bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri29
- en sevilen meyveler6
- yeşilçam da çocukken travma yaşattığınız sahneler5
- togg'a lpg taktırmak11
- iremga9
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı3
- sibel can diyeti6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- zaman baba7
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- aberdeen2
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- yagmurcu3
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- gereksiz vergiler2
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- florya ormanı2
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- schopenhauer'un kadın nefreti3
- ısparta9
- aziz yıldırım13
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah3
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak4
- ilk aşkınız5
- sydney sweeney'in memeleri7
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- cinayet saati neredeydin3
- ermeni kini2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler4
- yorgun mermi22
- günün sözü2
- soğuk suyla duş alan insan3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kaşlarını alan erkek3
- 21 gün diyetteyim2
- aziz başkan efsanesinin geri dönmesi2
- gammazlama yapmamak12
- ölüm4
- bugün mükemmel bir gün olacak3
- haysenin1212
- iran'ın israil'e füze saldırısı2
- günaydın şarkısı3
- akp'li kayseri belediyesi'nin villa parseli satışı3
- yıldırım'ın başkan olmasından mutlu olan cimbomlu2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- kızının düğününde oynayan baba5
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz8
- albin kurti2
sevdiği entry'ler
benim şu sıralar 4,5 olurdu gibime geliyor. ama bu puani 9 ve üzeri yapma planlarım hala devam ediyor. hatta olduğu zaman bu entryi tekrar güncelleyeceğim. at fava bekle. *
ingiltere'de alınması gerekir. Çünkü dilin anavatanı orası. Bu konuda British council onaylı bir dil kursu seçiliyor. Daha sonra kursun akademik veya genel ingilizce kurslarından birine kayıt olunuyor. Eğer aile yanı tercih edilirse bahsedilen uçuk rakamlar geçerli değil, 6 ayı 20bin TL civarına çıkarmak mümkün.
hayatta gidecekleri yol ile ilgili olarak düşünceleri, mutlak amaçları ve hedefleri olmayanlar böyle mutsuzlukların esiri olmaktadırlar. mutlak bir amaç edinmek ve buna ulaşmak için olumlu bir zihinsel tutum geliştirerek kararlı bir şekilde çalışmak hem bu tip mutsuzluk ve yetersizlik duygularını bertaraf edecek, hem de doğru insanların yavaş yavaş yaşamlarınıza gelmesini sağlayacaktır.
“Don’t chase people. Be yourself, do your own thing, and work hard. The right people… the ones who really belong in your life, will come to you. And stay.” -- Will Smith
Eğer bu alıntıyı anlamadıysanız, yabancı dil öğrenmek için çalışmaya başlamak güzel bir ilk adım olabilir.
“Don’t chase people. Be yourself, do your own thing, and work hard. The right people… the ones who really belong in your life, will come to you. And stay.” -- Will Smith
Eğer bu alıntıyı anlamadıysanız, yabancı dil öğrenmek için çalışmaya başlamak güzel bir ilk adım olabilir.
ah istanbul, istanbul. ben ki saçlarına dokunmaya kıyamazken başkalarının kucağında hoplayan şehir.
ilk göz ağrımsın, gözümü açan kadınsın. sende öğrenmiştim sevmeyi be istanbul. piçliğini bilip de sevdiğim şehir, ne anan belliydi ne de baban be istanbul, neyini sevdim ki şimdi bilemedim. seninle tattım oysa ilk öpüşmenin hafifliğini. ah istanbul, istanbul. sen ki ilk cinsel deneyimim, kaybettiğim bekaretim. köşe başında gördüğüm janjanlı fahişem. tuzlu sokaklarında dilimi gezdirirken aradığım o tat ve bulduğum sadece küflü bir tezat. tüketmişler lezzetini be istanbul, foloş olmuş kasıkların. sıcaklığını aradığım tenin nasırlaşmış, tüylerin dikenli tel olmuş, binaların birer strapon. ah istanbul istanbul, bırakamadığım kevaşem, saplantılı aşkım. aşkı sadece sekse dönüştüren makinem, milyonların orospusu olmuş şehir. nereden bilirdim sikik bir sürtük olduğunu.
sevmiştim seni be istanbul. hayalimdi boğazına düğümlenen vapurlara bakmak. sularında dans eden yakamozlara şiirler yazmak... sabahlara kadar yıldızlarını saydığım ve güzelliğinden uyuyamadığım yârim. parmak uçlarımı tutkuyla gezdirmediğim semtin mi kaldı, gözyaşını tatmadığım çeşmen mi, kahrını çekmediğim hastalıklı gündüzlerin mi, aşmadığım tripli köprülerin mi, şehvetle avuçlamadığım seksi tepelerin mi...
ne kaldı be istanbul beni sevmen için, benimle olman için. martılarını aç mı bıraktım, kalbinin merkezinde huzursuzluk mu çıkardım, verdiğin işlere geç mi kaldım, başka şehirlerle kaçamaklar mı yaşadım... saçlarımı, gözlerimi, gençliğimi, sevgimi, ilgimi hatta ömrümü eksik mi bıraktım, söyle sana ne yapmadım ki be istanbul, neyim noksan kaldı ki?
ah istanbul, istanbul. ben ki seni terk etmeye kıyamazken, bir not bile bırakmadan çekip giden fahişem. sen istanbul, istanbul. ne kadar da orospu bir şehirsin.
ilk göz ağrımsın, gözümü açan kadınsın. sende öğrenmiştim sevmeyi be istanbul. piçliğini bilip de sevdiğim şehir, ne anan belliydi ne de baban be istanbul, neyini sevdim ki şimdi bilemedim. seninle tattım oysa ilk öpüşmenin hafifliğini. ah istanbul, istanbul. sen ki ilk cinsel deneyimim, kaybettiğim bekaretim. köşe başında gördüğüm janjanlı fahişem. tuzlu sokaklarında dilimi gezdirirken aradığım o tat ve bulduğum sadece küflü bir tezat. tüketmişler lezzetini be istanbul, foloş olmuş kasıkların. sıcaklığını aradığım tenin nasırlaşmış, tüylerin dikenli tel olmuş, binaların birer strapon. ah istanbul istanbul, bırakamadığım kevaşem, saplantılı aşkım. aşkı sadece sekse dönüştüren makinem, milyonların orospusu olmuş şehir. nereden bilirdim sikik bir sürtük olduğunu.
sevmiştim seni be istanbul. hayalimdi boğazına düğümlenen vapurlara bakmak. sularında dans eden yakamozlara şiirler yazmak... sabahlara kadar yıldızlarını saydığım ve güzelliğinden uyuyamadığım yârim. parmak uçlarımı tutkuyla gezdirmediğim semtin mi kaldı, gözyaşını tatmadığım çeşmen mi, kahrını çekmediğim hastalıklı gündüzlerin mi, aşmadığım tripli köprülerin mi, şehvetle avuçlamadığım seksi tepelerin mi...
ne kaldı be istanbul beni sevmen için, benimle olman için. martılarını aç mı bıraktım, kalbinin merkezinde huzursuzluk mu çıkardım, verdiğin işlere geç mi kaldım, başka şehirlerle kaçamaklar mı yaşadım... saçlarımı, gözlerimi, gençliğimi, sevgimi, ilgimi hatta ömrümü eksik mi bıraktım, söyle sana ne yapmadım ki be istanbul, neyim noksan kaldı ki?
ah istanbul, istanbul. ben ki seni terk etmeye kıyamazken, bir not bile bırakmadan çekip giden fahişem. sen istanbul, istanbul. ne kadar da orospu bir şehirsin.
