bugün
- osuruktan şiirler88
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- dolar isterse 100 olsun40
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- g i l d e d l i l y28
- diamond bosphorus8
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- nasıl birisiniz15
- beybi leydi7
- kürtler8
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- victor osimhen19
- türk solcusu6
- simko320
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- güzel kızların mutsuz olması5
- nah sana oy17
- yalnızlığın çaresinin bulunmaması2
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- fake sanılmaktan flört edememek3
- miras davası5
- game of thrones taki kerhaneci16
- yeni parti de bölünebilir10
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- ankara6
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- turiste saygılı olmak2
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- gürcistan göçmenleri13
- boşanma davası ne kadar sürer4
- manyak olmaya karar verdim6
- algida2
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- çekişmeli boşanma davası4
- ahmet kaya3
- akp'nin 25 yılı2
- yazarlara gelen son mesaj6
- fyodor mihailovic dostoyevski2
- velvet48
- pazartesi işe gidecek olmak2
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- kliniğe gittim klinikten geldim10
boşaltım sistemimizin faliyetine imkan sağlayan bir tür kabin.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar