bugün
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl10
- queen feristah7
- ucan tekme atan hipopotam29
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet13
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- gece gece geçmişi düşünüp ağlamak4
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması5
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- akşam 9 da yanıyorum diye mesaj atan sekreter3
- nervio'nun erkek olması30
- meet joe black3
- iltica41
- mehir olarak yalı isteyen kız4
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak2
- adidas'ın 8 bin tl lik timsah desenli samba modeli3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- ak partili ahlakı6
- fuck the police şarkısını dinleyen polis3
- aniden gelen üşüme hissi3
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- gece saat 1 de çivi çakan komşu2
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- yaz kış pencereyi açık tutan insan2
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor4
- fatma betül sayan kaya35
- adalet ve kalkınma partisi8
- yarragi olan adam12
- ali emre ballı4
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması4
- erkek adam ağlar mı4
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması5
- sigara yakarken artistik triplere giren kişi2
- heyt bea10
- stanley termosu olmayan yazar4
- cocteau twins sevmiyorum4
- kadınlarda beyaz saç modası9
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- pastırma sıcakları4
- kimseye aşık olmamaya karar vermek2
entry'ler (9)
her konuda bilgili nüktedan gibi bir imaj çizmeye çalışırlar. ezber bilgileri papağan gibi bıdı bıdı anlatınca adam ne konuşuyor be etkisini diğer çapsız şakirtler üzerinde gösterebilmeyi genelde başarırlar. ancak bunlara çalışmadıkları yerlerden sadece bir iki soru sorduğunuzda plağın bozulduğunu, beynin mavi ekran verdiğini ibretle seyredebilirsiniz .
resimlere bakıyorum uzun düz, açık kahverengi saçlarım, beyaz bir tenim ve kahverengi gözlerim var imiş.
ikinci dünya savaşı alman tankı Panzerkampfwagen V'in bilinen adı. Almanların mühendislik eserlerindendir. Eğimli zırh kullanılmıştır. Ayrıca yüksek namlu çıkış hızına sahip 75 mm'lik silahı ve ağırlığına göre çok iyi olan hızı sayesinde müttefik tanklarına büyük üstünlük sağlamıştır. Panzer IV ' lerle değiştirilmesi düşünülmesine rağmen üretim yetersizlikleri sebebiyle savaşın sonuna kadar bu tanklarla birlikte hizmet vermiştir.
zira gereksizdir bu ayrım. her grup bizim gibi düşünmeli fikri hastalıklı olduğu kadar faydasızdır.
Bu kulüp için kiminin rüyası , kiminin kabusu derler.
Başka bir yazarın burada dindarların sosyal gelişmişliği kısıtlıdır, bu nedenle espriden de anlamazlar ve basit şeyler için taş - gedik ilişkisi kurar onu zekice bir tavır zannederler demesi kadar saçmadır. Ehe.
Aslında türbana karşı olacak kadar boş insanlar değillerdir. belki türbana değilde '' 7.4 yetmedi mi? '' pankartları açan türban içerisindeki kafalara karşıdırlar.
Fince de iskandinav dillerinden farklıdır. Finliler aslen iskandinav bir halk değildir.
Aziz Yıldırım mahkemede '' Ne şikesi? Memleket elden gidiyor '' dediğinde hepiniz güldünüz, konuyu saptırıyor dediniz
biliyorum. Anlayışla da karşılıyorum bunu. Merkez medyanın gündeme neler servis ettiği her güncel olayda bir daha
gösteriyor zatenkendisini. Örneğin Suriye konusu gibi. Geniş kitleler yönlendirilebiliyor. Bizse öyle kolaycı
olmadık. '' Bu dava da diğerleri gibi 3 ayda unutulur sandık. '' diyen savcıları şaşırttık. Gazete okumaya üşenen adamlar
oturup yüzlerce sayfalık iddanameleri inceledi. Bizim için basit bir şike meselesi değildi. Ülkemizde yavaş yavaş değişen
şeyler olduğunun farkındaydık. Fenerbahçe'de de bir yönetim değişikliği planlandığı, stat arazisine rant için
göz koyulduğu, borsa değeri 1 milyar tlyi aşmış dev bir kulübün kontrol altına alınmasının önemi ortadaydı.
Üstelik Fenerbahçe bir takım değil bir teşkilattı. Evet Taraf'ın attığı Ergenekon Fenerbahçe'de manşeti
biraz doğruluk payı içerir. Fenerbahçe istiklal Savaşı'nda da milli teşkilatlarla iç içe olmuştur. Bir sivil
toplum hareketidir aynı zamanda. Bu nedenle yönetimin değişmesi, belli odakların desteklediği yine belli malum
isimlerin yönetimi devralması bu nedenle istenmeyen bir durumdur. Yoksa Aziz Yıldırım'a has bir savunma
değildir bu.
işte o günlerde güç odaklarının bu oyunlarına direnen Fenerbahçe taraftarından terörist, anarşist
olarak bahsedilmiştir. Tıpkı şampiyonluk maçındaki olaylar gibi, cemaat basını bakın burda provokasyon olabilir
işareti verir, polis içindeki yapılanma bunu burada provokasyon olması için elimizden geleni yapmalıyız
anlar ve harekete geçer. Maçta tribün-saha arasındaki kapının açılıp daha sonra tribünlere sayısız
gaz bombası atılarak insanların birbirini ezmemek için sahaya girmek zorunda bırakılması ile bugün meydanlarda
yaşanan ''küçük gazlı müdahaleler''in çok bir farkı yoktur. O gün susan insanlar işte bugün bayramınızı
kutlamak için çıktığınız yolda size de anarşist muamelesi yapılıyor. Anlamanız gereken renkler, inançlar vs
burada artık önemli değil. Önemli olan bir gücün kendisinden olmayan her kişi ve kuruluşu yöntemi ne olursa
olsun bertaraf ederek ülkenin tüm damarlarına yayılma çabasıdır. Umarım bu duruma artık gereken demokratik
tepkiler gösterilmeye başlanır.
biliyorum. Anlayışla da karşılıyorum bunu. Merkez medyanın gündeme neler servis ettiği her güncel olayda bir daha
gösteriyor zatenkendisini. Örneğin Suriye konusu gibi. Geniş kitleler yönlendirilebiliyor. Bizse öyle kolaycı
olmadık. '' Bu dava da diğerleri gibi 3 ayda unutulur sandık. '' diyen savcıları şaşırttık. Gazete okumaya üşenen adamlar
oturup yüzlerce sayfalık iddanameleri inceledi. Bizim için basit bir şike meselesi değildi. Ülkemizde yavaş yavaş değişen
şeyler olduğunun farkındaydık. Fenerbahçe'de de bir yönetim değişikliği planlandığı, stat arazisine rant için
göz koyulduğu, borsa değeri 1 milyar tlyi aşmış dev bir kulübün kontrol altına alınmasının önemi ortadaydı.
Üstelik Fenerbahçe bir takım değil bir teşkilattı. Evet Taraf'ın attığı Ergenekon Fenerbahçe'de manşeti
biraz doğruluk payı içerir. Fenerbahçe istiklal Savaşı'nda da milli teşkilatlarla iç içe olmuştur. Bir sivil
toplum hareketidir aynı zamanda. Bu nedenle yönetimin değişmesi, belli odakların desteklediği yine belli malum
isimlerin yönetimi devralması bu nedenle istenmeyen bir durumdur. Yoksa Aziz Yıldırım'a has bir savunma
değildir bu.
işte o günlerde güç odaklarının bu oyunlarına direnen Fenerbahçe taraftarından terörist, anarşist
olarak bahsedilmiştir. Tıpkı şampiyonluk maçındaki olaylar gibi, cemaat basını bakın burda provokasyon olabilir
işareti verir, polis içindeki yapılanma bunu burada provokasyon olması için elimizden geleni yapmalıyız
anlar ve harekete geçer. Maçta tribün-saha arasındaki kapının açılıp daha sonra tribünlere sayısız
gaz bombası atılarak insanların birbirini ezmemek için sahaya girmek zorunda bırakılması ile bugün meydanlarda
yaşanan ''küçük gazlı müdahaleler''in çok bir farkı yoktur. O gün susan insanlar işte bugün bayramınızı
kutlamak için çıktığınız yolda size de anarşist muamelesi yapılıyor. Anlamanız gereken renkler, inançlar vs
burada artık önemli değil. Önemli olan bir gücün kendisinden olmayan her kişi ve kuruluşu yöntemi ne olursa
olsun bertaraf ederek ülkenin tüm damarlarına yayılma çabasıdır. Umarım bu duruma artık gereken demokratik
tepkiler gösterilmeye başlanır.