bugün
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası14
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi28
- iltica36
- ne kadar yaşlısın5
- çalışarak zengin olmak5
- izmir bombası12
- nervio'nun erkek olması26
- evlenince ayrı eve çıkmak3
- tek adam rejimi2
- nihavent reyiz5
- başmeriç2
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek2
- game of thrones taki kerhaneci21
- sözlükteki ılık ve samimi aile ortamı2
- sözlükteki anaerkil düzen6
- osman arıkan nacar5
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu4
- ak partilinin okumuşu2
- bahçeli'nin 2028 seçim ve erdoğan açıklaması3
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- seküler milliyetçiler3
- yazılımcıların flört edememesi4
- günün yorumu5
- arapperest gürcüler4
- arnavutça çanakkale türküsü2
- teker gel oğlum much much much2
- türkiye vs azerbaycan4
- özelden muzunu atan yazar14
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- yazarların çektiği günbatımı fotoğrafları3
- anın fotoğrafı2
- 4 ekim 2026 bursa da öldürülen kız4
- yolsuzluk3
- saçını sarıya boyatan esmer kadın2
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek8
- true'nun gündem hakkındaki açıklamaları4
- bekir bozdağ6
- rusya da laboratuvar faciası veba paniği5
- a milli takım'ın 38 yıl sonraki yenilgi serisi3
- anın görüntüsü27
- pastırma yazı2
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş5
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı9
- müge anlı ile tatlı sert2
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- italya 3 türkiye 12
- bana onu sormayin15
- kıymalı börek4
insanların kendini en rahat ve huzurlu hissettikleri yer. orada tüm sorunların yerini en güzel düşünceler hayaller alır .
insanın sonunda bir şeyler yapıyorum dediği yerdir.
eski roma döneminde dışkı çıkarmak için yapılan klozet benzeri şeyler karşılıklıymış. soylular sıçarken güncel konulardan falan konuşuyorlarmış. soğukta köleler ısıtıyorlarmış buraları, soyluların götü soğuk yemesin diye.
-gel lo içerde ne varmış anlat bakalım.
+ağam içerde kocaman bi delik var
-içinde ne vardır peki?
+pok vardır ağam.
-de s*ktr git.
-kibar feyzo-
+ağam içerde kocaman bi delik var
-içinde ne vardır peki?
+pok vardır ağam.
-de s*ktr git.
-kibar feyzo-
türklerin kafaları ya kaçarken ya şıçarken çalışırmış. deyiminden sıçmak için kullanılabilecek mekan...
Bizde tuvaletler için hela, kenef, ayakyolu, WC., 00, yüznumara gibi birçok isim kullanılır. WC. ingilizce ismindeki 'Water Closet'in baş harfleridir. Yüznumaranın hikayesi ise değişik. Eskiden Fransa'da otellerde tuvaletler koridorların uçlarındaydı. Odaların her birine birer numara verirken, tuvaletlere numarasız demişler ve ''00'' diye işaretlemişlerdi. Fransızca'daki ''numarasız'' kelimesi ile ''100 numara'' kelimesi hemen hemen aynı telaffuz edildiğinden, bizde Fransızcası biraz kıt birinin tercüme hatası sonucu ''yüznumara'' olarak yerleşmiştir. *
kiz ve erkek olarak ikiye ayrilan bu mekanlarda karisiklik hep soz konusudur basa geldiginde evlat acisi gibidir.
ulan tuvalet isigi harekete duyarli otomatik isik yapilirmi yahu. benim gibi uzun sican biri, 23 dakika tabi sicarken isik yansin diye sacma sapan hareketler yapmaktan sıkıldım.
insanın içini boşalttığı, rahatladığı sadece bir deikten oluşan olgu. insanın herşeyini bütün pislğini çeken tek yaşam alanı.
ah tuvalet! sen olmasan ne yapardık.
yaratıcılığın en çok burda kendini gösterdiği söylenen yerdir.bence doğrudur da.bir mimar olarak çizim masamı oraya taşımayı düşünmekteyim..iyi geceler ben kakaya kaçar.
boşaltım sistemimizin faliyetine imkan sağlayan bir tür kabin.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
dünyanın nefes almak ve yemek yemekten sonra gelen en gerekli ve önemli yeridir.
kıymetini bilelim . dünyada 2,6 milyar insanın bu ihtiyacını gidereceği bir yeri yok
en radikal kararların verildiği mekan.
eski romalılar gibi çinlilerde de yan yana oturup sohbet ederek hacet giderme alışkanlığı varmış. hatta çok yakın zamanlara kadar süper marketlerde aile boyu lazımlıklar satılırmış. çocuk giysileri de apış arasını açık bırakacak şekilde dikilirmiş ki çocuk sokakta oynarken tuvaleti geldiğinde rahat rahat yapabilsin.
tuvaletin bir kadın kıyafeti adı olması şaşırtıcıdır benim için.
basit bir şey diye geçilmemesi gereken, eğitimine dahi ihtiyaç duyulan bir gerekliliktir. çocuklar ortalama 2,2.5 yaşlarında tuvalet eğitimine hakim olurlar. bunda ailelerinin rolü büyüktür. küçük çocukların altlarına tuvaletlerini çok sık yapmalarının ve tuvaletlerini tutamamalarının sebebi, mesane kaslarının henüz gelişmemiş olmasıdır.
sadece sıradan insanlar için sıçmak dışında bir işe yaramayan yer. bir sanatçı içinse hira dağı gibidir. ilham perilerinin tuvalette yaşamakta oldukları gibi haklı bir inanış da vardır.
(bkz: peepoo)
şu anda bu entryi girdiğim inanılmaz mekan *
müstakbel yetişkin olarak çocuğun; yetiştirilişinde çok büyük önem arz eden ancak; toplumsal değerlerin sürekli; dışladığı, kötülediği yerler. zihinsel ve fiziksel gelişimini tamamlayamamış çocuğun, haz kavramı ile ilk kez karşılaştığı, zihninin boşaldığı nadir anlardır. cinselliği, kaprisi, rekabeti, egoyu henüz bilmeyen çocuğun; bunlara adım atışında muazzam bir mevkiye sahiptir. bu nedendendir ki; bu ihtiyaç olarak nitelendirilen durumlarda çocukların rahat bırakılması, eğitimlerinin sağlıklı uygulanması bakımından, değerlidir.
umumi tuvalet ise bayanlar ihtiyac gidermek için tipten tipe girerler.
ugruna bu kadar baslik acildigini görünce deligi tikandigini sandigim sey. oysa durum icinde tecavüze ugrayanlardan ibaretmis.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar