bugün
- heyt bea7
- kadınlarda beyaz saç modası5
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri4
- sözlükteki anaerkil düzen9
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası14
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi28
- devlet millet bağının kopması4
- izmir bombası13
- resim yüklenemedi3
- ne kadar yaşlısın6
- iltica36
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- from gold from dust26
- sandviç dükkanı açmak3
- reis hangisine yetişsin3
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- nervio'nun erkek olması26
- pastırma yazı4
- yürütmede erdoğan yasamada mhp2
- çalışarak zengin olmak5
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- baş meriç2
- nihavent reyiz5
- evlenince ayrı eve çıkmak3
- sözlük meriçleri ve kanarya severler derneği2
- game of thrones taki kerhaneci21
- meriç olmayanların incel veya gay olması2
- tek adam rejimi2
- başmeriç2
- bekir bozdağ7
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- osman arıkan nacar5
- sözlükteki ılık ve samimi aile ortamı2
- özelden muzunu atan yazar14
- bahçeli'nin 2028 seçim ve erdoğan açıklaması3
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu4
- en son ne aldınız2
- arapperest gürcüler4
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı12
- seküler milliyetçiler3
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- türkiye vs azerbaycan4
- ak partilinin okumuşu2
- günün yorumu5
- yazılımcıların flört edememesi4
boşaltım sistemimizin faliyetine imkan sağlayan bir tür kabin.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
bunlardan evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, gittiğimiz lokanta ve kafelerde bol miktarda var. ama hiç biri evlerimizdeki kadar kullanışlı değil. çünkü hepsi yasak savmak için yapılıyor. özellikle cafe, bar, pastane ve lokantalarınki tamamen belediyenin yüklediği bir külfeti yerine getirmek için baştan savma bir şekilde yapılıyor.
bu gün anneler günü nedeni ile çay yolunda bir pastaneye götürdük annemizi. gecikmiş saatte bir sabah kahvaltısı aldık. içerde bir sürü anne daha vardı. kimi 40-50 yaşlarında, kimi 90 yaşına merdiven dayamış bir sürü anne baş köşeye oturtulmuş, ailecek tatlı tatlı sohbet ediyorlardı.
gittiğimiz pastane iki katlı idi. bir de bodrum katı vardı ve sadece bodrum katta tuvalet vardı. o yaşlı başlı kadınların tuvalet ihtiyacı için romatizmalı, siyatikli ve benzeri hastalıklı halleri ile buraya kadar inmeleri ne kadar zor düşünün.
bir kadının çocuk doğurduktan sonra genital bölgedeki organları yıpranmaya başlar. bu yıpranma yıllar boyu sürer ve yaşlılık döneminde tuvalet ihtiyacını tutmakta zorlanma gibi sorunlar meydana gelir. bu nedenle yaşlılar daha sık tuvalete gider. ama lokanta, pastane ve kafelerde kolay mı bu iş? oysa gittiğimiz pastane ne kadar cicili bicili bir yerdi. ne var şu tuvalet ayrıntısına da gereken önem verilse? ne var her kata bir adet tuvalet konsa? çok şey istemiyorum aslında. bu tür yerler en ince ayrıntısına varana kadar her şeye masraf ederler, en şık dekorasyonu yaparlar. ama iş tuvalete gelince inanılmaz bir baştan savmalık kendini gösterir.
sanırım bu anneler gününde annelerini dışarı çıkarıp bir kafeye, pastaneye veya lokantaya götüren evlatlar istemeden annelerine bir sıkıntı çektirdiler ve bunun farkında değiller. bir çok anne bunu söyleyemez, eski terbiye ne de olsa. ayrıca kolay mı "siz beni dışarı çıkardınız, pastanede baş köşeye oturtup onurlandırdınız ama tuvalete sıkışıp çok rahatsız oldum" demek? diyemezler bunu tabi.
gözümüzden kaçan öyle ayrıntılar var ki iyi bir şey yaptık derken hataların gizli kaldığı... ama elden ne gelir? bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok. memlekette ne denetim var, ne resmi bir uyaran. biz ne yapabiliriz? resmi makamlara şikayet edip dert anlatacağız diye sadece sinirlerimizi harap ederiz başka da bir şey olmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar