bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat27
- dincilere laf anlatmakta çalışmak12
- kaçak çay18
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması8
- bırakılan sevgilinin yerini dolduracak şeyler4
- fon vurgunu54
- çilekli pasta yiyen erkek6
- atatürk'ün gerçek varisi başkomutan erdoğan dır5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- nervio bayan6
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği4
- galatasaray vs akp8
- osmanlı da çok eşliliğin yaygın olmaması2
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- borsa istanbul19
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- çirkin ayaklı kızların yaşama amacı4
- yazarların kulaklık markaları3
- dido3
- tavuk dolma5
- sürekli 40 yaş üstü erkek yazarlarla uğraşmak2
- antalya6
- muzlu süt4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- bir kemalist ile arkadaş olunur mu3
- çemeniyle ünlü ilimiz4
- hayatın son gününde yapılabilecekler6
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması5
- peyniriyle meşhur ilimiz2
- aralık2
- pişmaniyesiyle ünlü olan ilimiz2
- from gold from dust34
- kürk mantolu madonna4
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana10
- tavuklu pilav13
- iltica22
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- podofili3
- zahter3
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- tanga giyince osuramıyorsun5
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- muzuyla ünlü ilimiz2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- yulaf lapası vs tost8
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- iç savaş2
- kürt dizilerinin tutmaması11
sevdiği entry'ler
benim şu sıralar 4,5 olurdu gibime geliyor. ama bu puani 9 ve üzeri yapma planlarım hala devam ediyor. hatta olduğu zaman bu entryi tekrar güncelleyeceğim. at fava bekle. *
ingiltere'de alınması gerekir. Çünkü dilin anavatanı orası. Bu konuda British council onaylı bir dil kursu seçiliyor. Daha sonra kursun akademik veya genel ingilizce kurslarından birine kayıt olunuyor. Eğer aile yanı tercih edilirse bahsedilen uçuk rakamlar geçerli değil, 6 ayı 20bin TL civarına çıkarmak mümkün.
hayatta gidecekleri yol ile ilgili olarak düşünceleri, mutlak amaçları ve hedefleri olmayanlar böyle mutsuzlukların esiri olmaktadırlar. mutlak bir amaç edinmek ve buna ulaşmak için olumlu bir zihinsel tutum geliştirerek kararlı bir şekilde çalışmak hem bu tip mutsuzluk ve yetersizlik duygularını bertaraf edecek, hem de doğru insanların yavaş yavaş yaşamlarınıza gelmesini sağlayacaktır.
“Don’t chase people. Be yourself, do your own thing, and work hard. The right people… the ones who really belong in your life, will come to you. And stay.” -- Will Smith
Eğer bu alıntıyı anlamadıysanız, yabancı dil öğrenmek için çalışmaya başlamak güzel bir ilk adım olabilir.
“Don’t chase people. Be yourself, do your own thing, and work hard. The right people… the ones who really belong in your life, will come to you. And stay.” -- Will Smith
Eğer bu alıntıyı anlamadıysanız, yabancı dil öğrenmek için çalışmaya başlamak güzel bir ilk adım olabilir.
ah istanbul, istanbul. ben ki saçlarına dokunmaya kıyamazken başkalarının kucağında hoplayan şehir.
ilk göz ağrımsın, gözümü açan kadınsın. sende öğrenmiştim sevmeyi be istanbul. piçliğini bilip de sevdiğim şehir, ne anan belliydi ne de baban be istanbul, neyini sevdim ki şimdi bilemedim. seninle tattım oysa ilk öpüşmenin hafifliğini. ah istanbul, istanbul. sen ki ilk cinsel deneyimim, kaybettiğim bekaretim. köşe başında gördüğüm janjanlı fahişem. tuzlu sokaklarında dilimi gezdirirken aradığım o tat ve bulduğum sadece küflü bir tezat. tüketmişler lezzetini be istanbul, foloş olmuş kasıkların. sıcaklığını aradığım tenin nasırlaşmış, tüylerin dikenli tel olmuş, binaların birer strapon. ah istanbul istanbul, bırakamadığım kevaşem, saplantılı aşkım. aşkı sadece sekse dönüştüren makinem, milyonların orospusu olmuş şehir. nereden bilirdim sikik bir sürtük olduğunu.
sevmiştim seni be istanbul. hayalimdi boğazına düğümlenen vapurlara bakmak. sularında dans eden yakamozlara şiirler yazmak... sabahlara kadar yıldızlarını saydığım ve güzelliğinden uyuyamadığım yârim. parmak uçlarımı tutkuyla gezdirmediğim semtin mi kaldı, gözyaşını tatmadığım çeşmen mi, kahrını çekmediğim hastalıklı gündüzlerin mi, aşmadığım tripli köprülerin mi, şehvetle avuçlamadığım seksi tepelerin mi...
ne kaldı be istanbul beni sevmen için, benimle olman için. martılarını aç mı bıraktım, kalbinin merkezinde huzursuzluk mu çıkardım, verdiğin işlere geç mi kaldım, başka şehirlerle kaçamaklar mı yaşadım... saçlarımı, gözlerimi, gençliğimi, sevgimi, ilgimi hatta ömrümü eksik mi bıraktım, söyle sana ne yapmadım ki be istanbul, neyim noksan kaldı ki?
ah istanbul, istanbul. ben ki seni terk etmeye kıyamazken, bir not bile bırakmadan çekip giden fahişem. sen istanbul, istanbul. ne kadar da orospu bir şehirsin.
ilk göz ağrımsın, gözümü açan kadınsın. sende öğrenmiştim sevmeyi be istanbul. piçliğini bilip de sevdiğim şehir, ne anan belliydi ne de baban be istanbul, neyini sevdim ki şimdi bilemedim. seninle tattım oysa ilk öpüşmenin hafifliğini. ah istanbul, istanbul. sen ki ilk cinsel deneyimim, kaybettiğim bekaretim. köşe başında gördüğüm janjanlı fahişem. tuzlu sokaklarında dilimi gezdirirken aradığım o tat ve bulduğum sadece küflü bir tezat. tüketmişler lezzetini be istanbul, foloş olmuş kasıkların. sıcaklığını aradığım tenin nasırlaşmış, tüylerin dikenli tel olmuş, binaların birer strapon. ah istanbul istanbul, bırakamadığım kevaşem, saplantılı aşkım. aşkı sadece sekse dönüştüren makinem, milyonların orospusu olmuş şehir. nereden bilirdim sikik bir sürtük olduğunu.
sevmiştim seni be istanbul. hayalimdi boğazına düğümlenen vapurlara bakmak. sularında dans eden yakamozlara şiirler yazmak... sabahlara kadar yıldızlarını saydığım ve güzelliğinden uyuyamadığım yârim. parmak uçlarımı tutkuyla gezdirmediğim semtin mi kaldı, gözyaşını tatmadığım çeşmen mi, kahrını çekmediğim hastalıklı gündüzlerin mi, aşmadığım tripli köprülerin mi, şehvetle avuçlamadığım seksi tepelerin mi...
ne kaldı be istanbul beni sevmen için, benimle olman için. martılarını aç mı bıraktım, kalbinin merkezinde huzursuzluk mu çıkardım, verdiğin işlere geç mi kaldım, başka şehirlerle kaçamaklar mı yaşadım... saçlarımı, gözlerimi, gençliğimi, sevgimi, ilgimi hatta ömrümü eksik mi bıraktım, söyle sana ne yapmadım ki be istanbul, neyim noksan kaldı ki?
ah istanbul, istanbul. ben ki seni terk etmeye kıyamazken, bir not bile bırakmadan çekip giden fahişem. sen istanbul, istanbul. ne kadar da orospu bir şehirsin.