bugün
- gocu bak bi7
- evliliği ayakta tutan güçler6
- drew barrymore4
- orta asyadakilerin penis boyu3
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- tavuk pilav yiyen erkek3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra5
- iş arayanların aslında para araması8
- entry girmek için entry girmek2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- z kuşağı3
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- günün sözü12
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- halk tv haberciliği2
- true nickli yazar3
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- musa anter10
- altı nesil boyunca köleliğin ekmeğini yemek2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı2
- yapay zekaya porno aratmak4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- katatespizartmasi3
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- game of thrones taki kerhaneci17
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü26
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- flört uygulamasında match oranı2
- kaç yaşındasın2
- hewal ebo3
- cedidacer2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- boş vakit buldukça yeni ahit okumak2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
Bir Sylvia Plath şiiridir.
The Jailer
by Sylvia Plath
My night sweats grease his breakfast plate.
The same placard of blue fog is wheeled into position
With the same trees and headstones.
Is that all he can come up with,
The rattler of keys?
I have been drugged and raped.
Seven hours knocked out of my right mind
Into a black sack
Where I relax, foetus or cat,
Lever of his wet dreams.
Something is gone.
My sleeping capsule, my red and blue zeppelin,
Drops me from a terrible altitude.
Carapace smashed,
I spread to the beaks of birds.
O little gimlets!
What holes this papery day is already full of!
He has been burning me with cigarettes,
Pretending I am a Negress with pink paws.
I am myself. That is not enough.
The fever trickles and stiffens in my hair.
My ribs show. What have I eaten?
Lies and smiles.
Surely the sky is not that colour,
Surely the grass should be rippling.
All day, gluing my church of burnt matchsticks,
I dream of someone else entirely.
And he, for this subversion,
Hurts me, he
With his armoury of fakery.
His high, cold masks of amnesia.
How did I get here?
Indeterminate criminal,
I die with variety-
Hung, starved, burned, hooked!
I imagine him
Impotent as distant thunder,
In whose shadow I have eaten my ghost ration.
I wish him dead or away.
That, it seems, is the impossibility,
That being free. What would the dark
Do without fevers to eat?
What would the light
Do without eyes to knife, what would he
Do, do, do without me?
________________________________________________
Gardiyan
içyağı terler gecem onun kahvaltı tabağına.
Mavi sisin aynı afişi dönerek alır yerini
Aynı ağaçlarla ve mezar taşlarıyla.
Anahtarların şıngırdatıcısının
Bütün becerebildiği bu mudur ki?
Uyuşturuldum ve iğfal edildim.
Yedi saat fırladı beynimin sağından
Dinlenebileceğim
Siyah bir çuvala, cenin ya da kedi,
Onun ıslak düşlerinin kaldıracı.
Bir şey yitti.
Uyku hapım, kırmızı ve mavi zeplinim,
Korkunç bir irtifadan salıverir beni.
Parçalanır kabuğum,
Dağılırım kuşların gagalarına.
Ah küçük matkaplar!
Şimdiden tümüyle delinmiş bu kağıtsı gün!
Yakıp durur beni sigaralarla,
Pembe pençeli zenci bir dişiyi taklit ederek.
Ben kendimim. Yeterli değil bu.
Hararetim damlar ve katılaşır saçımda.
Kaburgalarım görünür. Ne yemiştim ben?
Yalanlar ve gülüşler.
Gökyüzü bu renk değildir kesinlikle,
Çayır dalgalanırdı kesinlikle.
Bütün gün, yanmış kibritlerden kilisemi tutkallarken,
Büsbütün başka birini düşlerim.
Ve O, bu tahrip için,
Acı verir bana, hilebâzlığın
Zırhını kuşanarak.
Hafıza kaybının azametli, soğuk maskeleri.
Nasıl geldim buraya?
Belli belirsiz suçluyum,
Çeşit çeşit ölürüm –
Asılırım, açlıktan ölürüm, yakılırım, kancalara geçirilirim!
Cinsel iktidarsız tasavvur ederim Onu
Uzaktaki bir şimşek misali,
Ki hayalet tayınımı yemişimdir Onun gölgesinde.
Ölmesini ya da gitmesini isterim.
Bu, galiba, imkânsızlıktır,
Bu özgür olmaktır. Ne yapardı karanlık
Yeme heyecanı olmaksızın?
Ne yapardı ışık
Bıçaklayacak gözler olmaksızın, ne yapardı O
Bensiz, ne, ne?
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
The Jailer
by Sylvia Plath
My night sweats grease his breakfast plate.
The same placard of blue fog is wheeled into position
With the same trees and headstones.
Is that all he can come up with,
The rattler of keys?
I have been drugged and raped.
Seven hours knocked out of my right mind
Into a black sack
Where I relax, foetus or cat,
Lever of his wet dreams.
Something is gone.
My sleeping capsule, my red and blue zeppelin,
Drops me from a terrible altitude.
Carapace smashed,
I spread to the beaks of birds.
O little gimlets!
What holes this papery day is already full of!
He has been burning me with cigarettes,
Pretending I am a Negress with pink paws.
I am myself. That is not enough.
The fever trickles and stiffens in my hair.
My ribs show. What have I eaten?
Lies and smiles.
Surely the sky is not that colour,
Surely the grass should be rippling.
All day, gluing my church of burnt matchsticks,
I dream of someone else entirely.
And he, for this subversion,
Hurts me, he
With his armoury of fakery.
His high, cold masks of amnesia.
How did I get here?
Indeterminate criminal,
I die with variety-
Hung, starved, burned, hooked!
I imagine him
Impotent as distant thunder,
In whose shadow I have eaten my ghost ration.
I wish him dead or away.
That, it seems, is the impossibility,
That being free. What would the dark
Do without fevers to eat?
What would the light
Do without eyes to knife, what would he
Do, do, do without me?
________________________________________________
Gardiyan
içyağı terler gecem onun kahvaltı tabağına.
Mavi sisin aynı afişi dönerek alır yerini
Aynı ağaçlarla ve mezar taşlarıyla.
Anahtarların şıngırdatıcısının
Bütün becerebildiği bu mudur ki?
Uyuşturuldum ve iğfal edildim.
Yedi saat fırladı beynimin sağından
Dinlenebileceğim
Siyah bir çuvala, cenin ya da kedi,
Onun ıslak düşlerinin kaldıracı.
Bir şey yitti.
Uyku hapım, kırmızı ve mavi zeplinim,
Korkunç bir irtifadan salıverir beni.
Parçalanır kabuğum,
Dağılırım kuşların gagalarına.
Ah küçük matkaplar!
Şimdiden tümüyle delinmiş bu kağıtsı gün!
Yakıp durur beni sigaralarla,
Pembe pençeli zenci bir dişiyi taklit ederek.
Ben kendimim. Yeterli değil bu.
Hararetim damlar ve katılaşır saçımda.
Kaburgalarım görünür. Ne yemiştim ben?
Yalanlar ve gülüşler.
Gökyüzü bu renk değildir kesinlikle,
Çayır dalgalanırdı kesinlikle.
Bütün gün, yanmış kibritlerden kilisemi tutkallarken,
Büsbütün başka birini düşlerim.
Ve O, bu tahrip için,
Acı verir bana, hilebâzlığın
Zırhını kuşanarak.
Hafıza kaybının azametli, soğuk maskeleri.
Nasıl geldim buraya?
Belli belirsiz suçluyum,
Çeşit çeşit ölürüm –
Asılırım, açlıktan ölürüm, yakılırım, kancalara geçirilirim!
Cinsel iktidarsız tasavvur ederim Onu
Uzaktaki bir şimşek misali,
Ki hayalet tayınımı yemişimdir Onun gölgesinde.
Ölmesini ya da gitmesini isterim.
Bu, galiba, imkânsızlıktır,
Bu özgür olmaktır. Ne yapardı karanlık
Yeme heyecanı olmaksızın?
Ne yapardı ışık
Bıçaklayacak gözler olmaksızın, ne yapardı O
Bensiz, ne, ne?
Sylvia Plath (1932-1963, ABD)
Çeviren: ismail Haydar Aksoy
Gündemdeki Haberler