bugün
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- amedspor18
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek5
- aleksey batrakov28
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- evde kalmış sözlüğe yemek resmi atıyor3
- akşama ne yemek yapsam8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- 25 yaşında hala çocuk yapmayı başaramamış kadın3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- melikahmet turanspor3
- galatasaray amed operasyonu7
- siber saldırı 23 ekim 20262
- rafael leao3
- uludağ sözlük mobil site arayüzü3
- sözlükteki galatasaraylılar2
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer6
- iran'a atom bombası atılması2
- terapi niteliğindeki şeyler16
- yavıdice öğreniyoruz4
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- günün sözü8
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- nervio31
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- leş kaktüsü6
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek5
- sözlüğün yeni tasarımı23
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- özlü sözler2
- cennet çamuru5
- anın görüntüsü26
- sözlüğün en ılık yazarı7
Vücut, göğüs diz kapağına değecek kadar öne doğru eğik. bacaklar omuz hizasında açılmış, kollar aşağı doğru uzanmış; biraz daha uzatsam ayaklarıma değecek. Gözlük tamam, bone tamam. Vücudum dalışa hazır.
****
Önce havuzun kokusuyla başlıyor her şey. cennetin bir kokusu varsa, bence; tam önümde hareketsiz, sonsuzluğa açılan bir kapı gibi duran ; ozonlanmış (ozonun oksidasyon gücü çok yüksektir ve hiçbir atık üretmez dezenfeksiyon görevini tamamladıktan sonra tekrar oksijene dönüşür bu nedenle son zamanlarda havuzların hijyen ve temizliğinde çokça ozon kullanılır), bu berrak su gibi kokuyordur.
Suya önce ellerim giriyor. bu bir teknik. vücudunuzu yeteri kadar eğmezseniz ve suya önce parmak uçlarınız girmezse göbeğinizin üzerine suya çakılırsınız. Bu çakılma, 2.30 cm derinlikteki bu havuzda canınızı yakmaz ama daha derin, tuzlu bir suda, en basitiyle karnınıza tekme yemiş gibi olursunuz. Diğer bir teknik de ağzınızdan nefes alıp burnunuzdan vermeniz ve suya girmeden hemen önce nefesinizi tutmanız. nefes almaya devam ederseniz su yutarsınız. Bu durum, Yüzmenizi çok etkilemese de suyun altında kalma sürenizi kısaltır.
Ağzımdan derin bir nefes alıyorum.
dalıyorum ve o anda içimi kaplayan sevinç ve huzuru tarif etmenin imkanı yok. Zira , O kelimeler henüz keşfedilmedi, o cümleler henüz kurulmadı. Çünkü, henüz, yaşayan hiç kimse bu kadar mutlu olmadı, eminim.
****
Dışardan bakıldığında çok hızlı görünen bu giriş benim için bir seremoni ; Bir kutsanma ayini. Tüm vücuduma değen , su artık benim tenim. bunu hisseden tüm hücrelerim, parkta oynarken kendisine pamuk şeker alınmış küçük bir çocuk. düşündüğüm tek şey, daha mutlu olamam. Daha mutlu olamam, biliyorum.
ilk iki metre, başım ve vücudum suyun altında, havuzun tabanını seyrederek gidiyorum. Mavi fayanslar mükemmel görünüyor. cennetin tabanı da mavi olmalı. bir kalp atımlık o sürede içimden bu cümleyi geçiriyorum . sonra üç yunus vuruşu. Burnumdan verdiğim nefesin suda oluşturduğu kabarcıkları gördükçe tebessümüm tüm yüzüme yayılıyor, hissediyorum. Üç kulaçta bir başımı yan çevirerek aldığım nefes sırasında bile suyu özlüyorum. Daha mutlu olamam, biliyorum.
****
Ah, hayır! bu olmamalı, hayır, hayır, hayır ağlamamalıyım. Mutluluktan da olsa ağlamamam gerek. Sakin olmam lazım, kendimi kontrol etmeliyim. Dayan! hadi tut kendini! ağlamayacaksın, ağlamayacaksın. Kendi gözyaşlarımın yüzümü yakmasına izin veremem. Yüzümde başlayan o yanma hissinin tüm vücudumu ele geçirmesine müsade edemem. bir kere yandım ben, bir daha yanamam. Bu defa dayanamam. Her gün olan şey lütfen bugün olmasın Allahım! ne olur uyanmayayım. Ahhh... kahretsin!
****
O ses... kalp atışımı kontrol eden makinenin artık aşina olduğum o sesi..
dıt... dıt... dıt...
Eğer gözkapaklarımı açabilseydim, bu hastane odasında göreceğim şeylerden emindim. Beyaz fayanslar, beyaz yatak, beyaz çarşaf, beyaz yastık ve kolunda serum olan, tüm vücudu yanmış, asıl mesleği burada, böyle; boylu boyunca yatmak değil, yüzme öğretmek olan bir kadın.
****
Çıtırtıları duyuyorum. Bir şey bana doğru geliyor. Sıcak, gitgide yaklaşıyor. Bu kokuyu biliyorum, tanıyorum,ne olduğunu anlıyorum. ciğerlerime doluyor kara duman. Uyanamıyorum. Önce saçlarım tutuşuyor. sonra sıçrıyorum, çırpınıyorum. Kaçıyorum, kaçamıyorum, bağırıyorum, en sonunda hissizleşiyorum. Elimde olmadan, alevlerin vücudumu iştahla yalamasına izin veriyorum. dahasını hatırlamıyorum.
dıt... dıt... dıt...
****
hemşireler Aralarında konuşuyorlar, elektrik kontağından çıkmış, kızcağız da yalnız yaşıyormuş diyorlar.
Her yer ateş, her yer alev. ağlıyorum, gözyaşlarımın tuzu yaralarımı daha da acıtıyor. Bunu hissetmeyeyim diye verilen Morfin vücuduma yayılıyor.
dıt... dıt... dıt...
***
Suya önce ellerim giriyor. Aynı anda içimi kaplayan sevinç ve huzuru tarif etmenin imkanı yok. Zira , O kelimeler henüz keşfedilmedi, o cümleler henüz kurulmadı. Çünkü, henüz, yaşayan hiç kimse bu kadar mutlu olmadı, eminim. Daha mutlu olamam, Daha mutlu ola...
dıt... dıt... dııııııııııt...
****
Önce havuzun kokusuyla başlıyor her şey. cennetin bir kokusu varsa, bence; tam önümde hareketsiz, sonsuzluğa açılan bir kapı gibi duran ; ozonlanmış (ozonun oksidasyon gücü çok yüksektir ve hiçbir atık üretmez dezenfeksiyon görevini tamamladıktan sonra tekrar oksijene dönüşür bu nedenle son zamanlarda havuzların hijyen ve temizliğinde çokça ozon kullanılır), bu berrak su gibi kokuyordur.
Suya önce ellerim giriyor. bu bir teknik. vücudunuzu yeteri kadar eğmezseniz ve suya önce parmak uçlarınız girmezse göbeğinizin üzerine suya çakılırsınız. Bu çakılma, 2.30 cm derinlikteki bu havuzda canınızı yakmaz ama daha derin, tuzlu bir suda, en basitiyle karnınıza tekme yemiş gibi olursunuz. Diğer bir teknik de ağzınızdan nefes alıp burnunuzdan vermeniz ve suya girmeden hemen önce nefesinizi tutmanız. nefes almaya devam ederseniz su yutarsınız. Bu durum, Yüzmenizi çok etkilemese de suyun altında kalma sürenizi kısaltır.
Ağzımdan derin bir nefes alıyorum.
dalıyorum ve o anda içimi kaplayan sevinç ve huzuru tarif etmenin imkanı yok. Zira , O kelimeler henüz keşfedilmedi, o cümleler henüz kurulmadı. Çünkü, henüz, yaşayan hiç kimse bu kadar mutlu olmadı, eminim.
****
Dışardan bakıldığında çok hızlı görünen bu giriş benim için bir seremoni ; Bir kutsanma ayini. Tüm vücuduma değen , su artık benim tenim. bunu hisseden tüm hücrelerim, parkta oynarken kendisine pamuk şeker alınmış küçük bir çocuk. düşündüğüm tek şey, daha mutlu olamam. Daha mutlu olamam, biliyorum.
ilk iki metre, başım ve vücudum suyun altında, havuzun tabanını seyrederek gidiyorum. Mavi fayanslar mükemmel görünüyor. cennetin tabanı da mavi olmalı. bir kalp atımlık o sürede içimden bu cümleyi geçiriyorum . sonra üç yunus vuruşu. Burnumdan verdiğim nefesin suda oluşturduğu kabarcıkları gördükçe tebessümüm tüm yüzüme yayılıyor, hissediyorum. Üç kulaçta bir başımı yan çevirerek aldığım nefes sırasında bile suyu özlüyorum. Daha mutlu olamam, biliyorum.
****
Ah, hayır! bu olmamalı, hayır, hayır, hayır ağlamamalıyım. Mutluluktan da olsa ağlamamam gerek. Sakin olmam lazım, kendimi kontrol etmeliyim. Dayan! hadi tut kendini! ağlamayacaksın, ağlamayacaksın. Kendi gözyaşlarımın yüzümü yakmasına izin veremem. Yüzümde başlayan o yanma hissinin tüm vücudumu ele geçirmesine müsade edemem. bir kere yandım ben, bir daha yanamam. Bu defa dayanamam. Her gün olan şey lütfen bugün olmasın Allahım! ne olur uyanmayayım. Ahhh... kahretsin!
****
O ses... kalp atışımı kontrol eden makinenin artık aşina olduğum o sesi..
dıt... dıt... dıt...
Eğer gözkapaklarımı açabilseydim, bu hastane odasında göreceğim şeylerden emindim. Beyaz fayanslar, beyaz yatak, beyaz çarşaf, beyaz yastık ve kolunda serum olan, tüm vücudu yanmış, asıl mesleği burada, böyle; boylu boyunca yatmak değil, yüzme öğretmek olan bir kadın.
****
Çıtırtıları duyuyorum. Bir şey bana doğru geliyor. Sıcak, gitgide yaklaşıyor. Bu kokuyu biliyorum, tanıyorum,ne olduğunu anlıyorum. ciğerlerime doluyor kara duman. Uyanamıyorum. Önce saçlarım tutuşuyor. sonra sıçrıyorum, çırpınıyorum. Kaçıyorum, kaçamıyorum, bağırıyorum, en sonunda hissizleşiyorum. Elimde olmadan, alevlerin vücudumu iştahla yalamasına izin veriyorum. dahasını hatırlamıyorum.
dıt... dıt... dıt...
****
hemşireler Aralarında konuşuyorlar, elektrik kontağından çıkmış, kızcağız da yalnız yaşıyormuş diyorlar.
Her yer ateş, her yer alev. ağlıyorum, gözyaşlarımın tuzu yaralarımı daha da acıtıyor. Bunu hissetmeyeyim diye verilen Morfin vücuduma yayılıyor.
dıt... dıt... dıt...
***
Suya önce ellerim giriyor. Aynı anda içimi kaplayan sevinç ve huzuru tarif etmenin imkanı yok. Zira , O kelimeler henüz keşfedilmedi, o cümleler henüz kurulmadı. Çünkü, henüz, yaşayan hiç kimse bu kadar mutlu olmadı, eminim. Daha mutlu olamam, Daha mutlu ola...
dıt... dıt... dııııııııııt...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com