bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz17
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- sözlük yazarlarının salataları15
- 16 56 çalışma düzeni3
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- saraca098
- aöf aşçılık6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- soner çetin3
- türkiye nin en büyük sorunu13
- rasputin in 33 cmlik kesik penisi2
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan3
- kolye140
- yazarların hayattaki başarıları9
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- opera tarayıcı7
- fon vurgunu34
- salat namaz değildir2
- uzaylılar gözlük takıyor mu2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek9
- kütüphanede sevişmek4
- cam açık ve çıplak uyumak7
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
- birinci viyana kuşatması3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- yahudilerin amerika'ya bağımlı olduğu algısı2
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
entry'ler (7)
deniz masmavi aşkın gözleri gibi,
deniz dalgalı aşkın gözleri gibi,
aşk kocaman deniz gibi,
aşk kocaman içinde kaybolurcasına.
denizin mavisi üstünde sapsarı güneşi,
aşkın mavisi üstünde sapsarı saçları,
aşkın kiprikleri sanki güneşin pırıltıları,
mavi pırıltılara, pırıltılar maviyi okşar.
her zaman bir aşk gemisi beklersin,
bahtına ya binersin ya binemessin,
yine bir sonraki gemiyi beklersin,
mavi sana bakar, sen maviye, sarı sana bakar, sen sarıya... M. G
deniz dalgalı aşkın gözleri gibi,
aşk kocaman deniz gibi,
aşk kocaman içinde kaybolurcasına.
denizin mavisi üstünde sapsarı güneşi,
aşkın mavisi üstünde sapsarı saçları,
aşkın kiprikleri sanki güneşin pırıltıları,
mavi pırıltılara, pırıltılar maviyi okşar.
her zaman bir aşk gemisi beklersin,
bahtına ya binersin ya binemessin,
yine bir sonraki gemiyi beklersin,
mavi sana bakar, sen maviye, sarı sana bakar, sen sarıya... M. G
bir günbatımı güneş,
kızıl alev renginde.
yüksek doruklu dağların,
uçlarındaki karlara vuruyor.
bir günbatımı güneş,
fabrika çıkışı işçilerin,
nafakalarının kazandığı,
koskoca bir günün sonu.
bir günbatımı güneş,
çaresiz dışararda kalanların,
sığındığı gecenin..
sessizliğin başlangıcı.
işte böyle bir günbatımı,
senin sonsuza dek gittiğin,
o günü hatırlatıyor bana.
bir gün batımında görüşürüz...
kızıl alev renginde.
yüksek doruklu dağların,
uçlarındaki karlara vuruyor.
bir günbatımı güneş,
fabrika çıkışı işçilerin,
nafakalarının kazandığı,
koskoca bir günün sonu.
bir günbatımı güneş,
çaresiz dışararda kalanların,
sığındığı gecenin..
sessizliğin başlangıcı.
işte böyle bir günbatımı,
senin sonsuza dek gittiğin,
o günü hatırlatıyor bana.
bir gün batımında görüşürüz...
dağlar kadar dert olsa neyazar.
sonunda ölümlü değilmi bu dünya?
bir gün kapanınca gözler,
bu dünya neye yarar?
bir damla göz yaşı her acının sonu.
bir diğeri herzaman var.
sevmekmi yoksa sevilmekmi var.
ikiside olmasa bu dünya neye yarar.
sonunda ölümlü değilmi bu dünya?
bir gün kapanınca gözler,
bu dünya neye yarar?
bir damla göz yaşı her acının sonu.
bir diğeri herzaman var.
sevmekmi yoksa sevilmekmi var.
ikiside olmasa bu dünya neye yarar.
hani akşam olur ya!
dağların arkasından bir gölge düşer yavaş yavaş.
koca koca dağlar kaybolur ya! karanlıkta,
Kuşlar yuvalarına döner ya!
rüzgar susar ya! yaprak kımıldamaz.
hani fırtınadan önceki sessizlik derler ya!
herşey susmuş pusuda.
çaresizdir karanlıkta gözler,
görmeden yürür ayaklar.
kapıdaki ben gibi.
dağların arkasından bir gölge düşer yavaş yavaş.
koca koca dağlar kaybolur ya! karanlıkta,
Kuşlar yuvalarına döner ya!
rüzgar susar ya! yaprak kımıldamaz.
hani fırtınadan önceki sessizlik derler ya!
herşey susmuş pusuda.
çaresizdir karanlıkta gözler,
görmeden yürür ayaklar.
kapıdaki ben gibi.
yanlış zamanda yanlış yerdeyim.
bunun bilincindeyim.
ama negelir elden.
ben hala aynı yerdeyim.
bunun bilincindeyim.
ama negelir elden.
ben hala aynı yerdeyim.
sendeki ben bendeki sen
olmayacak birşey neden?
