa keşfedip öğrenip uygulayan ve bundan keyif alan kadındır
erkek evde kendi isteği dışında hiçbir şeye elini sürmez. playstation oynamayı seviyorsa eşi de öğrenmek zorunda hisseder, sevdiği sporlara ilgi duymalı onunla aynı keyfi almaya çalışmalıdır. kısaca erkeğin o eve koşa koşa gelmesini sağlayacak neler varsa keşfedip öğrenip uygulayan ve bundan keyif alan kadındır
(bkz: Boğa Burcu Erkeği) geneli böyledir..
insan bir aynadır.. bu cümleye göre bu başlığı açan yazarın onur ve gururunda problem vardır..
Hergün en az 1 saat Mısır dansı..
Kendi değerinin farkına var! Sen çirkin muhabbetler dinleyecek kulaklara sahip değilsin, güzel sözler duymayı hakediyorsun. Ruhunda ağırlık yapacak çirkin muhabbet ortamlarından uzak dur. Sen güzeli duydukça güzelleşirsin..
Soysuz insanlarla tartışmaya girme. Bu seni onların seviyesine düşürür, üstelik bunu farkında olmadan yaparsın. Çünkü nefsin altta kalmayı kendine yediremediği an karşındakinden fazla çirkinleşebilirsin. O andan itibaren o soysuzdan daha beter bir seviyeye düşersin. En acısı da şu ki, kendini düşürdüğün durumun vebalini de üstlenip bedelini sen ödersin. Kaliteni korumaktan vazgeçme.
Namusunu ve şerefini koruyan insanlara herkes itibar gösterir. Onurunu ve şerefini, canını korur gibi koru. Gerektiğinde canından daha fazla önem ver. Çünkü en önemlisi kendi içinde vicdanına hesap verme durumuna düşmemektir. Herkese her konuda hesap verebilirsin ama kendine hesap veremezsin. Kendini ikna etmek karşındakini ikna etmekten daha zordur. Bırak hakkında kim ne düşünürse düşünsün, bu onların sorunu. Sen gece yastığa başını koyup düşündüğünde, kendini yokladığında için rahatsa, huzurluysan gerisini salla gitsin. Sonuçta seni tüm saflığınla bilen biri var. Kendini anlatmana gerek kalmadan seni senden daha iyi bilen ve tanıyan Rabbin var. Birine karşı borçlu hissetmek istiyorsan, birine boyun eğmek, şükran duymak istiyorsan bu sadece seni Yaratan olsun. O zaman sırtını sağlam yere dayamışsın demektir. işte o zaman ömür boyu korkmana gerek yok. Güvendesin demektir.
Hakkı bil, doğruluktan vazgeçme. insanların sana karşı dürüst olmamasından yakınıyorsan, en başta en dürüst sen ol. Dürüstlüğü hakettiğinde hayat seni dürüstlerle karşılaştıracaktır. Hakkının yenmesinden hoşlanmıyorsun ve bunun iki misli kadar başkalarının hakkını da gözetmen gerektiğini unutmamalısın. Empati kurmaktan bir an bile vazgeçme. Karşındaki kötülük düşünse de kötülükle karşılık verme, başka çaren kalmayana kadar kötülük yapma.. Kötülük yapman gerekiyorsa bunu dünya malı, nefis yada kıskançlık için yapma. Eğer aile şerefine, namusuna, onuruna ve rızkına müdahale varsa gereğini yap. Diğer her türlü zulmün karşılığını Allah'a havale et. O hayal bile edemeyeceğin kadar adildir ve aklının almayacağı derecede intikam şekilleri vardır. Sadece O'na güven. Kin tutma, beddua etme. Bırak senin hakkın kalsın onlarda, onların vebalini de üstlenme..
Muhabbet etmeyi çok seviyorsun biliyorum ama sen yine de gereksiz konuşmaktan sakın.. Çok laf kimseye kazanç sağlamamıştır. Sen vaiz değilsin, gereksiz cümle israfından vazgeç. Karşındakinin düşünmesini sağlayacak kadar konuşman yeterli. Kimsenin beyni olmak zorunda değilsin. Çok konuşan değil, çok dinleyen makbuldür. Az kelime kullanarak çok şey anlatmaya bak.. Net ol.. Lafı dolaştırmak karşındakinin sıkılmasına ve seni dinlemeyi bırakmasına sebep olur. Karşındakinin seni dinlemekten sıkılması ve bunu söyleyemeden dinlemeye devam etmek zorunda hissetmesi işkencedir. Ki bu da haktır. En değerli şey zamandır. Ne karşındaki insanın zamanını boşuna ziyan et, ne kendi zamanından gereksiz yere feragat et.
Unutma! Vaktinin her saniyesi için hesap vereceksin, onu nerede nasıl ve kiminle harcadığın için!!!
Son olarak... Asla para kazanmak için yaşama... Yaşayacak kadarına sahip olman yeterli.. Allah fazlasını nasip ederse, yaşayacak kadarından fazlasını başka insanlar için kullan. Yardıma ihtiyacın olduğu zamanları aklından çıkarma.. O günlerde sana el uzatan insanları unutma.. Onlar sana örnekti.. Bir gün o görevi devralman istenebilir. O gün nefsine uyup hırsına kurban olma..
Ve yine unutma ki! Hayattaki en büyük düşmanı içinde barındırıyorsun. Onunla mücadele edebilmeyi öğrendiğin an hayatta herşeyle savaşabilirsin..
Soysuz insanlarla tartışmaya girme. Bu seni onların seviyesine düşürür, üstelik bunu farkında olmadan yaparsın. Çünkü nefsin altta kalmayı kendine yediremediği an karşındakinden fazla çirkinleşebilirsin. O andan itibaren o soysuzdan daha beter bir seviyeye düşersin. En acısı da şu ki, kendini düşürdüğün durumun vebalini de üstlenip bedelini sen ödersin. Kaliteni korumaktan vazgeçme.
Namusunu ve şerefini koruyan insanlara herkes itibar gösterir. Onurunu ve şerefini, canını korur gibi koru. Gerektiğinde canından daha fazla önem ver. Çünkü en önemlisi kendi içinde vicdanına hesap verme durumuna düşmemektir. Herkese her konuda hesap verebilirsin ama kendine hesap veremezsin. Kendini ikna etmek karşındakini ikna etmekten daha zordur. Bırak hakkında kim ne düşünürse düşünsün, bu onların sorunu. Sen gece yastığa başını koyup düşündüğünde, kendini yokladığında için rahatsa, huzurluysan gerisini salla gitsin. Sonuçta seni tüm saflığınla bilen biri var. Kendini anlatmana gerek kalmadan seni senden daha iyi bilen ve tanıyan Rabbin var. Birine karşı borçlu hissetmek istiyorsan, birine boyun eğmek, şükran duymak istiyorsan bu sadece seni Yaratan olsun. O zaman sırtını sağlam yere dayamışsın demektir. işte o zaman ömür boyu korkmana gerek yok. Güvendesin demektir.
Hakkı bil, doğruluktan vazgeçme. insanların sana karşı dürüst olmamasından yakınıyorsan, en başta en dürüst sen ol. Dürüstlüğü hakettiğinde hayat seni dürüstlerle karşılaştıracaktır. Hakkının yenmesinden hoşlanmıyorsun ve bunun iki misli kadar başkalarının hakkını da gözetmen gerektiğini unutmamalısın. Empati kurmaktan bir an bile vazgeçme. Karşındaki kötülük düşünse de kötülükle karşılık verme, başka çaren kalmayana kadar kötülük yapma.. Kötülük yapman gerekiyorsa bunu dünya malı, nefis yada kıskançlık için yapma. Eğer aile şerefine, namusuna, onuruna ve rızkına müdahale varsa gereğini yap. Diğer her türlü zulmün karşılığını Allah'a havale et. O hayal bile edemeyeceğin kadar adildir ve aklının almayacağı derecede intikam şekilleri vardır. Sadece O'na güven. Kin tutma, beddua etme. Bırak senin hakkın kalsın onlarda, onların vebalini de üstlenme..
Muhabbet etmeyi çok seviyorsun biliyorum ama sen yine de gereksiz konuşmaktan sakın.. Çok laf kimseye kazanç sağlamamıştır. Sen vaiz değilsin, gereksiz cümle israfından vazgeç. Karşındakinin düşünmesini sağlayacak kadar konuşman yeterli. Kimsenin beyni olmak zorunda değilsin. Çok konuşan değil, çok dinleyen makbuldür. Az kelime kullanarak çok şey anlatmaya bak.. Net ol.. Lafı dolaştırmak karşındakinin sıkılmasına ve seni dinlemeyi bırakmasına sebep olur. Karşındakinin seni dinlemekten sıkılması ve bunu söyleyemeden dinlemeye devam etmek zorunda hissetmesi işkencedir. Ki bu da haktır. En değerli şey zamandır. Ne karşındaki insanın zamanını boşuna ziyan et, ne kendi zamanından gereksiz yere feragat et.
Unutma! Vaktinin her saniyesi için hesap vereceksin, onu nerede nasıl ve kiminle harcadığın için!!!
Son olarak... Asla para kazanmak için yaşama... Yaşayacak kadarına sahip olman yeterli.. Allah fazlasını nasip ederse, yaşayacak kadarından fazlasını başka insanlar için kullan. Yardıma ihtiyacın olduğu zamanları aklından çıkarma.. O günlerde sana el uzatan insanları unutma.. Onlar sana örnekti.. Bir gün o görevi devralman istenebilir. O gün nefsine uyup hırsına kurban olma..
Ve yine unutma ki! Hayattaki en büyük düşmanı içinde barındırıyorsun. Onunla mücadele edebilmeyi öğrendiğin an hayatta herşeyle savaşabilirsin..
olmamış o.. bozup tekrar yapsınlar o insanı..
Dizlerinin üstünde yaşamaktansa ayakta öl.. En azından onurun yanına kar kalır..
Aşık olacak kız bulunmaz zaten, aşk ısmarlama yaşanmaz.. Aşk kişi yada statü dinlemez. Kendiliğinden gelişir. Aşık olacağın kişiyi kendin belirlersen bu ısmarlama aşk olur ki onda da samimiyet yoktur. Şartlanma vardır.
Ruh eşinmiş gibi davranan insanın rol yaptığını anladığın andır..
Cehennemi kabullenmektir.. Emeksiz helal yoldan zengin olmanın yolu yoktur. Mısırdaki dedenizden miras kalmadıkça..
Kadında 9 erkekte 1 nefis var.. Erkek biri ile başedemez, kadın buna rağmen kendine hakim olabilir.. Azmışlık ile nefsine hakim olamamak ayrı şeylerdir. Azan insanın tetiklenmesine gerek yok..
Alkışlık şahsiyet.. Hemen evlenin onunla..
Bok da yer o..