bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması25
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır3
- kolesterol5
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması3
- sevgiliden duyulan en acı cümle2
- bir şey söyle12
- toplum baskısı yüzünden entry girememek2
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- yağmurdan nefret etmek9
- konya misafirperverliği2
- diyabet3
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- yağmuru romantik bulan tip5
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- adam yine kazanacak5
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- romanya53
- fatma betülleri doyurmak5
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- istanbul şu an bulutlu 19 derece2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- aliarnas2
- alfabede j harfi neden var4
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- kemal kılıçdaroğlu3
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- deniz göktaş2
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler3
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- sırbistan da vucic'in istifası3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- fatma betül sayan kaya39
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı8
- crp2
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti6
- dünya61
- almanya25
- türkiye24
- nihat genç5
- karton toplayan çocuk16
- golden axe2
- hemogram2
Susmak içine ateş düşmüş bir mavi deniz gibidir. Üzerine puslu bulutlar çökmüş başı karlı dağlar gibidir. Zaman zaman rengi kızıl havaların çaldığı çöl akşamları gibidir. Susmak bu akşamlarda şarkının en hareketli yerinde deli bir rüzgâr gibi esmektir. Bazen, bir gurbet treninin arka vagonunda küsmek gibidir. Susmak sadece konuşamamak mıdır? Susmayı bu şekilde algılamak en büyük yanlışlıktır Bu yanılgının en güzel ispatını lal olanlar verir. Onların kelimelere hükmedememesi onların suskun olduğunu mu gösterir? Onlar da, tüm konuşan insanlar gibi düşünür, anlatır ve belki çoğumuzun söyleyemediğini gözleriyle fısıldarlar bizlere. Ama onların hükmedememesi, konuşmanın kelimelerle olmadığının en büyük göstergesidir. Nedir o halde susmak? Belki üç noktanın yan yana dizilişi ile biten muhteşem bir cümledir. Susmak, konuşmaktır aslında anlayana; harfsiz, kelimesiz, cümlesiz. Anlayan, suskunluğun derin yüzünde, susmanın ifade ettiği tüm manayı okur. Susmak, birilerini anladığı ya da anlamamak istediği gibi kabullenmek hiç değildir. Güce hükmedenlerin, suskun çoğunluğun her şeyi kabullendiklerini algılamaları yanılgının en tebessümlü halidir. Susmak bazen içinde çığlıkların boğulduğu yosun tutmuş bir deniz gibidir. Bazen, güneşleri meçhul limanlara çekilmiş gökyüzü gibi, bazen rotası çizilmemiş yollarda arkana bakmadan her şeyi oluruna bırakıp çekip gitmektir. Susmak bazen yarına postalanmış umut mektubu olur postaya verilmemiş. içine soluk güller konulmuş, aşk şiirleri yazılmış, biraz kırılmış biraz alınmış biraz da uçları yakılmış bir mektup. Utangaç bakışlar, kızaran yüzler, umut mektubunun her satırında kendini ifade edecek bir kelime bulmuştur işte. Bazen en candan konuşurken bile susar insan. Bütün kelimeler, harfler, lakırdılar odadaki boşluğu doldurmak içindir. Hani öylesine denize atılmış bir olta gibi, boşluğa bırakılmış cümlelerdir. Susmak konuşmaktan daha zordur aslında. Konuşurken istediğin yerde durup soluklanırsın, istediğinde bağırır, sesini yükseltir, istediğinde gülersin. Ya susarken… Ya susarken bütün çığlıkların, hıçkırıkların, yalvarışların, isyanların düğümlenir kalır bir yerde. Kıyısını aşındıran deniz gibi aşındır yüreğinin en sert duvarlarını. En umulmadık yerlerde çeker yataklara karahummalı sevda hastalığı gibi. Susmak çekilmektir içindeki derin yalnızlığa. Direnmektir aslında, kelimelerin anlamsızlığa, mananın bitişine darılmaktır kendi çapında. Susmak, sessiz bir çoğunluğun konuşan azınlığa karşı isyanı, başkaldırmasıdır. Ama çoğu zaman zaferimiz, cesaretimiz ve azmimizdir. Söylemek istediklerimiz saklı bir kumbarasıdır. Biten kelimelerin sonsuzluğa gidermişçesine yolculuğa çıkmasıdır. Daha sonra kimsenin bilmediği uçsuz bucaksız adalara yol almasıdır. Suskunluk, ıssız bir adaya düştüğüne göre artık konuşmalıdır bence. Haykırmalı, denize bakarak yaşadıklarını, bağırmalıdır. içinden geçenleri, tüm yaşadığı duyguları kumsala savurmalıdır. Daha sonra o adadan ayrılmalı ve yaşamına kaldığı yerden devam etmelidir. Artık konuşur mu yoksa eskisi gibi susar mı bilemeyiz. Ama bilinen bir şey varsa, o da hayata uyum sağlayacağıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar