bugün

sokak satıcısı çocuk bu simitlerden bir tepsi alır, başının üstünde sokağın tozu dumanında satar, bir cumartesi akşamı işinden evine dönen dışardan nazik görünen bir bayan da pazar sabahı keyfinde yerim ben bunlardan deyip 3 tane 1 liraya aldığı simitleri evine götürür. pazar sabahı uyanan narin bayan yüzünü bile yıkamadan tüm gece boyunca mide suyunun gelip gittiği ağzını yıkamadan kurumuş ağzı ile esneye esneye mutfağa girer, kulağını ve kulak arkasını iyicene sıvazladığı parmaklarıyla dolaptaki poşetten peyniri çıkarır, ince ince kıyar, arasını kestiği simite bu peynirleri özenle yerleştirir, ocağın üzerine sokaktaki işportacıdan alınmış ocak üstü uyduruk tost makinemsisini koyar içine de 3 simidini, simitler ısınırken çayı demler. masaya kurulur, pazar günü yayınlanan magazin programları izlenirken ağzından daha temiz olan simitleri yer, sonra birkaç sandalyeyi dizerek üzerinde kaykıldığı mutfakta tv karşında sigarasını içer. 4-5 bardak çay da yuvarlamıştır. geceden kalma tuvaletine gider, içini döker adeta tuvalete. neden sonra sevgilisiyle buluşacağından mıdır bilinmez dişlerini fırçalar, giyinir süslenir, narin kibar bir hanımefendi oluvermiştir. sokağa çıkar şıkır şıkır yürür, dolmuşa biner. sevgilisiyle pahalı bir kafede buluşurlar, orada kibarlıktan yeni nesil ismi karizmatik olan kahve çeşitlerinden birini ister, fazla konuşmamaya özen gösterir.
bel bölgesinin kalınlaşması ve göbek oluşması durumunda da söylenir.
© copyright 2005 - 2026