bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları39
- anın görüntüsü27
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- petrol bulduk haberleri8
- sadece filistin'i önemsemek13
- israil11
- türkler vs türkiyeliler6
- mazotun litresi 101 lira36
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- arkadaşlar neden böyle4
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- kürdü sevin9
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz12
- as maca8
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- yetiş ya gavs6
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- vazgeçtim dünyadan2
- reagan ridley9
- türkiyeli ermeniler ve rumlar4
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- arkadaşlar bakar mısınız18
- sabah uyanınca ilk iş küpelerini takan erkek4
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa3
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız5
- bonnie blue6
- yaşlılığı kabullenemeyen insan7
- 51 komando tugayı3
- en iyi bisküvi9
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- dağdan gelip bağdakini kovmak3
- serhat kılıç2
- yazarların fobileri20
- iltica13
- hasan atilla uğur9
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi5
- g i l d e d l i l y27
- sıkıldım13
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- larisalisa öldü mü5
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- açık oylayan yazara alevli meyve tabağı göndermek3
amerikan dış politikasına yön tayin etme noktasında teoriler geliştiren, son dönemde 'kıyıdan dengeleme' adını verdiği bir teoriyi dillendiren, 'ittifakların kökenleri' ve 'amerikan gücünün kökenleri' adlı kitapların yazarı olan, neo-realist ekolün önemli temsilcilerinden harvard üniversitesi'nde ders veren profesör.
geçen ay analist dergisine mülakat veren walt, amerikan dış politikası ve ortadoğu'ya dair önemli şeyler söylüyor:
öncelikle abd'nin dünyanın her yerinde liberal bir hegemonya kurma idealinden vazgeçmesi, ırak ve vietnam benzeri hatalar yapmaması gerektiğini belirterek, abd, dünya yönetiminde yine etkili olmalı fakat müdahil olduğu bölgelerde direk güç kullanmak yerine yerel unsurları kullanarak çözmesi gerekliliğini vurguluyor. (kıyıdan dengeleme adını verdiği bu yaklaşımın ortadoğu'da şu an uyguladığı yöntem olduğunu söyleyebiliriz.)
walt, ab'nin kendi bütünlüğünü sağlayıp tek bir ülke haline gelemediğini, rusya'nın düşüşte olan bir güç olduğunu, yükselen bir güç olan brezilya'nın ciddi sorunlarla yüzleştiğini (amerikan darbesiyle yönetim değişene kadar yükselen güçtü), hindistan'ın ilerde büyük bir aktör olabileceğini fakat katetmesi gereken çok yolunun olduğunu, dolayısıyla dünyada amerikan hegemonyasına rakip olabilecek tek devletin çin, odaklanılması gereken bölgenin de asya-pasifik olduğunu dile getiriyor.
ortadoğu coğrafyasında tek bir devletin domine edici güç olmaması gerektiğini, abd'nin; mısır, israil, iran, suudi arabistan ve türkiye'den hiçbirinin bölgeye egemen olmasını istemediğini ve güç dengesinden yana olduğunu belirterek, biz diyor bu devletlerden birini destekleyemeyiz diğerlerini dışlayarak. bu ülkelerin hepsi bizi memnun edebilmek için uğraşmalı, sabah uyandıkları zaman 'bugün washington'u memnun edebilmek için ne yapmalıyım' sorusunu sormalı diyor.
türkiye-abd ilişkilerinin geldiği sıkıntılı noktaya dair orjinal bir şey söylememekle birlikte 11 eylül'ü milat olarak belirtip, ırak işgaline türkiye'nin katılmamasının (kendisi türkiye'yi haklı bulmakla birlikte) ilişkilerin kötüye gitmesinde ana unsur olduğunu, ortak tehdit algısının süreç içinde farklılaştığını, arap baharındaki karmaşanın çıkar farklılıklarına yol açtığını, suriye'deki başarısızlıkla da ilişkinin kopma noktasına geldiğini belirtiyor. fakat abd'nin kürt politikasına ve pyd ile ittifakına dair pek bir şey söylemiyor.
her ne kadar walt, abd'nin 'kıyıdan dengeleme' stratejisinin çok uzağında olduğunu, her bölgede haddinden fazla müdahil olduğunu belirtse de esasen bölgedeki unsurları maşa gibi kullanarak islam coğrafyasına nizam verme çabalarını görmemek mümkün değil.
geçen ay analist dergisine mülakat veren walt, amerikan dış politikası ve ortadoğu'ya dair önemli şeyler söylüyor:
öncelikle abd'nin dünyanın her yerinde liberal bir hegemonya kurma idealinden vazgeçmesi, ırak ve vietnam benzeri hatalar yapmaması gerektiğini belirterek, abd, dünya yönetiminde yine etkili olmalı fakat müdahil olduğu bölgelerde direk güç kullanmak yerine yerel unsurları kullanarak çözmesi gerekliliğini vurguluyor. (kıyıdan dengeleme adını verdiği bu yaklaşımın ortadoğu'da şu an uyguladığı yöntem olduğunu söyleyebiliriz.)
walt, ab'nin kendi bütünlüğünü sağlayıp tek bir ülke haline gelemediğini, rusya'nın düşüşte olan bir güç olduğunu, yükselen bir güç olan brezilya'nın ciddi sorunlarla yüzleştiğini (amerikan darbesiyle yönetim değişene kadar yükselen güçtü), hindistan'ın ilerde büyük bir aktör olabileceğini fakat katetmesi gereken çok yolunun olduğunu, dolayısıyla dünyada amerikan hegemonyasına rakip olabilecek tek devletin çin, odaklanılması gereken bölgenin de asya-pasifik olduğunu dile getiriyor.
ortadoğu coğrafyasında tek bir devletin domine edici güç olmaması gerektiğini, abd'nin; mısır, israil, iran, suudi arabistan ve türkiye'den hiçbirinin bölgeye egemen olmasını istemediğini ve güç dengesinden yana olduğunu belirterek, biz diyor bu devletlerden birini destekleyemeyiz diğerlerini dışlayarak. bu ülkelerin hepsi bizi memnun edebilmek için uğraşmalı, sabah uyandıkları zaman 'bugün washington'u memnun edebilmek için ne yapmalıyım' sorusunu sormalı diyor.
türkiye-abd ilişkilerinin geldiği sıkıntılı noktaya dair orjinal bir şey söylememekle birlikte 11 eylül'ü milat olarak belirtip, ırak işgaline türkiye'nin katılmamasının (kendisi türkiye'yi haklı bulmakla birlikte) ilişkilerin kötüye gitmesinde ana unsur olduğunu, ortak tehdit algısının süreç içinde farklılaştığını, arap baharındaki karmaşanın çıkar farklılıklarına yol açtığını, suriye'deki başarısızlıkla da ilişkinin kopma noktasına geldiğini belirtiyor. fakat abd'nin kürt politikasına ve pyd ile ittifakına dair pek bir şey söylemiyor.
her ne kadar walt, abd'nin 'kıyıdan dengeleme' stratejisinin çok uzağında olduğunu, her bölgede haddinden fazla müdahil olduğunu belirtse de esasen bölgedeki unsurları maşa gibi kullanarak islam coğrafyasına nizam verme çabalarını görmemek mümkün değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar