bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- anın görüntüsü15
- blackberry6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler6
- sebahattin şirin14
- arkadaşlar bana müsaade2
- çerçeve yasa23
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey3
- eksi oy alan tanımları siliyorum2
- kırathanede one more cup of coffee dinlemek2
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- hangi film karakteri olmak isterdiniz3
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı5
- apo piçtir piç kalacak12
- kova burcu2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- romelu lukaku7
- eski türkiye5
- herkes öldüğü hal üzere diriltilecektir2
- kalp krizi7
- bu plak para eder mi3
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın2
- numan kurtulmuş3
- profilini gizli tutma nedeni9
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- ipsala vs kapıkule2
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı6
- türk milletine kurulan pusu7
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- 73 yıllık sigara2
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet6
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- atilla kaya2
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
yılmaz erdoğan' ın düşündüren oyunudur.
Karanlıkta radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi ; .Uzun süredir kamuoyunu meşgul eden, kadın terörist Sevim Taşanın yakalanması için başlatılan geniş çaplı operasyonlar sürüyor. Sürekli kılık değiştirdiği için kamuoyunda Binbir Surat Sevim olarak anılan teröristin, bir türlü yakalanamaması em niyet teşkilatını güç durumda bıraktı.. .Emniyet Mü dürü Mehmet Öztopuz eleştirilere karşılık, yaptığı açıklamada ;Sevim Taşan on iki saat içinde yakalanmazsa istifa edeceğim; dedi...
Yavaşça aydınlanan karakolda gergin saatler yaşanmakta.. Komiser telefonda ter atmakta.. Komiser Yardımcısında derin sessizlik...
KOMiSER ; Tabii efendim. Haklısınız efendim.. Ayrıca beni bu göreve seçmeniz duygulanmama sebep oldu efendim.. Zaten yakalamak üzereyiz efendim.. Çok güzel bağırıyorsunuz efendim. Ne güzel kapattınız telefonu efendim.. Hörmet ederim efendim... Komiser telefonu kapatır ve yumruğunu masaya vurur.
KOMiSER ; Nerede ulan bu kadın?! Bulamadınız değil mi? Akraba evliliklerinin talihsiz mahsülleri!.. Ah, ülserim azdı gene.. Amir saat üçte buraya gelecek! Nerede ulan bu kadın?
Bekçi Rıza ve Temizlikçi Kadın Hatice Bacı hızla içeri girerler...
BEKÇi ; Getirdim amirim!
KOMiSER; Kimi getirdin?
BEKÇi ; Kadım amirim!
KOMiSER; Kadını mı?
BEKÇi ; Amirim gelecek dediniz ya amirim! Amirim gelince ortalığı temiz görsün dediniz ya amirim! Ben de düşündüm, amirime karşı, amirim mahçup olmasın, amirim ortalığı pis görürse amirime kızar, beni de döver sevdiğim.. yani amirim!
KOMiSER ; Rıza! Evladım! Ne diyorsun sen be!
BEKÇi ; Amirim gelecek dediniz ya amirim! KOMiSER— Eee?
BEKÇi ; Ben de amirim gelince ortalığı temiz görsün di ye, temizlikçi kadın getirdim amirim.. Tanıştırayım amirim.. Amirim, temizlikçi kadın!
KOMiSER ; (Yardımcısına) Suat! Bu Rıza’yı götür, klozete dök! Üstüne de sifonu çek, gel!
HATiCE ; Müsaadeniz olursa, ben vazifeme başlayabilir miyim hanımım!
KOMiSER ; Hanım mı?
BEKÇi - Amirim kusura bakmayınız, Hatice Bacı ekseriyetle ev temizliğine gittiği için, ağız alışkanlığı mahiyetinde bir dil sürçmesi iktiza etti amirim!
KOMiSER - Sus Rıza! Sus! Susmakla da yetinme, hızla dışarı çık! Senelik iznini al, memleketine git ve orada öl!
BEKÇi - Başüstüne amirim!.. Yalnız, ben senelik iznimi, geçen hasat zamanı kullandım amirim?
KOMiSER YARDIMCISI - izninizle komserim Rıza!
BEKÇi - Buyrun!
KOMiSER YARDIMCISI - Siktir git!
BEKÇi - Başüstüne amirim! Bekçi hızla çıkar...
KOMiSER YARDIMCISI - Hadi sen de, temizlik mi yapı yorsun, ne yapıyorsan yap!
HATiCE - Başüstüne! (türküye ve temizliğe başlar) çıt çıt çıt çedene de sar bedeni bedene.. Dünya dolu yar olsa da alacağım bir tene...
KOMiSER - Ne oluyor be! Ne oluyor!
H - Müsaadeniz olursa, ben vazifemi yaparken bir türkü okumak mecburiyetindeyim. E, adetim böyle.. (YENiDEN TEMiZLiĞE VE TÜRKÜYE DÖNER) Çıt çıt çedene de sar bedeni bedene.. Dünya dolu yar olsa da alacağım... Kanamalı bir hasta için A grubu er aş ne gatif kan aranmaktadır Kan verecek olanların Kızılay Kan Merkezine müracaatları rica olunur.. bir tanee.. Çıt çıt çedene de sar bedeni...
KOMiSER - Bu ne biçim türkü be?
HATiCE - Çok güzel bir türkü! Radyodan duyup ezberledim! Bilhassa bu, ortasındaki kanlı konuşma bana çok dokunuyor..
KOMiSER YARDIMCISI - O bölümün türküyle alakası yok salak! Yayını kesmişler!
HATICE - Kesmişler mi? Kim kesmiş?
KOMiSER - işine bak hadi, işine!.. Hey Allah'ım bir bu eksikti.. Suat ne yapacağız oğlum? Bir çare söyle.. Vaktimiz azalıyor!.. Amir de bize güvenerek istifa edeceğim, diyor.. El kondüsyonuyla gerdeğe giriyorlar!
KOMiSER YARDIMCISI - Komserim, iz üstündeyiz ama kadının eşgali belli değil! Böyle bir kadın var mı, yok mu, o bile belli değil!
KOMiSER - O ne demek öyle?
KOM. YARD. - Basının çizdiği bir tip var ortada.. Gazete ler bir canavar yarattı, bize de yakalamak düştü!.. Amire söyleseniz, iki gün sonra gelse?
KOMiSER - Ulan adam bize içli köfte yemeye mi geliyor? Ne diyeyim yani? "Bugün çamaşır günümüz, iki gün sonra buyrun' mu diyeyim?.. Ah.. ülserim.. Saat üçe kadar bu kadını bulmak zorundayız!
KOM. YARD. - Daha doğrusu BiR KADIN bulmak zorundayız.. Eşgali bilinmediğine göre..
KOMiSER - Eveeet! Bravo lan Suat! Netice itibariyle, herhangi bir kadın bizim işimizi görür!
KOM. YARD.- Tabii. Yeter ki, sırtı zayıf, aldığımızda gürültü çıkarmayacak biri olsun.
KOMiSER - Nereden bulacağız bu kadını?
Komiser ve Yardımcısı, durur, düşünür ve aynı anda, aynı karara varıp Hatice 'ye dönerler.. Birbirlerine bakarlar.. işte, aradıkları kadın bulunmuştur.. Komiser hemen telefona koşar...
KOMiSER - Alo.. Benim, sayın amirim! Müjde efendim müjde! Sevim Taşan' ı yakaladık efendim! Evet efendim!.. Hayır efendim, maalesef sağ olarak!.. Yok efendim, bizim terfide falan gözümüz yok.. Ama siz nasıl münasip görürseniz. Tabii efendim, derhal basma ve televizyona haber veriyoruz efendim!
Komiser telefonu kapatır... Ferahlamıştır..
KOMiSER - Güzeeel.... Şşşt.. Sen.. Gel bakayım buraya gel..
Hatice komiserin yanına gelir..
KOMiSER- Senin adın ne?
HATiCE - Hatice.
KOMiSER - Bak Hatice, bu böyle olmaz. Senin adın da Hatice, benim adım da Hatice! Karışıklık oluyor. Onun için bundan böyle senin adın Sevim Taşan olsun!
Hatice, üstü silah ve örgütsel dokümanla dolu masanın ardında teşhir edilmekte.. Basın mensupları fotoğraf çekmekteler...
HATiCE ; Ne oluyor? Yahu kardeşim kirletmeyin ortalığı! Daha yeni temizlemişim.. Basmayın. Çamurlu ayaklarınızla ortalığı kirletmeyin!
Radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi ; Sevim Taşan, basına gösterildiği sırada,;çamurlu ayaklarınızla yolumuzu kirletemeyecek siniz! Zafer bizim olacak!; şeklinde slogan attı!.. Teröristin evinde yapılan arama sonucunda, bir adet uzun namlulu koca, çeşitli çap ve markada yoksulluk ve çok sayıda örgütsel doküman bulundu!
Karanlıkta radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi ; .Uzun süredir kamuoyunu meşgul eden, kadın terörist Sevim Taşanın yakalanması için başlatılan geniş çaplı operasyonlar sürüyor. Sürekli kılık değiştirdiği için kamuoyunda Binbir Surat Sevim olarak anılan teröristin, bir türlü yakalanamaması em niyet teşkilatını güç durumda bıraktı.. .Emniyet Mü dürü Mehmet Öztopuz eleştirilere karşılık, yaptığı açıklamada ;Sevim Taşan on iki saat içinde yakalanmazsa istifa edeceğim; dedi...
Yavaşça aydınlanan karakolda gergin saatler yaşanmakta.. Komiser telefonda ter atmakta.. Komiser Yardımcısında derin sessizlik...
KOMiSER ; Tabii efendim. Haklısınız efendim.. Ayrıca beni bu göreve seçmeniz duygulanmama sebep oldu efendim.. Zaten yakalamak üzereyiz efendim.. Çok güzel bağırıyorsunuz efendim. Ne güzel kapattınız telefonu efendim.. Hörmet ederim efendim... Komiser telefonu kapatır ve yumruğunu masaya vurur.
KOMiSER ; Nerede ulan bu kadın?! Bulamadınız değil mi? Akraba evliliklerinin talihsiz mahsülleri!.. Ah, ülserim azdı gene.. Amir saat üçte buraya gelecek! Nerede ulan bu kadın?
Bekçi Rıza ve Temizlikçi Kadın Hatice Bacı hızla içeri girerler...
BEKÇi ; Getirdim amirim!
KOMiSER; Kimi getirdin?
BEKÇi ; Kadım amirim!
KOMiSER; Kadını mı?
BEKÇi ; Amirim gelecek dediniz ya amirim! Amirim gelince ortalığı temiz görsün dediniz ya amirim! Ben de düşündüm, amirime karşı, amirim mahçup olmasın, amirim ortalığı pis görürse amirime kızar, beni de döver sevdiğim.. yani amirim!
KOMiSER ; Rıza! Evladım! Ne diyorsun sen be!
BEKÇi ; Amirim gelecek dediniz ya amirim! KOMiSER— Eee?
BEKÇi ; Ben de amirim gelince ortalığı temiz görsün di ye, temizlikçi kadın getirdim amirim.. Tanıştırayım amirim.. Amirim, temizlikçi kadın!
KOMiSER ; (Yardımcısına) Suat! Bu Rıza’yı götür, klozete dök! Üstüne de sifonu çek, gel!
HATiCE ; Müsaadeniz olursa, ben vazifeme başlayabilir miyim hanımım!
KOMiSER ; Hanım mı?
BEKÇi - Amirim kusura bakmayınız, Hatice Bacı ekseriyetle ev temizliğine gittiği için, ağız alışkanlığı mahiyetinde bir dil sürçmesi iktiza etti amirim!
KOMiSER - Sus Rıza! Sus! Susmakla da yetinme, hızla dışarı çık! Senelik iznini al, memleketine git ve orada öl!
BEKÇi - Başüstüne amirim!.. Yalnız, ben senelik iznimi, geçen hasat zamanı kullandım amirim?
KOMiSER YARDIMCISI - izninizle komserim Rıza!
BEKÇi - Buyrun!
KOMiSER YARDIMCISI - Siktir git!
BEKÇi - Başüstüne amirim! Bekçi hızla çıkar...
KOMiSER YARDIMCISI - Hadi sen de, temizlik mi yapı yorsun, ne yapıyorsan yap!
HATiCE - Başüstüne! (türküye ve temizliğe başlar) çıt çıt çıt çedene de sar bedeni bedene.. Dünya dolu yar olsa da alacağım bir tene...
KOMiSER - Ne oluyor be! Ne oluyor!
H - Müsaadeniz olursa, ben vazifemi yaparken bir türkü okumak mecburiyetindeyim. E, adetim böyle.. (YENiDEN TEMiZLiĞE VE TÜRKÜYE DÖNER) Çıt çıt çedene de sar bedeni bedene.. Dünya dolu yar olsa da alacağım... Kanamalı bir hasta için A grubu er aş ne gatif kan aranmaktadır Kan verecek olanların Kızılay Kan Merkezine müracaatları rica olunur.. bir tanee.. Çıt çıt çedene de sar bedeni...
KOMiSER - Bu ne biçim türkü be?
HATiCE - Çok güzel bir türkü! Radyodan duyup ezberledim! Bilhassa bu, ortasındaki kanlı konuşma bana çok dokunuyor..
KOMiSER YARDIMCISI - O bölümün türküyle alakası yok salak! Yayını kesmişler!
HATICE - Kesmişler mi? Kim kesmiş?
KOMiSER - işine bak hadi, işine!.. Hey Allah'ım bir bu eksikti.. Suat ne yapacağız oğlum? Bir çare söyle.. Vaktimiz azalıyor!.. Amir de bize güvenerek istifa edeceğim, diyor.. El kondüsyonuyla gerdeğe giriyorlar!
KOMiSER YARDIMCISI - Komserim, iz üstündeyiz ama kadının eşgali belli değil! Böyle bir kadın var mı, yok mu, o bile belli değil!
KOMiSER - O ne demek öyle?
KOM. YARD. - Basının çizdiği bir tip var ortada.. Gazete ler bir canavar yarattı, bize de yakalamak düştü!.. Amire söyleseniz, iki gün sonra gelse?
KOMiSER - Ulan adam bize içli köfte yemeye mi geliyor? Ne diyeyim yani? "Bugün çamaşır günümüz, iki gün sonra buyrun' mu diyeyim?.. Ah.. ülserim.. Saat üçe kadar bu kadını bulmak zorundayız!
KOM. YARD. - Daha doğrusu BiR KADIN bulmak zorundayız.. Eşgali bilinmediğine göre..
KOMiSER - Eveeet! Bravo lan Suat! Netice itibariyle, herhangi bir kadın bizim işimizi görür!
KOM. YARD.- Tabii. Yeter ki, sırtı zayıf, aldığımızda gürültü çıkarmayacak biri olsun.
KOMiSER - Nereden bulacağız bu kadını?
Komiser ve Yardımcısı, durur, düşünür ve aynı anda, aynı karara varıp Hatice 'ye dönerler.. Birbirlerine bakarlar.. işte, aradıkları kadın bulunmuştur.. Komiser hemen telefona koşar...
KOMiSER - Alo.. Benim, sayın amirim! Müjde efendim müjde! Sevim Taşan' ı yakaladık efendim! Evet efendim!.. Hayır efendim, maalesef sağ olarak!.. Yok efendim, bizim terfide falan gözümüz yok.. Ama siz nasıl münasip görürseniz. Tabii efendim, derhal basma ve televizyona haber veriyoruz efendim!
Komiser telefonu kapatır... Ferahlamıştır..
KOMiSER - Güzeeel.... Şşşt.. Sen.. Gel bakayım buraya gel..
Hatice komiserin yanına gelir..
KOMiSER- Senin adın ne?
HATiCE - Hatice.
KOMiSER - Bak Hatice, bu böyle olmaz. Senin adın da Hatice, benim adım da Hatice! Karışıklık oluyor. Onun için bundan böyle senin adın Sevim Taşan olsun!
Hatice, üstü silah ve örgütsel dokümanla dolu masanın ardında teşhir edilmekte.. Basın mensupları fotoğraf çekmekteler...
HATiCE ; Ne oluyor? Yahu kardeşim kirletmeyin ortalığı! Daha yeni temizlemişim.. Basmayın. Çamurlu ayaklarınızla ortalığı kirletmeyin!
Radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi ; Sevim Taşan, basına gösterildiği sırada,;çamurlu ayaklarınızla yolumuzu kirletemeyecek siniz! Zafer bizim olacak!; şeklinde slogan attı!.. Teröristin evinde yapılan arama sonucunda, bir adet uzun namlulu koca, çeşitli çap ve markada yoksulluk ve çok sayıda örgütsel doküman bulundu!
Sorgu odası... Hatice sandalyede oturmakta.. Yüzünde sorgu ışığı.. Sivil Sorgucu sandalyenin etrafinda dolanıp durmakta.
SORGUCU ; Ne alırsın. Sana bir meşrubat ikram edelim. Gazoz? Kola?
HATiCE ; Yok.. Sağolun, miğdemi ağrıtıyor.
SORGUCU ; Merak etme, miğdene bir şey olmaz. içmeyeceksin ki!
HATICE ; Ya?
SORCUCU - Bize şişesi lazım!
HATiCE - Nasıl yani?
SORGUCU - Yani, Sevim Taşan olduğunu inkar etmeye devam edersen, birazdan anlayacaksın!.. Konuş.. Anlat!
HATiCE - Ne anlatayım?
SORGUCU - Ne bileyim canım? Başından başla ister sen.. Sanat hayatına nasıl atıldın? Sahneye sadece para için mi çıkıyorsun? Yeni projeler var mı?
HATiCE - Demek ki aradıkları kadın artis...
SORGUCU - Konuş hadi, konuş! Anlat! isimler! örgüt evleri
HATiCE - Yahu şiddetli bir yanlışlık oluyor. Bir kan şıklık oluyor.. Ben ne anlatabilirim ki!? Bizim gibilerin hayatında anlatacak dört kelime var. Doğdum.. Evlendim.. Çalışıyorum.. Çalışıyorum!
SORGUCU - inkar ediyorsun yani? Gözlerimin içine baka baka, Sevim Taşan olduğunu inkar ediyorsun!.. Bak, ben alanında uzman bir şahsiyetim.. Çeşitli üstatlardan ders aldım. Meşhur işkenceci Elektrik Kontağı Hamdi Efendi'nin öğrencisiyim. Elimden kimse kurtulamaz!
HATiCE - Öyle mi?.. Peki, hani artık karakollar naylon olacaktı?
SORCUCU - Naylon mu? Ne naylonu?
HATiCE - Yok ula yok, şeffaf diyecektim şeffaf!
SORGUCU - Haa.. öyle zaten.. Bizim kimseden gizlimiz saklımız yok ki! Herkes, burada neler olup bittiğini bi liyor. Hatta bu sorguları inter Star yayınlamak istedi
de, parada anlaşamadık!
HATICE - Öyle mi? Ayrıyeten bir de şu husus var, hani karakollor pembekol olacaktı?.. Gerçi ha pembe, ha kara! Neticede kol değil mi?.. Bak, güzel kardaşım, muhabbet hoş da, daha bir sürü işim var.. Ortalık öyle pis kaldı. Amir beyden fırça yiyeceğim Polis milleti bunlar, belli olmaz ki.. Başım belaya girecek.. Ne oluyor burada? Neyse ben gideyim artık.. Çocuklar evde açtır, geç kalıyorum..
SORGUCU - Otur ulan, oturduğun yerde!.. Böyle saf ayaklarına yatıp, kurtulacağını zannetme!.. Anlaşılan o ki, sen tatlı dilden anlamıyorsun!.. Ben sana biraz kablo getireyim!
HATiCE - Ne kablosu?
SORGUCU - Elektrik kablosu!
HATiCE - Ne?! Yahu ben size ne ettim ki!? Ne suç işlemi şim?
SORGUCU - Devlet düşmanlığı yapmışsın! Devlete karşı gelmişsin!
HATiCE - Ben mi? Ben nasıl yapabilirim? Biz devleti tam görmemişik bile!.. Biz gideriz devlet kapısına, kapının üstünde şöyle yazar: GiRiLMEZ!.. yahut da iŞi OL MAYAN GiREMEZ.. Biz de girmeyiz.. Devlet askerdir, polistir, bir de korucular var şimdi köyde! Benim adım Hatice, soyadım Durdu, buraya temizlik için geldim..
SORGUCU - Peki, örgütü yeniden toparlamak için ülkemize kim sızdı? Kim bu vatanı bölüp, parçalayıp suyunu sıkmak istiyor? Bu vatanın suyuna pilav yapmak isteyen kim? Bizim pilavın düşmanlara yedirmek isteyen kim? Hı ?
HATiCE - Vallahi bizim böyle şeylerle a1akamı. yoktur! Korkarız biz.. Kocamla ikimiz, seçimde oy bile ver meyiz! Gider, paşa paşa cezamızı öderiz!.. Hoş, oy versek de ceza çekiyoruz vermesek de.. Hem ben, yürüyüş bile dikkat ederim. Protesto mrotesto zannetmesinler diye yavaş yavaş yürürüm. işten eve, iki günde gidiyorum bu yüzden.. Uzun sürüyor yani! Hem sonra devlet bize ne derse biz onu yaparız. Vergi öde derler, öderiz, fiş topla derler, toplarız!
SORGUCU - Tamam işte! topladığın fişler sana elektrik olarak geri dönecek!.. Sen şimdi kötü yapım Binbir Surat Sevim!.. Beni çok sinirlendirdin! Muameleye başlıyorum!
Bakkal çırağı içeri girer...
ÇIRAK - Bakar mısın ağbi?
SORG -Ne var lan? Sen de kimsin.
ÇIRAK - Ben bakkalın çırağıyım. Bakkal ağbim dedi ki, şişeleri alıp alıp parasını ödemiyormuş Altı tane şişe kalmış. Ya paraları verin ya şişeleri! Yoksa ağbim sizi polise şikayet edecek!
SORGUCU - Kes ulan sesini! Şişeler verilir mi? O şişeler vatanın bütünlüğünü sağlıyor! o şişeler birer milli kahraman Ne dersin Binbir Surat, sana altı şişe yeter mi, yoksa bir altı şişe daha getirteyim mi?
HATiCE - Kabul ediyorum polis efendi. Ben, Sevim Taşan, memnun oldum!
Karanlıkta radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi - Sevim Taşan, ilk sorgusunda samimi itiraflarda bulunup, pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini söyledi.. ifadesini kendi hür iradesiyle verdiğini söyleyen ve pişman olduğu için çok sevindiğini belirten Sevin Taşan: Bir daha dünyaya gelsem, yine itirafçı olurdum" ded
SORGUCU ; Ne alırsın. Sana bir meşrubat ikram edelim. Gazoz? Kola?
HATiCE ; Yok.. Sağolun, miğdemi ağrıtıyor.
SORGUCU ; Merak etme, miğdene bir şey olmaz. içmeyeceksin ki!
HATICE ; Ya?
SORCUCU - Bize şişesi lazım!
HATiCE - Nasıl yani?
SORGUCU - Yani, Sevim Taşan olduğunu inkar etmeye devam edersen, birazdan anlayacaksın!.. Konuş.. Anlat!
HATiCE - Ne anlatayım?
SORGUCU - Ne bileyim canım? Başından başla ister sen.. Sanat hayatına nasıl atıldın? Sahneye sadece para için mi çıkıyorsun? Yeni projeler var mı?
HATiCE - Demek ki aradıkları kadın artis...
SORGUCU - Konuş hadi, konuş! Anlat! isimler! örgüt evleri
HATiCE - Yahu şiddetli bir yanlışlık oluyor. Bir kan şıklık oluyor.. Ben ne anlatabilirim ki!? Bizim gibilerin hayatında anlatacak dört kelime var. Doğdum.. Evlendim.. Çalışıyorum.. Çalışıyorum!
SORGUCU - inkar ediyorsun yani? Gözlerimin içine baka baka, Sevim Taşan olduğunu inkar ediyorsun!.. Bak, ben alanında uzman bir şahsiyetim.. Çeşitli üstatlardan ders aldım. Meşhur işkenceci Elektrik Kontağı Hamdi Efendi'nin öğrencisiyim. Elimden kimse kurtulamaz!
HATiCE - Öyle mi?.. Peki, hani artık karakollar naylon olacaktı?
SORCUCU - Naylon mu? Ne naylonu?
HATiCE - Yok ula yok, şeffaf diyecektim şeffaf!
SORGUCU - Haa.. öyle zaten.. Bizim kimseden gizlimiz saklımız yok ki! Herkes, burada neler olup bittiğini bi liyor. Hatta bu sorguları inter Star yayınlamak istedi
de, parada anlaşamadık!
HATICE - Öyle mi? Ayrıyeten bir de şu husus var, hani karakollor pembekol olacaktı?.. Gerçi ha pembe, ha kara! Neticede kol değil mi?.. Bak, güzel kardaşım, muhabbet hoş da, daha bir sürü işim var.. Ortalık öyle pis kaldı. Amir beyden fırça yiyeceğim Polis milleti bunlar, belli olmaz ki.. Başım belaya girecek.. Ne oluyor burada? Neyse ben gideyim artık.. Çocuklar evde açtır, geç kalıyorum..
SORGUCU - Otur ulan, oturduğun yerde!.. Böyle saf ayaklarına yatıp, kurtulacağını zannetme!.. Anlaşılan o ki, sen tatlı dilden anlamıyorsun!.. Ben sana biraz kablo getireyim!
HATiCE - Ne kablosu?
SORGUCU - Elektrik kablosu!
HATiCE - Ne?! Yahu ben size ne ettim ki!? Ne suç işlemi şim?
SORGUCU - Devlet düşmanlığı yapmışsın! Devlete karşı gelmişsin!
HATiCE - Ben mi? Ben nasıl yapabilirim? Biz devleti tam görmemişik bile!.. Biz gideriz devlet kapısına, kapının üstünde şöyle yazar: GiRiLMEZ!.. yahut da iŞi OL MAYAN GiREMEZ.. Biz de girmeyiz.. Devlet askerdir, polistir, bir de korucular var şimdi köyde! Benim adım Hatice, soyadım Durdu, buraya temizlik için geldim..
SORGUCU - Peki, örgütü yeniden toparlamak için ülkemize kim sızdı? Kim bu vatanı bölüp, parçalayıp suyunu sıkmak istiyor? Bu vatanın suyuna pilav yapmak isteyen kim? Bizim pilavın düşmanlara yedirmek isteyen kim? Hı ?
HATiCE - Vallahi bizim böyle şeylerle a1akamı. yoktur! Korkarız biz.. Kocamla ikimiz, seçimde oy bile ver meyiz! Gider, paşa paşa cezamızı öderiz!.. Hoş, oy versek de ceza çekiyoruz vermesek de.. Hem ben, yürüyüş bile dikkat ederim. Protesto mrotesto zannetmesinler diye yavaş yavaş yürürüm. işten eve, iki günde gidiyorum bu yüzden.. Uzun sürüyor yani! Hem sonra devlet bize ne derse biz onu yaparız. Vergi öde derler, öderiz, fiş topla derler, toplarız!
SORGUCU - Tamam işte! topladığın fişler sana elektrik olarak geri dönecek!.. Sen şimdi kötü yapım Binbir Surat Sevim!.. Beni çok sinirlendirdin! Muameleye başlıyorum!
Bakkal çırağı içeri girer...
ÇIRAK - Bakar mısın ağbi?
SORG -Ne var lan? Sen de kimsin.
ÇIRAK - Ben bakkalın çırağıyım. Bakkal ağbim dedi ki, şişeleri alıp alıp parasını ödemiyormuş Altı tane şişe kalmış. Ya paraları verin ya şişeleri! Yoksa ağbim sizi polise şikayet edecek!
SORGUCU - Kes ulan sesini! Şişeler verilir mi? O şişeler vatanın bütünlüğünü sağlıyor! o şişeler birer milli kahraman Ne dersin Binbir Surat, sana altı şişe yeter mi, yoksa bir altı şişe daha getirteyim mi?
HATiCE - Kabul ediyorum polis efendi. Ben, Sevim Taşan, memnun oldum!
Karanlıkta radyo spikerinin sesi duyulur...
RADYO SPiKERi - Sevim Taşan, ilk sorgusunda samimi itiraflarda bulunup, pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini söyledi.. ifadesini kendi hür iradesiyle verdiğini söyleyen ve pişman olduğu için çok sevindiğini belirten Sevin Taşan: Bir daha dünyaya gelsem, yine itirafçı olurdum" ded
Komiserin odası... Bekçi telaşla içeri girer!
BEKÇi - Yakaladık amirim! Yakaladık! Başardık amirim! Bulduk amirimi Tuttuk amirim! Ve getirdik amirim!
KOMiSER - Ne oluyor be? Kimi yakaladınız? Kimi başardınız? Kimi bulup tutup, getirdiniz? Ayrıca bu ne tuhaf cümle?
BEKÇi - Sevim Taşan'ı amirim! Binbir Surat Sevim'i yakaladık, içeride amirim!
KOMiSER - Biz Onu yakalamıştık ya?
BEKÇi - Bir tane daha yakaladık amirim!
KOMiSER - Ne oluyor be? Boğazda Sevim Taşan akını mı var?
BEKÇi - Bu, sahicisi amirim! Fakat enteresan bir durum var ki, o kadar şeetmemize rağmen, kendisi Sevim Taşan olduğunu kabul etmiyor. Üstünde kimlik de
yok! Yanı vaziyet bu şekilde amirim: bizim, temizlikçi Hatice Bacı, Sevim Taşan olduğunu kabul etti. Fakat essah Sevim Taşan, Sevim Taşan olduğunu red ve inkar ederek, Sevim Taşan mevzuunu kanşık bir ha le soktu amirim!
KOMiSER ; Sus be Rıza sus!... Temizlikçi kadını bıraksak mı?
BEKÇi ; ifade imzaladı amirim! KOMiSER — Ne yapacağız peki?
BEKÇi ; Biz de amirim, bunu amirim, size amirim, soracaktık amirim! Fakat bu kadın, fena halde dişli çıktı! Aşağıda kendisine epey muamele yaptık, sana mı sın.. veyahut bana mısın, demedi amirim!.. Fakat, bence ikisini aynı hücreye koyarsak, neticeye varabiliriz amirim!
KOMiSER ; Hayır!.. Bence, ikisini aynı hücreye koyar sak, neticeye varabiliriz?
BEKÇi ; Hiç aklıma gelmemişti! Hay aklınla bin yaşa amirim!
-VI-
Karakol kararırken, hücre aydınlanır... Hatice uzanmış tır... Bekçi girer, Hatice;yi dürterek uyandırır...
BEKÇi ; Hatice bacı! Şşşt.. Hatice bacı...
HATiCE Ne var ula ne var!.. Senin yüzünden düştüm buralara!.. Git buradan!.. Gözüm görmesin seni!.. Git buradan, git hadi...
BEKÇi ; Senin için getirdiğim döner ekmekleri unutu yorsun ama!..
HATiCE ; istemiyorum artık.. Aylar geçiyor.. Hani kurtaracaktın? Yahu sen benim şahidim değil misin? Sen getirmedin mi beni temizliğe?
BEKÇi ; Uğraşıyorum bacım.. Bak, sırf seni kurtarmak için essah Sevim Taşanı yakaladım. Fakat inkar ediyor namıssız!.. Yani, senin kurtuluşun, O’nun iki dudağının arasında.. Eğer derse ki ‘Sevim Taşan benim!”, yırttın! Yoksa durum kötü amirim... yani bacım..
Bekçi çıkar... Sevim Taşan’ı içeri iter...
BEKÇi Gir hadi!
Bekçi iki kadını başbaşa bırakır.. Sevim, hücrenin bir köşe sine çöker.. Yorgundur her yanı yara bere içindedir.
HATiCE; ....Sen Sen Sen O musun?O kahpe sen misin he!
Hatice Sevim;in boğazına sarılır.
HATiCE ; O devlet düşman sen misin he? 0, beni malı feden karı sen misin? Niye kaçıyorsun? Devletten kaçılır mı?
Sevim yaka sana kurtarır..
SEViM ; Bırak yakamı be!
HATiCE ; Bunlar benim yakamı bırakıyorlar mı?.. Senin yüzünden çekmediğim eziyet kalmadı... Tamam... Madem geldin, bu işi halledelim.. Hadi, onlara benim sen olmadığımı, senin ben olmadığım, senli benli olmadığımızı, senin benim birşeyim olmadığını söyle! Hadi!
SEViM ;.
HATiCE ; Bak çıkınca seni ziyarete gelirim. Sana yemek getiririm. Gelir, tünel kazmana yardım ederim.
SEViM - Ben hiçbir şey bilmiyorum !
HATiCE - O nasıl laf öyle! insan kim olduğunu bilmez mi hiç? Hadi güzel bacım, söyle beni bıraksınlar...
Sevim alaylı alaylı bakar...
SEViM - Yok ya?
HATiCE - Vallahi... Senin haberin yok, beni mahfettiler. Ben burada çocuklarla babaları evde., ne yiyorlar, ne içiyorlar?
Sevim Hatice 'yi iter, bağırmaya başlar:
SEViM - Kes sesini be aşağılık kadın! Boşuna uğraşma, sökmez bu numaralar!,, iğrençsiniz Her yolu deneyeceksiniz değil mi?.. Uydurmadan bir canavar yarattınız, şimdi de bana kabul ettirmeye uğraşıyorsunuz!. Siz benim, cani, katil, gözü dönmüş bir canavar olduğum hükmüne vardınız zaten. Gazeteler de yazdı.. Artık kabul etsem ne olur, etmesem ne olur? Mahkemeye ne hacet? Hüküm peşinen verilip infaz yapılıyor zaten!.. Ama her yolu deneyeceksiniz değil mi? Üstü çizilmiş bir hayatın ne önemi var sizin için! Bir insan daha harcamış olacaksınız o kadar!.. Sizin için önemli olan, televizyona çıkarıp "işte teröristleri yakaladık!" demek Niye anlatıyorum ki bunları?
HATiCE - Ne Yahu sen ne anlatıyorsun?
SEViM - Boşuna uğraşma, diyorum!.. Senin polis olduğunu biliyorum!
HATiCE - Ne?!
SEViM - Bana bak, bu iğrenç oyuna bir son ver artık! Bana, hiçbir şey, hiçbir şey söyletemeyeceksiniz! Hatırlamıyorum! Bilmiyorum! Duymadım!
HATiCE - Ben mi polisim? Ben mi? Ben mi? Hatice ağlamaya başlar....
HATiCE - Ben mi? Ne polisi yahu? Allah'ına kurban olduğum, ne polisi? Ben polis değilim! Ben Sevim Taşan'ım!.. Yok.. O da değilim.. Ben Hatice Durdu.. Onun bunun pisliğini temizlerim. Şimdi kimin pisliğini temizletiyorlar bana? Kimim ben? Demek ki var bende birşey! Devlet bu, boşu boşuna yapmaz ki! Herhal, ben bir şey yaptım.. Ama tam ne yaptığımdan benim de haberim yok!.. Allah kahretsin! Devlete karşı geldim ben! Allah beni kahretsin! Allah beni kahretsin!..
Hatice hücrenin bir köşesine yığılır, sessizce ağlamayı sürdürür. Sevim, bir süre Hatice'yi izler.. Sonra yanına sokulur.
SEViM - Peki Sen Kimsin sen.
işte Hatice'yi çıldırtan soru!
HATiCE - Herkes bana bunu soruyor! Ben de bilmiyorum artık! Sevim Taşan 'sın dediler, kabul ettim! Evet! Ben Sevim Taşanım!
SEViM - Seni buldular demek' Niye kabul
ettin peki? Nasıl kabul edersin böyle bir şeyi?
HATiCE - Bana sorgu yaptıkları zaman, dört kere sigorta attı bili misin sen?.. Zaten yalan değil ki! Suçluyum ben! Koskoca devlet bu, yalan söyler mi hiç? Bana, "Sen Sevim Taşan'sın! dediklerine göre, bir bildikleri vardır! Koskoca devlet bu, yalan söyler mi hiç?
SEViM - Saçmalama! Sen hiçbir şey yapmadın!
HATiCE ; Öyleyse niye Yapıyorlar bunu bana?
BEKÇi - Yakaladık amirim! Yakaladık! Başardık amirim! Bulduk amirimi Tuttuk amirim! Ve getirdik amirim!
KOMiSER - Ne oluyor be? Kimi yakaladınız? Kimi başardınız? Kimi bulup tutup, getirdiniz? Ayrıca bu ne tuhaf cümle?
BEKÇi - Sevim Taşan'ı amirim! Binbir Surat Sevim'i yakaladık, içeride amirim!
KOMiSER - Biz Onu yakalamıştık ya?
BEKÇi - Bir tane daha yakaladık amirim!
KOMiSER - Ne oluyor be? Boğazda Sevim Taşan akını mı var?
BEKÇi - Bu, sahicisi amirim! Fakat enteresan bir durum var ki, o kadar şeetmemize rağmen, kendisi Sevim Taşan olduğunu kabul etmiyor. Üstünde kimlik de
yok! Yanı vaziyet bu şekilde amirim: bizim, temizlikçi Hatice Bacı, Sevim Taşan olduğunu kabul etti. Fakat essah Sevim Taşan, Sevim Taşan olduğunu red ve inkar ederek, Sevim Taşan mevzuunu kanşık bir ha le soktu amirim!
KOMiSER ; Sus be Rıza sus!... Temizlikçi kadını bıraksak mı?
BEKÇi ; ifade imzaladı amirim! KOMiSER — Ne yapacağız peki?
BEKÇi ; Biz de amirim, bunu amirim, size amirim, soracaktık amirim! Fakat bu kadın, fena halde dişli çıktı! Aşağıda kendisine epey muamele yaptık, sana mı sın.. veyahut bana mısın, demedi amirim!.. Fakat, bence ikisini aynı hücreye koyarsak, neticeye varabiliriz amirim!
KOMiSER ; Hayır!.. Bence, ikisini aynı hücreye koyar sak, neticeye varabiliriz?
BEKÇi ; Hiç aklıma gelmemişti! Hay aklınla bin yaşa amirim!
-VI-
Karakol kararırken, hücre aydınlanır... Hatice uzanmış tır... Bekçi girer, Hatice;yi dürterek uyandırır...
BEKÇi ; Hatice bacı! Şşşt.. Hatice bacı...
HATiCE Ne var ula ne var!.. Senin yüzünden düştüm buralara!.. Git buradan!.. Gözüm görmesin seni!.. Git buradan, git hadi...
BEKÇi ; Senin için getirdiğim döner ekmekleri unutu yorsun ama!..
HATiCE ; istemiyorum artık.. Aylar geçiyor.. Hani kurtaracaktın? Yahu sen benim şahidim değil misin? Sen getirmedin mi beni temizliğe?
BEKÇi ; Uğraşıyorum bacım.. Bak, sırf seni kurtarmak için essah Sevim Taşanı yakaladım. Fakat inkar ediyor namıssız!.. Yani, senin kurtuluşun, O’nun iki dudağının arasında.. Eğer derse ki ‘Sevim Taşan benim!”, yırttın! Yoksa durum kötü amirim... yani bacım..
Bekçi çıkar... Sevim Taşan’ı içeri iter...
BEKÇi Gir hadi!
Bekçi iki kadını başbaşa bırakır.. Sevim, hücrenin bir köşe sine çöker.. Yorgundur her yanı yara bere içindedir.
HATiCE; ....Sen Sen Sen O musun?O kahpe sen misin he!
Hatice Sevim;in boğazına sarılır.
HATiCE ; O devlet düşman sen misin he? 0, beni malı feden karı sen misin? Niye kaçıyorsun? Devletten kaçılır mı?
Sevim yaka sana kurtarır..
SEViM ; Bırak yakamı be!
HATiCE ; Bunlar benim yakamı bırakıyorlar mı?.. Senin yüzünden çekmediğim eziyet kalmadı... Tamam... Madem geldin, bu işi halledelim.. Hadi, onlara benim sen olmadığımı, senin ben olmadığım, senli benli olmadığımızı, senin benim birşeyim olmadığını söyle! Hadi!
SEViM ;.
HATiCE ; Bak çıkınca seni ziyarete gelirim. Sana yemek getiririm. Gelir, tünel kazmana yardım ederim.
SEViM - Ben hiçbir şey bilmiyorum !
HATiCE - O nasıl laf öyle! insan kim olduğunu bilmez mi hiç? Hadi güzel bacım, söyle beni bıraksınlar...
Sevim alaylı alaylı bakar...
SEViM - Yok ya?
HATiCE - Vallahi... Senin haberin yok, beni mahfettiler. Ben burada çocuklarla babaları evde., ne yiyorlar, ne içiyorlar?
Sevim Hatice 'yi iter, bağırmaya başlar:
SEViM - Kes sesini be aşağılık kadın! Boşuna uğraşma, sökmez bu numaralar!,, iğrençsiniz Her yolu deneyeceksiniz değil mi?.. Uydurmadan bir canavar yarattınız, şimdi de bana kabul ettirmeye uğraşıyorsunuz!. Siz benim, cani, katil, gözü dönmüş bir canavar olduğum hükmüne vardınız zaten. Gazeteler de yazdı.. Artık kabul etsem ne olur, etmesem ne olur? Mahkemeye ne hacet? Hüküm peşinen verilip infaz yapılıyor zaten!.. Ama her yolu deneyeceksiniz değil mi? Üstü çizilmiş bir hayatın ne önemi var sizin için! Bir insan daha harcamış olacaksınız o kadar!.. Sizin için önemli olan, televizyona çıkarıp "işte teröristleri yakaladık!" demek Niye anlatıyorum ki bunları?
HATiCE - Ne Yahu sen ne anlatıyorsun?
SEViM - Boşuna uğraşma, diyorum!.. Senin polis olduğunu biliyorum!
HATiCE - Ne?!
SEViM - Bana bak, bu iğrenç oyuna bir son ver artık! Bana, hiçbir şey, hiçbir şey söyletemeyeceksiniz! Hatırlamıyorum! Bilmiyorum! Duymadım!
HATiCE - Ben mi polisim? Ben mi? Ben mi? Hatice ağlamaya başlar....
HATiCE - Ben mi? Ne polisi yahu? Allah'ına kurban olduğum, ne polisi? Ben polis değilim! Ben Sevim Taşan'ım!.. Yok.. O da değilim.. Ben Hatice Durdu.. Onun bunun pisliğini temizlerim. Şimdi kimin pisliğini temizletiyorlar bana? Kimim ben? Demek ki var bende birşey! Devlet bu, boşu boşuna yapmaz ki! Herhal, ben bir şey yaptım.. Ama tam ne yaptığımdan benim de haberim yok!.. Allah kahretsin! Devlete karşı geldim ben! Allah beni kahretsin! Allah beni kahretsin!..
Hatice hücrenin bir köşesine yığılır, sessizce ağlamayı sürdürür. Sevim, bir süre Hatice'yi izler.. Sonra yanına sokulur.
SEViM - Peki Sen Kimsin sen.
işte Hatice'yi çıldırtan soru!
HATiCE - Herkes bana bunu soruyor! Ben de bilmiyorum artık! Sevim Taşan 'sın dediler, kabul ettim! Evet! Ben Sevim Taşanım!
SEViM - Seni buldular demek' Niye kabul
ettin peki? Nasıl kabul edersin böyle bir şeyi?
HATiCE - Bana sorgu yaptıkları zaman, dört kere sigorta attı bili misin sen?.. Zaten yalan değil ki! Suçluyum ben! Koskoca devlet bu, yalan söyler mi hiç? Bana, "Sen Sevim Taşan'sın! dediklerine göre, bir bildikleri vardır! Koskoca devlet bu, yalan söyler mi hiç?
SEViM - Saçmalama! Sen hiçbir şey yapmadın!
HATiCE ; Öyleyse niye Yapıyorlar bunu bana?
SEViM ;.. Eeee? Şimdi ne olacak?,. Direndim... Her şeye karşın direndim teslim olmadım onlara.. Peki, bu işkenceye nasıl direneceğjm? Onlara bir suçlu gerekiyordu Onu da bulmuşlar işte! Nereden çıktın sen be?... Hadi, bırak ağlamayı da konuşalım biraz... Adın neydi Senin?
HATiCE ; Sevim...
SEViM ; Hayır asıl adını soruyorum
HATiCE ; Hatice Taşan Sevim Durdu!, Sevim Hatice Durdu!
SEViM ; Allahım aklımı yitiriyor bu kadın.. Ne yapacağım şimdi?.. Bu garibandan ne istediniz be!!!
HATiCE Bağırma Sus! Devlete bağırılmaz Devlet öyle bir eder ki insan mahfeder! Sen kimsin ki, bağırıyorsun devlete!. Şikayet edeceğim seni!
SEVim: Kendine gel Hatice!.. Ne olursun. Düzelecek her şey.
Sevim dışarı doğru seslen ir...
SEViM ; Heeey! Poliiis! Buraya bakın Ben yeniden ifade vermek istiyorum.
HATiCE ; Sen hiçbir şey veremezsin Çekil oradan.
Komiser, Yardımcısı ve Bekçi koşarak içeri girerler..
KOMiSER ; Ne oluyor burada?
SEViM &; Ben Sevim Taşan olduğumu
Hatice herkesi susturacak biçimde haykırmaya başlar:
HATiCE ; Evet! Evet! Evet! Evet! Herkesi ben öldürdümm! Hatta eceliyle ölenleri bile! Örgüt mensubuyum ben!
SEViM ; Hatice...
HATiCE ; Evet evet, örgüt mensubuyum ben! Beni bu işe, ihsan Sabri Çağlayangil tevşik etti!
BEKÇi; O da kim?
HATiCE ; O, bir çeşit Celal Bayar’dır.. Ve haberlerde yaşar! Ayrıca teşkilatımızda Müzeyyen Senar da vardı! Ama ben emirleri Kayahan'dan alıyordum! itiraf ediyorum, polis efendi, san saçlarımdan ben suçlu yum!
SEViM ; Sus Hatice! Yalvarırım sus!
HATiCE ; Evet Sevim Taşan benim!.. Aslında ben Sevim
Taşan da değilim! Nene Hatunum ben! Muhacirlik zamanında cephedekilere lavaş ekmek götürdüm. Ben hiçkimse değilim ulan!.. BEN HiÇ KiMSE DEĞiLiiM ULAN. KONUŞ!.. SÖYLE!.. CEVAP VER!.. BEN KiMiM ULAN!.. KiMiM BEN!.. KiMiM
BEN!.. KiMiM BEEEEEEEN!...
KARANLIK
1992- Haziran
__________________
HATiCE ; Sevim...
SEViM ; Hayır asıl adını soruyorum
HATiCE ; Hatice Taşan Sevim Durdu!, Sevim Hatice Durdu!
SEViM ; Allahım aklımı yitiriyor bu kadın.. Ne yapacağım şimdi?.. Bu garibandan ne istediniz be!!!
HATiCE Bağırma Sus! Devlete bağırılmaz Devlet öyle bir eder ki insan mahfeder! Sen kimsin ki, bağırıyorsun devlete!. Şikayet edeceğim seni!
SEVim: Kendine gel Hatice!.. Ne olursun. Düzelecek her şey.
Sevim dışarı doğru seslen ir...
SEViM ; Heeey! Poliiis! Buraya bakın Ben yeniden ifade vermek istiyorum.
HATiCE ; Sen hiçbir şey veremezsin Çekil oradan.
Komiser, Yardımcısı ve Bekçi koşarak içeri girerler..
KOMiSER ; Ne oluyor burada?
SEViM &; Ben Sevim Taşan olduğumu
Hatice herkesi susturacak biçimde haykırmaya başlar:
HATiCE ; Evet! Evet! Evet! Evet! Herkesi ben öldürdümm! Hatta eceliyle ölenleri bile! Örgüt mensubuyum ben!
SEViM ; Hatice...
HATiCE ; Evet evet, örgüt mensubuyum ben! Beni bu işe, ihsan Sabri Çağlayangil tevşik etti!
BEKÇi; O da kim?
HATiCE ; O, bir çeşit Celal Bayar’dır.. Ve haberlerde yaşar! Ayrıca teşkilatımızda Müzeyyen Senar da vardı! Ama ben emirleri Kayahan'dan alıyordum! itiraf ediyorum, polis efendi, san saçlarımdan ben suçlu yum!
SEViM ; Sus Hatice! Yalvarırım sus!
HATiCE ; Evet Sevim Taşan benim!.. Aslında ben Sevim
Taşan da değilim! Nene Hatunum ben! Muhacirlik zamanında cephedekilere lavaş ekmek götürdüm. Ben hiçkimse değilim ulan!.. BEN HiÇ KiMSE DEĞiLiiM ULAN. KONUŞ!.. SÖYLE!.. CEVAP VER!.. BEN KiMiM ULAN!.. KiMiM BEN!.. KiMiM
BEN!.. KiMiM BEEEEEEEN!...
KARANLIK
1992- Haziran
__________________
yılmaz erdoğan'ın kadınlık bizde kalsın adlı kitabında bulunan son skeçidir. devletin kendisine yardım edeceğini düşünen hatice durdu'nun sevim taşan yerine hapse atılmasından sonra benliğini unutan gariban, temizlikçi, köylü kadını repliğidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar