bugün
- iremga32
- anın görüntüsü28
- narsist birine aşık olmak5
- neden haklı serisi2
- süleymancılar10
- beklenen doğru insanın bir türlü gelmemesi2
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- tolga turan2
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- okullara 30 bin bahçe görevlisi alınması2
- nick vermeden bir yazara seslen12
- modern çağın mutsuzluk nedenleri2
- entelektüel insan bulmanın oldukça zor olması2
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- afrika sömürülmese gelişmiş olur muydu3
- karşıdakinin yalan söylediğini anlamak ama susmak2
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- haftanın gammazları listesi25
- geceye bir şarkı bırak3
- en sevdiğiniz hayvan4
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- sabah namazının fazileti3
- götünde donu olmayıp tatile gitmek3
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- velvet8
- zurna dürüm4
- alkolizm eşiği2
- anne ile seks yapmak5
- kavun kokusu4
- uyudunuz mu4
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- perseid göktaşı yağmuru4
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- sözlükte meme ayrımcılığı5
- görür görmez artılanan yazarlar4
- nevşehir denince akla gelenler4
- dayanamayıp kitap almak7
- nihavent bey bay birader4
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
- sigarayı bırakmak4
Susmak içine ateş düşmüş bir mavi deniz gibidir. Üzerine puslu bulutlar çökmüş başı karlı dağlar gibidir. Zaman zaman rengi kızıl havaların çaldığı çöl akşamları gibidir. Susmak bu akşamlarda şarkının en hareketli yerinde deli bir rüzgâr gibi esmektir. Bazen, bir gurbet treninin arka vagonunda küsmek gibidir. Susmak sadece konuşamamak mıdır? Susmayı bu şekilde algılamak en büyük yanlışlıktır Bu yanılgının en güzel ispatını lal olanlar verir. Onların kelimelere hükmedememesi onların suskun olduğunu mu gösterir? Onlar da, tüm konuşan insanlar gibi düşünür, anlatır ve belki çoğumuzun söyleyemediğini gözleriyle fısıldarlar bizlere. Ama onların hükmedememesi, konuşmanın kelimelerle olmadığının en büyük göstergesidir. Nedir o halde susmak? Belki üç noktanın yan yana dizilişi ile biten muhteşem bir cümledir. Susmak, konuşmaktır aslında anlayana; harfsiz, kelimesiz, cümlesiz. Anlayan, suskunluğun derin yüzünde, susmanın ifade ettiği tüm manayı okur. Susmak, birilerini anladığı ya da anlamamak istediği gibi kabullenmek hiç değildir. Güce hükmedenlerin, suskun çoğunluğun her şeyi kabullendiklerini algılamaları yanılgının en tebessümlü halidir. Susmak bazen içinde çığlıkların boğulduğu yosun tutmuş bir deniz gibidir. Bazen, güneşleri meçhul limanlara çekilmiş gökyüzü gibi, bazen rotası çizilmemiş yollarda arkana bakmadan her şeyi oluruna bırakıp çekip gitmektir. Susmak bazen yarına postalanmış umut mektubu olur postaya verilmemiş. içine soluk güller konulmuş, aşk şiirleri yazılmış, biraz kırılmış biraz alınmış biraz da uçları yakılmış bir mektup. Utangaç bakışlar, kızaran yüzler, umut mektubunun her satırında kendini ifade edecek bir kelime bulmuştur işte. Bazen en candan konuşurken bile susar insan. Bütün kelimeler, harfler, lakırdılar odadaki boşluğu doldurmak içindir. Hani öylesine denize atılmış bir olta gibi, boşluğa bırakılmış cümlelerdir. Susmak konuşmaktan daha zordur aslında. Konuşurken istediğin yerde durup soluklanırsın, istediğinde bağırır, sesini yükseltir, istediğinde gülersin. Ya susarken… Ya susarken bütün çığlıkların, hıçkırıkların, yalvarışların, isyanların düğümlenir kalır bir yerde. Kıyısını aşındıran deniz gibi aşındır yüreğinin en sert duvarlarını. En umulmadık yerlerde çeker yataklara karahummalı sevda hastalığı gibi. Susmak çekilmektir içindeki derin yalnızlığa. Direnmektir aslında, kelimelerin anlamsızlığa, mananın bitişine darılmaktır kendi çapında. Susmak, sessiz bir çoğunluğun konuşan azınlığa karşı isyanı, başkaldırmasıdır. Ama çoğu zaman zaferimiz, cesaretimiz ve azmimizdir. Söylemek istediklerimiz saklı bir kumbarasıdır. Biten kelimelerin sonsuzluğa gidermişçesine yolculuğa çıkmasıdır. Daha sonra kimsenin bilmediği uçsuz bucaksız adalara yol almasıdır. Suskunluk, ıssız bir adaya düştüğüne göre artık konuşmalıdır bence. Haykırmalı, denize bakarak yaşadıklarını, bağırmalıdır. içinden geçenleri, tüm yaşadığı duyguları kumsala savurmalıdır. Daha sonra o adadan ayrılmalı ve yaşamına kaldığı yerden devam etmelidir. Artık konuşur mu yoksa eskisi gibi susar mı bilemeyiz. Ama bilinen bir şey varsa, o da hayata uyum sağlayacağıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar