bugün

Yılmaz Özdil'in kullanmış olduğu ayrıca 22.04.2011 tarihli köşe yazısının başlığıdır.

Şöyle bakalım;

roketatar’ı biliyorduk.

rekatatar’ı ilk defa görüyoruz.

göstericiler camiye kaçtı...
polis ha’rekat düzenledi.

- öğle namazı kaç rekat?
- dört.
- allah kabul etsin.
gözaltına alın bu arkadaşı.

halbuki, çocuk şafii, iyi mi.
üstelik, hanefi de olsa, dört.
gerisi sünnet.

suratında gaz maskesi olan bi
polis de, komserini tasdikleyerek,
arkadan bağırıyordu: “dört rekat
olur mu yaa, iki rekat!”

crime scene investigation
csi miami mübarek...
özel ha’rekat timinden.

peki, bu komedi nerden çıktı diye merak ederseniz... behzat ç, sorgu odasında zanlıyı sıkıştırırken “cinayet saatinde nerdeydin” diyor, “maç seyrediyordum” deyince, “golleri kim attı” diye soruyor, e cevap veremiyor tabii hıyar, tepesine biniyorlar... belli ki, ordan.

behzat, dijitürk polisi.
bunlar, biji türk polisi.

dolayısıyla, hazır hakan şükür akp’den mebus adayı olmuşken, aynı taktikle izah edeyim bari... öğle namazı 4-4-2 kılınır, şafiiler sadece defansta saf tutar, orta saha ve forvetle ilgilenmez.

bu ne biçim imamın ordusu kardeşim?
mod medyan’la mı girdiniz teşkilata?

insanları oturma odasına gömen hizbullah’ı sokağa salıyorlar, güya kendileri ulemaymış gibi, ahaliyi cami kapısında din dersi sınavına sokuyorlar. sonra da, selahattin demirtaş
“bunların imamlarının arkasında
namaz kılmayın” deyince, kızıyorlar

işin ekstra hazin tarafı... sağ eline gümüş yüzük takarak müslüman olduğunu zanneden polislerimizin tekmeleye tekmeleye burnunu kırdığı üniversitelinin ismi “miraç”tı, “kandil”de doğmuştu... bismil’de öldürülen gencin ismi de, i̇brahim “oruç” maalesef.

ha, polise ateş açanların hiç mi suçu yok derseniz... onu bize sormayacaksınız.

pkk açılımı”nın memleketi bu hale getireceğini en başından söyledik...
dünya’dan haberleri yok.
öbür dünya’dan haberleri yok.
iki cihanda lekeli ilan edenlere sorun.
sözlük yazarının kullanıcı adıda son noktayı koymuş bu yazıya. * * *
© copyright 2005 - 2026