Kapıdaki sen dışardaki ben
Dışardaki neden ben?
Ben sen sen ben
Bendeki sen neden sen?
Neden? niçin? niçin? neden?
Soruyorum kendime neden
olmayacak birşey neden?
Kapıdaki sen dışardaki ben
Dışardaki neden ben?
Ben sen sen ben
Bendeki sen neden sen?
Neden? niçin? niçin? neden?
Soruyorum kendime neden
Bizim köyde akşamları bir toz bulutu yükselir. Sığırlar çeşme teknelerine toplanır birbirlerini iterek, kana kana su içerler. Sonra ahırlara doluşur iştahla yerler önlerine konan samanı. Danalar meleşe meleşe emerler analarını. Ninem inekleri sağarken loş aydınlığın sahibi gaz lambası kovaya dolan sütün tutuşturduğu bir melodiyle titreyerek yanar.
Ocağın üstüne konan bir kazan süt;peit odununun cızırtısıylanefeslere yumuşaklık veren buharıyla fongurdar. Ninem bir tas süt verir bana köpüklü yerinden .Önce içine doğradığım köy ekmeği içer sütü sonra ben. Erken saatlerde uyku bastırır, ağırlaşır gözlerim yatarım yün döşeğine. Sanki bana bir yargibi sarılır sımsıkı uyurum.
Tan zamanı gürültüler gelir ahırdan. Hayvanlar sabırsızlanır çıkmak için. itişir kakışırlar böğüre böğüre gün ışığıyla kucaklaşırlar. Meleşir danalar analarını peşinden, güzel otlar geviş getirin kokulu sütler depolayın diye.
Pencereye vuran sabahın ilk güneş ışıkları havada toz zerrecikleriyle oynaşır. Sabah namazından dönen dedemle birlikte ihtiyarların gelişini seyrederim pencereden. Yan basar bizim köyün insanları. Dağlıktır bayırdır bizim oralar. Alışmıştır bizim oraların insanları yan basmaya.
Kahvaltı hazırdır yer sofrasında ,uykunu rehavetiyle ocağın cızırtısı dahada gevşetir insanı yer sofrasında.
Sonra çıkardım harmandaki armut ağacının dibine, otururdum güneşi iliklerime kadar hissederdim.
Teker teker çıkarlardı arkadaşlarım kapıları gıcırdatarak. Çıkardık koruluklara ormanlıklara dolaşırdık, çelik çomak ,saklambaç oynardık iri gürgenlerin, çamların gölgelerinde. Yerlere yuvarlanır gökyüzünü aralardık ağaçların arasından, bulutları seyreder şekillendirir çok şeylere benzetirdik;belkide hayallerimize. M. G
Ocağın üstüne konan bir kazan süt;peit odununun cızırtısıylanefeslere yumuşaklık veren buharıyla fongurdar. Ninem bir tas süt verir bana köpüklü yerinden .Önce içine doğradığım köy ekmeği içer sütü sonra ben. Erken saatlerde uyku bastırır, ağırlaşır gözlerim yatarım yün döşeğine. Sanki bana bir yargibi sarılır sımsıkı uyurum.
Tan zamanı gürültüler gelir ahırdan. Hayvanlar sabırsızlanır çıkmak için. itişir kakışırlar böğüre böğüre gün ışığıyla kucaklaşırlar. Meleşir danalar analarını peşinden, güzel otlar geviş getirin kokulu sütler depolayın diye.
Pencereye vuran sabahın ilk güneş ışıkları havada toz zerrecikleriyle oynaşır. Sabah namazından dönen dedemle birlikte ihtiyarların gelişini seyrederim pencereden. Yan basar bizim köyün insanları. Dağlıktır bayırdır bizim oralar. Alışmıştır bizim oraların insanları yan basmaya.
Kahvaltı hazırdır yer sofrasında ,uykunu rehavetiyle ocağın cızırtısı dahada gevşetir insanı yer sofrasında.
Sonra çıkardım harmandaki armut ağacının dibine, otururdum güneşi iliklerime kadar hissederdim.
Teker teker çıkarlardı arkadaşlarım kapıları gıcırdatarak. Çıkardık koruluklara ormanlıklara dolaşırdık, çelik çomak ,saklambaç oynardık iri gürgenlerin, çamların gölgelerinde. Yerlere yuvarlanır gökyüzünü aralardık ağaçların arasından, bulutları seyreder şekillendirir çok şeylere benzetirdik;belkide hayallerimize. M. G