bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim30
- ilhan irem dinleyen erkek3
- o 8 0 diyen biri vardı5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- terapi niteliğindeki şeyler10
- türklerin özellikleri3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- sobaları hazırlayın2
- votka2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- nervio43
- kışın gelmesi2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- aşk10
- soğuk sabah2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fenerbahçeli yazarlar8
- arabada sakso4
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi menemenin sırrı7
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- febelilerin herşeyi abartması3
- iyi memenin sırrı7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- muslettin amca14
- kale3112 ifşa7
- almanca bilmek5
- sözlük kürdü55
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- siyah sütyen5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov27
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
uzayda ilk vine videosu çeken amerikalı astronot.
teksas üzerinden çektiği fırtına gibi görünen görüntü gerçekten çok güzel.
https://vine.co/v/MFzIvZBq6M7
bu da vine sayfası; https://vine.co/u/977976778226286592
teksas üzerinden çektiği fırtına gibi görünen görüntü gerçekten çok güzel.
https://vine.co/v/MFzIvZBq6M7
bu da vine sayfası; https://vine.co/u/977976778226286592
Amerikalı NASA astronotudur. 6 aylık bir görevden taze dönen tecrübeli astronotla uzay merkezindeki yerçekimsiz hayat hakkında söyleşi yapılmıştır;
Uzayla ilgili söyleyebileceğin en güzel şey nedir?
Manzara. Uzay boşluğunda çalışmak çok güzel ama aşağıdaki manzara gerçekten bambaşka. Dünya gezegenini hemen hepimiz sadece taş ve topraktan ibaret sanırız ama buradan bakınca onun en az üzerinde yaşayan insanlar kadar canlı ve nefes alan bir şey olduğunu görebiliyorsunuz.
Peki orada olmanın en kötü yanı neydi?
Yerçekimi olmadığı için hiçbir zaman oturamıyorsunuz ve tam olarak da rahatlayamıyorsunuz. Uzayda olduğum sürede en çok, bir yatağa gömülüp iyice dinlenmeyi özledim.
Bu uzay istasyonuna gidebilmek için bileti nereden alıyoruz?
Ben önce mühendislik okudum ve oradan deniz kuvvetlerine geçerek, uçak gemilerinde F14 ve F18 pilotluğu yaptım. Daha sonra test pilotu okuluna gittim ve orada master yaptıktan sonra 2008de NASAya katıldım. 2009 yılında da bu göreve kabul edildim. Burada ise iki yıl temel eğitim ve iki buçuk yıl da görev eğitimi aldım.
Bir uçak gemisinde pilot olmak veya bir rokete konulup uzaya fırlatılmak Hangisi daha eğlenceli?
ikisi de muhteşem işler ve ikisini de eşsiz kılan farklı özellikleri var. Bir F18 ile okyanusun ortasında uçmak, hayatım boyunca hiç tatmadığım bir özgürlük duygusu tattırdı bana. Öte yandan, bir roketle uzaya fırlatılmak ve bir uzay istasyonuna kenetlenmek de tarifi olmayan bir his.
Uzayda bir günün nasıl geçiyordu?
Her gün yapmanız gereken üç ana görev var. Orada bulunmamızın ana amacı, bilimsel çalışmalar yapmak. Görevin sonuna doğru içerisi bir hayvanat bahçesini andırıyor; burada meyve sinekleri, balık, salyangoz ve farelerimiz var. Özellikle balıkları seyretmeyi çok seviyorum. Hallerinden memnun gözüküyorlar ama bulunduğumuz ortam itibariyle çok çılgın bir durum bu.
ikinci görevimiz, dev bir makine olan bu uzay istasyonunu çalışır halde tutmak. Günümün neredeyse üçte birini aletlere bakım yapmak ve bozulan parçaları onarmak için harcıyorum.
Üçüncü görev ise egzersiz. Yerçekimsiz bu ortamda vücudumuza iyi bakmamız gerekiyor. Beslenmeden dinlenmeye ve hatta stres yönetimine kadar kendimizle ilgili yapmak zorunda olduğumuz görevlerimiz var. ikişerli gruplar halinde her gün iki buçuk saat bisiklet ve koşu bandında egzersiz yaparak dayanıklılığımızı test ediyoruz. Bunları düzenli olarak uygulayarak sağlıklı kalmayı başarıyoruz.
Diğer personel kimlerden oluşuyor?
Burada sürekli olarak uluslararası bir ekip bulunuyor ve her ekibin içerisinde mutlaka en az bir Amerikalı ve bir Rus var. Genellikle bu kadro altı kişiden oluşur. Ben oradayken üç Rus, iki Amerikalı ve bir Alman vardı.
Ben uzay üssüne ulaştıktan hemen sonra Dünya Kupası başlamıştı ve kontrol kulesinin bize tahsis ettiği bir kanaldan maçları takip edebiliyorduk. Her gece yemekten sonra Ruslar aşağıya geliyordu ve hep beraber maç izliyorduk. Ekipte bir de Almanın olması dolayısıyla Almanyanın kazandığı günler bizim için daha eğlenceli geçiyordu.
Yemekler iyi miydi?
Bence iyiydi çünkü kilo aldım. Orada yaş sebze tüketmemiz mümkün değil ve daha çok, form değiştirmiş ve tekrar su eklenerek yenebilir hale gelen şeyler yiyebiliyoruz. Şekilleri genellikle askerde kullanılan paketlenmiş yiyeceklere benziyor. Ayrıca kurabiyeler, şekerli atıştırmalıklar ve benim favorim olan çikolatalı pasta var. Hepsini çok seviyorum.
Dünyaya, normal hayata geri dönmek nasıl bir duygu?
Hala arka tarafımdaki kaslarımda ağrı hissediyorum. Özellikle kafamı dik tutmak beni oldukça yoruyor. Yerçekimine kavuştuğum ilk dakikalarda kafamı dik tutmak için çok uğraştım ki, bu kadar ağır olacağı hiç aklıma gelmezdi.
Döndüğünde yediğin ilk şey ne oldu?
ilk iş olarak pizza yemeye gittim ama orada domatesli taze bir salata görünce hemen ona doğru yöneldim.
insanlığın uzay macerası nasıl gidiyor sence?
Konuştuğum herkese, uzay uçuşlarının altın çağını yaşadığımızı söylüyorum. Uzayın derinliklerine seyahat edebilecek üç adet insanlı uzay aracını aynı anda geliştiriyoruz. Mesela Orian (NASA aracı) ile 15-20 yıl içerisinde Ayın çok ötesine, belki de Marsa seyahat edebileceğiz.
Mars One projesi maceracıları heyecanlandırıyor mu acaba?
Bu pek bana göre değil ama niye olmasın? 1500 ve 1600lü yıllarda geri dönüşü olmayan yolculuklara çıkan birçok kaşif vardı. Birileri de çıkıp, Ben Marsa gideceğim ve bir daha asla geri dönmeyeceğim, diyebilir.
Favori uzay filmin hangisi?
iyi soru! Bence Apollo 13 iyiydi. Yerçekimi ile ilgili olan canlandırmaları gerçekten başarılıydı ama temasında bazı boşluklar vardı.
Bir sonraki planın nedir?
Tekrar sıraya gireceğim. Şansım varsa beş yıl içerisinde bir daha oraya dönebilirim. O zamana kadarsa ofiste olacağım.
http://www.redbull.com/tr...sa-astronotu-reid-wiseman
Uzayla ilgili söyleyebileceğin en güzel şey nedir?
Manzara. Uzay boşluğunda çalışmak çok güzel ama aşağıdaki manzara gerçekten bambaşka. Dünya gezegenini hemen hepimiz sadece taş ve topraktan ibaret sanırız ama buradan bakınca onun en az üzerinde yaşayan insanlar kadar canlı ve nefes alan bir şey olduğunu görebiliyorsunuz.
Peki orada olmanın en kötü yanı neydi?
Yerçekimi olmadığı için hiçbir zaman oturamıyorsunuz ve tam olarak da rahatlayamıyorsunuz. Uzayda olduğum sürede en çok, bir yatağa gömülüp iyice dinlenmeyi özledim.
Bu uzay istasyonuna gidebilmek için bileti nereden alıyoruz?
Ben önce mühendislik okudum ve oradan deniz kuvvetlerine geçerek, uçak gemilerinde F14 ve F18 pilotluğu yaptım. Daha sonra test pilotu okuluna gittim ve orada master yaptıktan sonra 2008de NASAya katıldım. 2009 yılında da bu göreve kabul edildim. Burada ise iki yıl temel eğitim ve iki buçuk yıl da görev eğitimi aldım.
Bir uçak gemisinde pilot olmak veya bir rokete konulup uzaya fırlatılmak Hangisi daha eğlenceli?
ikisi de muhteşem işler ve ikisini de eşsiz kılan farklı özellikleri var. Bir F18 ile okyanusun ortasında uçmak, hayatım boyunca hiç tatmadığım bir özgürlük duygusu tattırdı bana. Öte yandan, bir roketle uzaya fırlatılmak ve bir uzay istasyonuna kenetlenmek de tarifi olmayan bir his.
Uzayda bir günün nasıl geçiyordu?
Her gün yapmanız gereken üç ana görev var. Orada bulunmamızın ana amacı, bilimsel çalışmalar yapmak. Görevin sonuna doğru içerisi bir hayvanat bahçesini andırıyor; burada meyve sinekleri, balık, salyangoz ve farelerimiz var. Özellikle balıkları seyretmeyi çok seviyorum. Hallerinden memnun gözüküyorlar ama bulunduğumuz ortam itibariyle çok çılgın bir durum bu.
ikinci görevimiz, dev bir makine olan bu uzay istasyonunu çalışır halde tutmak. Günümün neredeyse üçte birini aletlere bakım yapmak ve bozulan parçaları onarmak için harcıyorum.
Üçüncü görev ise egzersiz. Yerçekimsiz bu ortamda vücudumuza iyi bakmamız gerekiyor. Beslenmeden dinlenmeye ve hatta stres yönetimine kadar kendimizle ilgili yapmak zorunda olduğumuz görevlerimiz var. ikişerli gruplar halinde her gün iki buçuk saat bisiklet ve koşu bandında egzersiz yaparak dayanıklılığımızı test ediyoruz. Bunları düzenli olarak uygulayarak sağlıklı kalmayı başarıyoruz.
Diğer personel kimlerden oluşuyor?
Burada sürekli olarak uluslararası bir ekip bulunuyor ve her ekibin içerisinde mutlaka en az bir Amerikalı ve bir Rus var. Genellikle bu kadro altı kişiden oluşur. Ben oradayken üç Rus, iki Amerikalı ve bir Alman vardı.
Ben uzay üssüne ulaştıktan hemen sonra Dünya Kupası başlamıştı ve kontrol kulesinin bize tahsis ettiği bir kanaldan maçları takip edebiliyorduk. Her gece yemekten sonra Ruslar aşağıya geliyordu ve hep beraber maç izliyorduk. Ekipte bir de Almanın olması dolayısıyla Almanyanın kazandığı günler bizim için daha eğlenceli geçiyordu.
Yemekler iyi miydi?
Bence iyiydi çünkü kilo aldım. Orada yaş sebze tüketmemiz mümkün değil ve daha çok, form değiştirmiş ve tekrar su eklenerek yenebilir hale gelen şeyler yiyebiliyoruz. Şekilleri genellikle askerde kullanılan paketlenmiş yiyeceklere benziyor. Ayrıca kurabiyeler, şekerli atıştırmalıklar ve benim favorim olan çikolatalı pasta var. Hepsini çok seviyorum.
Dünyaya, normal hayata geri dönmek nasıl bir duygu?
Hala arka tarafımdaki kaslarımda ağrı hissediyorum. Özellikle kafamı dik tutmak beni oldukça yoruyor. Yerçekimine kavuştuğum ilk dakikalarda kafamı dik tutmak için çok uğraştım ki, bu kadar ağır olacağı hiç aklıma gelmezdi.
Döndüğünde yediğin ilk şey ne oldu?
ilk iş olarak pizza yemeye gittim ama orada domatesli taze bir salata görünce hemen ona doğru yöneldim.
insanlığın uzay macerası nasıl gidiyor sence?
Konuştuğum herkese, uzay uçuşlarının altın çağını yaşadığımızı söylüyorum. Uzayın derinliklerine seyahat edebilecek üç adet insanlı uzay aracını aynı anda geliştiriyoruz. Mesela Orian (NASA aracı) ile 15-20 yıl içerisinde Ayın çok ötesine, belki de Marsa seyahat edebileceğiz.
Mars One projesi maceracıları heyecanlandırıyor mu acaba?
Bu pek bana göre değil ama niye olmasın? 1500 ve 1600lü yıllarda geri dönüşü olmayan yolculuklara çıkan birçok kaşif vardı. Birileri de çıkıp, Ben Marsa gideceğim ve bir daha asla geri dönmeyeceğim, diyebilir.
Favori uzay filmin hangisi?
iyi soru! Bence Apollo 13 iyiydi. Yerçekimi ile ilgili olan canlandırmaları gerçekten başarılıydı ama temasında bazı boşluklar vardı.
Bir sonraki planın nedir?
Tekrar sıraya gireceğim. Şansım varsa beş yıl içerisinde bir daha oraya dönebilirim. O zamana kadarsa ofiste olacağım.
http://www.redbull.com/tr...sa-astronotu-reid-wiseman
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar