bugün
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması10
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak5
- aşk bir yemek olsaydı8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- pankek7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- aşk karın doyurmuyor diyen kız8
- yahudiye3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- hangi yemek nerede yenir3
- caligula'nın korkusu5
- iyi saksafon çalarım diyen kız4
- saatin daha on olması3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- mehmet şimşekin komisyondan kaçması2
- üniversite yıllarını özlemek2
- olmayınca olmaması4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- kum dökmek3
- naber sözlük2
- yavıdiden borç para almak2
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- boyoz2
- tuborg ice8
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi7
- gülşen in memeleri14
- hamam keyfi yapan kız3
- kemoş diyenler dikkat etsin2
- sudekiray'ın yaşlı bir teyze olması2
- canın kola çekmesi2
- toplumsal çürüme7
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- muşlettin amca dul mu5
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek3
- sobaları hazırlayın8
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı3
- şaman olmak3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- kızıl saçlılar6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- karşıyaka3
- hamas denince akla gelenler11
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
amerikan dış politikasına yön tayin etme noktasında teoriler geliştiren, son dönemde 'kıyıdan dengeleme' adını verdiği bir teoriyi dillendiren, 'ittifakların kökenleri' ve 'amerikan gücünün kökenleri' adlı kitapların yazarı olan, neo-realist ekolün önemli temsilcilerinden harvard üniversitesi'nde ders veren profesör.
geçen ay analist dergisine mülakat veren walt, amerikan dış politikası ve ortadoğu'ya dair önemli şeyler söylüyor:
öncelikle abd'nin dünyanın her yerinde liberal bir hegemonya kurma idealinden vazgeçmesi, ırak ve vietnam benzeri hatalar yapmaması gerektiğini belirterek, abd, dünya yönetiminde yine etkili olmalı fakat müdahil olduğu bölgelerde direk güç kullanmak yerine yerel unsurları kullanarak çözmesi gerekliliğini vurguluyor. (kıyıdan dengeleme adını verdiği bu yaklaşımın ortadoğu'da şu an uyguladığı yöntem olduğunu söyleyebiliriz.)
walt, ab'nin kendi bütünlüğünü sağlayıp tek bir ülke haline gelemediğini, rusya'nın düşüşte olan bir güç olduğunu, yükselen bir güç olan brezilya'nın ciddi sorunlarla yüzleştiğini (amerikan darbesiyle yönetim değişene kadar yükselen güçtü), hindistan'ın ilerde büyük bir aktör olabileceğini fakat katetmesi gereken çok yolunun olduğunu, dolayısıyla dünyada amerikan hegemonyasına rakip olabilecek tek devletin çin, odaklanılması gereken bölgenin de asya-pasifik olduğunu dile getiriyor.
ortadoğu coğrafyasında tek bir devletin domine edici güç olmaması gerektiğini, abd'nin; mısır, israil, iran, suudi arabistan ve türkiye'den hiçbirinin bölgeye egemen olmasını istemediğini ve güç dengesinden yana olduğunu belirterek, biz diyor bu devletlerden birini destekleyemeyiz diğerlerini dışlayarak. bu ülkelerin hepsi bizi memnun edebilmek için uğraşmalı, sabah uyandıkları zaman 'bugün washington'u memnun edebilmek için ne yapmalıyım' sorusunu sormalı diyor.
türkiye-abd ilişkilerinin geldiği sıkıntılı noktaya dair orjinal bir şey söylememekle birlikte 11 eylül'ü milat olarak belirtip, ırak işgaline türkiye'nin katılmamasının (kendisi türkiye'yi haklı bulmakla birlikte) ilişkilerin kötüye gitmesinde ana unsur olduğunu, ortak tehdit algısının süreç içinde farklılaştığını, arap baharındaki karmaşanın çıkar farklılıklarına yol açtığını, suriye'deki başarısızlıkla da ilişkinin kopma noktasına geldiğini belirtiyor. fakat abd'nin kürt politikasına ve pyd ile ittifakına dair pek bir şey söylemiyor.
her ne kadar walt, abd'nin 'kıyıdan dengeleme' stratejisinin çok uzağında olduğunu, her bölgede haddinden fazla müdahil olduğunu belirtse de esasen bölgedeki unsurları maşa gibi kullanarak islam coğrafyasına nizam verme çabalarını görmemek mümkün değil.
geçen ay analist dergisine mülakat veren walt, amerikan dış politikası ve ortadoğu'ya dair önemli şeyler söylüyor:
öncelikle abd'nin dünyanın her yerinde liberal bir hegemonya kurma idealinden vazgeçmesi, ırak ve vietnam benzeri hatalar yapmaması gerektiğini belirterek, abd, dünya yönetiminde yine etkili olmalı fakat müdahil olduğu bölgelerde direk güç kullanmak yerine yerel unsurları kullanarak çözmesi gerekliliğini vurguluyor. (kıyıdan dengeleme adını verdiği bu yaklaşımın ortadoğu'da şu an uyguladığı yöntem olduğunu söyleyebiliriz.)
walt, ab'nin kendi bütünlüğünü sağlayıp tek bir ülke haline gelemediğini, rusya'nın düşüşte olan bir güç olduğunu, yükselen bir güç olan brezilya'nın ciddi sorunlarla yüzleştiğini (amerikan darbesiyle yönetim değişene kadar yükselen güçtü), hindistan'ın ilerde büyük bir aktör olabileceğini fakat katetmesi gereken çok yolunun olduğunu, dolayısıyla dünyada amerikan hegemonyasına rakip olabilecek tek devletin çin, odaklanılması gereken bölgenin de asya-pasifik olduğunu dile getiriyor.
ortadoğu coğrafyasında tek bir devletin domine edici güç olmaması gerektiğini, abd'nin; mısır, israil, iran, suudi arabistan ve türkiye'den hiçbirinin bölgeye egemen olmasını istemediğini ve güç dengesinden yana olduğunu belirterek, biz diyor bu devletlerden birini destekleyemeyiz diğerlerini dışlayarak. bu ülkelerin hepsi bizi memnun edebilmek için uğraşmalı, sabah uyandıkları zaman 'bugün washington'u memnun edebilmek için ne yapmalıyım' sorusunu sormalı diyor.
türkiye-abd ilişkilerinin geldiği sıkıntılı noktaya dair orjinal bir şey söylememekle birlikte 11 eylül'ü milat olarak belirtip, ırak işgaline türkiye'nin katılmamasının (kendisi türkiye'yi haklı bulmakla birlikte) ilişkilerin kötüye gitmesinde ana unsur olduğunu, ortak tehdit algısının süreç içinde farklılaştığını, arap baharındaki karmaşanın çıkar farklılıklarına yol açtığını, suriye'deki başarısızlıkla da ilişkinin kopma noktasına geldiğini belirtiyor. fakat abd'nin kürt politikasına ve pyd ile ittifakına dair pek bir şey söylemiyor.
her ne kadar walt, abd'nin 'kıyıdan dengeleme' stratejisinin çok uzağında olduğunu, her bölgede haddinden fazla müdahil olduğunu belirtse de esasen bölgedeki unsurları maşa gibi kullanarak islam coğrafyasına nizam verme çabalarını görmemek mümkün değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar