bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- kel erkeklerin karizması3
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur4
- askeri ücretle evlenebilir mi3
- aykirikadin7
- atm den para yollayanlar3
- kel erkekler çirkinse johnny sins ne o zaman2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- eski kitaplar3
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- ben gerizekalıyım demenin en kolay yolu2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- mehdinin pforzheim da olması3
- açım diyen insana verikecek cevaplar2
- keki kabarmayan sözlük kızı3
- 2002 yılını özlemek2
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması5
- çikolata soslu ıslak kek2
- tekne turu6
- batum da ki türkler2
- nickten isim tahmini yapmak72
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- kova dolunayı4
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- domuz etli hamburger2
- afganistan islam emirliği2
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
- bir erkeğin aşko demesi5
- ona bir şey söyle5
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi8
- çağımızın hastalığı8
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması6
- biraz şımardım6
- erkeklerin kızların götüne bakması3
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek4
- denge3
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- instagram'da herkesin çok mutlu olması3
- chatgpt'ye acımasız karakter analizi yaptırmak2
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- penisi surata ve dudağa vurdurmalı seks türü2
- insanların zamanını heba etmesi2
- hayattan zevk alamamak17
- gammaz çetesi7
- sözlükten kovulup kovulup geri dönen yüzsüz2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
animanın animasal albümünde yer alan ve sözleri aşağıdaki gibi olan son şarkısı.
Bir pencere ve
kadife perde ve
saksidaki çiçeklerinle rengarenktin
Ruhunu aldilar, ruhsuzlar dünyasindan
Sesler ve renkler; bedenden mezara
Tanri
Dua
Din
Ah
Agit
Beyin
Yürek
Tin
Varken rüyaydin uykumda,
Yokken kabusmu oldun?
Bu nasil bir denge ruhum!
Sesler ve renkler; bedenden mezara...
Simdi ben duvardaki örümcek gibiyim;
Hep onarmaya çalisacagim bir dünya
biraktin ardinda!...
Bir pencere ve
kadife perde ve
saksidaki çiçeklerinle rengarenktin
Ruhunu aldilar, ruhsuzlar dünyasindan
Sesler ve renkler; bedenden mezara
Tanri
Dua
Din
Ah
Agit
Beyin
Yürek
Tin
Varken rüyaydin uykumda,
Yokken kabusmu oldun?
Bu nasil bir denge ruhum!
Sesler ve renkler; bedenden mezara...
Simdi ben duvardaki örümcek gibiyim;
Hep onarmaya çalisacagim bir dünya
biraktin ardinda!...
bir nurullah genç şiiri.
ey mona liza'nın kıskandığı el
bu kaçıncı bekleyiş trenlerin ardında
bin pâre olduğum kaçıncı bozgun
bir gün bu esrârlı hikâye biter
erzurum garında banklar üstünde
kalem bana kızgın, kitaplar kızgın
hasret katar katar uzayıp gider
içimde bir figân her düdük sesi
her vagon efkârlı bir uzun hava
göçmen kuşlar hâlâ dönmedi geri
kurumuş, evlerin karanfilleri
ey mona liza'nın kıskandığı el
sihrine bir defa dokunmak için
hep aynı şarkıyı söyleyip durdum
başımı umutsuz taşlara vurdum
vermedin bir siyah fotoğrafını
ya da bir hatıra parmaklarından
beni bir kaygısız neron mu sandın
hangi düşmanımın sözüne kandın
götür, senin olsun bütün ihtişâm
gece mahkûmuna kalır mı akşam
erzurum garından ayrılıyorum
banklar mütereddit bakıyor ardımsıra
abdurrahman gazi yokuşlarında
mecnun'la, kerem'le buluşacagiz
bu çâresiz derdi konuşacagiz
yollar kivrim kivrim, çetin ve uzun
daglar melânkoli, dereler hüzün
takvimleri görmek istemiyorum
karanliga dönmek istemiyorum
ey mona liza'nın kıskandığı el
bu kar yığınları cehennemden mi
bu sokaklar mahşerden mi geliyor
gürcükapı ihtirazı bilmezdi
altın kalpli zambakların
filizlendiği taşmağazalar
ilmek ilmek bileklerine
geçirmezdi nefret urganlarını
nerede dadaşın gür bıyıkları
aziziye neden böyle derbeder
solan renkler kimin, kaldırımlarda
ya bu erzurum erzurum değil
ya ben başkasıyım bu erzurum'da
ey mona liza'nın kıskandığı el
belki de o eski sinemalarda
hâlâ bir çin filmi oynamaktadır
çifteminareler mum ışığında
sonsuzluğa geçit aramaktadır
küskün çinileri yakutiye'nin
yine sessiz sessiz ağlamaktadır
ıssızlığa kurşun sıkan tabyalar
başına karalar bağlamaktadır
abdurrahman gazi yokuşlarında
ne mecnun ve kerem, leyla ve aslı
ne de çin filmlerinden kalan görüntü
alevli bir köpük sadece dünya
erzurum garına, banklar üstüne
dönüyorum çıplak ayaklarımla
yine kuşlar, yine rüzgâr ve yağmur
zavallı gözlerim kırmızı, mahmur
unutuyor sevda resimlerini
ey mona liza'nın kıskandığı el
o eşsiz, ebedî sılâdan mahrum
şarkıları sana bırakıyorum
ey mona liza'nın kıskandığı el
bu kaçıncı bekleyiş trenlerin ardında
bin pâre olduğum kaçıncı bozgun
bir gün bu esrârlı hikâye biter
erzurum garında banklar üstünde
kalem bana kızgın, kitaplar kızgın
hasret katar katar uzayıp gider
içimde bir figân her düdük sesi
her vagon efkârlı bir uzun hava
göçmen kuşlar hâlâ dönmedi geri
kurumuş, evlerin karanfilleri
ey mona liza'nın kıskandığı el
sihrine bir defa dokunmak için
hep aynı şarkıyı söyleyip durdum
başımı umutsuz taşlara vurdum
vermedin bir siyah fotoğrafını
ya da bir hatıra parmaklarından
beni bir kaygısız neron mu sandın
hangi düşmanımın sözüne kandın
götür, senin olsun bütün ihtişâm
gece mahkûmuna kalır mı akşam
erzurum garından ayrılıyorum
banklar mütereddit bakıyor ardımsıra
abdurrahman gazi yokuşlarında
mecnun'la, kerem'le buluşacagiz
bu çâresiz derdi konuşacagiz
yollar kivrim kivrim, çetin ve uzun
daglar melânkoli, dereler hüzün
takvimleri görmek istemiyorum
karanliga dönmek istemiyorum
ey mona liza'nın kıskandığı el
bu kar yığınları cehennemden mi
bu sokaklar mahşerden mi geliyor
gürcükapı ihtirazı bilmezdi
altın kalpli zambakların
filizlendiği taşmağazalar
ilmek ilmek bileklerine
geçirmezdi nefret urganlarını
nerede dadaşın gür bıyıkları
aziziye neden böyle derbeder
solan renkler kimin, kaldırımlarda
ya bu erzurum erzurum değil
ya ben başkasıyım bu erzurum'da
ey mona liza'nın kıskandığı el
belki de o eski sinemalarda
hâlâ bir çin filmi oynamaktadır
çifteminareler mum ışığında
sonsuzluğa geçit aramaktadır
küskün çinileri yakutiye'nin
yine sessiz sessiz ağlamaktadır
ıssızlığa kurşun sıkan tabyalar
başına karalar bağlamaktadır
abdurrahman gazi yokuşlarında
ne mecnun ve kerem, leyla ve aslı
ne de çin filmlerinden kalan görüntü
alevli bir köpük sadece dünya
erzurum garına, banklar üstüne
dönüyorum çıplak ayaklarımla
yine kuşlar, yine rüzgâr ve yağmur
zavallı gözlerim kırmızı, mahmur
unutuyor sevda resimlerini
ey mona liza'nın kıskandığı el
o eşsiz, ebedî sılâdan mahrum
şarkıları sana bırakıyorum
dünyada çalınan ve akabinde koca bir sessizliği beraberinde getirecek olan en son müzik ezgisi. kabus olsa gerektir. müzik yoksa ben de yokum arkadaş..
hiçbir anlam çıkartılamayan * , murat yılmazyıldırım şarkısıdır.
Gamı aşk eyledim
Göçtü diye yelken
Eyledim gamı aşk
Yelken göçtü diye
Dajo kayo ayvaş
Ayvaş kayo daja
Adja koya şavay
Şavay koya adja
Göçtü yelken diye
Aşk gamı eyledim
Gamı aşk eyledim
Göçtü diye yelken
Eyledim gamı aşk
Yelken göçtü diye
Dajo kayo ayvaş
Ayvaş kayo daja
Adja koya şavay
Şavay koya adja
Göçtü yelken diye
Aşk gamı eyledim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar