bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar11
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- amedspor31
- toplu taşımada yer verme ahlakı3
- ipkis2
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- günlük tutmak6
- profdrekremculfa3
- yazarların fotoğrafları9
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- bu ne hal yahu9
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- kadın tır şoförleri6
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- şimdi ne yapsam acaba7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- akşama ne yemek yapsam10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- kar soğuğu6
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- cumartesi gecesi6
- yarma şeftali7
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- eski sevgilinn profil hesabına hergün girip bakmak2
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- kanal 7 gelin dizisi5
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- hoca3
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- gecenin şarkısı6
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- xiaomi 17 pro max4
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
Bazen Arap dilini ve arapça kelimelerin terminolojisini bilmemekten, bazan de kasıtlı olarak "salağa yatmaktan" ileri gelen, Nebe Suresi 33. Ayete ilintilenmeye çalışılan yanlış kelime çevirisi.
Aynı zamanda #4732299 numaralı entry'de, Nebe Suresi 33. Ayet'in "yanlış" yapılmış çevirisi kullanılarak ve bu "yanlış" çeviriye dayanılarak ayet hakkında fikirler yazılmış.
Öncelikle, verilen Nebe Suresi 33. Ayetin orjinali "Ve kevâibe etrâbâ" dir. (arapça okunuşu)
Burada geçen "kevâib" yüksek, yüce, kaliteli, değerli, gözalıcı" anlamına gelen "ka'b" kökünden gelmektedir. Ancak, tarihsel süreçte bu kavram, "Ka'be" gibi "kübik", "ka'beyn" gibi dairevi cisimler için de kullanılmaya başlamıştır. Dolayısıyla 1400 yıl önce kullanılan anlamını yitirmiş ve maalesef mütercimler tarafından günümüz anlamıyla çevrilmiştir. Dolayısıyla bu yönüyle "göğüs" çevirisi hatalıdır. Doğrusu "gözalıcı" dır.
Ayrıca önemli bir bilgi daha vermek isterim ki; dünya üzerindeki dillerin bir çoğunda eril yani müzekker ve dişil yani müennes ifadeler yoktur. Ancak ingilizce de var olduğu gibi, Arapça'da da eril ve dişil ifadeler vardır. Ve ne gariptir ki, konumuz olan ayette geçen kelime dişil olmadığı gibi, tek bir cinse de kesinlikle hamledilemez. Ayrıca kullanım şekli yönüyle, her iki cinsi de kapsamaktadır. Dolayısıyla bu yönüyle de "göğüs ve kız" çevirisi hatalıdır. Bu yönüyle de "gözalıcı" anlamı doğru olan çeviridir.
ikinci kavram olan "etrâb" kavramı ise, anlamı tarihsel süreçte değişmeden, günümüze kadar ulaşmış "tam denk, dengi dengine" anlamında bir kelimedir.
Dolayısıyla Nebe Suresi 33. Ayetin doğru tercümesi şu şekildedir: "Dengi dengine gözalıcı eşler"
Arapça bir dildir ve her dilin kendine özgü özellikleri vardır. Ve hiç bir dil başka bir dile "motamot" yani kelime kelime tam olarak çevrilemez. Bu sebeple mealler değil tefsirler daha sağlıklıdır. Çünkü kelimelerin kökenlerini ve kullanılış şekillerini de vererek sağlıklı sonuçlar çıkarır. Tabi tefsir meselesinde de işinin ehli insanların bu işi yapması gerekmektedir. O sebeple her tefsir tam doğrudur demiyoruz. Güvenilir tefsirler ve "gerekçeli" mealler vardır.
Ayrıca müsadenizle bir konuya daha değinmek istiyorum.
islâm hakkında önyargılı olan bazı kimseler, islâm'ı, "bedeni zevklerle dolu bir cennet" vadetmekle eleştirmektedirler. Oysa islâm, insanı, Allah'ın ona verdiği "temel fıtratı" içinde ele alır. insan ne sadece bir ruh, ne sadece bir nefis, ne de sadece bir bedendir. O, bütün bunlardan müteşekkil olduğu için, islâm bunların her biri için kaideler getirmiş ve bunlara uymanın karşılığında cennet'te mükafatlar vadetmiştir. Bunda ne şaşılacak ne de ayıplanacak bir durum yoktur.
Aynı zamanda #4732299 numaralı entry'de, Nebe Suresi 33. Ayet'in "yanlış" yapılmış çevirisi kullanılarak ve bu "yanlış" çeviriye dayanılarak ayet hakkında fikirler yazılmış.
Öncelikle, verilen Nebe Suresi 33. Ayetin orjinali "Ve kevâibe etrâbâ" dir. (arapça okunuşu)
Burada geçen "kevâib" yüksek, yüce, kaliteli, değerli, gözalıcı" anlamına gelen "ka'b" kökünden gelmektedir. Ancak, tarihsel süreçte bu kavram, "Ka'be" gibi "kübik", "ka'beyn" gibi dairevi cisimler için de kullanılmaya başlamıştır. Dolayısıyla 1400 yıl önce kullanılan anlamını yitirmiş ve maalesef mütercimler tarafından günümüz anlamıyla çevrilmiştir. Dolayısıyla bu yönüyle "göğüs" çevirisi hatalıdır. Doğrusu "gözalıcı" dır.
Ayrıca önemli bir bilgi daha vermek isterim ki; dünya üzerindeki dillerin bir çoğunda eril yani müzekker ve dişil yani müennes ifadeler yoktur. Ancak ingilizce de var olduğu gibi, Arapça'da da eril ve dişil ifadeler vardır. Ve ne gariptir ki, konumuz olan ayette geçen kelime dişil olmadığı gibi, tek bir cinse de kesinlikle hamledilemez. Ayrıca kullanım şekli yönüyle, her iki cinsi de kapsamaktadır. Dolayısıyla bu yönüyle de "göğüs ve kız" çevirisi hatalıdır. Bu yönüyle de "gözalıcı" anlamı doğru olan çeviridir.
ikinci kavram olan "etrâb" kavramı ise, anlamı tarihsel süreçte değişmeden, günümüze kadar ulaşmış "tam denk, dengi dengine" anlamında bir kelimedir.
Dolayısıyla Nebe Suresi 33. Ayetin doğru tercümesi şu şekildedir: "Dengi dengine gözalıcı eşler"
Arapça bir dildir ve her dilin kendine özgü özellikleri vardır. Ve hiç bir dil başka bir dile "motamot" yani kelime kelime tam olarak çevrilemez. Bu sebeple mealler değil tefsirler daha sağlıklıdır. Çünkü kelimelerin kökenlerini ve kullanılış şekillerini de vererek sağlıklı sonuçlar çıkarır. Tabi tefsir meselesinde de işinin ehli insanların bu işi yapması gerekmektedir. O sebeple her tefsir tam doğrudur demiyoruz. Güvenilir tefsirler ve "gerekçeli" mealler vardır.
Ayrıca müsadenizle bir konuya daha değinmek istiyorum.
islâm hakkında önyargılı olan bazı kimseler, islâm'ı, "bedeni zevklerle dolu bir cennet" vadetmekle eleştirmektedirler. Oysa islâm, insanı, Allah'ın ona verdiği "temel fıtratı" içinde ele alır. insan ne sadece bir ruh, ne sadece bir nefis, ne de sadece bir bedendir. O, bütün bunlardan müteşekkil olduğu için, islâm bunların her biri için kaideler getirmiş ve bunlara uymanın karşılığında cennet'te mükafatlar vadetmiştir. Bunda ne şaşılacak ne de ayıplanacak bir durum yoktur.
cennetteki huriyi cinsel açıdan övmekte olan nebe suresi 33. ayetindeki ifadedir ki kuran'ın yaratıcı bir güce ait olmadığının önemli kanıtlarından biridir. ayet yanlış yazılmış çevrilmiş anlamından saptırılmış diyenler yine kuran'ı yalanlamaktalar çünkü kuran değiştirilmeden günümüze gelmiş tek kitaptır, tahrif edilemez. bununla ilgili ayetlerden bir kısmı:
(Kuran, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42]
(Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur'anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]
(Kur'anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]
şimdi meşhur nebe 33. ayeti yazalım:
diyanet vakfı
NEBE; 33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
Diyanet işleri
NEBE; 78/31-34. Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
NEBE; 33.Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve turunç sîneli yaşıtlar var
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).
Hasan Basri Çantay
memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar,
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.
Süleyman Ateş
Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Suat Yıldırım
(32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.
Ali Bulaç
Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
ibni Kesir
Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
(Kuran, eşi benzeri olmayan bir kitaptır. Ona önünden, ardından [hiçbir yönden, hiçbir şekilde] bâtıl gelemez [hiçbir ilave ve çıkarma yapılamaz. Çünkü] O, kâinatın hamd ettiği hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.) [Fussilet 41-42]
(Rabbinin sözü doğruluk ve adaletle tamamlandı. Onun sözlerini [Kur'anı] değiştirebilecek [hiçbir şey, hiçbir kuvvet] yoktur.) [Enam 115]
(Kur'anı biz indirdik, elbette yine onu biz koruyacağız.) [Hicr 9]
şimdi meşhur nebe 33. ayeti yazalım:
diyanet vakfı
NEBE; 33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
Diyanet işleri
NEBE; 78/31-34. Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
NEBE; 33.Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve turunç sîneli yaşıtlar var
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).
Hasan Basri Çantay
memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar,
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.
Süleyman Ateş
Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
Suat Yıldırım
(32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.
Ali Bulaç
Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
ibni Kesir
Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
kuran korunmuştur, bozulmadan gelmiştir.. lakin insanlar nefislerinin, arzu ve isteklerinin de esirinde kalarak, sadece kuran dan değil, binbir çeşit kaynaktan yararlanarak çeviriler ve yorumlar yaptığından yanlış çeviriler, hatalı yorumlar çok olağandır.. halbuki kuran da da belirtildiği üzere;
Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu?
Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
bu dünyada da daha çocuk yaşta kızları "eş" diye yatağına alan ve yine cennette de taze taze diri memeli gencecik kızlardan oluşan bir huri haremi bekleyen cinsi sapık zihniyetin nelerle karşılaşacağını açıkçası çok merak ediyorum.. biri zebani mi dedi?
Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu?
Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
bu dünyada da daha çocuk yaşta kızları "eş" diye yatağına alan ve yine cennette de taze taze diri memeli gencecik kızlardan oluşan bir huri haremi bekleyen cinsi sapık zihniyetin nelerle karşılaşacağını açıkçası çok merak ediyorum.. biri zebani mi dedi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com