bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler48
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- yılmaz güney adamlığı10
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- sigorta şirketleri hayatını kaybetti3
- sarı tekeri tokatlamak7
- edepsiz yuzır4
- ana bacı ya küfür eden insan5
- sözlük kapatılsın9
- boşevizm2
- sakal kesmenin sağlıklı olması4
- mum ateşi vs led ışık3
- komünist rejim geleceğini sanan ovacıklı2
- romanya11
- sözlükteki bölücüler16
- diğer sözlük adamdır4
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- exlerle arkadaş kalmak2
- sözlüğün tat vermemesi2
- çakma nostradamus dörtlükleri3
- benim de devletim olsun diyen kürt9
- geleceği çok merak ederken anı kaçırmak2
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam8
- ağlıyorum sözlük21
- buz gibi havada dondurma yiyen insan3
- akşam akşam bakkala gitmek için nedenler2
- angelina jolie'nin otel çalışanına bıraktığı not2
- kral harlaus2
- sarı renkli top7
- cumaya gitmeyen erkekleri aşağılayan kadın8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- konya karamanmış kökümüz2
- fanların uydurduğu karakterler2
- yogartiksen21
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri3
- ben vuruldukça çoğalırım yılanoğlu7
- fon vurgunu21
- kürtlerin futbol oynaması4
- mantı3
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- soğuk gecelerde sokaklara çöken kömür kokusu2
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı20
- türkiyelilik4
- türk arapsız yaşayamaz8
- sen farklısın diyen erkek20
- akdeniz suyu2
- ahmet hakan'ın ben böyle yağmur görmedim yazısı11
subaylara düşmanlık beslemektir.
ayrıca bir köşe yazısı:
Bir seçim sürecinde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a bir operasyonunun tartışıldığı sırada, demokrasi adına hassasiyet gösterilirken herkesin sorumlu davranması gerekiyor. Sivil iradeyi savunurken, asker düşmanlığı yapmamak, silahlı kuvvetler içine fitne sokmaya çalışanlara fırsat vermemek lazım.
Bugün Gazetesi yazarı Nuh Gönültaş, maalesef bu sorumluluğu göstermedi. Geçtiğimiz çarşamba günü "Erlerimiz savaşıyor, subaylarımız nerede?" başlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni rencide edici, milletimizin gözbebeği ordumuzun içinde er-subay ikiliği varmış gibi, son derece yanlış bir değerlendirme yaptı. "Muharebe subay işidir. Ama erler savaştırılıyor, yedek subaylar savaştırılıyor. PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?" dedi. Bu tür ifadeler, bizim gençlik yıllarımızda "komünist"lerin yazılarında, sloganlarında vardı. Çünkü yapısı gereği (Sovyetler Birliği örneğine rağmen) Marksist-Leninistler milli ordu düşmanlığı yapmayı bir strateji olarak benimsemişlerdi. Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetleri'ne saldırmayı kendilerine iş edinmişlerdi.
Ben Nuh Gönültaş'ı uzun yıllardan beri tanıyorum. Köşeli bir üslupla ve hasmane bir tavırla kaleme sarılmasını kendisine hiç yakıştıramadım. Yazısının çıktığı gün Brüksel'e geldim. Ertesi gün Zaman okuyucuları ile bir sohbet toplantısı yaptık. Orada da, "demokrasi ve medyanın sorumluluğu" üzerinde durdum. Yazımdaki üsluptan çok daha sert bir üslupla yazısını eleştirdim. Çünkü eski bir Zaman mensubu olduğu için, ülkemiz adına güzel hizmetler yapan insanlara, bu tür sorumsuz yazılar malzeme yapılarak saldırıda bulunanların çıkacağını söyledim. Nitekim Hürriyet yazarı Emin Çölaşan, yazıyı fırsat bilerek, önce Bugün Gazetesi için "Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Bugün Gazetesi" diyerek, ardından Nuh Gönültaş'a "Sen Fethullah Gülen ekibinden o gazeteye geçmiş olabilirsin..." diye seslenerek fırsatı ganimet bildi.
Çölaşan'ın insafsızlığını bilmeyen yok. Ne demek "Gülen'e yakınlığı ile bilinen gazete"? Niye "Gülen ekibinden" hatırlatması yapılıyor? Yani, "Siz bakmayın Nuh Gönültaş'a. Asıl Gülen asker düşmanı!" demeye getirmek, en az Nuh Gönültaş'ın yanlışı kadar büyük bir yanlıştır.
Ne benim, ne Gönültaş'ın, ne de bir başka Gülen seveninin yazıları Fethullah Gülen'i bağlar. Sayın Gülen, fikirlerini, görüşlerini her zaman, her fırsatta net bir şekilde açıklayan, ortaya koyan bir insan. Bir başkasının aracılığına hiç ihtiyacı yok. Kaldı ki Gülen'in, ordu ile, silahlı kuvvetlerimiz ile ilgili samimi ifadelerine ait onlarca örnek var.
Türk Silahlı Kuvvetleri'mizde er-subay ayrımı yoktur. PKK'ya karşı mücadele, en yüksek komutanından astsubaylara kadar bütünlük içerisinde yapılıyor. Türk milleti bu mücadelenin tereddütsüz destekçisidir. Aynı Türk milleti, daha geçenlerde gerçekleştirilen "Türkçe Olimpiyatları"nda sergilendiği gibi, yüzümüzü güldüren, hepimizi yarınlarımız adına umutlandıran dünya çapındaki eğitim hizmetlerinin mimarı olarak Sayın Fethullah Gülen'i de gönülden sevmekte ve desteklemektedir.
O Fethullah Gülen, asker düşmanı gibi gösterilebilir mi? Bunu yapmaya kalkanlar, gerçekte kime hizmet ettiklerinin acaba farkındalar mı?
Nuh Gönültaş, yaptığı yanlışı düzeltmelidir.
Gazete köşeleri, sorumluluk ve üslup güzelliğinin yansıtıldığı yerler olmalıdır. Yazılanların, söylenilenlerin nereye gittiği, neler getireceği, farkında olmadan kimlere hizmet edeceği iyi düşünülmelidir.
Öfke ile kalkan zararla oturur.
Keskin sirkenin zararı, sadece küpüne değildir.
hüseyin gülerce
moderasyon bütün engin ardıç yazılarını silmeye karar vermiş.
zira engin ardıç, hüseyin gülerce veya bir başkasının uzun uzun açıkladığı başlık artık kesmiyor olmuş..
ayrıca bir köşe yazısı:
Bir seçim sürecinde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a bir operasyonunun tartışıldığı sırada, demokrasi adına hassasiyet gösterilirken herkesin sorumlu davranması gerekiyor. Sivil iradeyi savunurken, asker düşmanlığı yapmamak, silahlı kuvvetler içine fitne sokmaya çalışanlara fırsat vermemek lazım.
Bugün Gazetesi yazarı Nuh Gönültaş, maalesef bu sorumluluğu göstermedi. Geçtiğimiz çarşamba günü "Erlerimiz savaşıyor, subaylarımız nerede?" başlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni rencide edici, milletimizin gözbebeği ordumuzun içinde er-subay ikiliği varmış gibi, son derece yanlış bir değerlendirme yaptı. "Muharebe subay işidir. Ama erler savaştırılıyor, yedek subaylar savaştırılıyor. PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?" dedi. Bu tür ifadeler, bizim gençlik yıllarımızda "komünist"lerin yazılarında, sloganlarında vardı. Çünkü yapısı gereği (Sovyetler Birliği örneğine rağmen) Marksist-Leninistler milli ordu düşmanlığı yapmayı bir strateji olarak benimsemişlerdi. Her fırsatta Türk Silahlı Kuvvetleri'ne saldırmayı kendilerine iş edinmişlerdi.
Ben Nuh Gönültaş'ı uzun yıllardan beri tanıyorum. Köşeli bir üslupla ve hasmane bir tavırla kaleme sarılmasını kendisine hiç yakıştıramadım. Yazısının çıktığı gün Brüksel'e geldim. Ertesi gün Zaman okuyucuları ile bir sohbet toplantısı yaptık. Orada da, "demokrasi ve medyanın sorumluluğu" üzerinde durdum. Yazımdaki üsluptan çok daha sert bir üslupla yazısını eleştirdim. Çünkü eski bir Zaman mensubu olduğu için, ülkemiz adına güzel hizmetler yapan insanlara, bu tür sorumsuz yazılar malzeme yapılarak saldırıda bulunanların çıkacağını söyledim. Nitekim Hürriyet yazarı Emin Çölaşan, yazıyı fırsat bilerek, önce Bugün Gazetesi için "Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Bugün Gazetesi" diyerek, ardından Nuh Gönültaş'a "Sen Fethullah Gülen ekibinden o gazeteye geçmiş olabilirsin..." diye seslenerek fırsatı ganimet bildi.
Çölaşan'ın insafsızlığını bilmeyen yok. Ne demek "Gülen'e yakınlığı ile bilinen gazete"? Niye "Gülen ekibinden" hatırlatması yapılıyor? Yani, "Siz bakmayın Nuh Gönültaş'a. Asıl Gülen asker düşmanı!" demeye getirmek, en az Nuh Gönültaş'ın yanlışı kadar büyük bir yanlıştır.
Ne benim, ne Gönültaş'ın, ne de bir başka Gülen seveninin yazıları Fethullah Gülen'i bağlar. Sayın Gülen, fikirlerini, görüşlerini her zaman, her fırsatta net bir şekilde açıklayan, ortaya koyan bir insan. Bir başkasının aracılığına hiç ihtiyacı yok. Kaldı ki Gülen'in, ordu ile, silahlı kuvvetlerimiz ile ilgili samimi ifadelerine ait onlarca örnek var.
Türk Silahlı Kuvvetleri'mizde er-subay ayrımı yoktur. PKK'ya karşı mücadele, en yüksek komutanından astsubaylara kadar bütünlük içerisinde yapılıyor. Türk milleti bu mücadelenin tereddütsüz destekçisidir. Aynı Türk milleti, daha geçenlerde gerçekleştirilen "Türkçe Olimpiyatları"nda sergilendiği gibi, yüzümüzü güldüren, hepimizi yarınlarımız adına umutlandıran dünya çapındaki eğitim hizmetlerinin mimarı olarak Sayın Fethullah Gülen'i de gönülden sevmekte ve desteklemektedir.
O Fethullah Gülen, asker düşmanı gibi gösterilebilir mi? Bunu yapmaya kalkanlar, gerçekte kime hizmet ettiklerinin acaba farkındalar mı?
Nuh Gönültaş, yaptığı yanlışı düzeltmelidir.
Gazete köşeleri, sorumluluk ve üslup güzelliğinin yansıtıldığı yerler olmalıdır. Yazılanların, söylenilenlerin nereye gittiği, neler getireceği, farkında olmadan kimlere hizmet edeceği iyi düşünülmelidir.
Öfke ile kalkan zararla oturur.
Keskin sirkenin zararı, sadece küpüne değildir.
hüseyin gülerce
moderasyon bütün engin ardıç yazılarını silmeye karar vermiş.
zira engin ardıç, hüseyin gülerce veya bir başkasının uzun uzun açıkladığı başlık artık kesmiyor olmuş..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar